SON DAKİKA
Hava Durumu

#Arkeoloji

Porsuk Haber Ajansı - Arkeoloji haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Arkeoloji haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Frigya'nın Sırları Gün Yüzüne Çıkıyor Haber

Frigya'nın Sırları Gün Yüzüne Çıkıyor

Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Kent Tarihi, Tanıtım ve Turizm Dairesi Başkanlığı tarafından düzenlenen “Frigya’nın Gizemli Toprakları” söyleşi serisi, bu yıl da yoğun ilgiyle gerçekleştirildi. Üç hafta süren etkinlik dizisinde, alanında uzman akademisyenler ve kazı başkanları Eskişehirlilerle buluşarak Frigya uygarlığının izlerini anlattı. Seri kapsamında düzenlenen konferanslarda; Küllüoba Kazı Başkanı Prof. Dr. Murat Türkteki ve Yazılıkaya Kazı Başkanı Prof. Dr. Yusuf Polat ilk hafta katılımcılarla bir araya gelirken, ikinci hafta Şarhöyük Kazı Başkanı Prof. Dr. Mahmut Bilge Baştürk ile Karacahisar Kazı Başkanı Doç. Dr. Hasan Yılmazyaşar bilgi ve deneyimlerini paylaştı. Üçüncü konferansta ise Amorium Kazı Başkanı Prof. Dr. Zeliha Demirel Gökalp ve Pessinus Kazı Başkanı Doç. Dr. Adem Yurtsever, bölgedeki kazı çalışmalarına dair önemli bilgiler aktardı. Geçtiğimiz yıl büyük ilgi gören söyleşi serisinin bu yıl ikinci kez düzenlendiğini belirten Büyükşehir Belediyesi, etkinliğin temel amacının arkeoloji, sanat tarihi ve tarih gibi disiplinleri akademik sınırların ötesine taşıyarak herkesin anlayabileceği bir dille sunmak olduğunu ifade etti. Katılımcılar, yalnızca bilimsel verileri değil, kazıların perde arkasındaki hikâyeleri ve keşif süreçlerinin heyecanını da doğrudan uzmanlarından dinleme fırsatı buldu. Soru-cevap ve sohbet formatında gerçekleşen etkinliklerde, Frigya’nın binlerce yıllık kültürel mirası farklı yönleriyle ele alınırken, katılımcılar yaşadıkları coğrafyanın derin tarihine daha yakından tanıklık etti. Söyleşi serisinin final programı ise 24 Nisan Cuma günü saat 14.00’te Haller Gençlik Merkezi Frigya Salonu’nda gerçekleştirilecek. Final söyleşisine Prof. Dr. Murat Türkteki, Prof. Dr. Yusuf Polat, Prof. Dr. Mahmut Bilge Baştürk, Doç. Dr. Hasan Yılmazyaşar, Prof. Dr. Zeliha Demirel Gökalp ve Doç. Dr. Adem Yurtsever konuşmacı olarak katılacak.

"Frigya’nın Gizemli Toprakları" İkinci Kez Kapılarını Açtı Haber

"Frigya’nın Gizemli Toprakları" İkinci Kez Kapılarını Açtı

Eskişehir, Anadolu’nun kadim medeniyetlerinden Frigya’nın mirasını uzman isimlerle keşfetmeye devam ediyor. Büyük ilgi gören "Frigya’nın Gizemli Toprakları" söyleşi serisinin ikincisi, Ergin Orbey Sahnesi’nde tarih meraklılarını bir araya getirdi. ​Altı Önemli Kazının Başkanları Aynı Sahnede ​Tarih ve kültür tutkunlarını buluşturan etkinlikte, Frigya bölgesinde yürütülen en önemli arkeolojik kazıların başkanları konuşmacı olarak yer aldı. Küllüoba, Yazılıkaya, Şarhöyük, Karacahisar, Amorium ve Pessinus kazılarını yöneten değerli akademisyenler, bölgenin gizemli tarihine ışık tuttu. ​Söyleşiye katılan alanında uzman isimler şunlardı: ​Prof. Dr. Murat Türkteki ​Prof. Dr. Yusuf Polat ​Prof. Dr. Mahmut Bilge Baştürk ​Doç. Dr. Hasan Yılmazyaşar ​Prof. Dr. Zeliha Demirel Gökalp ​Doç. Dr. Adem Yurtsever ​Arkeoloji ve Tarih Ağır Terminolojiden Arındırıldı ​Etkinliğin en dikkat çekici yanı, akademik bilgilerin herkesin anlayabileceği samimi bir dille aktarılması oldu. Arkeoloji, sanat tarihi ve tarih disiplinleri; teknik terimlerin ötesine geçerek büyüleyici hikâyelerle harmanlandı. ​Katılımcılar, kazı alanlarında yaşanan heyecan verici keşif anlarını, toprağın altından çıkan eserlerin perde arkasındaki bilinmeyen öykülerini ve Anadolu’nun köklü kültürel mirasını doğrudan kazı başkanlarından dinleme fırsatı buldu. ​İnteraktif Yolculuk: Geçmiş ile Bugün Arasında Köprü ​Soru-cevap ve interaktif sohbet formatında ilerleyen program, katılımcıların merak ettikleri sorulara yanıt bulmasını sağladı. Frigya’nın gizemli dünyasına yapılan bu kolektif yolculuk, izleyicilere üzerinde yaşadıkları coğrafyanın derin tarihini yeniden keşfettirdi. ​"Frigya’nın Gizemli Toprakları" serisi, kültürel mirasın korunması ve gelecek nesillere aktarılması noktasında güçlü bir toplumsal bağ kurmaya devam ediyor.

Turknet’ten Eskişehirli Liselilere ‘Net’ Destek Haber

Turknet’ten Eskişehirli Liselilere ‘Net’ Destek

FRC’nin Teknoloji Destekçisi Turknet, dünya çapındaki robotik serüveninde Eskişehirli gençlerin yanında yer alıyor. İstanbul ayağına Frostbite Robotics isimli Eskişehir takımının da katılacağı FRC'de Turknet, fiber altyapısı ve teknik destek sunduğu pit stop alanı ile gençlerin yanında yer alacak. Gençlerin üretme cesaretini destekleyen Turknet, dünyanın önde gelen lise robotik yarışmalarından FIRST® Robotics Competition’ın “Teknoloji Destekçisi” olarak sahada gençlerin yanında yer alacak. 2026 sezonunda, 6.500’den fazla öğrencinin yarışacağı etkinlikte Turknet, yalnızca fiber altyapısıyla değil, sahadaki teknik destek alanlarıyla da gençlerle olacak. Bu yıl takımlar, Turknet’in sağladığı teknoloji desteğiyle robotlarını "REBUILT" temasıyla sahaya sürecek. Beşinci kez FRC’ye destek olan şirket, Mart ve Nisan ayları boyunca sürecek bu teknoloji şöleninde Eskişehirli mucitlere de eşlik edecek. Arkeoloji ve Mühendislik Buluşuyor: REBUILT Sezonu Başlıyor Bu yıl “FIRST® AGE Sezonunda Geçmişi Yeniden İnşa Edelim: REBUILT℠” sloganıyla düzenlenen yarışmada takımlar, arkeolojiden ilham alarak mühendislik becerilerini kullanacaklar. Bu yıl; Türkiye’den 208 ve 16 ülkeden 39 yabancı takımı ağırlayacak olan etkinlikte 6.500’den fazla öğrenci yarışacak. Turknet ‘Pit Stop’ Çadırı Bu Yıl Daha Güçlü Geçtiğimiz yıl yoğun ilgi gören Turknet ‘Pit Stop’ teknik destek çadırı, bu sezon daha kapsamlı bir yapıyla sahada olacak. Takımların yedek parça ve tamir ihtiyaçlarına destek sağlayan alan sayesinde öğrenciler, teknik aksaklıklara takılmadan yarışmaya odaklanabilecek. Bu yılın bir diğer yeniliği ise Turknet’in özel maskotu olacak. FRC turnuvalarının ayrılmaz bir parçası olan maskot kültürüne dahil olan Turknet, maskotuyla FRC sahnesindeki yerini alarak gençlerle doğrudan etkileşim kuracak. Cem Çelebiler: Türkiye’nin teknoloji üretme kapasitesi bu salonlarda büyüyor” “Turknet için FRC, bir sponsorluk desteğinden çok, ülkemizin dijital geleceğine duyduğumuz inancın bir ifadesi,” diyen Fikret Yüksel Eğitim Vakfı Onur Kurulu Üyesi ve Turknet CEO’su Cem Çelebiler şöyle konuştu: “Biz interneti yalnızca bir bağlantı hizmeti olarak değil; üretimin, öğrenmenin ve cesur fikirlerin zemini olarak görüyoruz. Beş yıldır aynı sahada gençlerin hayal kurma cesaretine tanıklık ediyoruz. Çünkü biliyoruz ki, Türkiye’nin teknoloji üretme kapasitesi tam da bu salonlarda büyüyor. Onların risk alan, deneyen ve yeniden ayağa kalkan ruhu bize de ilham veriyor. Bu nedenle FRC’de olmak bizim için bir destekten öte, bu yolculukta gençlerle birlikte yürümek anlamına geliyor.” Fikret Yüksel Vakfı Başkanı Alex Burchard ise şunları söyledi: “Programa ve öğrencilere sağladığı cömert destekten dolayı Turknet’e teşekkür etmek istiyorum. Gigafiber internet hizmetleri, etkinliklerimizin son derece pürüzsüz geçmesini sağlıyor ve öğrencilere bu anlamda sağladıkları destek inanılmaz büyük. Bu program önemli bir program, çünkü öğrencilere sadece bir dizi teknik beceri öğretmekle kalmıyor; aynı zamanda iletişim, takım çalışması, problem çözme ve gelecek nesillere yardım etmek için hayırseverlik yapma gibi şeylerle ondan çok daha fazlasını öğretiyor. “Robottan daha fazlası” sloganıyla aslında robotu yalnızca öğrencilerin ilgisini çekecek bir araç gibi kullanıyoruz, öğrenciler eğlenceye katıldıklarında ise yaşayacakları kişisel gelişimin sınırı olmuyor.” Mart ayı boyunca sürecek turnuvalar İstanbul’da ve Ankara’da gerçekleşecek. İstanbul Turnuva Takvimi; • İstanbul Regional: 3-5 Mart 2026 (Başakşehir Spor Salonu) • Bosphorus Regional: 6-8 Mart 2026 (Başakşehir Spor Salonu) • Yeditepe Regional: 9-11 Mart 2026 (Başakşehir Spor Salonu) • Haliç Regional: 25-27 Mart 2026 (T.A.F. Atletizm Salonu, Bakırköy) • Marmara Regional: 28-30 Mart 2026 (T.A.F. Atletizm Salonu, Bakırköy) Avrasya Regional: 31 Mart-2 Nisan 2026 (T.A.F. Atletizm Salonu, Bakırköy) Ankara Turnuva Takvimi; • Ankara Regional: 7-9 Nisan 2026, Devlet Bahçeli Eğitim Yaşam ve Spor Yerleşkesi • Başkent Regional: 10-12 Nisan 2026, Devlet Bahçeli Eğitim Yaşam ve Spor Yerleşkesi

Toprak Altındaki Eski Şehir Gün Yüzüne Çıktı Haber

Toprak Altındaki Eski Şehir Gün Yüzüne Çıktı

Eskişehir’in binlerce yıllık köklü geçmişi, “Toprak Altındaki Eski Şehir: Şarhöyük Dorylaion Kazısı” adlı fotoğraf sergisiyle yeniden hayat buldu. Kent Müzeleri Kompleksi Geçici Sergi Salonu’nda açılan sergi, toprağın altından günümüze uzanan benzersiz bir tarih yolculuğu sunuyor. Antik Dorylaion kentiyle özdeşleştirilen Şarhöyük’te yürütülen arkeolojik kazılardan elde edilen çarpıcı fotoğraflar, Eskişehir’in MÖ 4. binyıla kadar uzanan çok katmanlı geçmişini gözler önüne seriyor. Sergi, yalnızca kazı bulgularını değil; bir kentin hafızasını, zamana direnen izlerini ve katman katman biriken kültürel mirasını da ziyaretçilerle buluşturuyor. “Bir kentin adı kendi geçmişini işaret eder mi?” sorusundan yola çıkan sergi, kent belleği ile arkeolojik katmanlar arasındaki güçlü bağı görünür kılmayı amaçlıyor. 1989 yılında başlayan kazılar, günümüzde Prof. Dr. Mahmut Bilge Baştürk başkanlığında, Cumhurbaşkanlığı Kararlı Kazı statüsünde titizlikle sürdürülüyor. Serginin açılışına Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, Şarhöyük Dorylaion Kazı Başkanı Prof. Dr. Mahmut Bilge Baştürk, Karacaşehir Kazı Başkanı Doç. Dr. Hasan Yılmazyaşar, Küllüoba Kazı Başkanı Prof. Dr. Murat Türkteki ve çok sayıda sanatsever katıldı. Son derece anlamlı bir serginin açılışında olmaktan dolayı duyduğu memnuniyeti dile getiren Kazı Başkanı Baştürk, bölgedeki kazı süreci, elde edilen bulgular ve bu bulguların bölge tarihine katkıları hakkında bilgi verdi. Açılışta konuşan Başkan Ünlüce de, “Şarhöyük’te yürütülen kazı çalışmalarından elde edilen kareler, Eskişehir’imizin binlerce yıllık tarihine ışık tutuyor. Kazı Başkanı Prof. Dr. Mahmut Bilge Baştürk başta olmak üzere emeği geçen tüm bilim insanlarına ve katkı sunan herkese teşekkür ediyorum.” ifadelerini kullandı. Toprağın altından bugüne uzanan bu etkileyici hikâyeyi keşfetmek isteyen arkeoloji, sanat ve tarih meraklıları için sergi, 1 Mart tarihine kadar ziyaret edilebilecek.

Karacahisar Kalesi Örneğinde Arkeoloji ve Tarih Bağlamı Semineri Haber

Karacahisar Kalesi Örneğinde Arkeoloji ve Tarih Bağlamı Semineri

Anadolu Üniversitesi Edebiyat Fakültesi tarafından “Karacahisar Kalesi Örneğinde Arkeoloji ve Tarih Bağlamı” semineri düzenlendi. Edebiyat Fakültesi Taciser Tüfekçi Konferans Salonunda gerçekleştirilen etkinliğin konuşmacısı, Anadolu Üniversitesi Sanat Tarihi Bölüm Başkan Yardımcısı ve Karacahisar Kalesi Kazı Başkanı Doç. Dr. Hasan Yılmazyaşar oldu. Etkinliğe Edebiyat Fakültesi Dekan Yardımcısı Prof. Dr. Bedia Yelda Uçkan, Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Zeliha Demirel Gökalp, Sanat Tarihi Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Mehmet Erol Altınsapan, pek çok akademisyen ve öğrenci katıldı. Doç. Dr. Yılmazyaşar: “Karacahisar Kalesi 14. yüzyıl Osmanlı tarihinde arkeolojinin kilit rol oynadığı bir alandır” Anadolu Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bölüm Başkan Yardımcısı ve Karacahisar Kalesi Kazı Başkanı Doç. Dr. Hasan Yılmazyaşar seminerde Karacahisar Kalesi’nin arkeolojik ve tarihsel açıdan taşıdığı önemi bölgedeki araştırmaların bilimsel veriler ve elde edilen bulgular üzerinden değerlendirdiği konuşmasında şunları söyledi: "Karacahisar Kalesi 14. yüzyıl Osmanlı tarihi için yazılı kaynakların azlığı nedeniyle arkeolojinin kilit rol oynadığı bir alan olmasıyla dikkat çekmektedir. Osmanlı'nın kuruluşunun 700. yılı münasebetiyle başlatılan çalışmalar, Osmanlı arkeolojisi alanında önemli bir farkındalık yaratmıştır. 2019'da başlatılan ve 2024'te tamamlanan sarnıç kazıları 7 destek ayağı olan ve tonozla örtülü, Orta Çağ kalelerindeki en büyük sarnıçlardan birini ortaya çıkarmıştır. Sarnıçta binin üzerinde seramik parçası ve yoğun bulgular tespit edilmiştir. Kalelerde yaşamın devamı için suyun hayati önemi göz önüne alındığında, sarnıç ve iç surdaki su yapılarının ortaya çıkarılması da oldukça kritik bir öneme sahiptir.” "Bulguların çoğu Karacahisar'ın erken Osmanlı ve öncesindeki stratejik önemini gösterir" Arkeolojik Kronoloji ve Sikke buluntularından da bahseden Edebiyat Fakültesi öğretim üyesi Doç. Dr. Hasan Yılmazyaşar şunları aktardı: "Karacahisar, Osmanlı Beyliği'nin ilk fetih yeri olarak kabul edilir. Burada ilk hutbe okunmuş ilk sikke basılmış, ilk vergi uygulaması hayata geçmiş ve ilk kadı atanmıştır. Aşılmazade ve Neşri gibi kroniklere göre Osmanlı'nın bağımsızlığını ilan ettiği yerdir. Bu Osmanlı'nın kuruluş sorunu olarak bilinen tartışmada Karacahisar'ı merkezi bir konuma getirmektedir. Son dönemde Yalova'nın kuruluş yeri olarak kabul edilmesi gibi gelişmeler de bu tartışmayı canlı tutmakta. Ayrıca Bizans kroniklerinde geçen Dorylaion Kalesi'nin Şarhöyük yerine Karacahisar olabileceği fikri ortaya atılmıştır. Karacahisar'ın yüksek kayalık üzerindeki konumu, Bizans kaynaklarındaki tanımlamalara daha uygun görülmektedir. Kazılarda çıkan bulguların yüzde doksanından fazlasının Fatih dönemine kadar olan süreci yansıtması Karacahisar'ın erken Osmanlı ve öncesindeki stratejik önemini açıkça ortaya koyar. Arkeolojik çalışmaların Osmanlı kroniklerinin güvenirliği ve tarihsel anlatıların revize edilmesi de kritik bir role sahiptir." Etkinlik, soru cevap bölümünün ardından sona erdi. Kaynak: AnaHaber

Yapay Zekâ İle Binlerce Yıl Öncesine Yolculuk Haber

Yapay Zekâ İle Binlerce Yıl Öncesine Yolculuk

Anadolu Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Rahşan Tamsü Polat’ın yürütücülüğünde gerçekleştirilen “Yazılıkaya/Midas Kalenin Yapay Zekâ destekli Simülasyonu ve Sanal Tur Uygulaması” projesi, arkeolojide dijital dönüşümün öncü örneklerinden biri olarak dikkat çekiyor. Projede Frig uygarlığının en önemli merkezi olan Midas Vadisi yapay zekâ destekli teknolojilerle üç boyutlu olarak modellendi. Bu kapsamda bölgenin kültürel dokusu, tarihsel sahneler ve ritüeller yapay zekâ aracılığıyla yeniden canlandırıldı. Prof. Dr. Tamsü Polat: “Amacımız topraklarımızda yaşamış bu medeniyet köprüsünü geleceğe görsel olarak da sunabilmek” Doç. Dr. Yusuf Polat’ın başkanlığında 2022 yılında başlayan Yazılıkaya – Midas Kale kazısı, Frig Uygarlığı’nın dini ve kültürel yaşamına ışık tutan en önemli arkeolojik alanlardan biri olarak kabul ediliyor. Bu kapsamda Prof. Dr. Rahşan Tamsü Polat, kazının amacını şu sözlerle özetliyor: “Arkeoloji insanın hem geçmişine hem de geleceğine uzanan sessiz bir köprüdür. Toprağın altında saklı her iz, bir zamanlar yaşamış insanların kültürlerini, inançlarını ve mirasını bugüne taşır. Biz arkeologlar zamanın sessiz tanıkları olarak birer tercümanız. Midas Vadisi’nde yürüttüğümüz kazılar, bu toprakların kadim seslerini yeniden duyurmak için atılmış adımlardır. Her taşın her oyma kaya yüzeyinin her sunağın ardında Frig’lerin doğayla tanırılarıyla ve birbirleri ile kurduğu o derin bağ saklıdır. Midas Vadisi yalnızca bir arkeolojik alan değil, aynı zamanda bir inanç ve yaşam merkeziydi. Burada törenler yapılır, dualar edilir, tanrıçaya adaklar sunulurdu. Bu bilgileri gün yüzüne çıkartmak için başladığımız kazı çalışmalarını, bugün gelişen yapay zekâ destekli canlandırma teknikleriyle geleceğe aktarmak istiyoruz. Tarihi sahnelerdeki dönemin yaşam ritüellerini, kıyafetlerini ve törenlerini bilimsel verilere dayanarak yeniden canlandırdık. Amacımız topraklarımızda yaşamış bu medeniyet köprüsünü geleceğe görsel olarak da sunabilmek. Yine proje sayesinde artık ziyaretçiler yalnızca kazı alanını görmekle kalmıyor, binlerce yıl önceki Frigya’yı adım adım gezebiliyorlar. Sonuç olarak bu çalışma geçmişin tozunu silen bir kazıdan öte geleceğe görsel olarak bırakılan dijital bir mirastır.” Yapay zekâ ile arkeolojide yeni bir dönem Proje kapsamında, Midas Vadisi ilk kez yapay zekâ destekli sistemlerle üç boyutlu olarak modellendi. Arkeolojik bulgular, drone fotogrametrisi, dijital haritalama ve derin öğrenme algoritmaları kullanılarak sanal ortama aktarıldı. Bu veriler doğrultusunda oluşturulan 360 derece sanal tur, ziyaretçilere binlerce yıl öncesine ait bir Frig köyünü adım adım gezme olanağı sunuyor. Ayrıca proje kapsamında geliştirilen yapay zekâ destekli video canlandırmaları, Frig halkının dini törenlerini, yaşam ritüellerini ve dönemin mimarisini bilimsel verilere dayanarak yeniden sahneye taşıyor. Bu sayede, Midas Vadisi artık yalnızca bir kazı alanında değil, dijital dünyada da erişilebilir bir kültürel miras haline geliyor. Anadolu Üniversitesi’nden bilim ve teknolojiyle kültürel mirası koruma adımı Bu proje, Türkiye’de arkeolojik verilerin dijital teknolojilerle belgelenmesi ve paylaşılmasına yönelik önemli bir örnek oluşturuyor. Projeyle birlikte hem kültürel mirasın korunması hem de geniş kitlelerin bu zenginliği deneyimlemesi hedefleniyor.

Turist Rehberlerine Teknik Gezi Haber

Turist Rehberlerine Teknik Gezi

Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Kent Tarihi ve Tanıtımı Dairesi Başkanlığı Turizm Şube Müdürlüğü ile Eskişehir Turist Rehberleri Derneği (ESRED) iş birliğinde, kentte görev yapan profesyonel turist rehberlerine yönelik “Eskişehir Arkeolojik Sit Alanları Teknik Gezisi” düzenlendi. Düzenlenen teknik gezi kapsamında, Eskişehir’in önde gelen arkeolojik kazı alanları ziyaret edilerek, yürütülen bilimsel çalışmalar yerinde incelendi. Kazı başkanları ve ekipleri tarafından yapılan sunumlarla katılımcılara detaylı bilgiler aktarıldı. Etkinlik, rehberlerin Eskişehir’in arkeolojik ve kültürel mirasını daha yakından tanımalarını, güncel kazı çalışmaları hakkında bilgi edinmelerini ve bu bilgileri ziyaretçilere doğru ve zengin içerikle aktarmalarını amaçladı. Teknik gezinin ilk durağı Karacahisar Kalesi oldu. Kazı Başkanı Doç. Dr. Hasan Yılmaz Yaşar ve Kazı Başkan Yardımcısı Dr. Mehmet Cihangir Uzun, katılımcılara kalenin tarihsel önemi ve alanda yürütülen arkeolojik çalışmalar hakkında kapsamlı bir sunum gerçekleştirdi. İkinci durakta, Şarhöyük - Dorylaion Kazı Alanı ziyaret edildi. Burada Kazı Başkanı Prof. Dr. Mahmut Bilge Baştürk ve Kazı Başkan Yardımcısı Dr. Öğr. Üyesi Turgay Yaşar Yedidağ, bölgedeki kazı süreci, elde edilen bulgular ve bu bulguların bölge tarihine katkıları hakkında bilgi verdi. Programın üçüncü durağı olan Küllüoba Kazısı’nda ise Kazı Başkanı Prof. Dr. Murat Türkteki, Eskişehir’in tarih öncesi dönemlerine ışık tutan buluntular ve yerleşim yapısı hakkında önemli açıklamalarda bulundu. Teknik gezinin son ayağında, Yazılıkaya Midas Kale Arkeolojik Alanı ziyaret edildi. Katılımcılar, Frig uygarlığına ait bu önemli merkezde yapılan koruma ve tanıtım çalışmaları hakkında bilgilendirildi. Gün boyunca süren teknik gezide, katılımcı rehberler arkeolojik alanlarda yapılan bilimsel kazı ve restorasyon çalışmalarını yerinde gözlemleme fırsatı buldu. Eskişehir Büyükşehir Belediyesi, bu tür organizasyonların hem kentteki kültürel mirasın daha etkili tanıtımına katkı sunduğunu hem de turist rehberlerinin mesleki gelişimlerini desteklediğini belirtti. Gezi sonunda katılımcılar, etkinliğin oldukça verimli geçtiğini ve edindikleri bilgilerin mesleki açıdan büyük fayda sağlayacağını ifade etti.

Lesaffre Türkiye, Anadolu’nun 5 Bin Yıllık Mirasına Sahip Çıkıyor! Haber

Lesaffre Türkiye, Anadolu’nun 5 Bin Yıllık Mirasına Sahip Çıkıyor!

Eskişehir’in Seyitgazi ilçesindeki Küllüoba Höyüğü’nde yapılan kazılarda, tam 5 bin yıl öncesine ait mayalanmış, şekil verilmiş ve pişirilmiş ekmek kalıntıları bulundu. Ekmeğin insanlık tarihinin en eski ve en temel besin kaynaklarından biri olduğunu kanıtlayan bu eşsiz keşif, 'Küllüoba Ekmeği'ne de ilham kaynağı olurken, önemli bir iş birliğinin de temelini attı. 170 yılı aşkın bilgi birikimiyle maya endüstrisinde global bir referans olan Lesaffre, yaklaşık 30 yıldır devam eden bu önemli kazıya destek oluyor. Dünyadaki her 3 ekmekten birinin üretiminde katkısı bulunan Lesaffre, gezegeni beslemek ve korumak misyonuyla, kültürel mirasa sahip çıkıyor. Lesaffre Türkiye, Kültür ve Turizm Bakanlığının himayesinde, Prof. Dr. Murat Türkteki'nin liderliğinde yürütülen Küllüoba Arkeolojik kazı çalışmalarına destek oluyor. Yaklaşık 30 yıldır devam eden ve bugüne kadar pek çok önemli veri elde edilen kazılarda, son olarak Eskişehir’in Seyitgazi ilçesindeki Küllüoba Höyüğü’nde tam 5 bin yıl öncesine ait mayalanmış ve pişirilmiş ekmek kalıntıları bulunmuştu. Ekmek yapımı nesilden nesile aktarılan miras “Gezegeni beslemek ve korumak" misyonuyla faaliyet gösterdiklerini ifade eden Lesaffre Türkiye Genel Müdürü Ünsal Yamaner, Küllüoba projesinin kendileri için yalnızca bir sponsorluk çalışması değil, Anadolu'nun erken dönem yerleşim kültürü ve beslenme alışkanlıklarına ışık tutan eşsiz bir hazine olduğunu belirterek şunları söyledi: “Ekmek yapımı ve fermantasyon, insanlık tarihinin en eski kültürel miraslarından biri. Küllüoba Höyüğü’ndeki kazılarda ortaya çıkan ilk mayalanmış, şekil verilmiş ve pişirilmiş ekmek kalıntılarının ve çıkacak yeni bulguların; ekmek yapımına ve insanlığın beslenme yolculuğuna dair yeni bilgiler sağladığına inanıyorum. Kültürel mirasımızı korumak, sadece geçmişe saygı duymak değil, aynı zamanda geleceğin inovasyonları için bir ilham kaynağı. Bu sebeple böylesi önemli bir çalışmaya katkı sunmak bizim için çok kıymetli. Bu değerli çalışmayı yürüten Prof. Dr. Murat Türkteki ve ekibine, Kültür ve Turizm Bakanlığımıza, ekmeğin üretilmesini sağlayan Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce’ye ve Halk Ekmek A.Ş.’ye ve bu projeye destek veren herkese teşekkürlerimi sunuyorum. Lesaffre Türkiye, Küllüoba kazılarına sağladığı finansal desteğin yanı sıra, kazı alanında güvenli yürüyüş yolları, ziyaretçiler için karşılama ve dinlenme alanları gibi düzenlemelerle ziyaretçi deneyimini de iyileştirmeyi hedefliyor. Ayrıca, bölgenin zengin tarihsel geçmişini yaşatmak amacıyla, yaklaşık 5.000 yıl önce bölgede yetiştiği bilinen buğday çeşitlerinin korunması ve sürdürülebilir kullanımına yönelik çalışmalar da planlanıyor. Bu iş birliği, Lesaffre’nin 170 yılı aşkın süredir taşıdığı fermantasyon mirasını, Anadolu’nun binlerce yıllık ekmek geleneğiyle buluşturarak geçmişten geleceğe uzanan güçlü bir köprü kuruyor. Lesaffre Türkiye hakkında: Lesaffre, 170 yıllık bir aile şirketi ve ekmek mayası sektörünün dünya lideri. Türkiye’de 30 yılı aşkın süredir faaliyette olan Lesaffre; Özmaya, Lesafmaya, Hasmaya, Canmaya markaları ile fırıncıların yıllardır güvenle kullandığı ekmek mayalarını üretiyor. Maya dışında Pulso Ekmek Geliştiricileri, İnventis Blend ve Ekmek Miksleri ile de fırıncıların tüm ekmekçilik ihtiyaçlarına cevap veriyor. Lesaffre Türkiye sadece fırıncılar için değil, evde hamur işi yapmayı sevenler için de ürünler üretiyor. “Yuva” markalı maya, hamur karışımı, ekşi maya çeşitleri ile yıllardır ev hanımlarının mutfaklarında, hamur işi tariflerinde yerini alıyor. Tüm dünyada 75’in üzerinde üretim tesisi olan Lesaffre, Türkiye’de Adana (Ceyhan), Amasya ve Lüleburgaz’daki üretim tesisleri ve 600’ün üzerinde çalışanı ile istihdama katkı sağlıyor. Ayrıca Türkiye’de ürettiği ürünleri 80’den fazla ülkeye ihraç ediyor. Lesaffre Türkiye, yıllardır “Türkiye’nin İlk 500 Sanayi Kuruluşu” ve “TİM Türkiye’nin İlk 1000 İhracatçısı” arasında yer alarak Türkiye ekonomisine de katkı sağlıyor. Dünyadaki her 3 ekmekten biri Lesaffre ürünleri ile üretiliyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.