SON DAKİKA
Hava Durumu

#Asya

Porsuk Haber Ajansı - Asya haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Asya haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

11. Uluslararası İlişkiler Kongresi Odunpazarı’nda Başladı Haber

11. Uluslararası İlişkiler Kongresi Odunpazarı’nda Başladı

Odunpazarı Belediyesi ile Uluslararası İlişkiler Konseyi iş birliğinde düzenlenen 11. Uluslararası İlişkiler Çalışmaları ve Eğitimi Kongresi, Odunpazarı 100. Yıl Kültür Merkezi’nde başladı. Türkiye’nin dört bir yanından akademisyenleri Eskişehir’de buluşturan kongrenin açılışında konuşan Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, “Dünyanın çok hızlı değiştiğini düşünüyorum. Hatta belki de şu anda bir üçüncü dünya savaşının farklı biçimlerde yaşandığını düşünenlerden biriyim” dedi. 7, 8 ve 9 Mayıs tarihlerinde gerçekleştirilecek kongre, uluslararası ilişkiler alanında Türkiye’nin en kapsamlı akademik buluşmalarından biri olarak dikkat çekiyor. 72 üniversite ve 11 farklı kurumdan toplam 189 akademisyen ve uzmanı bir araya getiren organizasyonda, üç gün boyunca küresel sistemde yaşanan dönüşüm, bölgesel krizler, değişen güç dengeleri ve Türkiye’nin stratejik konumu ele alınacak. Kongrenin ilk gününde “Uluslararası İlişkilerde Eğitim, Kavramsal ve Metodolojik Yaklaşımlar”, “Asya’da Büyük Güç Rekabeti”, “İç Savaş ve Barış Dinamikleri” ile “Uzay-Deniz-Siber Güvenlik” başlıklarında sunumlar gerçekleştirildi. Akademisyenler ve uzmanlar, güncel küresel gelişmeleri farklı perspektiflerden değerlendirerek katılımcılarla görüş alışverişinde bulundu. “FARKLI BİR ÜÇÜNCÜ DÜNYA SAVAŞI YAŞANIYOR OLABİLİR” Kongrenin açılışında konuşan Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, dünyanın çok kritik bir süreçten geçtiğini söyledi. Uluslararası ilişkilerin artık hayatın merkezinde yer aldığına dikkat çeken Başkan Kurt, küresel gelişmelerin her geçen gün daha karmaşık hale geldiğinin altını çizdi. “Dünyanın çok hızlı değiştiğini düşünüyorum. Hatta belki de şu anda bir üçüncü dünya savaşının farklı biçimlerde yaşandığını düşünenlerden biriyim. Özellikle içinde bulunduğumuz bu dönemde uluslararası ilişkilerin hangi boyutlara ulaştığını pratikte görmek ve anlamak gerekiyor” diyen Başkan Kurt, Odunpazarı Belediyesi’nin yalnızca yerel hizmetlerle değil; kültür, eğitim ve uluslararası iş birlikleriyle de ön plana çıktığını dile getirdi. Eskişehir’in evrensel değerlere açık bir kent kimliği taşıdığını belirten Başkan Kurt, belediye olarak gençlik, kültür ve akademi alanındaki organizasyonlara destek vermeyi önemsediklerini söyledi. 15, 16 ve 17 Mayıs’ta Kanlıkavak Parkı’nda 5. Uluslararası Gençlik Festivali’ni düzenleyeceklerini kaydeden Başkan Kurt, “Dünyanın farklı noktalarından gelen gençlerle Türkiye’nin ve Eskişehir’in gençlerini buluşturan çok kıymetli organizasyonlar gerçekleştiriyoruz. Bu kongrenin de üç gün boyunca verimli ve nitelikli çalışmalara ev sahipliği yapacağına inanıyorum” dedi. Uluslararası İlişkiler Konseyi Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Mustafa Aydın ise kongrenin kapsamına ilişkin bilgiler verdi. Aydın, üç gün boyunca toplam 50 panel düzenleneceğini, 179 sunum gerçekleştirileceğini belirterek, “Türkiye’nin dört bir yanından katılım var. Bu, uluslararası ilişkiler alanında çok geniş bir akademik temsiliyete ulaştığımızı gösteriyor” diye konuştu. Sabah 08.30’da başlayıp akşam 19.30’a kadar sürecek oturumlarda akademisyenler, uzmanlar ve doktora öğrencileri görüşlerini paylaşacak. Kongre kapsamında ayrıca çeşitli kategorilerde akademik ödüller de sahiplerini bulacak. Konuşmaların ardından Prof. Dr. Mustafa Aydın tarafından Başkan Kazım Kurt’a kongreye verdiği destek nedeniyle plaket takdim edildi. Başkan Kurt da Prof. Dr. Mustafa Aydın’a hediye verdi. Program, ödül törenleri ve panellerle devam etti.

Tavuk Eti İhracatına Getirilen Kısıtlamalar Çok Boyutlu Değerlendirilmelidir Haber

Tavuk Eti İhracatına Getirilen Kısıtlamalar Çok Boyutlu Değerlendirilmelidir

Türk Veteriner Hekimleri Birliği tarafından Ticaret Bakanlığı tarafından kanatlı eti ihracatının durdurulmasının olası ekonomik ve üretimsel sonuçları ile ilgili bir açıklama yapıldı. TVHB Merkez Konseyi Başkanı Ali Eroğlu yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi; "Ticaret Bakanlığı tarafından geçtiğimiz günlerde yapılan yazılı açıklamada; son dönemde bölgesel gelişmelerin gıda piyasaları üzerindeki etkileri, iç talepte gözlemlenen artış ve dönemsel tüketim eğilimlerindeki değişimlerin bazı ürün gruplarında fiyat hareketlerini hızlandırabildiği belirtilmiş; bu kapsamda kanatlı eti piyasasındaki fiyat oluşumlarının yakından takip edildiği ve arz-talep dengesini destekleyici bir tedbir olarak kanatlı eti ihracatının durdurulmasına yönelik kararın hayata geçirildiği kamuoyuna duyurulmuştur. Söz konusu gelişmeler üzerine, kanatlı eti üretimi ve ihracatının mevcut durumu ile alınan kararların muhtemel etkilerinin bütüncül bir bakış açısıyla değerlendirilmesi gereği doğmuştur. Türkiye’de kanatlı eti üretimi ve ihracatına ilişkin güncel veriler, sektörün son yirmi beş yılda kayda değer bir üretim kapasitesine ulaştığını açıkça göstermektedir. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre 2001 yılında 614 bin ton düzeyinde olan tavuk eti üretimi, 2025 yılı itibarıyla yaklaşık 2,6–2,8 milyon ton bandına yükselmiştir. Aynı dönemde kişi başına düşen üretim miktarı 15 kilogram seviyelerinden 32 kilogramın üzerine çıkmıştır. Bu tablo, kanatlı sektörünün ülkemizin hayvansal protein arzında stratejik bir konuma sahip olduğunu ve iç talebi karşılayabilecek bir üretim gücüne ulaştığını ortaya koymaktadır. Kanatlı sektörü; dikey entegrasyonun güçlü olduğu, sözleşmeli üretim modeliyle yaygın istihdam oluşturan, hem iç piyasaya hem de dış pazarlara üretim yapabilen önemli bir üretim alanıdır. Bununla birlikte sektör; yem hammaddeleri başta olmak üzere canlı materyal temini bakımından büyük ölçüde dışa bağımlı bir yapı arz etmektedir. Döviz kurlarındaki dalgalanmalar ve girdi maliyetlerindeki artışlar doğrudan üretim maliyetlerine yansımakta; bu durum nihai ürün fiyatlarında baskı oluşturmaktadır. İhracat verileri incelendiğinde, tavuk eti ihracatının son on beş yıllık süreçte önemli bir ivme kazandığı görülmektedir. 2010 yılında 138 bin ton olan ihracat miktarı 2024 yılı itibarıyla 370 bin tonun üzerine çıkmış; 2025 yılında ise yaklaşık 378 bin tonluk ihracat düzeyine ulaşılmıştır. İhracat değeri aynı dönemde yaklaşık üç kat artış göstermiştir. Başta Irak olmak üzere Orta Doğu, Afrika ve Asya pazarlarına yönelik ihracat, sektörün dış ticaretteki stratejik konumunu güçlendirmiş; tavuk eti ihracatı tarım, ormancılık ve balıkçılık toplam ihracatı içerisinde kayda değer bir paya ulaşmıştır. Bu çerçevede, tavuk eti ihracatına yönelik getirilen kısıtlamaların muhtemel etkilerinin çok boyutlu değerlendirilmesi gerekmektedir. Kısa vadede ihracatın sınırlandırılması veya tamamen durdurulması, iç piyasada arz artışı sağlayarak fiyatlarda geçici bir gerilemeye yol açabilecektir. Ancak kanatlı eti üretimi biyolojik üretim döngüsüne dayalıdır ve kapasite planlaması belirli bir süreklilik gerektirir. Üretimin kârlılık temelinde sürdürülemediği bir fiyat düzeyi; kapasite daralmasına, işletmelerin üretimden çekilmesine, istihdam kayıplarına ve sözleşmeli üretim zincirinin zayıflamasına neden olabilecektir. Orta ve uzun vadede üretimde yaşanacak daralma ise bu kez arz yetersizliği oluşturarak fiyatların daha sert dalgalanmasına zemin hazırlayabilecektir. Ayrıca ihracat, yalnızca üreticinin gelir kalemi değil; aynı zamanda ülkemize döviz kazandıran önemli bir faaliyettir. İhracat gelirlerindeki azalma, ithal girdilere bağımlı olan sektörde maliyet baskısını artırmakta; finansman ve yatırım kapasitesini zayıflatmaktadır. Bunun yanında dış pazarlarda güven kaybı, ticari ilişkilerin zedelenmesi ve uzun yıllar emek ve yatırım ile oluşturulan pazar ağlarının kaybedilmesi riski bulunmaktadır. Uluslararası pazarlarda kaybedilen payın kısa sürede yeniden kazanılması ise çoğu zaman mümkün olmamaktadır. Üretim döngüsünün biyolojik niteliği dikkate alındığında, düşürülen kapasitenin kısa sürede yeniden artırılması mümkün değildir. Ani ve kapsamlı ticari kısıtlamalar, fiyat istikrarını sağlama amacı taşısa da, öngörülebilirlikten uzak uygulamalar üretim planlamasını zorlaştırmakta ve sektörün rekabet gücünü zayıflatabilmektedir. Türkiye Veteriner Hekimleri Birliği olarak; gıda arz güvenliğinin sağlanması, tüketicinin makul fiyatlarla güvenilir hayvansal proteine erişimi ve üreticinin sürdürülebilir üretim yapabilmesi arasında hassas bir denge bulunduğunu önemle vurguluyoruz. Hayvansal üretim politikalarının kısa vadeli fiyat dalgalanmalarına odaklanmak yerine; maliyetleri azaltıcı, üretimi planlayan, stratejik stok yönetimini içeren ve özel sektörle koordinasyon içerisinde yürütülen öngörülebilir politika araçlarıyla desteklenmesi gerektiğine inanıyoruz. Kanatlı sektörü; halk sağlığı, gıda güvenliği, istihdam ve ihracat boyutlarıyla stratejik öneme sahiptir. Bu nedenle alınacak her kararın; bilimsel veriler ışığında, üreticiyi koruyan, tüketiciyi gözeten ve ülke ekonomisini güçlendiren bütüncül bir yaklaşımla değerlendirilmesi büyük önem taşımaktadır. Kamuoyuna saygıyla duyurulur.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.