SON DAKİKA
Hava Durumu

#Araştırma Komisyonu

Porsuk Haber Ajansı - Araştırma Komisyonu haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Araştırma Komisyonu haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Yapay Zekâda Yarış Veriyle Kazanılacak Haber

Yapay Zekâda Yarış Veriyle Kazanılacak

Anadolu Üniversitesi, 20-21 Nisan tarihlerinde yükseköğretim ve teknoloji dünyasını bir araya getirecek önemli bir organizasyona ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. Anadolu Üniversitesi, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi ve Eskişehir Teknik Üniversitesi iş birliğiyle düzenlenen “Uluslararası Eskişehir Yapay Zekâ Zirvesi”, disiplinler arası etkileşimi güçlendirmeyi ve yapay zekâ ekosistemini ortak bir zeminde buluşturmayı hedefliyor. Anadolu Üniversitesi Yunus Emre Kampüsü’nde gerçekleştirilecek zirvede; yapay zekâ alanındaki güncel gelişmeler, akademik çalışmalar ve uygulama örnekleri farklı paydaşların katılımıyla ele alınacak. Zirve, Eskişehir’i bilim ve teknoloji odağında güçlü bir buluşma noktası haline getirmeyi amaçlarken; akademi, kamu ve özel sektör temsilcilerini aynı platformda bir araya getirecek. Zirve öncesinde Türkiye Büyük Millet Meclisi Yapay Zekâ Araştırma Komisyonu Başkanı, önceki dönem Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı ve Eskişehir Milletvekili Fatih Dönmez, Türkiye’nin yapay zekâ alanındaki vizyonuna, komisyon çalışmalarına ve Eskişehir’in potansiyeline ilişkin değerlendirmelerde bulundu. “Türkiye yapay zekâda önemli bir ivme yakaladı” Türkiye’nin yapay zekâ alanındaki gelişimini değerlendiren Dönmez, son yıllarda dikkat çekici bir ilerleme kaydedildiğini belirterek şu ifadeleri kullandı: “Türkiye’nin yapay zekâ alanındaki gelişimini son yıllarda önemli bir ivme kazanmış bir süreç olarak değerlendiriyorum. Hem kamu tarafında geliştirilen stratejik belgeler hem de özel sektör ve üniversitelerde yürütülen çalışmalar, bu alanda daha sistematik ve bütüncül bir yaklaşımın oluştuğunu göstermektedir. Özellikle insan kaynağının geliştirilmesi, araştırma merkezlerinin sayısındaki artış ve girişimcilik ekosisteminin güçlenmesi, bu vizyonun somut göstergeleri arasında yer almaktadır.” Yapay zekânın yalnızca teknolojik bir dönüşüm alanı olmadığını vurgulayan Dönmez, küresel rekabet açısından stratejik bir başlık olduğuna dikkat çekti: “Yapay zekâ, yalnızca teknolojik bir dönüşüm alanı değil; aynı zamanda ekonomik rekabet gücünü, kamu hizmetlerinin etkinliğini ve toplumsal dönüşümü doğrudan etkileyen stratejik bir başlıktır. Türkiye’nin bu alanda ortaya koyduğu vizyonu, sadece takip eden değil, belirli alanlarda yön belirleyen ve değer üreten bir konuma ulaşma hedefi üzerinden okumak gerekir.” “Veri altyapısı ve insan kaynağı kritik önemde” Küresel rekabette Türkiye’nin avantajlarına da değinen Dönmez, bu avantajların sürdürülebilirliği için atılması gereken adımlara işaret etti: “Küresel rekabet açısından bakıldığında, güçlü olduğumuz sektörlerde yapay zekâ uygulamalarını hızla entegre edebilme kapasitemiz önemli bir avantajdır. Ancak bu avantajı sürdürülebilir kılmak için veri altyapısının güçlendirilmesi, nitelikli insan kaynağının artırılması ve Ar-Ge yatırımlarının uzun vadeli bir perspektifle desteklenmesi gerekmektedir.” Komisyonun öncelikleri: Altyapı, eğitim ve etik çerçeve TBMM bünyesinde yürütülen Yapay Zekâ Araştırma Komisyonu çalışmalarına ilişkin bilgi veren Dönmez, komisyonun çok boyutlu bir çerçevede çalıştığını belirtti: “Komisyon olarak Türkiye’nin bu alandaki mevcut durumunu bütüncül şekilde değerlendirmek, ihtiyaçları tespit etmek ve geleceğe dönük politika önerileri geliştirmek amacıyla çalışmalar yürüttük. Bu süreçte yapay zekâ altyapısı ve veri ekosistemi, insan kaynağı, etik ve hukuk ile kamu uygulamaları öne çıkan temel başlıklar oldu.” Dönmez, özellikle veri güvenliği ve etik konularına dikkat çekerek şunları söyledi: “Yapay zekânın getirdiği fırsatların yanı sıra risklerin de bulunduğu açık. Veri güvenliği, mahremiyet, algoritmik şeffaflık ve deepfake gibi alanlarda düzenleyici bir çerçevenin oluşturulması büyük önem taşıyor.” “Zirveler politika üretim süreçlerini besliyor” Uluslararası Eskişehir Yapay Zekâ Zirvesi gibi organizasyonların önemine değinen Dönmez, bu tür etkinliklerin çok paydaşlı yapısıyla öne çıktığını ifade etti: “Bu tür organizasyonları, yürüttüğümüz çalışmaların sahaya yansımasını görmemiz ve geliştirilen politika önerilerinin farklı paydaşlar nezdinde nasıl karşılık bulduğunu test etmemiz açısından son derece kıymetli platformlar olarak değerlendiriyoruz. Bu etkinlikler, yalnızca akademik sunumların yapıldığı toplantılar değil; üniversiteleri, kamu kurumlarını, özel sektörü ve öğrencileri aynı zeminde buluşturan etkileşim alanlarıdır. Bu yönüyle politika üretim süreçlerinin daha açık ve dinamik hale gelmesine katkı sağlar.” “Üç üniversitenin ortaklığı önemli bir güç” Zirvenin üç üniversitenin iş birliğiyle düzenlenmesine de dikkat çeken Dönmez, bu birlikteliğin önemli bir kazanım olduğunu vurguladı: “Eskişehir’in üç güçlü yükseköğretim kurumunun aynı hedef doğrultusunda bir araya gelmesi hem akademik iş birliği kültürünü hem de bilgi üretiminde ortak akıl anlayışını güçlendirmektedir. Bu tür etkinlikler, komisyon çalışmalarında ortaya konan yaklaşımın sahadaki karşılığını görmemize de imkân tanıyor.” “Eskişehir belirli alanlara odaklanmalı” Eskişehir’in yapay zekâ alanında merkez olma potansiyeline de değinen Dönmez, odaklanma vurgusu yaptı: “Eskişehir’in yapay zekâ alanında güçlü bir merkez haline gelebilmesi için en kritik nokta, kaynakları çok geniş alanlara yaymak yerine belirli stratejik alanlara odaklanmaktır. Doğru olan, belirli alanlarda derinleşmek ve bu alanlarda uzmanlaşarak bir marka değeri oluşturmaktır.” Şehrin potansiyeline işaret eden Dönmez, sözlerini şöyle sürdürdü: “Özellikle havacılık, raylı sistemler ve akıllı üretim gibi alanlar, Eskişehir’in mevcut sanayi ve akademik altyapısıyla örtüşmektedir. Üniversitelerin bu alanlarda ihtisaslaşması ve devletin hedefli teşvikler sunması önemli bir kaldıraç etkisi oluşturacaktır. Bunun yanında üretilen bilginin ticarileştirilmesi, girişimcilik ekosisteminin desteklenmesi ve nitelikli insan kaynağının artırılması da sürecin vazgeçilmez unsurlarıdır.” Zirve hakkında detaylı bilgi eskisehiryzzirvesi.org adresinde Zirve hakkında detaylı bilgi eskisehiryzzirvesi.org adresinde 20-21 Nisan tarihlerinde Anadolu Üniversitesi Öğrenci Merkezi Yunus Emre Salonu’nda gerçekleştirilecek olan zirve; kamu temsilcileri, teknoloji liderleri, akademisyenler ve öğrencileri bir araya getirecek. Program kapsamında üç ana panel, uluslararası sunumlar ve katılımcılar arasında etkileşimi artırmaya yönelik networking alanları yer alacak. Detaylı bilgiye ise eskisehiryzzirvesi.org adresinden ulaşılabilecek.

TBMM'de Yıllara Yayılan İstismar İddiaları Örtbas Edilemez! Haber

TBMM'de Yıllara Yayılan İstismar İddiaları Örtbas Edilemez!

CHP Bartın Milletvekili Av. Aysu Bankoğlu, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde stajyer kız çocuklarına yönelik cinsel istismar ve taciz iddialarının ortaya çıkmasının ardından Meclis Başkanlığı’na araştırma komisyonu için başvurdu. Meclis çatısı altında uzun yıllara yayıldığı iddia edilen vakaların “asla sıradanlaştırılamayacağını” belirten Bankoğlu, TBMM Genel Sekreterliği’nin açıklamalarıyla da doğrulanan gelişmelerin “kurumsal bir çürümenin” işaretçisi olduğunu vurgulayarak “Bu iddialar birkaç kişinin suçu değildir; denetim eksikliklerinin, ihmallerin ve kimi yöneticilerin olayların üzerini kapattığına dair ciddi kuşkuların sonucudur.” dedi. “Yıllar öncesine uzanan sistematik istismar iddiaları var” Bankoğlu, TBMM’de görevli bazı personelin 18 yaş altı meslek lisesi öğrencisi stajyer kız çocuklarına yönelik eylemlerinin sistematik olduğuna dair güçlü iddiaların bulunduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı: “Basına yansıdığı kadarıyla kimi vakalar yedi yıl öncesine dayanıyor. Bazı çocuklar tehdit edildiği için şikâyetlerini geri çekmiş. Bu, bireysel bir suç değil; kurum içi bir zafiyet ve ihmaller zinciridir.” 04 Aralık 2025’te Ankara Emniyeti’ne başvuran D.K. isimli stajyerin şikâyeti üzerine başlatılan soruşturmada, TBMM personeli H.İ.G.’in tutuklanmasını hatırlatan Bankoğlu, “13 yıldır Meclis’te çalışan bir kişinin bu kadar uzun süre nasıl denetimsiz bırakıldığını sorgulamak zorundayız.” dedi. “Stajyerleri sosyal medya üzerinden ağına düşüren personel var” TBMM Genel Sekreterliği’nin 11 Aralık’ta yayımladığı açıklamada en az üç stajyerin daha benzer şikayetlerde bulunduğunun belirtilmesini “skandalın resmen doğrulanması” olarak nitelendiren Bankoğlu, idari soruşturmada devlet memurluğundan çıkarma tekliflerinin bile gündeme gelmesinin vahameti gözler önüne serdiğini söyledi. 2018’deki önergenin reddi yeniden gündemde Bankoğlu, 2018’de de benzer iddiaların gündeme geldiğini ancak dönemin CHP’li milletvekilinin verdiği araştırma önergesinin reddedildiğini hatırlatarak “O önerge kabul edilseydi bugün bu çocuklar belki de bu travmaları yaşamayacaktı.” dedi. “Hamile kalan stajyer iddiası buzdağının görünen yüzü” Şubat 2025’te istismar sonrası hamile kalan bir stajyerle ilgili haberleri hatırlatan Bankoğlu, ayrıca bazı mağdurların kurum müdürleri tarafından, “Kimseye söylemeyeceksiniz, annenize babanıza bile” şeklinde uyarıldığını öne sürmesini “örtbas girişimi” olarak değerlendirdi: “Bu, sadece suçun değil, suçun gizlenmesinin de kurumsal hale geldiğini düşündürüyor. Bu kabul edilemez.” dedi. “Araştırma Komisyonu kurulması demokrasi ve hukuk devleti için zorunluluktur” Bankoğlu, CHP grubu olarak Meclis İç tüzüğünün 104 ve 105’inci maddelerine dayanarak Meclis Araştırması açılması için önerge verdiklerini belirtti ve çağrısını yineledi: “TBMM, çocukların ve genç kadınların güvende olması gereken bir kurumdur. Bu iddiaların kök nedenleri ortaya çıkarılmalı, sorumlular yargıya hesap vermeli, benzer olayların tekrar etmemesi için köklü bir reform yapılmalıdır. Meclis, bu utanç tablosunun üstünü örtemez.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.