SON DAKİKA
Hava Durumu

#Anahtar Parti

Porsuk Haber Ajansı - Anahtar Parti haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Anahtar Parti haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İl Başkanı Ölce: "Eskişehir Havacılık Alanında Öncü Şehirlerdendir" Haber

İl Başkanı Ölce: "Eskişehir Havacılık Alanında Öncü Şehirlerdendir"

Anahtar Parti Eskişehir İl Başkanı Çağlar Ölce, Türk Hava Kurumu Eskişehir Şube Başkanı Gökhan Çalışkan'ı ziyaret etti. Ziyarette Türk Hava Kurumu'nun çalışmaları, Eskişehir'de planlanan faaliyetler ve havacılık alanında hayata geçirilmesi hedeflenen projeler ele alındı. Türk Hava Kurumu Eskişehir Şube Başkanı Gökhan Çalışkan ziyarette şu ifadeleri kullandı; "Türk Hava Kurumu, 1925 yılında Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün talimatıyla kurulmuş, Türkiye'nin en köklü sivil toplum kuruluşlarından biridir. Kuruluşumuzun temel amacı, havacılık kültürünü toplumun her kesimine yaymak, gençlerimizi havacılıkla tanıştırmak ve ülkemizin havacılık alanındaki gelişimine katkı sağlamaktır. Aynı zamanda orman yangınlarıyla mücadele, insani yardım faaliyetleri ve çeşitli sosyal projelerle de milletimize hizmet etmektedir. Eskişehir, Türkiye'nin havacılık alanında en önemli şehirlerinden biridir. Havacılık sanayisi, askeri ve sivil havacılık altyapısı, üniversiteleri ve yetişmiş insan kaynağıyla bu alanda büyük bir potansiyele sahiptir. Türk Hava Kurumu Eskişehir Şubesi olarak biz de bu potansiyeli daha etkin değerlendirmek için çalışmalar yürütüyoruz. Öncelikli hedefimiz, çocuklarımızı ve gençlerimizi havacılıkla buluşturmaktır. Model uçak eğitimleri, planör ve yamaç paraşütü tanıtımları, insansız hava araçlarıyla ilgili eğitim programları, okullarda düzenleyeceğimiz seminerler ve çeşitli etkinliklerle gençlerimizin gökyüzüne olan ilgisini artırmayı amaçlıyoruz. Çünkü inanıyoruz ki havacılığa ilgi duyan her genç, gelecekte ülkemizin teknolojik gelişimine katkı sağlayacak önemli bir birey olacaktır. Bunun yanında kamu kurumları, yerel yönetimler, üniversiteler, sivil toplum kuruluşları ve iş dünyasıyla ortak projeler geliştirmeyi hedefliyoruz. Eskişehir'de havacılık temalı festivaller, sergiler, söyleşiler ve farkındalık etkinlikleri düzenleyerek Türk Hava Kurumu'nun çalışmalarını daha geniş kitlelere ulaştırmak istiyoruz. Türk Hava Kurumu yalnızca bir havacılık kuruluşu değildir. Aynı zamanda milli değerlerimizi yaşatan, dayanışmayı güçlendiren ve genç nesillere umut veren önemli bir kurumdur. Tüm Eskişehirlileri faaliyetlerimize destek vermeye, gönüllümüz olmaya ve çocuklarımızın havacılık hayallerine birlikte katkı sunmaya davet ediyoruz. Birlikte hareket ettiğimiz sürece Eskişehir'in havacılık alanındaki gücünü daha da ileriye taşıyacağımıza yürekten inanıyorum." Daha sonra konuşan Anahtar Parti Eskişehir İl Başkanı Çağlar Ölce de şu ifadeleri kullandı; "Türk Hava Kurumu, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün mirası olan, milletimizin gurur duyduğu en köklü kuruluşlarımızdan biridir. Özellikle havacılık kültürünün yaygınlaştırılması, gençlerimizin havacılığa özendirilmesi ve toplumsal dayanışmaya sağladığı katkılar büyük önem taşımaktadır. Eskişehir, Türkiye'nin havacılık alanındaki öncü şehirlerinden biridir. Bu nedenle Türk Hava Kurumu'nun ilimizde yürüteceği her türlü eğitim, sosyal sorumluluk ve havacılık faaliyetinin şehrimize değer katacağına inanıyoruz. Anahtar Parti Eskişehir İl Başkanlığı olarak, kamu yararına hizmet eden her çalışmanın yanında olduğumuzu ifade ediyor, Sayın Gökhan Çalışkan ve yönetimine görevlerinde başarılar diliyor, Türk Hava Kurumu'nun Eskişehir'de önemli projelere imza atmasını temenni ediyoruz."

Anahtar Parti İl Yönetimi Semt Pazarında: "Üretici de Tüketici de Dertli" Haber

Anahtar Parti İl Yönetimi Semt Pazarında: "Üretici de Tüketici de Dertli"

Anahtar Parti Eskişehir İl Başkanı Çağlar Ölce ile Eskişehir Yaş Sebze ve Meyve Üreticiler Birliği Başkanı Yıldıran Kılıç, semt pazarında bir araya gelerek üreticilerin yaşadığı sorunları ve tarımdaki güncel durumu değerlendirdi. Pazar tezgahlarını ve esnafı ziyaret eden İl Başkanı Ölce ve Başkan Kılıç hem üreticinin maliyet yükünü hem de vatandaşın alım gücü krizini tüm yönleriyle masaya yatırdı. ​Yıldıran Kılıç: "Ürün Bol, Fiyatlar Uygun Ama Alım Gücü Düşük" ​Eskişehir Yaş Sebze ve Meyve Üreticiler Birliği Başkanı Yıldıran Kılıç, pazardaki güncel durumu ve tarım sektörünün yapısı ile ilgili şu ifadelere yer verdi; "Üreticilerimizin yetiştirdiği ürünler Eskişehir'deki semt pazarlarında tüketiciyle buluşuyor. Sera ürünlerinin ardından açık alanda yetiştirilen ürünler de tezgâhlarda yerini almaya başladı. Ürün bolluğu var ve fiyatlar da oldukça makul seviyelerde. Diğer birçok kente kıyasla Eskişehir pazarlarındaki fiyatlar daha uygun. Bunun en önemli nedeni ise ürünlerin aracısız olarak satılması. Eskişehir'de üretilen sebze ve meyveler yalnızca kentte tüketilmiyor, 12'den fazla ile de gönderiliyor. Bu nedenle Eskişehir halkı taze ve uygun fiyatlı ürüne ulaşma konusunda şanslı. Ancak buna rağmen vatandaş fiyatları pahalı buluyor. Bunun temel nedeni ise alım gücünün son yıllarda ciddi şekilde düşmüş olması. Öte yandan üretici de para kazanamıyor. Oysa Eskişehir gibi tarım potansiyeli yüksek bir kentte, afet ya da don gibi olağanüstü durumlar yaşanmadığı sürece üreticinin zarar etmesi normal değil. Ancak akaryakıt, gübre, ilaç ve diğer üretim girdilerindeki yüksek maliyetler üreticiyi zor durumda bırakıyor. Semt pazarlarında akşam saatlerinde fiyatlar düşüyor. Satıcılar ürünlerini bitirip evlerine dönmek istedikleri için gün boyunca 40 liraya satılan domates akşam saatlerinde 25-30 liraya kadar gerileyebiliyor. Eskişehirliler de bunu bildikleri için alışverişlerini çoğu zaman akşam serinliğinde yapmayı tercih ediyor. Bu uygulamaya başka şehirlerde çok sık rastlanmıyor. Marketlerde ise benzer bir durum yaşanmıyor. Ürün, çürüme noktasına gelse bile fiyatı değişmiyor. Üreticinin zarar etmesinin en önemli nedenlerinden biri plansız üretim. Tarım ve Orman Bakanlığı'nın bu konuda kapsamlı bir planlama yapması gerekiyor. Türkiye genelinde üretimin ne kadar ve hangi bölgelerde yapılacağı doğru şekilde planlanmazsa gelecekte tarım ve hayvancılıkla uğraşacak insan bulmakta zorlanabiliriz. Bu sorun yalnızca Eskişehir'in değil, tüm Türkiye'nin sorunudur. Geçen yıl üretici domatesi 10 liraya satmak zorunda kaldı ve para kazanamadı. Üretilen sebzelerin önemli bir bölümü tarlada kaldı. Belki de ürünlerin yarısı hasat bile edilmedi. Buna rağmen bu yıl yurt dışından soğan ithal edileceği konuşuluyor. Tarım potansiyeli yüksek bir ülkenin soğan ithal etmek zorunda kalması düşündürücü. Bir diğer önemli konu ise su kaynakları. Son yıllarda mısır üretimi arttı. Mısır pazarlaması kolay bir ürün olsa da çok fazla su tüketiyor. Bu nedenle mısır üretiminin özellikle hayvancılıkla uğraşan işletmelerin ihtiyacını karşılayacak ölçüde planlanması gerekiyor. Burada da doğru üretim planlamasının önemi ortaya çıkıyor. Eskişehir'in sebze üretim yükü her geçen yıl artıyor. Bu şekilde devam edilirse gelecekte su kaynakları üzerinde ciddi baskı oluşabilir. Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü'nün Porsuk Barajı'yla ilgili, yaklaşık 185 bin dönüm araziyi kapsayan bir projesi bulunuyor. Bu projenin hayata geçirilmesi büyük önem taşıyor. Bugünlerde Eskişehir'de domates yaklaşık 40 liradan satılıyor. Önümüzdeki günlerde bu fiyatın 20 liraya kadar gerilemesi mümkün. Ancak vatandaşın alım gücü olmadığı için fiyat düştüğünde de üreticinin ne kadar kazanacağı ayrı bir tartışma konusu olacak. Enflasyonun sorumlusu üreticiler ya da pazarcılar değil. Emeklilere zam yapılacağı önceden bilindiğinde bazı zincir marketlerin fiyatları bir gecede artırdığı görülüyor. Böyle olunca verilen zam kısa sürede eriyor. Pazarda ise emekliye zam geliyor diye sebze ve meyve fiyatları artmaz. Fırsatçılığın önüne geçilmesi ve özellikle zincir marketlerin daha sıkı denetlenmesi gerekiyor." Çağlar Ölce: "Tarım, Günü Kurtaran Değil Uzun Vadeli Politikalarla Desteklenmeli" ​Ziyaret sonrasında açıklamalarda bulunan Anahtar Parti Eskişehir İl Başkanı Çağlar Ölce, tarım sektöründeki yapısal sorunlara dikkat çekti: "Eskişehir Yaş Sebze ve Meyve Üreticiler Birliği Başkanımız Sayın Yıldıran Kılıç ile bir semt pazarında bir araya gelerek üreticilerimizin yaşadığı sorunları dinledik. Kendisinin aktardığı değerlendirmeler, tarım sektörünün içinde bulunduğu tabloyu açık şekilde ortaya koyuyor. Üreticimiz emek veriyor, kaliteli ürün yetiştiriyor, ürünlerimiz Eskişehir'in yanı sıra birçok ile gönderiliyor. Buna rağmen hem üretici para kazanamıyor hem de vatandaş alım gücünün düşmesi nedeniyle pazardaki fiyatları yüksek buluyor. Görüyoruz ki sorunun kaynağı üretici değil, yıllardır biriken yapısal problemler ve artan üretim maliyetleri. Akaryakıt, gübre, ilaç ve diğer girdilerde yaşanan yükseliş üreticimizin omuzlarındaki yükü her geçen gün artırıyor. Plansız üretim, su kaynaklarının doğru yönetilememesi ve tarımsal planlamadaki eksiklikler de geleceğe yönelik önemli riskler oluşturuyor. Anahtar Parti Eskişehir İl Başkanlığı olarak bu sorunların farkındayız. Üreticimizin, pazarcı esnafımızın ve vatandaşımızın taleplerini dinlemeye, çözüm önerilerini ilgili kurumlarla paylaşmaya ve her platformda dile getirmeye devam edeceğiz. Tarımın günü kurtaran değil, uzun vadeli planlamalarla desteklenmesi gerektiğine inanıyoruz. Üreticinin emeğinin karşılığını aldığı, vatandaşın da sağlıklı ve uygun fiyatlı gıdaya ulaşabildiği bir sistem için çalışmayı sürdüreceğiz. Eskişehir'in tarımsal potansiyelini koruyacak, su kaynaklarını gelecek nesillere taşıyacak ve üreticimizin yanında duracak her adımın takipçisi olmaya devam edeceğiz."

Anahtar Parti İl Başkanı Ölce: "Vatandaşın Gündeminde Mutfak, Geçim ve Kriz Var" Haber

Anahtar Parti İl Başkanı Ölce: "Vatandaşın Gündeminde Mutfak, Geçim ve Kriz Var"

Anahtar Parti Eskişehir İl Başkanlığı, gerçekleştirdiği yoğun saha çalışmalarıyla esnafın, çiftçinin ve vatandaşın nabzını tuttu. Sokak sokak dolaşarak halkın sorunlarını dinleyen İl Başkanı Çağlar Ölce, mevcut siyasi gündem ile vatandaşın yaşadığı ekonomik gerçeklik arasındaki uçuruma dikkat çekti. ​İl Başkanı ​Çağlar Ölce, yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi; "Anahtar Parti Eskişehir İl Başkanlığı olarak yine sahadaydık. Her zaman yaptığımız gibi sokak sokak dolaştık, esnafımızla görüştük, vatandaşlarımızı dinledik. Bunun yanında çiftçilerimizle bir araya geldik, onların yaşadığı sıkıntıları kendi ağızlarından dinledik. Şunu açıkça gördük ki vatandaşın gündemi ile ekranlarda oluşturulmaya çalışılan gündem arasında büyük bir fark var. Halkın gündeminde Haluk Levent yok. Halkın gündeminde NATO toplantısında nelerin konuşulduğu yok. Halkın gündeminde CHP'nin Eskişehir İl Başkanı'nın kim olacağı yok. Halkın gündeminde gözaltına alınan ünlüler yok. Vatandaşın gündeminde mutfak var. Vatandaşın gündeminde kilosu 60 liraya satılan soğan var. Vatandaşın gündeminde çaya kısa süre içerisinde, yani 3 kez üst üste yapılan zamlar var. Vatandaşın gündeminde bir top dondurmanın en ucuz 50 liraya satılması var. Vatandaşın gündeminde kilosu 1000 liraya yaklaşan kıyma var. Vatandaşın gündeminde yüzde 40 zamlanan okul servis ücretleri var. Vatandaşın gündeminde ev kiraları var. Eskişehir'de 20 bin liranın altında kiralık ev bulmanın neredeyse imkânsız hâle geldiğini vatandaşlarımız bize anlatıyor. Vatandaşın gündeminde ay sonunu getirememek var. Elektrik, doğal gaz ve su faturalarını öderken yaşanan zorluklar var. Vatandaşın gündeminde en düşük emekli maaşına yapılan 3 bin 552 liralık artışın hayat pahalılığı karşısında yetersiz kalması var. Vatandaşın gündeminde asgari ücretin alım gücünü kaybetmesi ve önümüzdeki aylarda yeni bir artış yapılmayacak olması var. Vatandaşın gündeminde hastanelerden randevu alamamak var. MR, ultrason ve röntgen çekimleri için aylarca beklemek var. Vatandaşın gündeminde yıllardır yeniden yapılmayı bekleyen devlet hastanesi var. Depreme dayanıklılığı konusunda endişelerin dile getirildiği Osmangazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi var. Vatandaşın gündeminde trafik sorunu var. Otopark sorunu var. Esnafımızın da gündeminde sadece ekonomi var. Sorunlar hep aynı. Yüksek dükkan kiraları ve stopaj konusu. Ödemeyen krediler. Pos cihazlarının yüksek komisyonlar alması. Eleman bulamamak. Maliye denetimleri. Hiçbirisi yeni duyacağınız şeyler değil. Sorunların farkındayız ve hepsinin çözümüne vakıfız. Gelelim üreticilerimize. Çiftçimizin gündeminde ise akaryakıt zamları var. Artan üretim maliyetleri var. Emeğinin karşılığını alamamak var. Toprak Mahsulleri Ofisinden randevu almakta yaşanan sıkıntılar var. Bankalara olan borçlar var. Ekilemeyen, boş bırakılan tarlalar var. Kısacası, milletimizin gündemi geçimdir. Biz Anahtar Parti olarak ülkenin gerçek gündeminin nasıl değiştirilmeye çalışıldığını görüyor ve yakından takip ediyoruz. Aslında bugün sizlerle farklı bir konuyu paylaşmayı planlamıştık. Eskişehir'in eğitimde yaşadığı gerilemeyi konuşacaktık. Bir dönem LGS başarı sıralamalarında sürekli ilk üç şehir arasında yer alan Eskişehir'in bugün ilk ona girmekte zorlandığını konuşacaktık. Anadolu Üniversitesinin yıllarca Türkiye'nin en saygın üniversiteleri arasında ilk sıralarda yer alırken bugün eski gücünden uzaklaştığını konuşacaktık. Eskişehir'deki üç üniversitenin de üzerindeki siyasi baskıları ve yönetim anlayışının oluşturduğu sorunları konuşacaktık. İlk ve ortaöğretimde eğitim kalitesindeki düşüşü konuşacaktık. Ancak ekonomik sorunlar vatandaşımızın omzuna öylesine ağır yük bindirmiş durumda ki bugün bunları bile ikinci plana bırakmak zorunda kalıyoruz. Çünkü insanlarımız önce evine ekmek götürmenin, çocuğunu okula göndermenin, kirasını ödemenin ve faturalarını yatırmanın mücadelesini veriyor. Biz inanıyoruz ki güçlü bir ekonomi olmadan güçlü bir eğitim sistemi de kurulamaz. Ancak şunu da herkes bilmelidir. Günü geldiğinde bu sorunların tamamını tek tek çözeceğiz. Üniversitelerimizi siyasi tartışmaların dışında bırakacağız. Bilimin, özgürlüğün ve akademik başarının önünü açacağız. Anadolu Üniversitesi yeniden Türkiye'nin gurur duyduğu, öğrencilerin tercih etmek için yarıştığı, Eskişehirlilerin de aidiyet hissettiği güçlü kimliğine kavuşacaktır. Eskişehir yeniden eğitimin, üretimin ve başarının şehri olacaktır. Anahtar Parti olarak biz polemik üretmiyoruz. Gerçek sorunları konuşuyoruz. Vatandaşın sesini dinliyoruz. Çözüm üretiyoruz. Ülkemizin de Eskişehir'imizin de sorunlarını çözmeye talibiz."

Anahtar Parti’den Eskişehir Ulaşımı İçin “Metrobüs” Eleştirisi Haber

Anahtar Parti’den Eskişehir Ulaşımı İçin “Metrobüs” Eleştirisi

Anahtar Parti Tepebaşı İlçe Başkanı Banu Şahin, Eskişehir Büyükşehir Belediyesi tarafından planlanan metrobüs projesine ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Şahin, hattın teknik altyapısı konusunda ciddi endişeleri olduğunu belirterek, “Eskişehir’in ulaşım geleceği şeffaf bir şekilde konuşulmalı” dedi. ​Eskişehir’in ulaşım gündeminde yer alan metrobüs sistemi ile ilgili tartışmalar devam ediyor. Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce tarafından duyurulan metrobüs projesine ilişkin Anahtar Parti Tepebaşı İlçe Başkanlığı’ndan kritik bir değerlendirme geldi. İlçe Başkanı Banu Şahin, projenin uygulanabilirliği noktasında soru işaretleri bulunduğunu vurguladı. ​“Muttalip Caddesi Metrobüs İçin Uygun mu?” ​Projenin Eskişehir Teknik Üniversitesi (ESTÜ) ile kent merkezi arasında planlandığına değinen Banu Şahin, metrobüs sisteminin kendine ait özel bir ulaşım koridoruna ihtiyaç duyduğunu hatırlattı. Şahin, özellikle Gazi Yakup Satar (Muttalip) Caddesi’nin fiziksel koşullarına dikkat çekerek şunları söyledi: ​“Muttalip Caddesi, metrobüs hattı için gerekli genişliğe sahip değil. Bu güzergâhta metrobüse özel bir yol ayrılması, mevcut trafik yükünü daha da artıracak ve ulaşımı içinden çıkılmaz bir hale getirecektir. Bizim değerlendirmemiz, şehrin dokusunun bu proje için uygun olmadığı yönündedir.” ​“Tramvay Hattı Üniversiteye Uzatılmalı” ​Belediyenin metrobüs kararının, tramvay hattının üniversiteye ulaştırılması noktasında karşılaşılan bürokratik engellerden kaynaklanmış olabileceğini öne süren Şahin, halkın doğru bilgilendirilmesi çağrısında bulundu. Şahin, “Eğer bir engelle karşılaşılıyorsa bu kamuoyuyla paylaşılmalıdır. Biz, tramvay hattının sadece üniversiteye değil, Muttalip Mahallesi’ne kadar uzatılmasını daha rasyonel bir çözüm olarak görüyoruz” ifadelerini kullandı. ​Ahmet Ataç’a “Elektrikli Otobüs” Çağrısı ​Eylül ayındaki yeni eğitim-öğretim dönemi öncesinde acil bir çözüm önerisi sunan Banu Şahin, Tepebaşı Belediyesi bünyesinde atıl durumda bulunan elektrikli otobüsleri gündeme getirdi. ​İlçe Başkanı Şahin konuyla ilgili şu ifadeleri kullandı; "Tepebaşı Belediyesi’ndeki atıl elektrikli otobüslerin Büyükşehir Belediyesi’ne devredilmesini öneriyoruz. ​ESTÜ hattında yaşanan yoğunluğu azaltmak için bu araçlar acilen ek seferlere dâhil edilmelidir. ​15 bin öğrencinin mağduriyetini gidermek adına Sayın Ahmet Ataç’ı bu konuda iş birliğine davet ediyoruz." dedi. ​“Vatandaşın Sesi Olmaya Devam Edeceğiz” ​Anahtar Parti Tepebaşı İlçe Başkanlığı olarak çarşı merkezinde kurdukları stantlarla vatandaşların nabzını tuttuklarını belirten Şahin, “Halkımız sorunlarını anlatmak, çözüm beklemek istiyor. Biz de Anahtar Parti olarak Eskişehirlilerin taleplerini ve beklentilerini kararlılıkla kamuoyunun gündemine taşımaya devam edeceğiz” diyerek sözlerini noktaladı.

İl Başkanı Ölce’den Ulaşım Tepkisi: "Vaat Değil, Tamamlanmış Proje İstiyoruz" Haber

İl Başkanı Ölce’den Ulaşım Tepkisi: "Vaat Değil, Tamamlanmış Proje İstiyoruz"

Anahtar Parti Eskişehir İl Başkanı Çağlar Ölce, şehirdeki ulaşım sorunlarına dikkat çekerek, hem mevcut hızlı tren seferlerinin yetersizliğine vurgu yaptı hem de Bursa, İzmir ve Antalya hatları için somut adımlar atılması gerektiğini belirtti. ​Eskişehir’in ulaşım ağındaki eksiklikleri ve vatandaşlardan gelen talepleri gündeme taşıyan Anahtar Parti Eskişehir İl Başkanlığı, hızlı tren projelerindeki gecikmelere ve uçak seferleri konusundaki beklentilere dair önemli açıklamalarda bulundu. ​​Anahtar Parti İl Başkanı Çağlar Ölce düzenlediği basın toplantısında şu ifadeleri kullandı; "Anahtar Parti Eskişehir İl Başkanlığı olarak vatandaşlarımızdan gelen talepleri dinlemeye, not almaya ve kamuoyunun gündemine taşımaya devam ediyoruz. Siyasetin temel görevinin vatandaşın sesine kulak vermek olduğuna inanıyoruz. Bugün de Eskişehirlilerin en çok dile getirdiği konulardan biri olan ulaşım ve hızlı tren yatırımları hakkında değerlendirmelerde bulunmak istiyoruz. Hızlı tren ülkemiz için çok büyük bir nimet. Yıllardır Eskişehir halkını Ankara’ya ve İstanbul’a hızlı, güvenli ve konforlu şekilde ulaştırmakta. Ancak vatandaşlarımızdan sıkça duyduğumuz önemli bir sorun var. Mevcut seferlerde yer bulmak oldukça zor. Aynı gün hatta birkaç gün önceden bilet bulamayan çok sayıda vatandaşımız bulunmakta. Bayram dönemlerinde sefer sayılarının artırılması vatandaşlarımızın takdirini kazanmakta. Ancak Eskişehirliler bu yoğunluğun sadece bayramlarda değil, yılın her döneminde yaşandığını ifade etmekte. Şartlar ve altyapı imkânları elveriyorsa hızlı tren seferlerinin artırılması gerektiğine inanıyoruz. Bugün Eskişehir’den hızlı trene binen bir vatandaşımız İstanbul’a da gidebiliyor, Sivas’a da ulaşabiliyor. Bu gerçekten olması gereken ve önemli bir hizmet Ancak Eskişehir halkı artık Bursa’ya, İzmir’e ve Antalya’ya da hızlı trenle gitmek istemekte. Eskişehir-Bursa hızlı tren hattı ilk kez 2012 yılında dönemin Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım tarafından duyurulmuş, hattın 2016 yılında hizmete açılmasının planlandığı açıklanmıştı. Daha sonra farklı tarihler verilmiş, farklı açıklamalar yapılmıştı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da 2018 seçim beyannamesinde Bursa-Eskişehir hızlı tren hattının 2020 yılında tamamlanmasının planlandığını ifade etmişti. 2026 yılındayız ve proje hâlâ tamamlanabilmiş değil. Son olarak AK Parti Eskişehir İl Başkanı Gürhan Albayrak hattın 2027 yılında açılacağını açıkladı. Eskişehir halkı artık verilen tarihleri değil, tamamlanmış projeleri görmek istemekte. İzmir hattında da Eskişehir halkının beklentileri bulunmakta. Mevcut planlamalara göre Ankara’dan hareket eden hızlı tren Afyonkarahisar, Uşak ve Manisa üzerinden İzmir’e ulaşacak. Bizim önerimiz, Eskişehir’den bu güzergâhtaki illere hızlı tren bağlantılarının güçlendirilmesi ve vatandaşlarımızın İzmir’e daha kolay erişiminin sağlanmasıdır. Antalya hattı ise şüphesiz en fazla beklenen projelerden biri. Yaz aylarında milyonlarca vatandaşın tercih ettiği Antalya’ya hızlı trenle ulaşım uzun yıllardır gündemde. 2016 yılında yapılan açıklamalarda Antalya-Eskişehir hızlı demiryolu hattının 2020 yılında hizmete alınmasının hedeflendiği belirtilmişti. Ancak 2026 yılına gelmiş olmamıza rağmen vatandaşlarımız somut bir gelişme görememektedir. Bu hattın da en kısa sürede tamamlanmasını temenni ediyoruz. Anahtar Parti Eskişehir İl Başkanlığı olarak başka bir önerimizi de kamuoyuyla paylaşmak istiyoruz. Haziran, temmuz, ağustos ve eylül aylarında Eskişehir’den İzmir ve Antalya’ya direkt uçak seferleri düzenlenmelidir. Yaklaşık bir milyon nüfusa sahip olan Eskişehir’in bu talebi fazlasıyla hak ettiğine inanıyoruz. Eskişehir Teknik Üniversitesi Hasan Polatkan Havalimanı mevcut potansiyelinin çok altında kullanılmaktadır. Bu konudaki projelerimizi ve çözüm önerilerimizi seçim süreci yaklaştığında daha detaylı şekilde kamuoyuyla paylaşacağız. Anahtar Parti Eskişehir İl Başkanlığı olarak vatandaşlarımızın taleplerini gündeme taşımaya devam edeceğiz. Eskişehir’in ihtiyaç duyduğu yatırımların ve projelerin takipçisi olacağız. Bu sorunlar çözülürse bundan memnuniyet duyarız. Çözülmezse de milletimizin vereceği yetkiyle bu meseleleri çözmek için çalışacağımızın sözünü veriyoruz.”

Çocukların Elinde Çalışma Araçları Değil, Kitaplar Olmalı! Haber

Çocukların Elinde Çalışma Araçları Değil, Kitaplar Olmalı!

Anahtar Parti Eskişehir Aile ve Sosyal Politikalardan Sorumlu İl Başkan Yardımcısı Meral Öztürk, 12 Haziran Dünya Çocuk İşçiliğiyle Mücadele Günü kapsamında bir basın açıklaması yayımladı. Çocukların erken yaşta iş hayatına atılmasının toplumsal bir yara olduğunu vurgulayan Öztürk, Türkiye’nin yarınları için kararlılık mesajı verdi. "Çocukların Yeri Çalışma Hayatı Değil, Okul Sıralarıdır" Çocukların sağlıklı ve güvenli ortamlarda büyümesi gerektiğinin altını çizen Meral Öztürk, yaptığı açıklamada şu çarpıcı ifadelere yer verdi: "Çocuklarımızın yeri çalışma hayatı değil; okul sıraları, oyun alanları, sanat ve spor alanları ile güven içinde büyüyebilecekleri sosyal ortamlardır. 12 Haziran Dünya Çocuk İşçiliğiyle Mücadele Günü vesilesiyle bir kez daha vurguluyoruz ki; hiçbir çocuk yoksulluk, eşitsizlik veya başka herhangi bir nedenle eğitim hakkından, sağlıklı gelişim imkanlarından ve çocukluğunu yaşama hakkından mahrum bırakılmamalıdır." "Çocuk İşçiliği Sadece Ekonomik Bir Sorun Değildir" Çocuk işçiliğinin çok boyutlu bir problem olduğuna dikkat çeken Öztürk, bu durumun bireysel gelişim üzerindeki yıkıcı etkilerini şu sözlerle aktardı: "Çocuk işçiliği yalnızca ekonomik bir sorun değil; aynı zamanda eğitim, sosyal adalet, çocuk hakları ve toplumsal kalkınma meselesidir. Çocukların erken yaşta çalışma hayatına itilmesi, onların fiziksel, zihinsel ve duygusal gelişimlerini olumsuz etkilemekte; geleceğe dair fırsatlarını sınırlandırmaktadır. Bir toplumun gerçek gücü, çocuklarına sunduğu imkanlarla ölçülür. Bu nedenle çocuklarımızın eğitimden kopmadığı, güvenli ve destekleyici ortamlarda büyüdüğü, hayallerini özgürce kurabildiği bir gelecek inşa etmek hepimizin ortak sorumluluğudur." "Umutlar ve Hayaller İçin Mücadeleye Devam" Çocuk işçiliğiyle mücadelenin, aslında Türkiye’nin geleceğini kurtarma mücadelesi olduğunu söyleyen Anahtar Parti Eskişehir İl Başkan Yardımcısı Meral Öztürk, açıklamasını şu güçlü ve anlamlı vizyonla noktaladı: "Çocuk işçiliğiyle mücadele; çocuklarımızın bugününü korumanın yanı sıra ülkemizin yarınlarına sahip çıkma mücadelesidir. Her çocuğun nitelikli eğitime erişebildiği, sosyal hayata eşit şekilde katılabildiği ve potansiyelini gerçekleştirebildiği bir Türkiye için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz. Çünkü biliyoruz ki çocuklerin ellerine verilmesi gereken şey çalışma araçları değil; kitaplar, oyuncaklar, umutlar ve hayallerdir."

İl Başkanı Ölce’den TMO Tarafından Açıklanan Fiyatlara Tepki Haber

İl Başkanı Ölce’den TMO Tarafından Açıklanan Fiyatlara Tepki

Anahtar Parti Eskişehir İl Başkanı Çağlar Ölce, Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) tarafından açıklanan buğday ve arpa alım fiyatlarını eleştirdi. Çiftçinin maliyetler altında ezildiğini belirten Ölce, "Açıklanan rakamlar üreticiyi hüsrana uğrattı, üreticinin içi kan ağlıyor" dedi. ​Anahtar Parti Eskişehir İl Başkanı Çağlar Ölce, yaptığı yazılı açıklamada ton başına buğday için 16 bin 500 lira, arpa için ise 12 bin 750 lira olarak belirlenen fiyatların, artan girdi maliyetlerini karşılamaktan uzak olduğunu vurguladı. Ölce yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı; "Toprak Mahsulleri Ofisi tarafından açıklanan buğday ve arpa alım fiyatları, çiftçinin beklentilerini karşılamaktan çok uzak kalmıştır. Ton başına 16 bin 500 lira buğday, 12 bin 750 lira arpa fiyatı açıklanmıştır. Desteklerle birlikte rakamların yükseldiği ifade edilse de üreticinin içi kan ağlıyor. Çiftçi bu sene 85-86 liraya kadar çıkan mazotla üretim yaptı. Gübre fiyatları geçen senenin çok çok üstünde. Tohum, ilaç, işçilik maliyetleri ortada dayanılmaz boyutlara ulaştı. Buna rağmen çiftçiye verilen fiyat, alın terinin karşılığı değil. Açıklanan 16 lira 50 kuruşluk fiyat, üreticiyi koruyan değil, üreticiyi hüsrana sürükleyen bir fiyattır. Buğdayın kilogram fiyatı en az 23-24 lira seviyesinde olmalıydı. Herkes biliyor. Çiftçi para kazanamıyor. Kazanan gübre bayisi, kazanan akaryakıt şirketleri, kazanan aracılar ve tüccarlar. Kaybeden ise toprağa emek veren çiftçi. Türkiye'nin dört bir yanında ekilmeyen tarlalar artmakta. İnsanlar maliyetleri karşılayamadıkları için üretimden çekilmekte. Bu tablo sadece çiftçinin değil, ülkenin gıda güvenliğinin de tehlikeye girdiğini göstermekte. Mustafa Kemal Atatürk, "Üreten köylü milletin efendisidir" demişti. Ülkemizde tarımda faaliyet gösteren insan sayısı her geçen yıl azalıyor. Tarımda çalışanların yaş ortalaması 60 yaşına ulamış durumda. Bu durum gençlerin tarıma ilgi göstermediğini gösteriyor. Gençler de 'tarımda para yok' deyip konuyu kapatıyorlar. Dönelim konumuza. Bu yıl yağışların iyi gitmesi nedeniyle üreticiler umutlanmıştı. Ancak açıklanan fiyatlar o umudu tuzla buz etti. Çiftçi ürününe değil, borcuna çalışır hale getirildi. Borcu olmayan çiftçi yok. Dünyanın gelişmiş ülkeleri üreticisini desteklerken, Türkiye'de üretici kaderine terk edilmekte. Anahtar Parti olarak bu duruma çok tepkiliyiz. Acilen tarımsal üretimi artıracak projeler hayata geçirilmelidir. Bir diğer önemli sorun ise yeraltı suyu uygulamaları. Edindiğimiz bilgilere göre Eskişehir'de kuyulara su saati zorunluluğu getirildi. Ancak üreticilerden alınan ücretlere rağmen kartların halen teslim edilmediği ifade edilmektedir. Mahsul su beklemekte. Önümüzdeki günlerde sorun çözülmezse ürünler kuruma tehlikesiyle karşı karşıya kalacak. Biz kaçak ve kontrolsüz su kullanımına karşıyız. Ancak üreticiyi mağdur eden, tarımı sekteye uğratan uygulamalara da karşıyız. Çiftçinin üretim yapabilmesi her zaman ön planda tutulmalıdır. Bugün ülkemizde siyasetin gündeminde mutlak butlan tartışmaları var. Anadolu'da ise çiftçinin gördüğü fiyatlar mutlak noksandır. Çiftçi siyaset değil, adil fiyat istiyor. Çiftçi ayrıcalık değil, emeğinin karşılığını istemekte. Anahtar Parti olarak üreticimizin yanında olmaya, bu adaletsizliğin karşısında durmaya devam edeceğiz. Çünkü çiftçi ayakta kalırsa Türkiye ayakta kalır."

Aydın Arat Parkı ve Porsuk Çayı Kaderine mi Terk Edildi? Haber

Aydın Arat Parkı ve Porsuk Çayı Kaderine mi Terk Edildi?

Eskişehir’in en önemli yaşam alanlarından biri olan Aydın Arat Parkı’ndaki bakımsızlık ve Porsuk Çayı’nın içler acısı hali, vatandaşların tepkisini çekmeye devam ediyor. Anahtar Parti Eskişehir İl Başkan Yardımcısı Servet Kahramaner, belediyelere seslenerek, "Şehri reklamlarla değil, hizmetle yönetin" çağrısında bulundu. ​Eskişehir’de vatandaşların nefes aldığı merkezlerden biri olan Aydın Arat Parkı’nda yaşanan bakımsızlık, tartışmaları da beraberinde getirdi. Parkın mevcut durumunu "ilgisizliğin sembolü" olarak nitelendiren Anahtar Parti Eskişehir İl Başkan Yardımcısı Servet Kahramaner, yerel yönetimleri göreve çağırdı. ​"Parklar Kaderine Terk Edildi" ​Konuyla ilgili yazılı bir açıklama yapan Kahramaner şu ifadeleri kullandı; "Eskişehir'in en güzel yaşam alanlarından biri olması gereken Aydın Arat Parkı ne yazık ki bugün bakımsızlığın ve ilgisizliğin sembolü hâline gelmiş durumda. Park içerisindeki çimler çocukların boyuna ulaşmış, ailelerin ve vatandaşlarımızın rahatça kullanabileceği alanlar adeta kaderine terk edilmiştir. Bununla da kalmıyor; parkın içinden geçen Porsuk Çayı'nın görüntüsü de Eskişehir'e yakışmayan bir manzara ortaya koyuyor. Eskişehir Büyükşehir Belediyesi, Porsuk'un temizliği ve korunmasından; Odunpazarı Belediyesi ise parkların bakım ve düzeninden sorumludur. Ancak görünen o ki iki belediye de vatandaşın günlük hayatını doğrudan etkileyen bu sorunları görmezden gelmektedir. Şehrimizi billboardlarla, reklamlarla değil; temiz parkları, bakımlı yeşil alanları ve sağlıklı çevresiyle yönetmek gerekir. Vatandaşlarımız hizmet beklerken belediyelerin sorumluluğu birbirine atmak yerine görevlerini yerine getirmesini bekliyoruz. Aydın Arat Parkı'nın ve Porsuk Çayı'nın mevcut hâli Eskişehir'e yakışmıyor. Yetkilileri göreve davet ediyor, vatandaşlarımızın hak ettiği temiz ve düzenli yaşam alanlarının bir an önce yeniden oluşturulmasını talep ediyoruz."

İl Başkanı Çağlar Ölce: "Emekliler Her Geçen Gün Daha Fazla Yoksullaşıyor" Haber

İl Başkanı Çağlar Ölce: "Emekliler Her Geçen Gün Daha Fazla Yoksullaşıyor"

Anahtar Parti Eskişehir İl Başkanı Çağlar Ölce ve teşkilat üyeleri Türkiye Emekliler Derneği Eskişehir Şubesini ziyaret etti. Ziyarette emeklilerin sorunları ele alındı. Ziyaret esnasında konuşan Türkiye Emekliler Derneği Eskişehir Şube Başkanı Muhsin Dilbaz şu ifadeleri kullandı; “Parası olan emekliler huzurevlerinde kalıyor. Olmayanın hali daha kötü. Çünkü barınma çok büyük sıkıntı. En düşük emekli maaşı 20 bin lira. Ama Eskişehir'de en düşük kiralık daire 15 bin lira. Emekliler sokakta yatıyor. Zaman zaman internette bunları görüyoruz. Karton parçasını yere serip yatanlar var. Ülke ekonomi çökmüş durumda. Emekliler gerçekten sıkıntı içerisinde. Emekli beslenemiyor. Kurban Bayramı geride kaldı. Kurbanlıklar üreticinin elinde kaldı. Bu sene kurban kesen çok fazla insan yoktu. Emekliler kurban yardımı bekledi ama umduğunu bulamadılar. Kurban kesen etini dağıtıyor, dondurucuya atıp yiyorlar. Ekonominin geldiği nokta bu.” Anahtar Parti Eskişehir İl Başkanı Çağlar Ölce de şu ifadeleri kullandı; “Hamamyolu'nda konuştuğumuz emekliler de, semt pazarlarında sohbet ettiğimiz emekliler de, kahvehane ziyaretlerinde bir araya geldiğimiz emekliler de aynı şeyi söylüyor. Geçinemiyoruz diyorlar. Bugün Eskişehir'in hangi mahallesine giderseniz gidin, hangi sokağında dolaşırsanız dolaşın emeklilerin yaşadığı sıkıntıları açıkça görüyorsunuz. Akşam saatlerinde pazarcı esnafı tezgâhlarını toplarken geride kalan ürünleri toplamaya çalışan insanların büyük bölümünün emekli ve yaşlı vatandaşlarımız olduğunu görüyoruz. Bu tablo hiçbirimizin kabul edebileceği bir tablo değil. Bu ülkemizin acı gerçeklerinden biri. 20 bin lira emekli maaşıyla geçinmek mümkün değil. İnsanlar kira ödüyor, fatura ödüyor, ilaç alıyor, markete gidiyor, pazara çıkıyor. Hayatın gerçekleri ortada. Emekliler her geçen gün daha fazla yoksullaşıyor. Bayram ikramiyesini 4 bin lira yaparak emeklinin sorunlarının çözüldüğünü düşünmek de doğru değil. Emeklilerimizin yaşadığı sıkıntılar birkaç günlük desteklerle ortadan kalkmaz. İnsanlarımızın beklentisi kalıcı ve gerçek çözümlerdir. Türkiye'de yaşayan yaklaşık 17 milyon emeklinin sorunları ortak. Maaşları yetmiyor. Hastanede randevu bulmakta zorlanıyorlar. Pazar ve market fiyatları karşısında çaresiz kalıyorlar. Ev kiraları her geçen gün yükseliyor. Hayat pahalılığı emeklilerimizin omuzlarına ağır bir yük olarak biniyor. Eskişehir’de de görüyoruz. Kent lokantalarında yemek yiyenlerin büyük bölümünün emekliler olduğunu görüyoruz. Belediyelerin uygun fiyatlı çay hizmeti verdiği alanlarda emeklilerimiz vakit geçiriyor. Ücretsiz gıda dağıtımı yapılan noktalarda oluşan kuyruklarda yine emeklilerimizi görüyoruz. Bu manzaralar Türkiye'ye yakışmıyor. Dünyanın birçok ülkesinde emekliler huzurlu ve güvenli bir yaşam sürerken, bizim emeklilerimiz temel ihtiyaçlarını karşılamanın hesabını yapmak zorunda kalıyor. Yıllarca çalışmış, üretmiş, ülkesine hizmet etmiş insanların bu şartlarda yaşaması kabul edilemez. Anahtar Parti olarak emeklilerimizin yaşadığı bütün sıkıntıların farkındayız. Onların beklentilerini biliyoruz. Sorunların temelinde ekonomik sorunlar olduğunu da görüyoruz. Ekonomi düzelmeden emeklilerin yaşadığı sıkıntıların tamamen ortadan kalkması mümkün değil. Biz emeklilerimizi yük olarak değil, bu ülkenin en kıymetli değerlerinden biri olarak görüyoruz. Onların hak ettiği yaşam standartlarına kavuşması için çalışacağız. İktidara geldiğimiz gün ele alacağımız ilk konulardan biri emeklilerimizin yaşadığı sorunlar olacak. Çünkü emeklilerimizin daha fazla beklemeye, daha fazla fedakârlık yapmaya gücü kalmamıştır"

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.