SON DAKİKA
Hava Durumu

#Araştırma Komisyonu

Porsuk Haber Ajansı - Araştırma Komisyonu haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Araştırma Komisyonu haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Yeni Partili Çakırözer’in TBMM’deki İlk Önergesi Gazeteciler İçin Haber

Yeni Partili Çakırözer’in TBMM’deki İlk Önergesi Gazeteciler İçin

Yeni Parti Genel Başkan Yardımcısı Utku Çakırözer, Meclis’te partisinin ilk önergesini gazeteciler için verdi. İfade ve basın özgürlüğü alanında yaşanan ihlallerin araştırılması ve gazetecilerin mesleklerini yapabilmesinin önündeki engellerin kaldırılması için Meclis’te bir araştırma komisyonu kurulmasını isteyen Çakırözer, “Türkiye basın özgürlüğü sıralamasında 180 ülke arasında 163’üncü sırada. 7 ayda gazeteciler en az 350 kez hakim karşısına çıktı. 50 gazeteci gözaltına alındı. 15 gazeteci aylarca tutuklu kaldı. İfade ve basın özgürlüğü demokrasilerin olmazsa olmazıdır. Gelin Meclis’te bir komisyon kuralım, gazetecilerin mesleklerini özgürce yapabilmesinin, halkın haber alma hakkının önünü açalım” dedi. Önerge AKP ve MHP oylarıyla reddedilirken, Çakırözer, “Biz Yeni Parti olarak baskılarınıza, sansürünüze ve yasaklamalarınıza asla boyun eğmeyeceğiz. Milletimizle halkın iktidarını kuracak, demokrasi ve hukuk devletinin olmazsa olmazı basın ve ifade özgürlüğünü tam güvence altına alacağız” diye konuştu. 7 AYLIK İHLAL BİLANÇOSU: GAZETECİLER 350 KEZ YARGILANDI Yeni Parti Genel Başkan Yardımcısı, Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer partisinin TBMM’deki ilk önergesini gazeteciler ve basın özgürlüğü için verdi. İfade ve basın özgürlüğü alında yaşanan ihlallerin ortadan kaldırılması ile halkın haber alma hakkının korunması için Meclis’te bir araştırma komisyonu kurulmasını isteyen Çakırözer’in önergesi, AKP ve MHP oylarıyla reddedildi. Meclis’teki konuşmasında Türkiye’de basın özgürlüğü alanında yaşanan ihlal bilançosunu açıklayan Çakırözer, Türkiye’nin dünyadaki basın özgürlüğü sıralamasına dikkat çekerek şunları söyledi: “AKP'nin ifade ve basın özgürlüğünü abluka altına alan baskı, sansür, engelleme girişimleri maalesef artarak devam etmekte. Türkiye 2026 yılı itibarıyla dünya basın özgürlüğü sıralamasında 180 ülke arasında 163'üncü sıraya geriledi çünkü haberi, yazısı, paylaşımı nedeniyle gazeteciler soruşturma, gözaltı ve tutuklamalarla karşı karşıya. Temmuz ayının üçte biri adli tatildi ama o ayda bile gazeteciler en az 40 kez hâkim karşısına çıktı! 8 gazeteci gözaltına alındı, 2 gazeteci tutuklandı. Yılın başından bu yana yedi aylık süreçte 350 kez hakim karşısına çıktı gazeteciler haberini, yazısını savunmak için. En az 50 gazeteci gözaltına alındı. İsmail Arı, Alican Uludağ, Nedim Oruç, Pınar Gayıp, Yıldız Tar, Sibel Gürcihan'ın da aralarında olduğu 15 gazeteci aylarca tutuklu kaldı. Merdan Yanardağ, uydurma casusluk davanızdan tam iki yüz seksen beş gündür, otuz beş yıllık gazeteci Ali Çağatay tweet attı diye bir buçuk aydır özgürlüklerinden, sevdiklerinden mahrum, zindandalar.” “GAZETECİLER ZİNDANDAYKEN TARİHİ SÜRECİ KİM YAZACAK” “Bir yandan terörü bitireceğiz, toplumsal barışı sağlayacağız diyoruz! Peki ama bu tarihi süreci kim yazacak, kim anlatacak?” diye soran Çakırözer, “Meclisimiz tarihî günlere tanıklık ediyor. Peki ama bu tarihî süreci kim yazacak, kim anlatacak? Gazetecileri cezaevine koyarak, haberlerini sansürleyerek, siteleri karartarak mı yapacaksınız? Gazeteciler emekli eyleminde, madenci direnişinde, 19 Mart darbesinde, 1 Mayıs, 8 Mart, NATO protestolarında meydanlardan haber yapacak ama engelleniyor. Tutuklu meslektaşına destek için yürümesine dahi abluka konuyor. Dünyanın öbür ucundan gelen gazeteci Ankara'da zirve izliyor ama kendi gazetecimize yasaklanıyor. Siteler, sosyal medya hesapları kapatılıyor. Yetmiyor, hepsi bir de zindana tıkılıyor. Silivri'de ve diğer adliyelerde habercilere mahkeme salonları yasaklanıyor. Davaları anbean aktaran gazeteciler gerekçesiz gözaltına alınıyor.” “1,5 MİLYON WEB SİTESİ VE ALAN ADI ERİŞİME ENGELLİ” Haber, sosyal medya ve sitelere getirilen erişim engellerine de dikkat çeken Çakırözer, ülkenin toplumsal hafızasının erişim engelleriyle sistematik bir biçimde silindiğini, karartıldığını söyledi. Çakırözer şöyle konuştu: “Tam beş yüz günü aşkın süredir haksız, hukuksuz tutuklu İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanımız, 15,5 milyon yurttaşın Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu'nun savunmasına, sesine, afişine ve hatta adına bile tahammül edemeyenler, şimdi de onu dijital darbe yöntemleriyle susturmaya çalışıyor. Tam 11 kez hesaplarını engellediniz. Bu karartma sadece İmamoğlu'nun sesini kısmak değil, milletimizin haber alma, siyasal bilgiye erişim ve demokratik tercih oluşturma hakkını da yok etme girişimidir. İfade Özgürlüğü Derneğinin rakamları ortada: 2025 sonu itibarıyla Türkiye'den erişime engellenen web sitesi ve alan adı sayısı 1,5 milyonu aşmış durumda. Sayenizde erişim engelleri sistematik ve kalıcı bir dijital sıkıyönetim rejimine dönüşmüş durumda.” “BUGÜNÜN TARİHİNİ YAZACAK ARŞİVLER YOK EDİLİYOR” “Vatandaşın sesini duyurduğu neredeyse her kitlesel olayda X, YouTube, Instagram ve WhatsApp gibi platformlara bant daraltmak rutine binmiş. Oysa Anayasa Mahkemesi keyfî erişim engellemenizi, haber karartmanızı hukuksuz bulmuştu. Peki, siz ne yaptınız? Bu ayıbı ortadan kaldırmak yerine ‘millî güvenlik’ ve ‘kamu düzeni’ kılıfıyla bu dijital sansürü misliyle sürdürüyorsunuz. Siyasetçi görüş veriyor, gazeteci haberini paylaşıyor, yurttaş yorumunu yapıyor, hepsine anında karartma, anında sansür. Bugünlerin tarihini yazacak olan arşivler yok edilmektedir.” “KOMİSYON KURULSUN, TAHRİBAT ORTAYA ÇIKARILSIN!” Basın özgürlüğü, halkın haber alma hakkı ve erişim engelleri için Meclis’te araştırma komisyonu kurulmasını isteyen Çakırözer, “Biz bu nedenle bu önergeyle diyoruz ki: Gelin, bir Meclis araştırma komisyonu kurulsun ve bu dijital sıkıyönetimin tahribatı bütün boyutlarıyla ortaya çıkarılsın. Bilgiye erişim hakkı aktif yurttaşlığın ve demokratik denetimin temelidir. Demokrasi, bilgiye özgür ve güvenilir erişim olmadan yaşayamaz. Biz Yeni Parti olarak baskılarınıza, sansürünüze ve yasaklamalarınıza asla boyun eğmeyeceğiz. Milletimizle halkın iktidarını kuracak, demokrasi ve hukuk devletinin olmazsa olmazı basın ve ifade özgürlüğünü tam güvence altına alacağız” dedi.

Milletvekili Dönmez’e Fahri Doktora Ünvanı Haber

Milletvekili Dönmez’e Fahri Doktora Ünvanı

AK Parti Eskişehir Milletvekili ve TBMM Yapay Zekâ Araştırma Komisyonu Başkanı Fatih Dönmez’e Düzce Üniversitesi'nden Fahri Doktora Ünvanı verildi. Düzce Üniversitesi Senatosu tarafından, enerji alanında Türkiye’nin tam bağımsızlık hedeflerine ve yapay zekâ odaklı teknolojik dönüşüm vizyonuna sunduğu katkılar dolayısıyla AK Parti Eskişehir Milletvekili ve TBMM Yapay Zekâ Araştırma Komisyonu Başkanı Fatih Dönmez’e Fahri Doktora unvanı takdim edildi. Düzce Üniversitesi’nde düzenlenen törende, akademik camianın, öğrencilerin ve davetlilerin yoğun katılımıyla fahri doktora beratı takdim edilirken, programda Türkiye’nin enerji, teknoloji ve yapay zekâ alanındaki stratejik hedeflerine yönelik değerlendirmelerde bulunuldu. Törende konuşan Fatih Dönmez, kendisine layık görülen bu anlamlı unvanın büyük bir gurur ve mutluluk vesilesi olduğunu belirterek, başta Düzce Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nedim Sözbir olmak üzere senato üyelerine, akademisyenlere ve öğrencilere teşekkür etti. Ayrıca Törende; Düzce Milletvekilleri Ayşe Keşir, Ercan Öztürk, Ankara Milletvekili Jülide Sarıeroğlu, Şanlıurfa Milletvekili Abdulkadir Emin Önen ve Düzce Belediye Başkanı Dr. Faruk Özlü törende Fatih Dönmez’in mutluluğuna ortak oldu. Dönmez, Türkiye’nin enerjide tam bağımsızlık hedefi doğrultusunda yürütülen çalışmalar ile yapay zekâ ve ileri teknoloji alanındaki kalkınma hamlelerine bilimin rehberliğinde katkı sunmaya devam edeceklerini ifade etti. Program, fahri doktora unvanının takdimi ve günün anısına çekilen hatıra fotoğraflarıyla sona erdi.

Milletvekili Dönmez Kocaeli'de "Yapay Zeka Etki Çalıştayı"na Katıldı Haber

Milletvekili Dönmez Kocaeli'de "Yapay Zeka Etki Çalıştayı"na Katıldı

TBMM Yapay Zekâ Araştırma Komisyonu Başkanı ve AK Parti Eskişehir Milletvekili Fatih Dönmez, Kocaeli Üniversitesi ev sahipliğinde Kocaeli Sanayi Odası’nda düzenlenen “Yapay Zekâ Etki Çalıştayı”na katıldı. Kocaeli’ndeki üniversiteler, akademisyenler, sanayi temsilcileri ve öğrencilerin yoğun katılımıyla gerçekleştirilen çalıştayda konuşan Dönmez, yapay zekânın artık yalnızca teknolojik bir gelişme değil; ekonomik, stratejik ve toplumsal dönüşümün temel unsurlarından biri haline geldiğini söyledi. Türkiye’nin yapay zekâ alanında “teknolojiyi kullanan değil, geliştiren ve yön veren ülkeler arasında yer alması gerektiğini” vurgulayan Dönmez, TBMM’de kurulan Yapay Zekâ Araştırma Komisyonu’nun yaklaşık bir yıllık çalışmasının ardından hazırlanan kapsamlı raporda; veri altyapısı, insan kaynağı, yerli yapay zekâ ekosistemi ve dijital egemenlik başlıklarında önemli önerilerin ortaya konulduğunu ifade etti. Yapay zekâ yarışında geri kalmanın ekonomik ve jeopolitik bağımlılık riskini artıracağına dikkat çeken Dönmez, “Türkiye’nin kendi algoritmalarını geliştiren, kendi verisini yöneten ve kendi dijital altyapısını kurabilen bir ülke olması stratejik bir zorunluluktur” dedi. Konuşmasında gençlere de seslenen Dönmez, Türkiye’nin güçlü ve dinamik insan kaynağıyla büyük bir potansiyele sahip olduğunu belirterek, gençlerin yalnızca teknoloji kullanan değil; kod yazan, model geliştiren ve geleceği şekillendiren bir nesil olduğunu söyledi. Dönmez ayrıca yapay zekâ alanında etik, veri güvenliği, algoritmik şeffaflık ve deepfake gibi risklerin önemine değinerek; insan odaklı, güvenilir ve denetlenebilir yapay zekâ sistemlerinin geliştirilmesi gerektiğini ifade etti. Çalıştay, öğleden sonra gerçekleştirilen disiplinler arası yuvarlak masa toplantılarıyla devam etti.

Yapay Zekâda Yarış Veriyle Kazanılacak Haber

Yapay Zekâda Yarış Veriyle Kazanılacak

Anadolu Üniversitesi, 20-21 Nisan tarihlerinde yükseköğretim ve teknoloji dünyasını bir araya getirecek önemli bir organizasyona ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. Anadolu Üniversitesi, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi ve Eskişehir Teknik Üniversitesi iş birliğiyle düzenlenen “Uluslararası Eskişehir Yapay Zekâ Zirvesi”, disiplinler arası etkileşimi güçlendirmeyi ve yapay zekâ ekosistemini ortak bir zeminde buluşturmayı hedefliyor. Anadolu Üniversitesi Yunus Emre Kampüsü’nde gerçekleştirilecek zirvede; yapay zekâ alanındaki güncel gelişmeler, akademik çalışmalar ve uygulama örnekleri farklı paydaşların katılımıyla ele alınacak. Zirve, Eskişehir’i bilim ve teknoloji odağında güçlü bir buluşma noktası haline getirmeyi amaçlarken; akademi, kamu ve özel sektör temsilcilerini aynı platformda bir araya getirecek. Zirve öncesinde Türkiye Büyük Millet Meclisi Yapay Zekâ Araştırma Komisyonu Başkanı, önceki dönem Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı ve Eskişehir Milletvekili Fatih Dönmez, Türkiye’nin yapay zekâ alanındaki vizyonuna, komisyon çalışmalarına ve Eskişehir’in potansiyeline ilişkin değerlendirmelerde bulundu. “Türkiye yapay zekâda önemli bir ivme yakaladı” Türkiye’nin yapay zekâ alanındaki gelişimini değerlendiren Dönmez, son yıllarda dikkat çekici bir ilerleme kaydedildiğini belirterek şu ifadeleri kullandı: “Türkiye’nin yapay zekâ alanındaki gelişimini son yıllarda önemli bir ivme kazanmış bir süreç olarak değerlendiriyorum. Hem kamu tarafında geliştirilen stratejik belgeler hem de özel sektör ve üniversitelerde yürütülen çalışmalar, bu alanda daha sistematik ve bütüncül bir yaklaşımın oluştuğunu göstermektedir. Özellikle insan kaynağının geliştirilmesi, araştırma merkezlerinin sayısındaki artış ve girişimcilik ekosisteminin güçlenmesi, bu vizyonun somut göstergeleri arasında yer almaktadır.” Yapay zekânın yalnızca teknolojik bir dönüşüm alanı olmadığını vurgulayan Dönmez, küresel rekabet açısından stratejik bir başlık olduğuna dikkat çekti: “Yapay zekâ, yalnızca teknolojik bir dönüşüm alanı değil; aynı zamanda ekonomik rekabet gücünü, kamu hizmetlerinin etkinliğini ve toplumsal dönüşümü doğrudan etkileyen stratejik bir başlıktır. Türkiye’nin bu alanda ortaya koyduğu vizyonu, sadece takip eden değil, belirli alanlarda yön belirleyen ve değer üreten bir konuma ulaşma hedefi üzerinden okumak gerekir.” “Veri altyapısı ve insan kaynağı kritik önemde” Küresel rekabette Türkiye’nin avantajlarına da değinen Dönmez, bu avantajların sürdürülebilirliği için atılması gereken adımlara işaret etti: “Küresel rekabet açısından bakıldığında, güçlü olduğumuz sektörlerde yapay zekâ uygulamalarını hızla entegre edebilme kapasitemiz önemli bir avantajdır. Ancak bu avantajı sürdürülebilir kılmak için veri altyapısının güçlendirilmesi, nitelikli insan kaynağının artırılması ve Ar-Ge yatırımlarının uzun vadeli bir perspektifle desteklenmesi gerekmektedir.” Komisyonun öncelikleri: Altyapı, eğitim ve etik çerçeve TBMM bünyesinde yürütülen Yapay Zekâ Araştırma Komisyonu çalışmalarına ilişkin bilgi veren Dönmez, komisyonun çok boyutlu bir çerçevede çalıştığını belirtti: “Komisyon olarak Türkiye’nin bu alandaki mevcut durumunu bütüncül şekilde değerlendirmek, ihtiyaçları tespit etmek ve geleceğe dönük politika önerileri geliştirmek amacıyla çalışmalar yürüttük. Bu süreçte yapay zekâ altyapısı ve veri ekosistemi, insan kaynağı, etik ve hukuk ile kamu uygulamaları öne çıkan temel başlıklar oldu.” Dönmez, özellikle veri güvenliği ve etik konularına dikkat çekerek şunları söyledi: “Yapay zekânın getirdiği fırsatların yanı sıra risklerin de bulunduğu açık. Veri güvenliği, mahremiyet, algoritmik şeffaflık ve deepfake gibi alanlarda düzenleyici bir çerçevenin oluşturulması büyük önem taşıyor.” “Zirveler politika üretim süreçlerini besliyor” Uluslararası Eskişehir Yapay Zekâ Zirvesi gibi organizasyonların önemine değinen Dönmez, bu tür etkinliklerin çok paydaşlı yapısıyla öne çıktığını ifade etti: “Bu tür organizasyonları, yürüttüğümüz çalışmaların sahaya yansımasını görmemiz ve geliştirilen politika önerilerinin farklı paydaşlar nezdinde nasıl karşılık bulduğunu test etmemiz açısından son derece kıymetli platformlar olarak değerlendiriyoruz. Bu etkinlikler, yalnızca akademik sunumların yapıldığı toplantılar değil; üniversiteleri, kamu kurumlarını, özel sektörü ve öğrencileri aynı zeminde buluşturan etkileşim alanlarıdır. Bu yönüyle politika üretim süreçlerinin daha açık ve dinamik hale gelmesine katkı sağlar.” “Üç üniversitenin ortaklığı önemli bir güç” Zirvenin üç üniversitenin iş birliğiyle düzenlenmesine de dikkat çeken Dönmez, bu birlikteliğin önemli bir kazanım olduğunu vurguladı: “Eskişehir’in üç güçlü yükseköğretim kurumunun aynı hedef doğrultusunda bir araya gelmesi hem akademik iş birliği kültürünü hem de bilgi üretiminde ortak akıl anlayışını güçlendirmektedir. Bu tür etkinlikler, komisyon çalışmalarında ortaya konan yaklaşımın sahadaki karşılığını görmemize de imkân tanıyor.” “Eskişehir belirli alanlara odaklanmalı” Eskişehir’in yapay zekâ alanında merkez olma potansiyeline de değinen Dönmez, odaklanma vurgusu yaptı: “Eskişehir’in yapay zekâ alanında güçlü bir merkez haline gelebilmesi için en kritik nokta, kaynakları çok geniş alanlara yaymak yerine belirli stratejik alanlara odaklanmaktır. Doğru olan, belirli alanlarda derinleşmek ve bu alanlarda uzmanlaşarak bir marka değeri oluşturmaktır.” Şehrin potansiyeline işaret eden Dönmez, sözlerini şöyle sürdürdü: “Özellikle havacılık, raylı sistemler ve akıllı üretim gibi alanlar, Eskişehir’in mevcut sanayi ve akademik altyapısıyla örtüşmektedir. Üniversitelerin bu alanlarda ihtisaslaşması ve devletin hedefli teşvikler sunması önemli bir kaldıraç etkisi oluşturacaktır. Bunun yanında üretilen bilginin ticarileştirilmesi, girişimcilik ekosisteminin desteklenmesi ve nitelikli insan kaynağının artırılması da sürecin vazgeçilmez unsurlarıdır.” Zirve hakkında detaylı bilgi eskisehiryzzirvesi.org adresinde Zirve hakkında detaylı bilgi eskisehiryzzirvesi.org adresinde 20-21 Nisan tarihlerinde Anadolu Üniversitesi Öğrenci Merkezi Yunus Emre Salonu’nda gerçekleştirilecek olan zirve; kamu temsilcileri, teknoloji liderleri, akademisyenler ve öğrencileri bir araya getirecek. Program kapsamında üç ana panel, uluslararası sunumlar ve katılımcılar arasında etkileşimi artırmaya yönelik networking alanları yer alacak. Detaylı bilgiye ise eskisehiryzzirvesi.org adresinden ulaşılabilecek.

TBMM'de Yıllara Yayılan İstismar İddiaları Örtbas Edilemez! Haber

TBMM'de Yıllara Yayılan İstismar İddiaları Örtbas Edilemez!

CHP Bartın Milletvekili Av. Aysu Bankoğlu, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde stajyer kız çocuklarına yönelik cinsel istismar ve taciz iddialarının ortaya çıkmasının ardından Meclis Başkanlığı’na araştırma komisyonu için başvurdu. Meclis çatısı altında uzun yıllara yayıldığı iddia edilen vakaların “asla sıradanlaştırılamayacağını” belirten Bankoğlu, TBMM Genel Sekreterliği’nin açıklamalarıyla da doğrulanan gelişmelerin “kurumsal bir çürümenin” işaretçisi olduğunu vurgulayarak “Bu iddialar birkaç kişinin suçu değildir; denetim eksikliklerinin, ihmallerin ve kimi yöneticilerin olayların üzerini kapattığına dair ciddi kuşkuların sonucudur.” dedi. “Yıllar öncesine uzanan sistematik istismar iddiaları var” Bankoğlu, TBMM’de görevli bazı personelin 18 yaş altı meslek lisesi öğrencisi stajyer kız çocuklarına yönelik eylemlerinin sistematik olduğuna dair güçlü iddiaların bulunduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı: “Basına yansıdığı kadarıyla kimi vakalar yedi yıl öncesine dayanıyor. Bazı çocuklar tehdit edildiği için şikâyetlerini geri çekmiş. Bu, bireysel bir suç değil; kurum içi bir zafiyet ve ihmaller zinciridir.” 04 Aralık 2025’te Ankara Emniyeti’ne başvuran D.K. isimli stajyerin şikâyeti üzerine başlatılan soruşturmada, TBMM personeli H.İ.G.’in tutuklanmasını hatırlatan Bankoğlu, “13 yıldır Meclis’te çalışan bir kişinin bu kadar uzun süre nasıl denetimsiz bırakıldığını sorgulamak zorundayız.” dedi. “Stajyerleri sosyal medya üzerinden ağına düşüren personel var” TBMM Genel Sekreterliği’nin 11 Aralık’ta yayımladığı açıklamada en az üç stajyerin daha benzer şikayetlerde bulunduğunun belirtilmesini “skandalın resmen doğrulanması” olarak nitelendiren Bankoğlu, idari soruşturmada devlet memurluğundan çıkarma tekliflerinin bile gündeme gelmesinin vahameti gözler önüne serdiğini söyledi. 2018’deki önergenin reddi yeniden gündemde Bankoğlu, 2018’de de benzer iddiaların gündeme geldiğini ancak dönemin CHP’li milletvekilinin verdiği araştırma önergesinin reddedildiğini hatırlatarak “O önerge kabul edilseydi bugün bu çocuklar belki de bu travmaları yaşamayacaktı.” dedi. “Hamile kalan stajyer iddiası buzdağının görünen yüzü” Şubat 2025’te istismar sonrası hamile kalan bir stajyerle ilgili haberleri hatırlatan Bankoğlu, ayrıca bazı mağdurların kurum müdürleri tarafından, “Kimseye söylemeyeceksiniz, annenize babanıza bile” şeklinde uyarıldığını öne sürmesini “örtbas girişimi” olarak değerlendirdi: “Bu, sadece suçun değil, suçun gizlenmesinin de kurumsal hale geldiğini düşündürüyor. Bu kabul edilemez.” dedi. “Araştırma Komisyonu kurulması demokrasi ve hukuk devleti için zorunluluktur” Bankoğlu, CHP grubu olarak Meclis İç tüzüğünün 104 ve 105’inci maddelerine dayanarak Meclis Araştırması açılması için önerge verdiklerini belirtti ve çağrısını yineledi: “TBMM, çocukların ve genç kadınların güvende olması gereken bir kurumdur. Bu iddiaların kök nedenleri ortaya çıkarılmalı, sorumlular yargıya hesap vermeli, benzer olayların tekrar etmemesi için köklü bir reform yapılmalıdır. Meclis, bu utanç tablosunun üstünü örtemez.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.