SON DAKİKA
Hava Durumu

#Atatürkçü Düşünce Derneği Eskişehir Şubesi

Porsuk Haber Ajansı - Atatürkçü Düşünce Derneği Eskişehir Şubesi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Atatürkçü Düşünce Derneği Eskişehir Şubesi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bu Karanlıkla Mutlaka Hesaplaşacağız! Haber

Bu Karanlıkla Mutlaka Hesaplaşacağız!

Atatürkçü Düşünce Derneği Eskişehir Şubesi tarafından Dr. Necip Hablemitoğlu'nun suikast sonucu öldürülmesinin yıl dönümü dolayısıyla bir basın açıklaması yapıldı. ADD Eskişehir Şube Başkanı Mehmet Avci tarafından yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi; "18 Aralık 2002 Hablemitoğlu Suikasti, Bir Aydın Cinayetidir, Bir Devlet Meselesidir. Dr. Necip Hablemitoğlu’nu Unutmadık, Katillerini Affetmeyeceğiz. Necip Hablemitoğlu’nun katledilmesi, ne münferittir ne de geçmişte kalmıştır. Bu cinayet; Türkiye Cumhuriyeti’nin bağımsızlığına, aklına, hafızasına ve geleceğine yönelmiş organize bir saldırıdır. O, bu ülkenin gördüğü en cesur aydınlardan birisiydi. Devletin içine sinsice yerleşen, dini ve insani değerleri istismar eden örgütlü yapıları belgeleriyle ortaya koydu. İsim vermekten kaçınmadı, tehditlere boyun eğmedi, “bedel ödemek pahasına” gerçeği savundu. Ve tesadüf değildir: Katledilmesinden sadece 4 gün önce 14 Aralık 2002 tarihinde, Atatürkçü Düşünce Derneği Eskişehir Şubemizin konuğu olarak verdiği konferansta yine uyardı, yine anlattı, yine hedef oldu. O kürsüde konuşan bir akademisyen değil, bir ülkenin alarm ziliydi. Bugün geldiğimiz noktada çok daha net görüyoruz: Necip Hablemitoğlu, karanlık yapılar için yalnızca bir eleştirmen değil, bir tehditti. Çünkü o, perdeyi araladı. Çünkü o, maskeleri düşürdü. Çünkü o, “devlet uyumalı” diyenlere karşı devlet aklıyla konuştu. Bu nedenle susturuldu. Buradan, bugünün Türkiye’sinden açıkça ilan ediyoruz: Bu cinayet, dünün değil bugünün ve yarının meselesidir. Terör örgütleriyle mücadelede samimiyetin, devlet ciddiyetinin ve ulusal duruşun ayracıdır. Şunu herkes bilsin: Aydınlarını koruyamayan bir ülke, geleceğini koruyamaz. Gerçeği söyleyenleri hedef alan hiçbir yapı, ister dini, ister ideolojik, ister küresel destekli olsun; bu topraklarda meşruiyet bulamaz. Bizler, bu ülkenin yurttaşları olarak susmayacağız. Bu dosyanın rafta kalmasına izin vermeyeceğiz. Faili meçhul karanlığı, “zamana bırakma” kurnazlığıyla kabul etmeyeceğiz. Bu bir gözdağıdır – ama bize değil. Bu açıklama, devleti içeriden çökertmeye çalışan tüm terör yapılanmalarına yöneliktir: Türkiye Cumhuriyeti hafızasını kaybetmez. Aydınlarını unutmaz. Hesap sormaktan vazgeçmez. Necip Hablemitoğlu’nun mirası; korkusuzluk, yurtseverlik ve Cumhuriyet bilincidir. Biz o mirasın takipçisiyiz. Atatürkçü Düşünce Derneği Eskişehir Şubesi olarak buradan haykırıyoruz. Unutmadık. Unutturmayacağız. Bu karanlıkla mutlaka hesaplaşacağız. Çünkü Mektup Elimizde... Ne demişti: "Türkiye Cumhuriyeti'nin üniter ve laik yapısına göz diken tüm unsurlara karşı bunca zahmete ve mihnete değer mi, diyorsanız, Atatürk'ün manevi mirasçısı olarak 'evet, değer' diyorum. çünkü Türküm ve başka Türkiye yok!" Ruhun şad olsun Necip hocam... Saygıyla, özlemle ve ulusal bir sorumlulukla Yüce Türk Milletine duyururuz."

Öğretmeni Güçlendirmek, Cumhuriyeti Güçlendirmektir Haber

Öğretmeni Güçlendirmek, Cumhuriyeti Güçlendirmektir

Atatürkçü Düşünce Derneği Eskişehir Şubesi 24 Kasım Öğretmenler Günü dolayısıyla bir basın açıklaması yaptı. ADD Eskişehir Şube Başkanı Mehmet Avci yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi; "Bugün, Türkiye Cumhuriyeti’nin geleceğini aydınlatan, cehalete karşı yılmadan mücadele eden, fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür nesiller yetiştiren tüm öğretmenlerimizin 24 Kasım Öğretmenler Günü’nü saygıyla ve minnetle kutluyoruz. Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün, “Öğretmenler! Yeni nesil sizin eseriniz olacaktır.” sözünü rehber edinen öğretmenler, Cumhuriyetimizin en büyük teminatıdır. Onlar, milletimizin çağdaş uygarlık yolculuğunun mimarları, karanlığa karşı yakılan en güçlü ışıklardır. Bu anlamlı günde, görevlerini onurla yerine getirirken terör örgütleri tarafından haince katledilen şehit öğretmenlerimizi minnet ve saygıyla anıyoruz. Ruhları şad oldun. Onların fedakârlıkları, bu ülkenin aydınlık yarınları için ödenmiş bedellerdir. Her biri, Cumhuriyet’in ışığını korumak uğruna gözünü kırpmadan mücadele etmiş birer kahramandır. Aziz hatıraları önünde saygıyla eğiliyoruz. Bugün, Türkiye’nin en önemli ihtiyacı; laik, bilimsel, akıl ve vicdan temelli bir milli eğitim sistemine yeniden, kararlılıkla sarılmaktır. Eğitim, bir milletin kaderini tayin eder. Eğitimin niteliği, ülkenin geleceğini belirler. Ancak son yıllarda: Bilimsel eğitimden uzaklaşma eğilimleri, Müfredatta yapılan plansız ve ideolojik değişiklikler, Öğretmenlerin ekonomik ve sosyal şartlarının yetersizliği, Okullar arasında derinleşen fırsat eşitsizlikleri ülkemizin eğitim sisteminde ciddi sorunlar yaratmaktadır. Atatürk’ün gösterdiği hedef bellidir: “Hayatta en hakiki mürşit ilimdir, fendir.” Bu nedenle milletçe eğitimde ortak bir paydada buluşmak, bilimi ve aklı yeniden merkeze koymak, öğretmenlerin statüsünü güçlendirmek zorundayız. Öğretmenlerimizin Hakları, Ülkemizin Geleceğidir Öğretmenlerimizin huzurlu, güvenli ve onurlu çalışma koşullarına kavuşması sadece bir hak değil, aynı zamanda Türkiye’nin geleceği için zorunluluktur. Şiddetin, baskının, ekonomik sıkıntıların gölgesinde eğitim yapılamaz. Öğretmeni güçlendirmek; Cumhuriyeti güçlendirmektir. Öğretmeni korumak; geleceğimizi korumaktır. Birleştirici, Aydınlık ve Umutlu Bir Gelecek İçin Bugün, toplum olarak yeniden Atatürk’ün aydınlık yolunda buluşmanın, çağdaş eğitimin gücüne inanmanın ve ülkemizi bilimle, akılla, emekle yüceltmenin zamanıdır. Atatürkçü Düşünce Derneği Eskişehir olarak ülkemizin her köşesinde eğitimin laik, bilimsel ve ulusal ruhuna sahip çıkmaya; öğretmenlerimizin yanında olmaya; şehit öğretmenlerimizin mirasına sahip çıkmaya kararlıyız. Başöğretmenimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere, tüm öğretmenlerimizi saygı ve minnetle selamlıyor, şehit öğretmenlerimizin aziz hatırası önünde bir kez daha saygıyla eğiliyoruz. 24 Kasım Öğretmenler Günü kutlu olsun.

Cumhuriyet Biat Edenlerin Değil Direnenlerin Eseridir! Haber

Cumhuriyet Biat Edenlerin Değil Direnenlerin Eseridir!

Atatürkçü Düşünce Derneği Eskişehir Şubesi tarafından 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı ve Cumhuriyet’in 102’nci yılı etkinlikleri ile ilgili bir basın açıklaması yapıldı. ADD Eskişehir Şube Başkanı Mehmet Avci tarafından yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi; "Cumhuriyetimizin 102. yılında, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün izinde yürüyen biz Eskişehirliler; özgürlüğümüze, laikliğimize, bağımsızlığımıza ve insan onuruna dayalı bir yaşama sahip çıkmak için bir kez daha alanlardayız. Bu kent, Kurtuluş Savaşı’nda ilk direnişin ateşini yakan, Kuvayı Milliye’nin yüreğini taşıyan kenttir. Ve bugün o ateşi yeniden yakıyoruz! Bugün ülkemizde;adalet terazisini şaşırtan kararlar, halkın sırtına yüklenen ekonomik krizler, bilim ve sanatın yerine dogmaların, liyakatin yerine sadakatin getirildiği bir düzen dayatılmaktadır. Gençler ülkesine değil umutsuzluğa sürüklenmekte, kadınlar her gün şiddete, baskıya, eşitsizliğe karşı yaşam mücadelesi vermektedir. Cumhuriyet’in en temel direği olan laiklik aşındırılmakta, devletin kurumları şahısların keyfine bırakılmaktadır. Ama biz susmayacağız! Çünkü bu ülkenin harcında, Kuvayı Milliye’nin kanı, alın teri ve inancı vardır. Ve biz, o mirasın onurlu sahipleriyiz. Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyet, biat edenlerin değil; direnenlerin eseridir! Direne direne, omuz omuza kuruldu, yine öyle korunacaktır! Bugün görevimiz açıktır: Cumhuriyet’in ışığını yeniden sokaklara taşımak, karanlığa karşı birlikte yürümektir! Bu nedenle 29 Ekim 2025 Çarşamba günü, saat 15.00’te Adalar Atatürk Caddesi girişinde buluşuyoruz. Kadınıyla, genciyle, emeklisiyle, işçisiyle, öğrencisiyle; her yaştan her yurttaşımızı büyük halk yürüyüşümüze davet ediyoruz. Gelin, Eskişehir’in kalbinden tüm Türkiye’ye haykıralım: “Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir!” “Yaşasın tam bağımsız Türkiye Cumhuriyeti!” Tüm yurttaşlarımızı evlerini, işyerlerini, balkonlarını şanlı Türk Bayrağımızla donatmaya çağırıyoruz. Kırmızı-beyaz bir deniz olsun Eskişehir! Her pencereden umut, her yürekten kararlılık taşsın! Biz, bu ülkenin aydınlık yüzleriyiz. Biz, öğretmenlerin, emekçilerin, öğrencilerin, kadınların, sanatçıların Cumhuriyetiyiz. Biz, korkmayan, yılmayan, Atatürk’ün devrimlerine sahip çıkan milyonlarız! Ve buradan bir kez daha, tüm yurda ilan ediyoruz: “Ne pahasına olursa olsun, bu Cumhuriyet yaşayacak! Bu ülke yeniden Atatürk’ün aydınlığında yükselecek!” Yaşasın Cumhuriyet! Yaşasın Mustafa Kemal Atatürk! Yaşasın halkın egemenliği, eşitliği ve özgürlüğü! Yaşasın Türkiye Cumhuriyeti! Yeniden Atatürk Cumhuriyetini inşa etmek için tüm yurttaşlarımızı 29 Ekim 2025 Çarşamba günü saat 15:00 de Türk Bayrağımız ve Atatürk Posterlerimiz ile Adalar Atatürk Caddesi girişinde bekliyoruz. Artık vakit tamamdır. Atatürk’te birleşme zamanı gelmiştir. Yüce Türk Milletine saygılarımızla."

Bir Milletvekili Çıkıp Şehide Ceset Diyemez! Haber

Bir Milletvekili Çıkıp Şehide Ceset Diyemez!

Atatürkçü Düşünce Derneği Eskişehir Şubesi tarafından Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde geçtiğimiz hafta yaşanan terör örgütü ve terör örgütü elebaşına yönelik söylemlerle ilgili olarak bir basın açıklaması yapıldı. ADD Eskişehir Şube Başkanı Mehmet Avci tarafından düzenlenen basın toplantısında şu ifadelere yer verildi; ''Kıymetli basın mensupları, Türkiye Büyük Millet Meclisi, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde, milletimizin iradesini temsil etmek üzere kurulmuş en yüce kurumdur. Ancak bugünlerde, o yüce çatı altında yaşananlar, Türk milletinin vicdanında derin bir yara açmıştır. DEM Parti grup toplantısında bölücü terör örgütünün elebaşına övgüler dizilmesi, o ismin sloganlarla anılması, ve ardından şehitlerimize “ceset” deme cüreti bu milletin sabrını taşırmıştır! Bu ülkenin meclisinde, Mehmetçiğe kurşun sıkan katillerin başı alkışlanıyorsa, o meclis çatısı altında görev yapan herkes oturup düşünmelidir. Bu milletin kanıyla kurulan Cumhuriyet, bölücülüğün propaganda alanı mıdır? Bu meclis, Atatürk’ün, şehitlerin ve gazilerin emaneti değil midir? Gazi Meclis’in çatısı altında terör örgütünü savunmak, onun elebaşını anmak, şehitlerimize “ceset” diyerek alçaltmaya çalışmak sadece terbiyesizlik değil, alenen vatana ihanettir. Bu millet, bayrağını tabutuna sararak evladını uğurlarken, bir milletvekili çıkıp o şehide “ceset” diyemez. O söz, sadece dilden çıkmaz; vicdansızlıktan, nankörlükten, ihanetten gelir. Biz Atatürkçüler olarak bu ihaneti asla affetmeyeceğiz. Cumhuriyet’in temelleri üzerinde bölücülük zehri akıtılmasına göz yummayacağız. Atatürk’ün şu sözü bugün bir kez daha yankılanmalıdır: “Hâkimiyet kayıtsız şartsız milletindir.” Bu millet, vatan hainin mecliste bağırmasına değil, şehidinin adının onurla anılmasına rıza gösterir. Gülistan Kılıç Koçyiğit ve benzeri zihniyetler bilmelidir ki; şehitlerimizin naaşına ceset diyen bir dil, bu milletin sofrasında yer bulamaz. Bu topraklarda, bayrağın rengi şehidin kanından gelir ve o rengi kirletmeye kalkana, Türk milleti cevabını verir hem de öyle sandıkta değil, tarihin utanç sayfasında. TBMM Başkanlığı’na çağrımız nettir: Meclis kürsüsü, terör propagandasının, ihanetin, şehitlik makamına hakaretin yeri olamaz. Bu alçaklığa sessiz kalmak, suça ortak olmaktır. Gerekeni ivedilikle yapınız. Biz, Atatürk’ün askerleriyiz! Biz, bu vatanın her karış toprağında yatan şehitlerin emanetçisiyiz! Ve diyoruz ki: Şehitler ölmez, vatan bölünmez! Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyet, bu karanlık zihniyetlere mezar olacaktır. Türk milleti uyanıktır, sabrımız sınanmasın. Bu topraklarda birliğimizi, bayrağımızı ve Cumhuriyetimizi hedef alan hiçbir odak, hangi kürsüde olursa olsun, karşılıksız kalmayacaktır. Abdullah Öcalan denilen kişi vatan haini, terörist eli kanlı bir bebek katilidir. Vatan uğruna can veren ceset değil ŞEHİT’tir. Dilinize dikkat edin, haddinizi bilin.Sabrımızı daha fazla zorlamayın. Yüce Türk milletine saygılarımızla.''

11 Ekim 1922, Tarihe Altın Harflerle Kazınmış Bir Gündür Haber

11 Ekim 1922, Tarihe Altın Harflerle Kazınmış Bir Gündür

Atatürkçü Düşünce Derneği Eskişehir Şubesi tarafından Mudanya Mütarekesi'nin 103’üncü yıl dönümü dolayısıyla bir açıklama yapıldı. ADD Eskişehir Şube Başkanı Mehmet Avci tarafından yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi; "11 Ekim 1922... Türk ulusunun bağımsızlık ve özgürlük yolculuğunda, tarihe altın harflerle kazınmış bir gündür. Bugün, Mudanya Mütarekesi’nin 103. yıl dönümünü kutlarken; emperyalizme karşı verilen destansı Kurtuluş Savaşı’nın askeri zaferlerinin, diplomatik bir başarıyla taçlandığı bu büyük günü bir kez daha saygı ve gururla anıyoruz. Mudanya Mütarekesi, yalnızca bir ateşkes değildir. O, tam bağımsız Türkiye Cumhuriyeti’ne giden yolun kapısını açan siyasi bir dönüm noktasıdır. Sakarya’da ve Dumlupınar’da kazanılan zaferlerin ardından, Türk ordusunun kararlı ilerleyişi karşısında düşman, artık Anadolu topraklarında tutunamayacağını anlamıştı. Bu anlaşma, emperyalist güçlerin Anadolu’daki işgaline son veren, Misak-ı Milli sınırlarımızı uluslararası alanda kabul ettiren ilk adım olmuştur. Mudanya’da Türk ulusunu temsil eden Batı Cephesi Komutanı İsmet Paşa, Atatürk’ün tam desteğiyle yürüttüğü görüşmelerde Türk milletinin onurunu, bağımsızlık ilkesini ve Cumhuriyet’in temellerini savunmuştur. Hiçbir baskı, hiçbir tehdide boyun eğmeden sürdürülen bu diplomasi mücadelesi, Türk milletinin iradesinin teslim alınamayacağının dünyaya ilanıdır. Mudanya’da imzalanan mütareke, Lozan Antlaşması’na giden yolu açmış, emperyalizme karşı verilen savaşın hem askeri hem de siyasal zaferle sonuçlanmasını sağlamıştır. Mudanya Mütarekesi, “Yurtta sulh, cihanda sulh” ilkesinin de ilk habercisidir. Bağımsızlıkla barışı, ulusal onurla diplomasi olgunluğunu birleştiren bu anlayış, Atatürk’ün dehasının ve Türk ulusunun çağdaşlaşma kararlılığının ifadesidir. Bugün, ülkemizin içinden geçtiği süreçte; laik Cumhuriyetimizin, ulusal birliğimizin, özgür düşüncenin ve demokratik değerlerin çeşitli yollarla aşındırılmaya çalışıldığı bir dönemdeyiz. Ancak bizler biliyoruz ki; Mudanya’nın, Lozan’ın ve Cumhuriyet’in ruhu dimdik ayaktadır. Atatürk devrimlerinin ışığı, bu ülkenin aydınlık geleceğini aydınlatmaya devam edecektir. Atatürkçü Düşünce Derneği olarak, Mudanya Mütarekesi’nin 103. yılında bir kez daha kararlılıkla vurguluyoruz: Türk ulusu, geçmişte olduğu gibi bugün de hiçbir dış baskıya, hiçbir iç tehdit unsuru olan gericiliğe, bölücülüğe ve teslimiyetçiliğe boyun eğmeyecektir. Bizler, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün gösterdiği hedef doğrultusunda; “Tam bağımsız, laik, demokratik, çağdaş Türkiye Cumhuriyeti”ni sonsuza dek yaşatmakta kararlıyız. Bu büyük gün vesilesiyle; başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, İsmet İnönü, Mudanya’da görev yapan tüm heyet üyeleri, Kurtuluş Savaşı’nın kahraman subaylarını ve aziz şehitlerimizi saygı, minnet ve özlemle anıyoruz. Onların bıraktığı emanetin bilincindeyiz. Bu topraklarda barışın, özgürlüğün ve Cumhuriyet’in bedeli kanla ödenmiştir; asla unutmayacağız, unutturmayacağız. Yüce Türk Milletine Saygılarımızla."

Atatürk’ün Adı Sizin Siyasi Hesaplarınızın Aracı Değildir! Haber

Atatürk’ün Adı Sizin Siyasi Hesaplarınızın Aracı Değildir!

ADD Eskişehir Şubesi, ÇYDD Eskişehir Şubesi ve Eğitim İş Eskişehir Şubesi tarafından Eskişehir'de süren stadyum tartışmaları ile ilgili olarak Ulus Meydanı’nda bir basın toplantısı düzenlendi. Basın toplantısına CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, CHP İl Başkanı Talat Yalaz, CHP İl Kadın Kolları Başkanı Sibel Yeşildal, Eskişehir Kent Konseyi Başkanı Ahmet Kapanoğlu, ADD Eskişehir Şube Başkanı Mehmet Avci, ÇYDD Eskişehir Şube Başkanı Sevgi Akmen, Siyasi Partiler, Sivil Toplum Kuruluşları ve Sendikaların temsilcileri katılım sağladı. ADD Eskişehir Şubesi, ÇYDD Eskişehir Şubesi ve Eğitim İş Eskişehir Şubesi adına açıklamayı yapan ADD Eskişehir Şube Başkanı Mehmet Avci şu ifadelere yer verdi; Saygıdeğer Eskişehirliler, Kıymetli yurttaşlarım, Değerli basın mensupları, Bu konuşma bir stadyum için değil. Bu konuşma, bizim kimliğimiz için. Bu konuşma, adını her nefeste minnetle andığımız Mustafa Kemal Atatürk içindir! Burası Eskişehir. Cumhuriyet’in şehri. Direnişin, emeğin, vicdanın şehri. Ve bu şehirde bir stadyum vardı: Eskişehir Atatürk Stadyumu. Orada sadece futbol oynanmazdı. Orada bayrak açılırdı. Orada milli marş söylenirken gözlerimiz dolardı. Orada çocuklarımız, Atatürk'ün adını duyduklarında onurla ayağa kalkardı. O stadyum yıkıldı. Tamam dedik, gelişmeye karşı değiliz. Ama tek bir şartla: “Yeni yapılan stadyum da Atatürk adını taşıyacak,” dediniz. Bize bu sözü iktidarın o dönemki bakanı Nabi AVCI duyurdu. Ama sözünüzü tutmadınız. Yeni stadyuma önce ismini koymadınız. Sonra halkın baskısıyla, dirençle, mücadeleyle o isim geri alındı. Ama tescillemediniz. Bugün ise yine karşımızdasınız. Yine bir masa başında, halktan gizli kararlarla… O kutsal ismi yine silmeye çalışıyorsunuz. Bu kez öne sürdüğünüz isim: Fethi Heper. Değerli bir insan, saygıdeğer bir sporcu. Ama mesele bu değil. Mesele, bir ismin yerine kimin geldiği değil, Silinmek istenenin kim olduğu. Mesele Atatürk’tür. Ve mesele çok büyüktür! Çünkü artık görüyoruz ki, bu sistematik bir çabadır. Siyasi rant ve kişisel kariyer hırsları için, bazı milletvekilleri iktidarı yanlış yönlendiriyor. Bu kararlara göz yumanlar, yalnızca isim değil, bu milletin vicdanıyla da oynuyor! Söyleyin bize: Atatürk’ün adını silince ne elde edeceksiniz? Kimden neyi kazanacaksınız? Atatürk bu milletin kurucusudur! İstiklal’in mimarıdır! O isme uzanan her el, bu milletin geçmişine, kalbine ve geleceğine uzanmıştır! Unutmayın: O stadyumda sadece maç izlenmedi. Orada bir milletin çocukları, Atatürk’ün adının altında bir araya geldi. O isimle bağ kurduk, büyüdük, omuz omuza durmayı öğrendik! O ismi kaldırmak, bu halkın çocukluk anılarına kastetmektir. O ismi silmek, babasının elini tutup ilk defa tribüne giren çocuğun hafızasını yok etmektir. O ismi silmek, bu milletin kurucusuna “seni unuttururuz” demektir. Ama unutturamazsınız! Çünkü biz Atatürk’ü sadece bir lider olarak değil, Bir ahlak, bir vicdan, bir varoluş biçimi olarak yaşatıyoruz. Çünkü biz, onun ismi silinmeye kalktığında susmayız. Boyun eğmeyiz. Kabul etmeyiz. Buradan o kararı verenlere ve onları yönlendiren siyasilere açıkça söylüyoruz: Atatürk’ün adı sizin siyasi hesaplarınızın aracı değildir. Bu milletin kurucusunu kaldırmaya ne gücünüz yeter, ne meşruiyetiniz. Bu halk sizi unutmaz. Bugün attığınız her imzanın yarın vicdanlarda nasıl yankılanacağını iyi düşünün. Biz ise buradayız. Eskişehir olarak, halk olarak, Atatürk’e gönülden bağlı herkes olarak, Bu isme sahip çıkacağız. Ve bir kez daha, yüksek sesle söylüyoruz: O isim oradan silinemez. O isim oraya mücadeleyle kondu, orada kalacak. Çünkü Atatürk bizim sadece geçmişimiz değil, geleceğimizdir. Sayın Cumhurbaşkanına sesleniyoruz, Aranıza sonradan katılarak siyasi olarak kişisel rant sağlamak isteyenleri değil, Eskişehir’in evlatlarını dinleyin. Eskişehir halkının tensipleriyle o stadyumun adı ESKİŞEHİR ATATÜRK STADYUMU’dur. Bu şekilde tescilleyin. Yüce Türk Milletine saygılarımızla duyuruyoruz."

Atatürk'ü Silmek Tarihe Meydan Okumaktır! Haber

Atatürk'ü Silmek Tarihe Meydan Okumaktır!

Atatürkçü Düşünce Derneği Eskişehir Şube Başkanı Mehmet Avci Yeni Eskişehir Stadyumu’nun isminin Prof. Dr. Fethi Heper Stadyumu olarak belirlenmesi ile ilgili yazılı bir açıklama yaptı. ADD Eskişehir Şube Başkanı Mehmet Avci yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi; "Eskişehir Atatürk Stadyumu’nun adının değiştirilmesi yönünde alınan karar, şehrimizin hafızasında derin bir yara açmıştır. Bu karar, sadece bir tabeladan ibaret değildir. Bu karar, Cumhuriyet’in kurucusunun, bu milletin kalbindeki yerinin kurumsal hafızadan silinme girişimidir. Ve biz buna sessiz kalamayız! Öncelikle belirtmek isteriz ki, adı stadyuma verilmek istenen Eskişehirspor’un efsanesi, değerli futbolcumuz Fethi Heper; yalnızca bir spor adamı değil, bu şehrin yetiştirdiği kıymetli bir değerdir. Kendisini saygıyla ve minnetle anıyor, Eskişehirspor tarihindeki yeriyle gurur duyuyoruz. Ancak mesele şudur: Atatürk’ün adını silerek bir başkasına onur vermek, ne doğru bir yöntemdir ne de ahlaki bir yaklaşımdır. Bu, Fethi Heper’e de yapılan bir haksızlıktır. Çünkü bu karar, onun adını bir dayatmanın parçası haline getirmiştir. Hiçbir değer, Atatürk’ün adı silinerek yaşatılamaz. Bu milletin özgürlüğünü, bu stadyumda yankılanan marşları, bu topraklara hayat veren ruhu Atatürk’ten ayrı düşünmek mümkün değildir. Atatürk sadece bir lider değil, bu milletin varlık nedenidir. Bu stadyuma adını veren; yalnızca onun adı değil, onun fikirleri, devrimleri, bu millete açtığı çağdaşlık yoludur! Biz Atatürkçü Düşünce Derneği olarak sesleniyoruz: Bu karar bir düzeltme değil, bir silmedir! Bu değişiklik bir saygı değil, bir tasfiyedir! Eğer niyet gerçekten vefa göstermekse; Fethi Heper’in adı başka bir spor kompleksi, eğitim tesisi veya tribüne verilebilir. Ama Atatürk’ün adı silinemez! Çünkü o ad, yalnızca bir tabelada değil; bayrakta, marşta, kalpte, toprakta yaşıyor. Ve unutulmasın: Atatürk’ün adını silmeye yeltenenler, tarihi, halkı ve vicdanı karşılarına alır! Biz bu yanlıştan bir an önce dönülmesini, Atatürk adının ait olduğu yere tekrar kazınmasını talep ediyoruz. Saygılıyız, kararlıyız, vazgeçmeyeceğiz. Çünkü Atatürk, bu milletin namusudur! Kamuoyuna saygıyla duyururuz."

"Eskişehir Gençlik Söyleşileri"nde Eskişehirspor ve Gençlik Rüzgarı Haber

"Eskişehir Gençlik Söyleşileri"nde Eskişehirspor ve Gençlik Rüzgarı

Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Gençlik Merkezi’nin desteği ile Atatürkçü Düşünce Derneği Eskişehir Şubesi ve Eskişehir Kent Konseyi Gençlik Meclisi tarafından düzenlenen "Eskişehir Gençlik Söyleşileri" Haller Gençlik Merkezi'nde gerçekleştirildi. Düzenlenen söyleşiye ADD Eskişehir Şube Başkanı Mehmet Avci, Eskişehir Kent Konseyi Başkanı Ahmet Kapanoğlu, Eskişehir Kent Konseyi Gençlik Meclisi Başkanı Elif Töre, sporseverler ve vatandaşlar katıldı. Sunumunu Atakan Yıldırım'ın yaptığı ve iki oturumdan oluşan söyleşinin ilk bölümünde Eskişehir Kent Konseyi Gençlik Meclisi Başkan Yardımcısı Oğuzhan Kurnaz moderatörlüğünde Araştırmacı - Yazar Osman Cemoğlu ve Esgroup Spor Spikeri Ahmet Deniz Canoruç "Spor Eskişehir"i konuştu. Söyleşide Eskişehirspor'un ve Eskişehir’de ki diğer spor kulüplerinin faaliyetleri, tarihsel süreçte ki gelişimleri, Eskişehirspor'un unutulmaz maçları, Eskişehirspor'u önümüzdeki dönemde bekleyen gelişmeler, Eskişehir’de bulunan diğer spor kulüpleri ile spor branşları konuşulurken, Eskişehir’de bir Spor Müzesi eksikliği dile getirildi. Söyleşinin sonunda Eskişehir Kent Konseyi Gençlik Meclisi Başkanı Elif Töre tarafından Osman Cemoğlu ve Ahmet Deniz Canoruç'a plaket takdim edildi. Söyleşinin ikinci bölümünde ise tarihçi Prof. Dr. Kemal Yakut tarafından 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı, Osmanlı'dan Cumhuriyet dönemine ve günümüze kadar yaşanan gençlik hareketleri hakkında bilgiler verildi. Tarihsel süreçlerde yaşanan gençlik hareketlerinde öne çıkan isimlerin siyasi yolculukları dinleyicilerle paylaşıldı. Soru cevap bölümünün ardından ise Prof. Dr. Kemal Yakut'a ADD Eskişehir Şube Başkanı Mehmet Avci tarafından plaket takdim edildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.