SON DAKİKA
Hava Durumu

#Arkeoloji

Porsuk Haber Ajansı - Arkeoloji haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Arkeoloji haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Lesaffre Türkiye, Anadolu’nun 5 Bin Yıllık Mirasına Sahip Çıkıyor! Haber

Lesaffre Türkiye, Anadolu’nun 5 Bin Yıllık Mirasına Sahip Çıkıyor!

Eskişehir’in Seyitgazi ilçesindeki Küllüoba Höyüğü’nde yapılan kazılarda, tam 5 bin yıl öncesine ait mayalanmış, şekil verilmiş ve pişirilmiş ekmek kalıntıları bulundu. Ekmeğin insanlık tarihinin en eski ve en temel besin kaynaklarından biri olduğunu kanıtlayan bu eşsiz keşif, 'Küllüoba Ekmeği'ne de ilham kaynağı olurken, önemli bir iş birliğinin de temelini attı. 170 yılı aşkın bilgi birikimiyle maya endüstrisinde global bir referans olan Lesaffre, yaklaşık 30 yıldır devam eden bu önemli kazıya destek oluyor. Dünyadaki her 3 ekmekten birinin üretiminde katkısı bulunan Lesaffre, gezegeni beslemek ve korumak misyonuyla, kültürel mirasa sahip çıkıyor. Lesaffre Türkiye, Kültür ve Turizm Bakanlığının himayesinde, Prof. Dr. Murat Türkteki'nin liderliğinde yürütülen Küllüoba Arkeolojik kazı çalışmalarına destek oluyor. Yaklaşık 30 yıldır devam eden ve bugüne kadar pek çok önemli veri elde edilen kazılarda, son olarak Eskişehir’in Seyitgazi ilçesindeki Küllüoba Höyüğü’nde tam 5 bin yıl öncesine ait mayalanmış ve pişirilmiş ekmek kalıntıları bulunmuştu. Ekmek yapımı nesilden nesile aktarılan miras “Gezegeni beslemek ve korumak" misyonuyla faaliyet gösterdiklerini ifade eden Lesaffre Türkiye Genel Müdürü Ünsal Yamaner, Küllüoba projesinin kendileri için yalnızca bir sponsorluk çalışması değil, Anadolu'nun erken dönem yerleşim kültürü ve beslenme alışkanlıklarına ışık tutan eşsiz bir hazine olduğunu belirterek şunları söyledi: “Ekmek yapımı ve fermantasyon, insanlık tarihinin en eski kültürel miraslarından biri. Küllüoba Höyüğü’ndeki kazılarda ortaya çıkan ilk mayalanmış, şekil verilmiş ve pişirilmiş ekmek kalıntılarının ve çıkacak yeni bulguların; ekmek yapımına ve insanlığın beslenme yolculuğuna dair yeni bilgiler sağladığına inanıyorum. Kültürel mirasımızı korumak, sadece geçmişe saygı duymak değil, aynı zamanda geleceğin inovasyonları için bir ilham kaynağı. Bu sebeple böylesi önemli bir çalışmaya katkı sunmak bizim için çok kıymetli. Bu değerli çalışmayı yürüten Prof. Dr. Murat Türkteki ve ekibine, Kültür ve Turizm Bakanlığımıza, ekmeğin üretilmesini sağlayan Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce’ye ve Halk Ekmek A.Ş.’ye ve bu projeye destek veren herkese teşekkürlerimi sunuyorum. Lesaffre Türkiye, Küllüoba kazılarına sağladığı finansal desteğin yanı sıra, kazı alanında güvenli yürüyüş yolları, ziyaretçiler için karşılama ve dinlenme alanları gibi düzenlemelerle ziyaretçi deneyimini de iyileştirmeyi hedefliyor. Ayrıca, bölgenin zengin tarihsel geçmişini yaşatmak amacıyla, yaklaşık 5.000 yıl önce bölgede yetiştiği bilinen buğday çeşitlerinin korunması ve sürdürülebilir kullanımına yönelik çalışmalar da planlanıyor. Bu iş birliği, Lesaffre’nin 170 yılı aşkın süredir taşıdığı fermantasyon mirasını, Anadolu’nun binlerce yıllık ekmek geleneğiyle buluşturarak geçmişten geleceğe uzanan güçlü bir köprü kuruyor. Lesaffre Türkiye hakkında: Lesaffre, 170 yıllık bir aile şirketi ve ekmek mayası sektörünün dünya lideri. Türkiye’de 30 yılı aşkın süredir faaliyette olan Lesaffre; Özmaya, Lesafmaya, Hasmaya, Canmaya markaları ile fırıncıların yıllardır güvenle kullandığı ekmek mayalarını üretiyor. Maya dışında Pulso Ekmek Geliştiricileri, İnventis Blend ve Ekmek Miksleri ile de fırıncıların tüm ekmekçilik ihtiyaçlarına cevap veriyor. Lesaffre Türkiye sadece fırıncılar için değil, evde hamur işi yapmayı sevenler için de ürünler üretiyor. “Yuva” markalı maya, hamur karışımı, ekşi maya çeşitleri ile yıllardır ev hanımlarının mutfaklarında, hamur işi tariflerinde yerini alıyor. Tüm dünyada 75’in üzerinde üretim tesisi olan Lesaffre, Türkiye’de Adana (Ceyhan), Amasya ve Lüleburgaz’daki üretim tesisleri ve 600’ün üzerinde çalışanı ile istihdama katkı sağlıyor. Ayrıca Türkiye’de ürettiği ürünleri 80’den fazla ülkeye ihraç ediyor. Lesaffre Türkiye, yıllardır “Türkiye’nin İlk 500 Sanayi Kuruluşu” ve “TİM Türkiye’nin İlk 1000 İhracatçısı” arasında yer alarak Türkiye ekonomisine de katkı sağlıyor. Dünyadaki her 3 ekmekten biri Lesaffre ürünleri ile üretiliyor.

Rektör Adıgüzel, Karacahisar Kalesi Kazı Alanını Ziyaret Etti Haber

Rektör Adıgüzel, Karacahisar Kalesi Kazı Alanını Ziyaret Etti

Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, Osmanlı İmparatorluğu’nun kuruluş dönemine ışık tutan önemli arkeolojik alanlardan biri olan Karacahisar Kalesi kazı alanını ziyaret etti. Kazı başkanı Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hasan Yılmazyaşar ve kazı ekibi tarafından kazı evinde karşılanan Rektör Adıgüzel kazı çalışmalarını yerinde inceleyerek arkeolojik kazılar ve eş zamanlı yürütülen projeler ile ilgili bilgi aldı. Kazı başkanı Yılmazyaşar, Karacahisar Kalesi’nde sürdürülen arkeolojik kazıların, yalnızca Eskişehir için değil, aynı zamanda Türk ve dünya tarihi açısından da büyük önem taşıdığını vurguladı. Osmanlı Beyliği’nin ilk fethi ve aynı zamanda ilk hutbenin okunduğu kale olan Karacahisar’da yürütülen kazılarda özellikle 13. ve 14. yüzyıllara ait önemli buluntular gün yüzüne çıkarılıyor. Selçuklu ve Erken Osmanlı’ya dair çok sayıda arkeolojik buluntuya ulaşılan kaledeki kazılar Osmanlı’nın kuruluş sürecine ışık tutuyor. 2024 yılı kazılarında bulunan Orhan Gazi akçelerinin arkeolojik kazılar kapsamında ilk defa Karacahisar Kalesi’nde tespit edildiğini belirten kazı başkanı Yılmazyaşar söz konusu bulgunun son derece önemli ve heyecan verici olduğunu paylaştı. Anadolu Üniversitesinin tüm birimleri ile sadece Karacahisar Kalesi kazısına değil Türkiye’nin farklı yerlerinde bulunan ve Anadolu Üniversitesinin Öğretim Üyeleri tarafından yürütülen tüm kazılara çok önemli destekler verdiğine değinen Yılmazyaşar, Rektör Adıgüzel’e destekleri için teşekkürlerini iletti. Rektör Adıgüzel: “Üniversite olarak tarihî ve kültürel mirasımıza sahip çıkmaya devam edeceğiz” Kazı alanındaki çalışmaları yerinde inceleyen Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, kazı ekibine teşekkür ederek şu değerlendirmelerde bulundu: “Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Anadolu Üniversitesi’nin iş birliğinde, Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi kapsamında 12 ay süreyle kesintisiz sürdürülen çalışmalar hem arkeolojik hem de tarihî açıdan büyük önem taşıyor. Karacahisar Kalesi, Osmanlı’nın kuruluş sürecine tanıklık etmiş, tarihimizin en önemli dönüm noktalarından birine ev sahipliği yapmış bir alan olarak dikkat çekiyor.” Rektör Adıgüzel açıklamasında ayrıca şunları söyledi: “Osman Gazi’nin burada hutbe okutması ve ilk kadı atamasını gerçekleştirmesi, Karacahisar Kalesi’ni yalnızca Eskişehir’in değil, milletimizin ortak hafızasının sembollerinden biri haline getirmiştir. Burada yürütülen çalışmalar, sadece arkeolojik değil; aynı zamanda kültürel mirasımızın korunması ve gelecek kuşaklara aktarılması açısından da son derece değerlidir. Anadolu Üniversitesi olarak, köklerimizi besleyen bu toprakların kültürel mirasını araştırmak ve gelecek kuşaklara aktarmak için çalışmalarımızı aralıksız sürdürüyoruz. Üniversite olarak tarihî ve kültürel mirasımıza sahip çıkmaya devam edeceğiz. Bu kapsamda Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi kapsamında yürütülen Afyon-Emirdağ’da Amorium Antik Kenti, Antalya-Side Antik Kenti, Eskişehir’de Yazılıkaya-Midas Kale ve Şarhöyük kazıları, üniversitemiz öğretim üyelerinin başkanlığında sürdürülmektedir. Üniversitemiz ayrıca, Pessinus Antik Kenti başta olmak üzere birçok arkeolojik kazıya da bilimsel katkılar sağlamaktadır.”

Vali Aksoy Uluslararası Müzeler Günü Kutlama Programına Katıldı Haber

Vali Aksoy Uluslararası Müzeler Günü Kutlama Programına Katıldı

Eskişehir Valisi Hüseyin Aksoy, ETİ Arkeoloji Müzesi’nde düzenlenen Uluslararası Müzeler Günü Kutlama Programına katıldı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşının okunmasıyla başlayan programın açılışında konuşan Vali Aksoy; "Müzeler Haftası münasebetiyle Eskişehir Arkeoloji Müzesi tarafından organize edilen bu anlamlı programda sizlerle birlikte olmaktan büyük memnuniyet duyuyorum. Hepinizi sevgi ve saygıyla selamlıyorum. Müzeler Haftası, arkeolojik değerlerimizin ve müzelerimizde sergilenen eserlerin tanıtılması açısından önemli fırsatlar sunmaktadır. Eskişehir, zengin tarihî mirasıyla birçok arkeolojik kazının yürütüldüğü önemli alanlara sahip bir şehir olarak öne çıkmaktadır. Şu anda beş ayrı arkeolojik alanda kazı çalışmaları devam etmektedir. Kazı başkanlarımızla fırsat buldukça bir araya gelerek çalışmalar hakkında bilgi almak, kültürel mirası koruma noktasında destek sunmak ve ihtiyaç duyulan konuları değerlendirmek amacıyla toplantılar gerçekleştiriyoruz. Kazı başkanlarının kazı evi ihtiyacını karşılamak adına eski okullarımızı restore ederek çalışma imkânı yaratma konusunda önemli mesafeler kaydettik. Amacımız, kültürel değerlerin korunmasını sağlamak ve kültür turizmini ekonomik anlamda daha verimli hale getirmektir. Eskişehir Arkeoloji Müzesi dışında Türkiye’de tematik müzeler açısından öncü şehirlerden biri olarak konumlanmaktadır. Eskişehir’in bu alandaki zenginliğini gelecekte daha fazla geliştirmeyi hedefliyoruz. Cumhuriyet Başsavcılığımız ile birlikte, Yargıtay Başkanlığımızla temaslarımızı sürdürüyoruz. Eskişehir, Cumhuriyet’in ilk yıllarında Yargıtay’ın faaliyet gösterdiği bir şehir olup 1935 yılına kadar burada hizmet vermiştir. Eski Yargıtay binasının bir bölümü şu an Kültür Müdürlüğümüz tarafından kullanılmakta olup, Yargıtay Başkanlığına tahsis süreci tamamlanmıştır. Önümüzdeki süreçte bu binada bir Yargı Müzesi oluşturarak Cumhuriyet döneminde verilen hukuki hizmetleri kamuoyuyla paylaşmayı planlıyoruz. Kazı başkanlarımıza, onlarla birlikte çalışan tüm ekip arkadaşlarına, Müze Müdürlüğü’nün koordinasyonunda yürütülen çalışmalara katkı sunan Kültür ve Turizm Müdürlüğümüze teşekkür ediyorum. Geçtiğimiz yıl gerçekleştirdiğimiz Turizm Çalıştayı ile hedefimiz, kültür turizmini daha ileriye taşımak ve Eskişehir’in turizmden aldığı payı artırmaktır. İlgili kurumlarımızla iş birliği içinde çalışmalarımızı sürdürüyoruz ve sektörün bütün paydaşlarıyla daha iyi noktalara ulaşmak için gayret gösteriyoruz. Turizm ve kültürel miras alanında emeği geçen tüm kişi ve kuruluşlara teşekkür ediyor, Müzeler Haftası’nın kültürel ve turistik gelişime katkı sağlamasını diliyorum. Hepinizi sevgi ve saygıyla selamlıyorum."dedi. Konuşmalardan sonra Doç. Dr. Yusuf Polat, Yazılıkaya/Midas Kale Kazısı Agdistis Kutsal Alanı Organizasyonu üzerine bilgi verirken, Prof. Dr. Murat Türkteki, 5000 yıllık Küllüoba Ekmeği hakkında detaylı bir anlatım gerçekleştirdi. Vali Aksoy emeklerinden dolayı kendilerine teşekkür belgesi takdim etti. Etkinliğin devamında, Vali Hüseyin Aksoy ve protokol üyeleri “Zamanın Mayası!” isimli sergiyi gezdi. Sergide, Küllüoba kazılarında bulunmuş 5000 yıllık ekmek ve müze envanterinde yer alan ekmek temalı eserler ziyaretçilerin ilgisine sunuldu. Program, Türk Halk Müziği dinletisiyle sona erdi.

Gönüllü Gençler Tarihin İzinde Haber

Gönüllü Gençler Tarihin İzinde

Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Gençlik Merkezi tarafından düzenlenen etkinlikte gönüllü gençler, arkeoloji dünyasını heyecanlandıran ve günümüzden 5 bin 200 yıl öncesine dair yaşamın izlerini taşıyan Küllüoba Höyüğü’ndeki kazı çalışmalarını ve buluntuları yerinde gördüler. Eskişehir Büyükşehir Belediyesi ve Halk Ekmek A.Ş.’nin desteklediği Küllüoba Höyüğü kazısı 28. yılına ulaştı. Seyitgazi İlçesi'ne bağlı Yenikent mahallesinin 1300 m güneyinde yer alan ve günümüzden 5 bin 200 yıl öncesi yaşama dair çok önemli buluntulara ulaşılan kazı alanında çalışmalar devam ediyor. Büyükşehir Gençlik Merkezi, yapılan kazı çalışmalarını yerinde görmeleri için “Küllüoba Kazı Deneyimi” etkinliğinde gönüllü gençleri Küllüoba ile buluşturdu. Gençler burada kazı çalışmalarında Eskişehir’in en eski antik şehrinin ‘canlı hafızası’ olan Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Türkteki ile kazı alanında bir araya geldiler. Etkinlikte gençlere Büyükşehir Belediyesi Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanı Hale Kargın ile Kültür ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı Özden Yılmaz da eşlik etti. Gençleri karşılayan Prof. Dr. Türkteki, Küllüoba Höyüğü’nde çalışmalara katılan ekibiyle birlikte tüm ayrıntılar hakkında bilgilendirme yaptı. Türkteki, Küllüoba’daki kazılarda sosyal eşitsizlik ve çatışma, şehirleşme süreci, üretim ve tüketim süreçleri, kuraklıkla mücadele, bitkisel ilaçların kullanımına dair ilgi çekici sonuçların yer aldığını aktardı. Tüm zor koşullara karşın özveri ile çalışan kazı ekibini tanıyan gençler, kazı evinde dönem buluntularının nasıl işlemlerden geçtiğini görerek bütüne dönüştürülen eserleri de incelediler. Düzenlenen teknik gezinin kendileri için çok öğretici ve özel bir deneyim olduğunu ifade eden gençler bu tür etkinliklerin devamını dilediler.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.