SON DAKİKA
Hava Durumu

#Atatürk

Porsuk Haber Ajansı - Atatürk haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Atatürk haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

AHPADİ’den "Atatürk’ün Mirası" Konferansı Haber

AHPADİ’den "Atatürk’ün Mirası" Konferansı

AHPADİ tarafından düzenlenen "Atatürk'ün Mirası Ne, Mirasçısı Kim?" başlıklı konferans, Demokrat Parti Genel Başkan Yardımcısı Rifat Meşih Aktaş ile Demokrat Parti Merkez Karar Yönetim Kurulu (MKYK) Üyesi Prof. Dr. M. Serhan Yücel’in katılımıyla gerçekleştirildi. Etkinlikte, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün fikir dünyası, devrimleri ve Türkiye Cumhuriyeti’nin temel nitelikleri detaylı bir şekilde ele alındı. "Atatürk’ün Mirası Tüm Türk Milletine ve Gençliğe Emanettir" Konferansın açılış ve sunum bölümlerinde konuşmacılar, Atatürk’ün en büyük eseri olan Türkiye Cumhuriyeti’nin akılcılık ve bilimcilik temelleri üzerine inşa edildiğini belirtti. Atatürk’ün tam bağımsız, çağdaş, halkına refah, adalet ve mutluluk veren bir devlet kurma idealinin bir "vasiyet" olarak kabul edilmesi gerektiği vurgulandı. Atatürk’ün mirasının tek bir kişiye, partiye, derneğe veya örgütlü yapıya ait olamayacağına dikkat çekilen değerlendirmelerde şu ifadelere yer verildi: "Gazi Mustafa Kemal Atatürk, mirasını tek bir yapıya değil; Türk Milletine ve Türk gençliğine emanet etmiştir. Bu mirası koruyan, geliştiren ve geleceğe taşıma azim ve kararlılığında olan her kurum ve kişi, Atatürk’ün mirasçısıdır." Celal Bayar ve Demokrat Parti’nin Tarihsel Misyonu Konuşmacılar; Celal Bayar’ın Atatürk döneminde üstlendiği görevleri, Başbakanlık sürecini, Atatürk ile ilişkilerini ve Atatürk’ün 1937 yılında Hükümet Programı’nı sahiplenişini referans göstererek Celal Bayar ile Demokrat Parti’nin Atatürk’ün izindeki duruşunu aktardı. CHP’den ayrılarak kurulan Demokrat Parti’nin Kemalizmden kopmadığını vurgulayan Aktaş ve Yücel, partinin seçkin ve devlet bürokrasisine sıkışmış Kemalizm anlayışını yeniden milletle ve muhafazakar sağ seçmenle kucaklaştırdığını ifade etti. Bu çerçevede Celal Bayar’ın "Kemalistlerin en demokratı, demokratların en Kemalisti" unvanını hak ettiği belirtildi. "Tarihi İthamlar Belge ve Gerçeklerle Çürütüldü" Demokrat Parti’ye yönelik ezanın tekrar Arapçaya döndürülmesi, Köy Enstitülerinin kapatılması ve Cezayir konusu gibi yersiz ve mesnetsiz suçlamaların tarihsel gerçekler ve belgelerle reddedildiği konuşmalarda; Kıbrıs sorununun çözümü dahil bir çok dış politikanın tam da Atatürkçü bir yaklaşımla ele alındığı kaydetildi. "Çözüm, Samimi Cumhuriyetçilerin Birleşmesindedir" Programın sonunda mevcut siyasi konjonktür değerlendirilerek ülkenin AK Parti hükümetleri döneminde bir çok alanda gerilediği ifade edildi. Konuşmacılar, çözüm yolunun Atatürk’ün miras ve vasiyetine uygun bir programda tüm "samimi" cumhuriyetçilerin birleşmesinden geçtiğinin altını çizdi.

Zafer Partisi Lideri Özdağ "Atatürk'ün Kızları Buluşuyor" Etkinliğine Katıldı Haber

Zafer Partisi Lideri Özdağ "Atatürk'ün Kızları Buluşuyor" Etkinliğine Katıldı

Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, Eskişehir İl Başkanlığı tarafından hayata geçirilen "Atatürk’ün Kızları Buluşuyor" programının dördüncüsüne katılmak üzere Eskişehir’e geldi. Yoğun bir katılımla gerçekleşen etkinlikte; kadın hakları, bağımlılıkla mücadele, sığınmacı sorunu ve ekonomik kriz başlıklarında önemli mesajlar veren Genel Başkan Özdağ, Türk kadınlarının güven ve huzur içinde yaşayacağı bir Türkiye hayal ettiklerini vurguladı. ​Eskişehir'de Yoğun İlgi ve Geniş Katılım ​Eskişehir programı kapsamında ilk olarak şehir merkezinde esnaf ziyareti gerçekleştiren Prof. Dr. Ümit Özdağ, vatandaşlarla bir araya gelerek sohbet etti ve hatıra fotoğrafları çektirdi. ​Eskişehir İl Başkanlığı ev sahipliğinde düzenlenen etkinliğe; Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, ​İl Başkanı Hasan Demir, Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, Kent Konseyi Başkanı İnci Ülüğ, Belediye meclis üyeleri ile sivil toplum kuruluşları ve odaların kadın temsilcileri katıldı. ​Saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başlayan program, yapılan açılış konuşmaları, Atatürk'ün sevdiği türkülerin seslendirilmesi ve tiyatro gösterisinin ardından sona erdi. ​Eskişehir'deki katılımcılara hitap eden Ümit Özdağ, kadınların yaşadığı sorunların en yakın tanıklarının yine kadınlar olduğunu belirterek, Zafer Partisi'nin çözüm önerilerini şu ana başlıklar altında paylaştı: Bağımlılıkla Mücadele ve "Tertemiz Türkiye" Projesi ​Türkiye'nin en temel sosyal sorunlarından birinin milyonlarca uyuşturucu ve sanal kumar bağımlısı olduğunu ifade eden Özdağ, bu yükün en çok anneler tarafından omuzlandığını belirtti. Zafer Partisi iktidarında bağımlılık tedavisinin zorunlu hale getirileceğini vurgulayarak, "Bağımlı olan bütün yurttaşları tam anlamıyla arınana kadar zorunlu bir tedavi protokolü süreci içerisine alacağız. Sokaklarda çeteler değil, Türk devleti hâkim olacak" dedi. ​Kadına Yönelik Şiddet ve Yasal Düzenlemeler ​Kadın cinayetleri ve şiddet olaylarının katliam boyutuna ulaştığına dikkat çeken Özdağ, cezaların artırılmasının tek başına yetmeyeceğini, eğitimin ortaokul kademesinden itibaren yeniden yapılandırılması gerektiğini söyledi. Özdağ, yasal alanda atacakları adımları şu şekilde sıraladı: ​İyi hal indirimi kaldırılacak: Kadın katillerine uygulanan kravat ve iyi hal indirimleri yasadan çıkarılacak. ​Cezalar sertleştirilecek: Uzaklaştırma ve elektronik kelepçe kararlarını ihlal edenlere hapis cezası getirilecek. ​Hızlı yargılama: Yıllarca süren boşanma davaları şiddetin zeminini hazırladığı için, davaların 6 aylık süre içinde sonuçlandırılması sağlanacak. ​Demografik İşgal ve Sığınmacı Politikası ​Sığınmacı ve kaçak göç dalgasının Türkiye'yi Ortadoğululaştırdığını ve sokakları güvensiz hale getirdiğini belirten Özdağ, Eskişehir'de yaşanan eski bir olayı hatırlattı. Ümit Özdağ, "Bu demografik işgali, bu kültürel Ortadoğululaşmayı sona erdirecek ve yasa dışı vatandaşlık verilenler dahil bütün sığınmacı ve kaçakları devletler hukukuna uygun bir şekilde vatanlarına yollayacağız" dedi. ​Ekonomik Şiddet ve Hayat Pahalılığı ​Kadınların mutfakta yaşadığı ekonomik sıkıntıları "ekonomik şiddet" olarak nitelendiren Özdağ, mutfak tüpünden alınan Özel Tüketim Vergisi'ne (ÖTV) tepki gösterdi. Pazar alışverişindeki yüksek enflasyona değinen Özdağ, kamuda tasarruf tedbirlerinin uygulanması gerektiğini belirterek, saraylar yerine fabrikaların, laboratuvarların ve öğrencilere tek kişilik odalar sunan yurtların inşa edilmesi gerektiğini ifade etti. ​"Bir Rüyamız Var: Güvenli Sokaklar" ​Konuşmasını Martin Luther King’in ünlü "Bir rüyam var" söylemine atıfta bulunarak sonlandıran Özdağ, kadınların geleceğe umutla bakması gerektiğinin altını çizdi: ​"Bizim de Zafer Partililer olarak bir rüyamız var. Gece saat 12'de İstiklal Caddesi'nde tek başına yürüyen bir kadın, karşıdan gelen 10 kişilik bir erkek grubuyla karşılaştığı zaman hiç korkmayacak. Çünkü o grup sadece 'İyi gecere hanımefendi' demeyi düşünecek. Bu ülkenin kadınları yabancılardan, eşlerinden, hiç kimseden korkmadan yaşayabilecekler. Bu mümkün, bunu hep birlikte gerçekleştireceğiz." ​Etkinlik, katılımcıların büyük beğenisini toplarken, milli, üniter ve laik Türkiye Cumhuriyeti değerlerinin korunması yönündeki kararlılık mesajlarıyla tamamlandı.

Atatürk Ve Çocuklar Anıtında Sona Doğru Haber

Atatürk Ve Çocuklar Anıtında Sona Doğru

Tepebaşı Belediyesi tarafından hayata geçirilen 18. Uluslararası Eskişehir Pişmiş Toprak Sempozyumu’nda sanatçılar ve çocukların ortak emeğiyle hazırlanan “Atatürk ve Çocuklar” temalı kolektif eser son aşamaya geldi. Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç, eseri sempozyumun konuğu Prof. Bilgehan Uzuner ile birlikte yerinde inceledi. Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç, 18. Uluslararası Eskişehir Pişmiş Toprak Sempozyumu kapsamında üretilen kolektif eseri, sempozyumun konuğu Prof. Bilgehan Uzuner ile birlikte yerinde inceledi. Çalışmaların son aşamasına geldiği eserde; Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk, çocuklar ve çiçeklerle birlikte anlatılıyor. Sempozyum sanatçılarının ortak emeğiyle hazırlanan eser, yalnızca sanatsal niteliğiyle değil, taşıdığı toplumsal anlamla da Türkiye’de bir ilk olma özelliği taşıyor. Farklı ülkelerden ve Türkiye’den sanatçıların ortak üretimiyle şekillenen anıt, çocukların da katkısıyla kent belleğinde kalıcı bir yer edinecek. Kolektif eserin üretiminde; Ayşegül Veryeri, Ercan Dural, Tuba Önder, Nilgün Salur, Özgür Yıldız, Ümit Gürsoy Japonya’dan Mariko Okubo, ve Fransa’da yaşayan Çinli sanatçı Yin Chang ortak emek verdi. Çocuklar da anıtın üretimine katıldı “Atatürk ve Çocuklar” temalı kolektif eserde, sempozyum sanatçılarıyla birlikte çocukların ürettiği çiçekler de yer alıyor. Çocukların hayal gücü ve emeğiyle şekillenen çiçekler, anıtın önemli parçalarından biri olacak. Böylece eser; sanatçıların, çocukların ve Eskişehirlilerin ortak hafızasını buluşturan bir Cumhuriyet anıtına dönüşecek. Başkan Ahmet Ataç, inceleme sırasında yaptığı değerlendirmede, “Bu eser yalnızca pişmiş topraktan yapılmış bir anıt değil; Cumhuriyetin çocuklara duyduğu güvenin, sanatın birleştirici gücünün ve ortak emeğin simgesidir. Atatürk’ü çocuklarla, çiçeklerle ve umutla anlatan bu eser, Tepebaşı’nın sanat kentine yakışan çok güçlü bir iz bırakacak. Türkiye’de ilk kez böylesine kapsamlı bir kolektif eser üretiliyor. Sanatçılarımızın emeği, çocuklarımızın heyecanı ve halkımızın sahiplenmesiyle bu eser kentimizin olduğu kadar ülkemizin de önemli değerlerinden biri olacak.” ifadelerini kullandı. Anıtın adını halk belirleyecek Tepebaşı Belediyesi, kolektif eserin adını da Eskişehirlilerin görüş ve önerileriyle belirlemeye hazırlanıyor. Anıt için öne çıkan isimler arasında “Atatürk’ün Çocuk Bahçesi”, “Atatürk Bahçesi”, “Atatürk Çocukları”, “Atatürk Çiçek Bahçesi” ve “Atatürk’ün Çiçekleri” bulunuyor. Başkan Ataç, eserin adının halkın katılımıyla belirlenmesinin taşıdığı anlamı vurgulayarak, “Bu eser halkın eseri olacak. Bu nedenle adını da hemşerilerimizle birlikte koymak istiyoruz. Çocuklarımızın, ailelerimizin ve tüm Eskişehirlilerin bu anıtta kendi duygusunu, kendi hafızasını bulmasını arzuluyoruz” diye konuştu.

Serdar Ulucan: “Çocuklarımızın Geleceği Siyasi Tercihlere Mahkûm Edilemez” Haber

Serdar Ulucan: “Çocuklarımızın Geleceği Siyasi Tercihlere Mahkûm Edilemez”

İYİ Parti Eskişehir İl Başkanı Serdar Ulucan, 2026-2027 Eğitim-Öğretim Yılı’nın başlaması dolayısıyla yaptığı açıklamada, Türkiye’nin geleceğinin güçlü, nitelikli ve fırsat eşitliğine dayalı bir eğitim sisteminden geçtiğinin altını çizdi. İl Başkanı Serdar Ulucan yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi; "Yeni eğitim-öğretim yılına büyük umutlarla başlıyoruz. Ancak bugün öğrencilerimizin ve velilerimizin yalnızca ders başarısını değil, eğitim masraflarını, geçim sıkıntısını ve geleceğe dair kaygılarını da konuşmak zorundayız. Bir ülkede çocukların iyi eğitim alması, ailesinin ekonomik gücüne bağlı olmamalıdır. Eğitimin niteliği, öğrencinin yaşadığı şehre veya mahallesine göre değişmemelidir. Fırsat eşitliği bir lütuf değil, sosyal devletin temel görevidir. Öğretmenlerimizin emeğinin değersizleştirildiği, öğrencilerimizin ekonomik şartlar nedeniyle fırsat eşitsizliği yaşadığı bir eğitim düzenini kabul etmiyoruz. Eğitim politikaları günübirlik kararlarla değil, liyakat, bilim, akıl ve uzun vadeli devlet politikası anlayışıyla yürütülmelidir. İYİ Parti olarak bizim hedefimiz; çocuklarımızın geleceğini sınav stresine, ailelerin ekonomik imkânlarına ve siyasi tercihlere mahkûm etmeyen bir Türkiye’dir. Biz, Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün gösterdiği çağdaş uygarlık hedefini eğitimde de gerçekleştirmek zorundayız. Bu vesileyle başta öğrencilerimiz olmak üzere, fedakârca görev yapan öğretmenlerimize, velilerimize ve tüm eğitim çalışanlarımıza başarılı, sağlıklı ve huzurlu bir eğitim-öğretim yılı diliyorum. Çocuklarımızın hayallerinin büyüdüğü, öğretmenlerimizin hak ettiği değeri gördüğü ve eğitimin gerçekten fırsat eşitliğinin teminatı olduğu bir Türkiye için mücadelemizi sürdüreceğiz.”

ADD Şube Başkanı Avci: "Tam Bağımsız Türkiye İdealinden Vazgeçmeyeceğiz" Haber

ADD Şube Başkanı Avci: "Tam Bağımsız Türkiye İdealinden Vazgeçmeyeceğiz"

Atatürkçü Düşünce Derneği Eskişehir Şube Başkanı Mehmet Avci, 12 Eylül darbesinin yıldönümü dolayısıyla bir basın açıklaması yaptı. ADD Eskişehir Şube Başkanı Mehmet Avci yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi; "12 Eylül 1980… Türkiye Cumhuriyeti’nde demokrasinin susturulduğu, Meclisin kapatıldığı, siyasi partilerin dağıtıldığı, insanların işkencelerden geçirildiği, gençlerin darağaçlarına gönderildiği; korkunun, baskının ve yasakların devlet düzeni haline getirildiği kara bir tarih. 12 Eylül yalnızca bir tarih değildir. 12 Eylül; demokrasiye indirilen darbenin, millet iradesine vurulan zincirin ve Cumhuriyetin üzerine düşürülen karanlığın adıdır. Aradan yıllar geçti. Ancak bugün hâlâ şu soruyu sormak zorundayız. 12 Eylül gerçekten geride mi kaldı? Bir ülkede sandık varsa ama hukuk tartışılıyorsa. Seçim varsa ama milli iradenin itibarı tartışmaya açılıyorsa. Cumhuriyet varsa ama laiklik hedef haline getiriliyorsa. Demokrasi varsa ama eleştirenin, sorgulayanın ve itiraz edenin sesi kısılmaya çalışılıyorsa. 12 Eylül’ün baskıcı zihniyetinden geriye kalanlarla yüzleşmek zorundayız. Bizim için 12 Eylül’ü anlamak, yalnızca geçmişin acılarını anmak değildir. 12 Eylül’ü anlamak; Türkiye Cumhuriyeti’nin bir daha hiçbir gücün “bizim çocukları” olmayacağını ilan etmektir. Tarihte “bizim çocuklar” sözü, milletimizin hafızasında dış müdahale ve vesayet tartışmalarının simgelerinden biri olarak yer etmiştir. Bugün isimler, makamlar ve temsilciler değişse de Türkiye’ye yön verme hevesi değişmemektedir. Bugün, Tom Barrack gibi Amerika Birleşik Devletleri adına bölgemizde ve ülkemizde görev yapan temsilcilerin, Türkiye’nin geleceğini ilgilendiren açıklamalarını ve yaklaşımlarını dikkatle değerlendirmek zorundayız. Çünkü tarih bize şunu öğretmiştir. Dostluk başka şeydir, bağımlılık başka şeydir. İttifak başka şeydir, teslimiyet başka şeydir. Diplomasi başka şeydir, Türkiye’nin geleceği hakkında başkalarının hesap yapmasına sessiz kalmak başka şeydir. Türkiye Cumhuriyeti. Hiçbir yabancı gücün siyasi laboratuvarı, hiçbir bölgesel projenin taşeronu, hiçbir küresel planın uygulama alanı değildir. Türkiye Cumhuriyeti bağımsız bir devlettir. Ve bu devletin tapusu, Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde verilen Kurtuluş Savaşı ile alınmıştır. Bu nedenle bugün siyaset yapan herkese açık ve net bir çağrımız vardır. Cumhuriyeti savunmak günübirlik siyasetin konusu değildir. Atatürk’ü yalnızca seçim meydanlarında hatırlayıp Cumhuriyetin temel değerlerini gündelik siyasi hesaplara kurban edemezsiniz. Demokrasiyi yalnızca işinize geldiğinde savunamazsınız. Milli iradeyi yalnızca kendi iradenizle aynı sonuç çıktığında kutsayamazsınız. Hukuku yalnızca kendiniz için isteyemezsiniz. Laikliği yok sayıp çağdaş Türkiye’den söz edemezsiniz. Ve en önemlisi. 12 Eylül’e lanet okuyup, 12 Eylül’ün baskıcı zihniyetine bugün göz yumamazsınız. Bizim duruşumuz nettir. Darbeye karşıyız. Vesayete karşıyız. Her türlü antidemokratik müdahaleye karşıyız. Türkiye’nin iç işlerine yönelik emperyal hesaplara karşıyız. Cumhuriyetimizi ve laikliği hedef alan gerici anlayışlara karşıyız. Kimden gelirse gelsin, millet egemenliğini zayıflatan her türlü anlayışın karşısındayız. Çünkü bizim hayat felsefemiz. Atatürk’ün aklı. Cumhuriyetin özgürlüğü. Laikliğin güvencesi. Demokrasinin namusu. Ve Tam Bağımsız Türkiye idealidir. 12 Eylül’ün yıldönümünde bir kez daha haykırıyoruz. Bu millet darbelerden çok çekti. Bu ülke vesayetlerden çok çekti. Bu Cumhuriyet, kendi evlatlarının birbirine düşman edilmesinden çok çekti. Artık yeter. Türkiye’nin geleceğini ne darbeler, ne vesayet odakları ne de yabancı güçlerin Türkiye üzerine kurduğu hesaplar belirleyecektir. Bu ülkenin geleceğini yalnızca ve yalnızca Türk Milleti belirleyecektir. Ve herkes bilmelidir ki. Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyet; geçici siyasi hesaplardan, makam hırslarından, dış baskılardan, emperyal projelerden ve demokrasi dışı heveslerden çok daha büyüktür. Bugün görevde olanlar da, yarın görevde olacaklar da, siyaset yapan herkes de şu gerçeği bilmek zorundadır. Cumhuriyet kimsenin makamı değil, milletin namusudur. Demokrasi kimsenin lütfu değil, milletin hakkıdır. Atatürk ilke ve devrimleri geçmişin değil, Türkiye’nin geleceğinin teminatıdır. 12 Eylül’ü unutmadık. Darbeleri unutmadık. İşkenceleri unutmadık. Darağaçlarını unutmadık. Kaybedilen gençliği unutmadık. Ve Türkiye Cumhuriyeti’nin bağımsızlığı üzerinde hesap yapanları da unutmadık. Bugün de aynı yerdeyiz. Cumhuriyetin yanındayız. Demokrasinin yanındayız. Laikliğin yanındayız. Tam Bağımsız Türkiye’nin yanındayız. Ve buradan açıkça ilan ediyoruz. Bu ülkede artık kimsenin “bizim çocukları” yoktur. Bu ülkenin sahibi, Türk Milletidir. Ne darbe. Ne vesayet. Ne teslimiyet. Yaşasın Tam Bağımsız, Laik ve Demokratik Türkiye Cumhuriyeti."

Atatürk’ün Çiçekleri Tepebaşı’nda Açıyor Haber

Atatürk’ün Çiçekleri Tepebaşı’nda Açıyor

Tepebaşı Belediyesi tarafından düzenlenen 18. Uluslararası Eskişehir Pişmiş Toprak Sempozyumu kapsamında üretilen “Atatürk ve Çocuklar” temalı kolektif anıtta sona yaklaşıldı. Sanatçıların çocuk figürleri ile çocukların pişmiş topraktan hazırladığı çiçekler, anıttaki yerlerini almaya başladı. Prof. Dr. İlber Ortaylı anısına düzenlenen 18. Uluslararası Eskişehir Pişmiş Toprak Sempozyumu kapsamında hazırlanan “Atatürk ve Çocuklar” temalı kolektif eserde sona yaklaşıldı. Sempozyum sanatçılarının ürettiği çocuk figürleri, Atatürk’ün manevi kızı ve çocuk sevgisinin simgesi Ülkü başta olmak üzere anıttaki yerlerine yerleştirilmeye başlandı. Eskişehir’in ve Türkiye’nin belleğine kalıcı biçimde kazınacak ve kent mirası olarak gelecek kuşaklara bırakılacak olan kolektif eser, Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü çocuklarla birlikte anlatıyor. Anıtın adının “Atatürk’ün Çocuk Bahçesi”, “Atatürk Bahçesi”, “Atatürk Çocukları”, “Atatürk Çiçek Bahçesi” ya da “Atatürk’ün Çiçekleri” olarak belirlenmesi planlanıyor. Sempozyum boyunca çocuklar da pişmiş topraktan çiçekler hazırlayarak eserin üretim sürecine aktif biçimde katıldı. Çocukların hazırladığı çiçekler, anıta yerleştirilerek Atatürk figürü ve sanatçıların eserleriyle bütünleştirilecek. Böylece çocukların renkleri, umutları ve hayalleri, kolektif anıtın ayrılmaz bir parçasına dönüşecek. Topraktan doğan eser; Cumhuriyet’e duyulan bağlılığı, çocuklara olan inancı ve geleceğe dair umudu simgeleyecek. Çocukların elleriyle çoğalan her çiçek ise bu toprakların Cumhuriyet’le kurduğu bağı ve geleceğe bırakılan sözü görünür kılacak. “Atatürk ve Çocuklar” temalı kolektif anıtın açılışı, önümüzdeki hafta düzenlenecek törenle gerçekleştirilecek.

Başkan Ataç Pişmiş Toprak Sanatçıları İle Buluştu Haber

Başkan Ataç Pişmiş Toprak Sanatçıları İle Buluştu

Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç, 18. Uluslararası Eskişehir Pişmiş Toprak Sempozyumu kapsamında çalışmalarını sürdüren sanatçıları ziyaret etti. Sanatçılarla sohbet eden, eserleri yakından inceleyen Başkan Ataç, Fransa’da yaşayan Çinli sanatçı Yin Chang ile birlikte bir çocuk heykeli üzerinde de çalıştı. Ülkemizin en istikrarlı ve sürdürülebilir sanat organizasyonlarından biri haline gelen, uluslararası toplantıları ve yabancı sanatçıların katılımıyla Eskişehir’in sanatsal, bilimsel ve sektörel anlamda dünyaya açılan kapılarından biri olan Uluslararası Eskişehir Pişmiş Toprak Sempozyumu’nun 18’incisi, 2-6 Eylül tarihleri arasında gerçekleştiriliyor. Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç da sempozyum çalışma alanını ziyaret ederek eserlerini şekillendirmeye devam eden sanatçılarla bir araya geldi. Atölyeleri gezen Başkan Ataç, sanatçıların çalışmalarını yakından inceledi ve eserlerin yapım süreçleri hakkında bilgi aldı. Yin Chang ile birlikte çalıştı Başkan Ataç, sempozyuma Fransa’dan katılan Çinli sanatçı Yin Chang’ın çalışma alanını da ziyaret etti. Chang’ın hazırladığı çocuk heykelini inceleyen Ataç, sanatçıyla birlikte çamura şekil vererek eserin yapımına eşlik etti. Farklı ülkelerden sanatçıların Eskişehir’in toprağını kendi sanat anlayışlarıyla yorumlamalarının sempozyumun en önemli özelliklerinden biri olduğunu belirten Ataç, uluslararası sanatçı buluşmalarının Eskişehir’in dünya ile kurduğu kültürel bağa önemli katkı sunduğunu ifade etti. Bilgehan Uzuner’den bilgi aldı Başkan Ataç, sempozyumun önemli isimlerinden Prof. Bilgehan Uzuner ile de bir araya gelerek çalışmaların geldiği aşama ve eserlerin teknik süreçleri hakkında bilgi aldı. Sempozyumda üretim sürecinin başarılı biçimde devam ettiğini belirten Başkan Ataç, eserlerin önemli bölümünün şekillenmeye başladığını ancak bundan sonraki kurutma ve pişirme aşamalarının büyük önem taşıdığını söyledi. Eserlerin yaklaşık 1200 derecede pişirildiğine dikkat çeken Ataç, pişirme sırasında oluşabilecek risklerin önüne geçebilmek için heykellerin içlerinin boşaltıldığını ve daha ince yüzeyler halinde fırınlandığını ifade etti. Ataç, “Çalışmalarımız son derece başarılı biçimde devam ediyor. Eserlerin önemli bir bölümü ortaya çıkmaya başladı. Bundan sonra kurutma ve ardından pişirme süreci var. Pişmiş toprak eserlerde en hassas aşamalardan biri de fırınlama. Sanatçılarımız bu süreci büyük bir titizlikle yürütüyor” dedi. Türkiye’de yine bir ilk kolektif eser: “Atatürk ve çocuklar” Bu yıl sempozyum kapsamında hazırlanan kolektif eserde “Atatürk ve Çocuklar” teması işleniyor. Yaklaşık 4 metre yüksekliğindeki Atatürk heykelinin çevresinde farklı çocuk figürlerinin yer aldığı eser, Atatürk’ün çocuklara verdiği değeri ve Cumhuriyet’in geleceğini genç kuşaklara emanet eden anlayışını sanat aracılığıyla anlatacak. Çalışma alanında ağırlıklı olarak çocuk figürlerinin şekillendirildiğine dikkat çeken Başkan Ataç, çocukların kolektif eserin merkezinde yer almasının özel bir anlam taşıdığını belirtti. Ataç, “Atatürk’ün çocuklara ne kadar düşkün olduğunu, onların eğitimini ve geleceklerini ne kadar önemsediğini hepimiz biliyoruz. Bu projede çocukların yer almasının temelinde de bu anlayış var. Çocukların geleceğe nasıl hazırlanması gerektiğini, onların umutlarını ve Cumhuriyet’in geleceğini bu eser üzerinden anlatmaya çalışıyoruz. Zor ve çok emek isteyen bir çalışma ancak sanatçılarımız olağanüstü bir özveriyle çalışıyor” diye konuştu. Başkan Ataç; “Kalıcı olan halkın kararıdır” Ataç, “Bu eser tamamlandığında anlatmak istediğimiz düşünce bütün ayrıntılarıyla ortaya çıkacak. Elbette bu anıtın bir adı da olacak. Daha önce Sonsuz Cumhuriyet Anıtı’nda olduğu gibi burada da halkımızın fikri bizim için çok önemli. Çünkü kalıcı olan halkın kararıdır. Bu eserin adını da halkımız belirleyecek” ifadelerini kullandı. Prof. Dr. İlber Ortaylı anısına Prof. Dr. İlber Ortaylı anısına düzenlenen 18. Uluslararası Eskişehir Pişmiş Toprak Sempozyumu’nda bu yıl 6’sı Türkiye’den, 2’si yurt dışından olmak üzere 8 sanatçı Eskişehir toprağını sanatla buluşturuyor. Sanatsal üretimin yanı sıra bilimsel ve sektörel buluşmaların da gerçekleştirildiği sempozyum, 2001 yılından bu yana oluşan birikimiyle Eskişehir’in önemli marka değerlerinden biri olmayı ve kentin dünyaya açılan sanat, bilim ve sektör platformlarından biri olarak yoluna devam etmeyi sürdürüyor.

İYİ Parti Odunpazarı İlçe Başkanı Gürol Yer: "Eskişehir Atatürk’e Sevdalı Bir Kenttir" Haber

İYİ Parti Odunpazarı İlçe Başkanı Gürol Yer: "Eskişehir Atatürk’e Sevdalı Bir Kenttir"

İYİ Parti Odunpazarı İlçe Başkanlığı, Eskişehir’in düşman işgalinden kurtuluşunun 104. yıl dönümünde Hamamyolu’nda vatandaşlara Türk bayrağı seti dağıttı. Etkinlikte konuşan İYİ Parti Odunpazarı İlçe Başkanı Gürol Yer, kentin kurtuluş mücadelesine ve Cumhuriyet değerlerine vurgu yaptı. "Kurtuluş Mahallesi’nin Adı O Günlerden Gelmektedir" Eskişehir’in işgal günlerinde yaşadığı acıları ve Türk ordusunun kente giriş anını hatırlatan Gürol Yer, şunları kaydetti: “Bundan 104 yıl önce Çatakbayırı’ndan bir süvari, elinde bayrakla hızlı bir şekilde geliyor ve Yukarı Mahalle’de ‘Milli ordu geliyor, Mustafa Kemal’in askerleri geliyor’ diyor. Ahali, bir gün önceki ağır Yunan mezaliminden evlerine kapanmış; her taraftan dumanlar yükseliyor, ayakta kalan binalar hasar görmüş, Çarşı Camisi yakılmıştı. O gün akşamüzeri Bademlik eteklerinden Gazi Mustafa Kemal’in askerleri hızla inerek Karapınar’da, eski mahallenin eteklerinde toplandı. Bugünkü Kurtuluş Mahallesi’nin adı işte oradan gelmektedir. Bizler bugün, 2 Eylül 2026’da aynı ruh ve inançla, o gün milli orduyu bekleyen Eskişehirlilerin hissiyatıyla şehrimizin kurtuluşunu kutluyoruz.” "Binlerce Bayrak Setini Hemşehrilerimizle Buluşturuyoruz" Milli bayramlarda geleneksel hale getirdikleri bayrak dağıtımına devam ettiklerini belirten Yer, açıklamasını şu sözlerle sürdürdü: “Kadın kollarımızın kendi elleriyle hazırladığı bayrak setlerimizi 23 Nisan, 19 Mayıs, 30 Ağustos Zafer Bayramı ve bugün 2 Eylül’de olduğu gibi hemşehrilerimize ulaştırıyoruz. Önümüzdeki 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nda da binlerce bayrağı Eskişehirlilere dağıtacağız. Bugün Hamamyolu’nda hemşehrilerimize bayraklarımızı sunarken ‘Eskişehir bir Cumhuriyet kentidir, Eskişehir Atatürk’e sevdalı bir kenttir’ diyoruz. Bu duyguyu ve hafızayı insanlarımıza hatırlatmayı bir borç biliyoruz.” "Milli Günlerde İYİ Parti Saha Olmaya Devam Edecek" Çocukların ve gençlerin kurtuluş ruhunu idrak etmesi gerektiğini vurgulayan İYİ Parti Odunpazarı İlçe Başkanı Gürol Yer, "Hissiyatımız, inancımız ve imanımız tamdır. Dün olduğu gibi bundan sonraki tüm milli günlerde de İYİ Parti sahada var olacak ve bu mücadeleyi kararlılıkla sürdürecektir. Bu vesileyle Eskişehir’imizin 104. kurtuluş yıl dönümünü bir kez daha kutluyorum." diyerek sözlerini tamamladı.

Uluslararası Eskişehir Porsuk Festivali’nde Coşku, Porsuk’ta Devam Etti Haber

Uluslararası Eskişehir Porsuk Festivali’nde Coşku, Porsuk’ta Devam Etti

Eskişehir Büyükşehir Belediyesi’nin “2026 Eskişehir Yılı” kapsamında, ETİ ana sponsorluğunda düzenlediği Uluslararası Eskişehir Porsuk Festivali'nde coşku kara kortejinin Köprübaşı’nda sona ermesinin ardından Porsuk Çayı’na taşındı. Festivalin ilk günü muhteşem anlara ve renkli görüntülere sahne oldu. Kara kortejinin Köprübaşı’nda sona ermesinin ardından festival coşkusu bu kez Porsuk Çayı’na taşındı. Gerçekleştirilen nehir kortejinde Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce tekneye binerek Porsuk boyunca ilerledi ve kıyıyı hıncahınç dolduran Eskişehirlileri selamladı. Porsuk üzerinde ilerleyen birbirinden özel tematik gondollar ise büyük beğeni topladı. Eskişehir’in kültürel ve kent kimliğinin önemli simgeleri olan Odunpazarı Evleri, Porsuk Ruhu, Şehir Tiyatroları, lületaşı ve Frig temalarıyla hazırlanan gondollar, Porsuk’un üzerinde görsel bir şölen oluşturdu. Ayrıca Atatürk’e ve Cumhuriyet’e saygı duruşu niteliği taşıyan "Atatürk ve Cumhuriyet Gondolu" geçiş sırasında vatandaşlardan büyük alkış aldı. Eskişehirspor futbol takımı da tekneyle geçiş yaparak “Es-Es Ki-Ki-Ki!” tezahüratlarıyla festival coşkusuna ortak oldu. PORSUK’TA IŞIKLAR, GÖKYÜZÜNDE GÖSTERİ Nehir kortejinin ardından festival alanında flyboard ve lazer gösterisi gerçekleştirildi. Porsuk üzerinde ve gökyüzünde sergilenen performanslar izleyenlere unutulmaz anlar yaşattı. Porsuk Konukevi önünde yer alan ve üzerinde "2026 Eskişehir Yılı" logosunun bulunduğu Işık Kulesi de geceye ayrı bir renk kattı. Işık gösterileriyle aydınlanan kule, festival atmosferinin en dikkat çekici noktalarından biri oldu. DJ KEMAL KAYA BATMAZ’DAN UNUTULMAZ FESTİVAL GECESİ Gecenin ilerleyen saatlerinde DJ Kemal Kaya Batmaz, tempolu müzik ve eğlence dolu programıyla sahne aldı. Eskişehirlilerin yoğun ilgi gösterdiği alanda müzik ve dans, gecenin geç saatlerine kadar sürdü. Uluslararası Eskişehir Porsuk Festivali’nin ilk gününde yaşanan coşku, kentin kültür-sanat kimliğini bir kez daha ortaya koyarken hem Eskişehirlilere hem de yurt dışından gelen konuk sanatçılara keyifli anlar yaşattı. “Porsuk akıyor, dünya Eskişehir’de buluşuyor” sloganıyla başlayan festival coşkusu, renkli etkinliklerle devam edecek. Eskişehir; 6 Eylül’e kadar Porsuk Bulvarı Adalar mevkii, Kentpark, Sümerpark ve İskele26 alanlarında konserlerden gösterilere, atölyelerden çocuk etkinliklerine kadar pek çok programa ev sahipliği yapacak.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.