SON DAKİKA
Hava Durumu

#Anadolu

Porsuk Haber Ajansı - Anadolu haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Anadolu haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

“Yarının Ustaları 2” Konserinde Türkülerle Dolu Gece Haber

“Yarının Ustaları 2” Konserinde Türkülerle Dolu Gece

Odunpazarı’nda düzenlenen “Yarının Ustaları 2 – Kenan Pekgöz ve Öğrencileri” konserinde genç sanatçılar, Anadolu’nun farklı yörelerinden seslendirdikleri türkülerle dinleyicilere müzik dolu bir akşam yaşattı. Odunpazarı Belediyesi tarafından düzenlenen “Yarının Ustaları 2 – Kenan Pekgöz ve Öğrencileri” konseri, Yunus Emre Kültür ve Sanat Merkezi’nde gerçekleştirildi. Genç sanatçıların sahne aldığı konserde, Anadolu’nun köklü müzik geleneği farklı yörelerden seçilen türkülerle dinleyiciyle buluştu. Konserin sunumunu, Sunuculuk Atölyesi Eğitmeni Serpil Mercan Vurucu üstlendi. Program boyunca sahne alan sanatçılar, seslendirdikleri eserlerle dinleyicileri Anadolu’nun farklı yörelerine uzanan müzikal bir yolculuğa çıkardı. ANADOLU TÜRKÜLERİ AYNI SAHNEDE BULUŞTU Beyza Ozan, Sinem Deveci, Ali Çiftçi, Cezmi Armağan Kırlı, Cenker Dinler ve Onur Tepekaya’nın sahne aldığı konserde, Türk halk müziğinin sevilen eserlerinin yanı sıra geleneksel repertuvarın önemli örnekleri de seslendirildi. Beyza Ozan, Çorum’un Alaca yöresine ait “Bir Kuzu Taş Dibinde Meliyor” ve Erzincan’ın Tercan yöresinden “Tercan Elleri” adlı türküleri seslendirdi. Sinem Deveci, Afyonkarahisar’ın Emirdağ yöresine ait “Zalım Poyraz Gıcım Gıcım Gıcıl Gılar” ve Erol Parlak’ın “İğdeli Yar” adlı eserini yorumladı. Ali Çiftçi, Divriği yöresine ait “Akmeleğim Göç Eylemiş Yurdundan” ve Neşet Ertaş’ın “Bağışla Sevdiğim Hakkı Seversen” adlı eserlerini seslendirdi. Cezmi Armağan Kırlı, “Tükenmez Davayı Bana mı Verdin” ve Muharrem Ertaş ile Neşet Ertaş’ın repertuvarıyla özdeşleşen “Dane Dane Benleri Var Yüzünde” eserleriyle sahne aldı. Cenker Dinler, Elazığ-Harput yöresine ait “Elezber Hoyrat (Yara Bende)” ve “Al Almayı Daldan Al” eserlerini seslendirirken Onur Tepekaya, “Dert Bana Kaldı” ve “Pirlere Niyaz Ederiz” adlı eserleri dinleyicilerle buluşturdu. GENÇ SANATÇILARDAN KÜLTÜREL MİRASA KATKI Geleneksel müziğin kuşaktan kuşağa aktarılmasına katkı sunan konser, genç sanatçıların sahne deneyimlerini dinleyicilerle paylaşmalarına da olanak sağladı. Farklı yörelerin müzikal özelliklerini bir araya getiren repertuvar, Anadolu’nun zengin türkü kültürünü bir kez daha gündeme taşıdı.

Uluslararası Eskişehir Yunus Emre Edebiyat Şenliği Muhteşem Bir Açılışla Başladı Haber

Uluslararası Eskişehir Yunus Emre Edebiyat Şenliği Muhteşem Bir Açılışla Başladı

2026 Eskişehir Yılı kapsamında düzenlenen Uluslararası Eskişehir Yunus Emre Edebiyat Şenliği, edebiyat dünyasının önemli isimlerini Eskişehir’de buluşturdu. Şenliğin açılışında konuşan Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, “Zor günlerden geçtiğimiz bu dönemde hayatımızı sanatla iyileştirelim istedik.” dedi. Eskişehir Büyükşehir Belediyesi tarafından 2026 Eskişehir Yılı etkinlikleri kapsamında düzenlenen Uluslararası Eskişehir Yunus Emre Edebiyat Şenliği, Sanat ve Kültür Sarayı’nda (Opera) gerçekleştirilen muhteşem bir açılış programıyla başladı. Dört gün boyunca edebiyat, şiir, müzik ve sanatın farklı disiplinlerini Eskişehirlilerle buluşturacak şenlik, kentte kültür ve sanat dolu bir yolculuğun kapılarını araladı. Şenliğin açılışında ilk konuşmayı Şenlik Yöneticisi ve şair Haydar Ergülen yaptı. Konuşmasına “Bizim Yunus olduğuna hiç kuşku yok.” sözleriyle başlayan Ergülen, Yunus Emre’nin insan sevgisi, birlik, hoşgörü ve iyilik üzerine kurulu dünyasına dikkat çekti. Yunus Emre’nin “Ben gelmedim dava için, benim işim sevi için.” sözünü hatırlatan Ergülen, ariflerin, bilgelerin ve şairlerin insanlık adına ortak bir söz söylediğini belirtti. Yunus Emre’nin “Aşkın aldı benden beni, bana seni gerek seni.” dizelerine de atıfta bulunan Ergülen, Bizim Yunus’un din, dil, renk, mezhep ve ırk ayrımı gözetmeden bütün insanlığa aynı gözle bakmayı öğütlediğini ifade etti. Ergülen, Yunus Emre’nin şiirlerinde hayatın ve varlığın sevincinin önemli bir yer tuttuğunu belirterek, “Dağlar ile taşlar ile çağırayım Mevlam seni.” dizeleriyle insan, hayvan ve tabiat arasındaki bütünlüğe; “Biz kimseye kin tutmayız, kamu âlem birdir bize.” dizeleriyle de iyiliğe ve birliğe vurgu yaptı. Ergülen konuşmasını, “Eskişehir neşesine hoş geldiniz, neşeyle.” sözleriyle tamamladı. “2026 ESKİŞEHİR YILI’NDA PEK ÇOK İLKE İMZA ATMAK İSTEDİK” Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce ise şenliğin açılışında yaptığı konuşmada, 2026 yılının Eskişehir’in plaka numarası olması nedeniyle “2026 Eskişehir Yılı” ilan edildiğini hatırlatarak, yıl boyunca pek çok yeni etkinliği kentle buluşturmak istediklerini söyledi. Yunus Emre’nin Anadolu’nun yetiştirdiği en önemli bilgelerden biri olduğunu belirten Başkan Ünlüce, Yunus Emre’nin “Gönüller yapmaya geldim.” sözünün insan yaşamının anlamına dair çok güçlü bir mesaj taşıdığını ifade etti. Ünlüce, “O nedenle bu büyük düşünürün adına Eskişehir’de güzel ve iyi bir başlangıç yaparak 2026 yılında bir edebiyat şenliği düzenlemek istedik.” dedi. Türkiye’nin dört bir yanında yaşayan yazar ve şairleri Eskişehir’de ağırlamaktan duyduğu mutluluğu dile getiren Başkan Ünlüce, şehirde şiirin, edebiyatın ve sanatın konuşulacağını belirtti. “HAYATIMIZI SANATLA İYİLEŞTİRELİM İSTEDİK” Dünyada ve Türkiye’de zor günlerden geçildiğine dikkat çeken Başkan Ünlüce, sanatın insan ruhuna iyi gelen ve iyileştiren güçlü bir alan olduğunu vurgulayarak şöyle konuştu: “Dört gün boyunca bu karamsar havanın, ne yazık ki hepimizin tasvip etmediği pek çok olayın yaşandığı günlerde biraz hayatımızı sanatla iyileştirelim istedik.” Eskişehir’in kültür ve sanatın bütün hücrelerinde yaşadığı farklı bir şehir olduğunu ifade eden Ünlüce, şenliğe katılan sanatçıların kentin güzelliğine ve değerine değer katacağını söyledi. KENT EDEBİYAT ÖDÜLÜ LATİFE TEKİN’E Şenliğin açılış programının en özel anlarından biri ise 2026 Kent Edebiyat Ödülü takdimi oldu. Edebiyat dünyasında kendine özgü dili ve eserleriyle önemli bir yere sahip olan usta yazar Latife Tekin, Kent Edebiyat Ödülü’ne layık görüldü. Ödülünü Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce’nin elinden alan Latife Tekin, ödül nedeniyle duyduğu heyecanı dile getirerek Başkan Ünlüce’ye ve jüri üyelerine teşekkür etti. Tekin, “Eskişehir kentinden ödül almak çok heyecan verici gerçekten de…” dedi ve esprili bir şekilde, “Ben artık Eskişehirli oldum.” ifadelerini kullandı. Başkan Ünlüce de Latife Tekin’in ödül için ismi gündeme geldiğinde jüri üyelerinin herhangi bir tereddüt yaşamadan ve oybirliğiyle karar verdiğini belirterek, “Siz bunu fazlasıyla hak ettiniz. Ama gerçekten bu ödülle sizi biraz Eskişehirli kabul ediyoruz artık. Daha sık geleceğinize söz verirseniz çok mutlu oluruz.” dedi. GENÇ KALEMLERİN HEYECANI ŞENLİĞE RENK KATTI Şenlik kapsamında düzenlenen Gençlik ve Lise Edebiyat Ödülleri ile genç yazar ve şairler de ödüllendirildi. “Neşe” temasıyla düzenlenen yarışmada şiir, öykü ve deneme kategorilerinde dereceye giren gençlerin ödülleri, jüri üyeleri tarafından takdim edildi. Genç kalemlerin eserleriyle edebiyatın geleceğine ışık tuttuğu törende, gençlerin yazma ve üretme cesareti alkışlarla desteklendi. Şenliğin programında genç edebiyatçılar için düzenlenen ödül törenlerinin yanı sıra söyleşiler ve farklı edebiyat etkinlikleri de yer aldı. ESKİŞEHİRLİLER EDEBİYATLA BULUŞACAK Uluslararası Eskişehir Yunus Emre Edebiyat Şenliği, kentin farklı noktalarında edebiyatseverleri ağırlayacak. Edebiyatın usta isimleriyle genç kalemleri bir araya getiren etkinliklerde şiir, müzik, tiyatro, söyleşi ve kitaplar Eskişehirlilerle buluşacak. Açılış gecesi, edebiyatın ardından müziğin evrensel diliyle devam etti. Muammer Ketencoğlu ve Balkan Orkestrası, farklı coğrafyaların seslerini ve ritimlerini Eskişehir’de buluşturarak şenliğin ilk gününe neşe ve müzik kattı. 2026 Eskişehir Yılı, kentin kültür ve sanat hayatına yeni buluşmalar kazandırmaya devam ederken, Uluslararası Eskişehir Yunus Emre Edebiyat Şenliği de Yunus Emre’nin sevgi, hoşgörü, birlik ve insanlık mesajını edebiyatın evrensel diliyle geleceğe taşımayı hedefliyor.

Seyyid Sultan Sücaaddin Veli Anma Etkinlikleri Gerçekleştirildi Haber

Seyyid Sultan Sücaaddin Veli Anma Etkinlikleri Gerçekleştirildi

Anadolu’nun ve Balkanlar’ın manevi mimarlarından, Horasan erenlerinin önemli simgelerinden Seyit Sultan Sücaeddin Veli, Eskişehir Seyitgazi’de düzenlenen görkemli törenlerle anıldı. Bu yıl 10. Uluslararası ve 30. Ulusal düzeyde gerçekleştirilen etkinlikler, protokolün ve yurdun dört bir yanından gelen çok sayıda vatandaşın yoğun katılımıyla adeta bir gönül köprüsüne dönüştü. ​Geniş Protokol Katılımı ​Eskişehir’in Seyitgazi ilçesinde düzenlenen anlamlı programa; Eskişehir Valisi Dr. Erdinç Yılmaz, ​Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanı Esma Ersin, Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce,​Seyitgazi Belediye Başkanı Uğur Tepe, Protokol üyeleri, siyasi parti ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ile çok sayıda vatandaş katılım sağladı. ​Etkinlikte Öne Çıkan Konuşmalar ve Mesajlar ​"Bu Miras Geleceğe Taşınmalı" ​Sücaaddin Veli Kültür ve Turizm Derneği Başkanı Halil İbrahim Kızılarslan, 1997 yılından bu yana sürdürülen bu geleneğin önemine dikkat çekerek şunları söyledi: ​"Anadolu'nun dört büyük velisinden biri olan Sücaeddin Veli Hazretleri; Hünkâr Hacı Bektaş Veli, Hacı Bayram Veli ve Şeyh Şahabettin Veli ile birlikte bu toprakların manevi direklerindendir. Amacımız bu kültürel mirası genç nesillere aktarmak, aklın ve bilimin rehberliğinde Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün izinden ayrılmadan kardeşliği büyütmektir." ​Kızılarslan ayrıca, dernek binasının yanındaki kullanılmayan köy okulunun Milli Eğitim Bakanlığı desteğiyle 7 milyon TL harcanarak bir gençlik ve yaşam merkezi haline getirileceğini müjdeleyerek Bakan Yusuf Tekin’e teşekkürlerini iletti. ​"Farklılıklarımız En Büyük Zenginliğimizdir" ​Seyitgazi Belediye Başkanı Uğur Tepe, yerel yöneticiler olarak sadece fiziki yapılar inşa etmekle kalmadıklarını, aynı zamanda bu manevi köprüleri koruma sorumluluğu taşıdıklarını belirtti. Tepe, "Sücaeddin Veli'nin bize bıraktığı en büyük miras, farklılıklarımızı birer zenginlik olarak görmek, 72 millete aynı nazarda bakabilmektir" diyerek birlik ve beraberlik vurgusu yaptı. ​"Anadolu Medeniyetinin Temel Taşlarından Biri" ​Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, Anadolu coğrafyasının Mevlana’dan Hacı Bektaş Veli’ye, Yunus Emre’den Sücaeddin Veli’ye kadar uzanan kadim bir miras barındırdığına dikkat çekti. Ünlüce, bu tür etkinliklerin toplumda sevgi, hoşgörü ve kardeşliği pekiştirmede kritik bir rol oynadığını ifade etti. ​"Sınırları Aşan Bir Gönül İklimi" ​Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanı Esma Ersin, Kırıkkale’den Ankara’ya, Çankırı’dan Bulgaristan’a uzanan ocak kültürünün önemine değindi: ​"Bu yolun coğrafyası sınırların ötesindedir; mayası kardeşliktir. Başkanlık olarak cemevlerimizi ve dergahlarımızı yaşatmak, bu kültürel hafızayı canlı tutmak asli vazifemizdir. Dilde himmet, elde fırsat, başta devlet varken bir olmaya, iri olmaya, diri olmaya devam edeceğiz." ​"Asıl Fetih Gönülleri Fethetmektir" ​Eskişehir Valisi Dr. Erdinç Yılmaz ise konuşmasında Horasan erenlerinin Anadolu ve Rumeli'deki birleştirici rolünün altını çizdi. Vali Yılmaz, şöyle konuştu: ​"Bizim medeniyet haritamızda fetih yalnızca sınırları genişletmek değil, kapalı gönülleri açmaktır. Sultan Sücaeddin Veli Hazretleri, 14. ve 15. yüzyılda bu medeniyet meşalesini Balkanlar'a taşıyan en parlak kandillerden biridir. Bugün bize düşen ayrılıkların değil, birliğin ve merhametin dilini konuşmaktır." ​​Konuşmaların ardından duaların edildiği, ortak değerlerin ve kültürel bağların tazelendiği etkinlik, katılımcıların ve vatandaşların yoğun ilgisiyle sona erdi.

Vali Yılmaz: ''Ahilik Bir Medeniyet Tasavvurudur'' Haber

Vali Yılmaz: ''Ahilik Bir Medeniyet Tasavvurudur''

Eskişehir Valisi Dr. Erdinç Yılmaz 14 - 20 Eylül arasında kutlanan Ahilik Haftası dolayısıyla bir mesaj yayımladı. Vali Yılmaz mesajında şu ifadelere yer verdi; ''Ahilik; emeği ibadet bilen, alın terini helal kazançla taçlandıran, ticareti ahlakla, üretimi kaliteyle, kardeşliği ise dayanışmayla bütünleştiren köklü bir medeniyet mirasıdır. Bu aziz gelenek; esnaf ve sanatkârlarımızın yalnızca mesleklerinde mahir olmalarını değil, dürüstlükten ayrılmayan, kul hakkını gözeten, paylaşmayı bilen ve topluma karşı sorumluluk taşıyan örnek şahsiyetler olmalarını da esas almıştır. Anadolu’nun ilim, irfan, kültür ve ticaret merkezlerinden biri olan Eskişehirimiz, tarih boyunca Ahilik ruhunun yeşerdiği, güçlendiği ve yaşatıldığı müstesna şehirlerimizden biri olmuştur. Eskişehir; çalışkanlığı, üretkenliği ve dayanışma kültürüyle öne çıkan esnaf ve sanatkârlarımızın dürüstlük, güven, paylaşma ve meslek ahlakı etrafında oluşturduğu güçlü geleneğin izlerini bugün de taşımaktadır. İslam dünyasının büyük âlim ve mutasavvıflarından Şeyh Şahabettin Sühreverdî’nin ilim, irfan ve ahlak merkezli düşünce dünyası, Anadolu’da Ahilik anlayışının fikrî ve manevi temellerinin oluşmasında önemli bir yere sahiptir. Ahilik; bu yönüyle sadece ticari hayatı düzenleyen bir teşkilat değil, insanı merkeze alan; emeği yücelten, adaleti gözeten, paylaşmayı çoğaltan ve toplumsal huzuru güçlendiren bir medeniyet tasavvurudur. Bugün bizlere düşen; Ahiliğin dürüstlük, adalet, çalışkanlık, kaliteli üretim, helal kazanç ve kul hakkına riayet ilkelerini çağımızın imkânlarıyla buluşturmak; bu büyük mirası gençlerimize ve gelecek nesillerimize güçlü biçimde aktarmaktır. Çünkü güçlü ekonomi; güvenilir esnafla, kaliteli üretimle, ahlaklı ticaretle ve emeğe duyulan saygıyla yükselir. Bu duygu ve düşüncelerle; başta kıymetli Eskişehirli esnaf ve sanatkârlarımız olmak üzere, ülkemizin kalkınmasına alın teriyle katkı sunan, üretimiyle değer oluşturan, emeğiyle hayatımıza bereket katan tüm esnaf ve sanatkârlarımızın Ahilik Haftası’nı en kalbi duygularımla kutluyorum. Ahilik kültürünü yaşatan, iş yerlerinde güveni, sokaklarımızda dayanışmayı ve ülkemizde üretim heyecanını büyüten tüm emektarlarımıza teşekkür ediyorum. Birliğimizin, beraberliğimizin ve kardeşliğimizin daim olmasını; Ahilik Haftası’nın Eskişehirimiz, esnafımız ve aziz milletimiz için hayırlara vesile olmasını diliyorum.''

ESOGÜ Rektörü Prof. Dr. Emine Gümüşsoy’dan Malazgirt Zaferi Mesajı Haber

ESOGÜ Rektörü Prof. Dr. Emine Gümüşsoy’dan Malazgirt Zaferi Mesajı

Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) Rektörü Prof. Dr. Emine Gümüşsoy, Malazgirt Zaferi’nin 955. yıl dönümü dolayısıyla bir mesaj yayımladı. Anadolu’nun Türk ve İslam yurdu haline gelmesindeki tarihi sürece dikkat çeken Gümüşsoy, birlik ve beraberlik vurgusu yaptı. "Anadolu Adım Adım Türk ve İslam Yurdu Olmuştur" Malazgirt Zaferi’nin Türk milletinin tarihindeki kırılma noktalarından biri olduğunu belirten ESOGÜ Rektörü Prof. Dr. Emine Gümüşsoy, mesajında şu ifadeleri kullandı: "Bu yıl ebedi vatanımız Anadolu’nun kapılarını Türk milletine açan şanlı Malazgirt Zaferi’nin 955. yıl dönümünü milletçe büyük bir gurur ve coşkuyla kutluyoruz. Malazgirt Zaferi’nin ardından Anadolu adım adım Türk ve İslam yurdu haline gelmiştir. Buna son vermeye yönelik pek çok düşmanca girişime rağmen Anadolu; barış, huzur ve birlikte yaşama ruhu ile bugünlere gelirken Türk milletinin adaletli ve hoşgörülü yönetim anlayışı da bin yıldır bu topraklarda kökleşmiştir." Sultan Alparslan ve Şehitlere Anma Mesajının son bölümünde zaferin kahramanlarını ve şehitleri anan Prof. Dr. Emine Gümüşsoy, "Şanlı zaferin yıl dönümünde başta Sultan Alparslan olmak üzere Anadolu’yu bizlere vatan kılan tüm şehitlerimizi rahmet ve minnetle anıyor, birlik ve beraberliğimizin daim olması temennisiyle şükranlarımı sunuyorum." değerlendirmesinde bulundu.

Gençler Küllüoba Arkeoloji Kampı’nda Tarihle Buluştu Haber

Gençler Küllüoba Arkeoloji Kampı’nda Tarihle Buluştu

Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Gençlik Merkezi tarafından, Küllüoba Kazı Başkanlığı paydaşlığında düzenlenen "Küllüoba Arkeoloji Kampı"nda 12 gönüllü genç; üç gün boyunca Anadolu'nun en önemli arkeolojik yerleşimlerinden biri olan Küllüoba Höyüğü'nde arkeolojiyle buluştu. Büyükşehir Belediyesi ve Halk Ekmek A.Ş.'nin destekleriyle 30 yıldır sürdürülen Küllüoba Höyüğü kazıları; Seyitgazi ilçesi Yenikent Mahallesi yakınlarında, günümüzden yaklaşık 5 bin 200 yıl öncesine uzanan yaşamın izlerini gün yüzüne çıkarmaya devam ediyor. Gerçekleştirilen kampta gençler, kazı ekibi eşliğinde yürütülen arkeolojik çalışmaları yerinde inceleyerek kazı süreçlerine uygulamalı olarak katıldı. Bilimsel yöntemlerle sürdürülen kazı çalışmalarını yakından gözlemleme fırsatı bulan katılımcılar, arkeolojik araştırmaların farklı aşamaları hakkında bilgi edindi. Kamp kapsamında Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Küllüoba Kazı Başkanı Prof. Dr. Murat Türkteki, gençlerle bir araya gelerek Tunç Çağı ile Küllüoba Höyüğü'nin Anadolu arkeolojisindeki yeri ve önemi hakkında bir sunum gerçekleştirdi. Türkteki, Küllüoba'da ortaya çıkarılan buluntuların Anadolu'nun erken yerleşim tarihi, şehirleşme süreci ve dönemin sosyal yaşamına ilişkin önemli veriler sunduğunu anlattı. Ardından Dr. Öğr. Üyesi Yusuf Tuna tarafından Küllüoba kazılarında uygulanan bilimsel çalışma yöntemleri hakkında bilgilendirme yapıldı. Tuna; kazı öncesi hazırlık süreçlerinden buluntuların kayıt altına alınmasına, belgeleme çalışmalarından laboratuvar süreçlerine kadar arkeolojik araştırmaların tüm aşamalarını katılımcılarla paylaştı. Program kapsamında ayrıca, Küllüoba kazılarından elde edilen veriler doğrultusunda Eskişehir Halk Ekmek tarafından üretilen Küllüoba Ekmeği ile Dorlion Zeytinyağı'nın tadımı gerçekleştirildi. Gençler, bölgenin binlerce yıllık beslenme kültürüne ilişkin bilgi edinirken arkeolojik çalışmaların kültürel mirasa katkısını da yakından deneyimledi.

"Geçmişin Zarafeti" Sergisi Sanatseverlerle Buluştu Haber

"Geçmişin Zarafeti" Sergisi Sanatseverlerle Buluştu

Geleneksel Türk giyim kültürünün zarafetini ve zenginliğini günümüze taşıyan “Geçmişin Zarafeti” Saray ve Halk Oyunu Kıyafetleri Sergisi, Eskişehir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde sanatseverlerle buluştu. Bedriye Nuran Zorlutuna’nın hazırladığı sergi, Kent Müzeleri Kompleksi Geçici Sergi Salonu’nda düzenlenen törenle açıldı. Osmanlı saray kıyafetlerinden ilham alınarak hazırlanan kostümler ile Anadolu’nun farklı yörelerine ait halk oyunları kıyafetlerini bir araya getiren sergi, geleneksel Türk giyim kültürünün zenginliğini sanatseverlerle buluşturdu. Topkapı Sarayı’nda bulunan Osmanlı sultan kıyafetlerinden de ilham alan çalışmalar, geleneksel el işçiliğinin inceliklerini ve geçmişten günümüze ulaşan kültürel birikimi gözler önüne serdi. Serginin açılışında konuşan Bedriye Nuran Zorlutuna, geleneksel giyim kültürüne ilgisinin öğrencilik yıllarında başladığını belirterek, “Ben talebelik zamanımda Zühal Yorgancıoğlu’nun hayranıydım. Sim sırma türü nakışları dünyaya tanıttı. Babam da bana, ‘Sakın köklerinden kopma kızım.’ derdi ve bizi devamlı Topkapı Sarayı’na götürürdü. Benim bu alana ilgim de o yıllarda başladı. Yılların emeğini bugün sizlere sunmak istedim. Sergide emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.” dedi. Serginin açılışına katılan Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce ise kıyafetlerde ve motiflerde geçmişten bugüne taşınan hikâyelere dikkat çekti. Başkan Ünlüce, “Geçmişten gelen köklerimize baktığımızda o motifler özellikle elbiselerde, kıyafetlerde ortaya çıkıyor. Renklerin geçişi bize o dönem kadınlarının, erkeklerinin yaşadığı duyguları yansıtıyor ve anlatıyor. Kıyafetlerde, başlık modellerinde yer alan pek çok motifin aslında bir hikâyesi var. Biz bugün bu hikâyelerle buluşacağız. Bir taraftan saray dönemini izlerken bir taraftan da geçmişin zarafetini göreceğiz.” diye konuştu. Özellikle gençleri sergiyi görmeye davet eden Başkan Ünlüce, “Bu topraklarda çok zarif kadınlar, çok zarif erkekler yaşadılar. Onların zarafetini taşıyan kıyafetleri geçmişten bugüne taşımak ve bunların bizim sergi salonumuzda sergileniyor olması bizim için çok değerli. Tüm Eskişehir halkını bu değerli sergiyi ziyaret etmeye davet ediyorum. Özellikle gençlerimizi davet ediyorum. Çünkü köklerini, geçmişini ve kültürünü ne kadar iyi bilirlerse hem bugüne hem de geleceğe sahip çıkmaları o kadar anlamlı olacaktır. Başta Bedriye Nuran Zorlutuna olmak üzere emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.” dedi. Geçmişin estetik anlayışını günümüzle buluşturan “Geçmişin Zarafeti” Saray ve Halk Oyunu Kıyafetleri Sergisi, geleneksel el işçiliğinin inceliklerini ve kültürel mirasın zenginliğini yansıtan eserleriyle ziyaretçilerden büyük beğeni topladı. Sergi, 16 Ağustos 2026 tarihine kadar Kent Müzeleri Kompleksi Geçici Sergi Salonu’nda ziyaret edilebilecek.

Anadolu Üniversitesi Kültürel Mirası Dansla Yaşattı Haber

Anadolu Üniversitesi Kültürel Mirası Dansla Yaşattı

Anadolu Üniversitesi Halk Bilimi Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından kültürel mirası yaşatmak ve kuşaktan kuşağa aktarmak amacıyla hazırlanan “Anadolu: Bir Yol Hikâyesi” Halk Oyunları Gösterisi, Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Atatürk Kültür Sanat ve Kongre Merkezinde gerçekleştirildi. Gösteriye Muharip Hava Kuvveti Komutanı Yardımcısı Hv. Korg. İsmail Üner, Eskişehir Vergi Mahkemesi Başkanı Ömer Şahin, Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, Eskişehir Vali Yardımcısı Oğuz Şenlik, Rektör Danışmanı ve İletişim Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Barış Kılınç, Eskişehir Cumhuriyet Başsavcı Vekili Mehmet Özel, Genel Sekreter Ecevit Öksüz, Halk Bilimi Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Oytun Eren, şehir protokolünün temsilcileri, merkezin kuruluşundan bu yana gelişimine katkı sağlayan eski yöneticiler ve davetliler katıldı. Rektör Prof. Dr. Adıgüzel: “Bizi biz yapan, bu ortak ritimde buluşabilmektir” Gösterinin açılış konuşmasını gerçekleştiren Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, Eskişehir'in ve Anadolu'nun zengin kültürel mozaiğine dikkat çekti. Rektör Adıgüzel konuşmasında şu ifadelere yer verdi: “Halk oyunları topluluğunda görev alan arkadaşlarımız, bugün için gerçekten büyük bir özveri ve emekle güzel bir gösteri hazırladılar. Bu gösteri aslında hem Türkiye'nin hem Anadolu'nun hem de Eskişehir'in bir özeti gibi olacak. Çünkü Rumeli'den, Balkanlardan, Kafkaslardan, Kırım'dan, Kazan'dan gelen yüz binlerce hatta milyonlarca insanın harman olduğu, mayalandığı ve kendine yeni bir kültür oluşturduğu bir toprak Eskişehir ve Anadolu. Bizi başkalarından ayıran ve bizi bütünleştiren, bizi biz yapan aslında bu ortak tınıda, ortak ezgide ve birazdan izleyeceğimiz halk danslarındaki ortak ritimde buluşabilmektir.” Rektör Prof. Dr. Adıgüzel: “Her gelen arkadaşımız üzerine bir tuğla koyarak bu binayı yükseltiyor” Anadolu Üniversitesinin kültüre hizmet etmek adına büyük bir gayret sarf ettiğini belirten Prof. Dr. Adıgüzel, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bugün binden fazla misafirimizle birlikte Anadolu Üniversitesinin sunduğu kültür sanat hizmetlerini şehirle kutlamış olacağız. Bu organizasyonu birlikte yaptığımız, bize salonu tahsis eden Eskişehir Büyükşehir Belediyesine ve Kent Konseyine teşekkür ediyorum. Halk Bilimi Araştırma Merkezimizin Müdürü Prof. Dr. Oytun Eren ile merkezin bugünlere gelmesinde emeği geçen kıymetli yöneticilerimize de ayrıca şükranlarımı sunuyorum. Çünkü bu işler her gelen arkadaşımızın üzerine bir tuğla daha koymasıyla yükseliyor ve karşımıza böyle güzel bir yapı çıkıyor.” Merkeze katkı sunan isimlere üstün hizmet plaketi Açılış konuşmalarının ardından, Halk Bilimi Uygulama ve Araştırma Merkezinin kuruluşundan günümüze gelişimine katkı sunan isimleri onurlandırmak amacıyla “Üstün Hizmet Plaketi” takdim töreni gerçekleştirildi. Törende merkezin ilk dansçılarından Kadir İstifçi’ye, Halk Bilimi Uygulama ve Araştırma Merkezi Kurucu Müdürü Doç. Dr. Turhan Baraz’a, 1996-1998 yılları arasında müdürlük görevini yürüten Öğr. Gör. Mehmet Tekin Koçkar’a, 1998-2007 yılları arasında müdürlük görevini yürüten Prof. Dr. Ali Yavuz Kılıç’a, 2007-2019 yılları arasında müdürlük görevini yürüten Prof. Dr. Deniz Taşcı’ya, merkezin temel kostüm sorumlusu ve tasarımcısı Hatice Özsoy’a ve merkezin ilk dansçılarından Necati Bayram’a üstün hizmet plaketi takdim edildi. 10 farklı yöreden oyunlar sergilendi Plaket takdiminin ardından sahneye çıkan 100'den fazla sanatçı; Adıyaman, Silifke, Van, Muğla, Trabzon, Seymen, Bitlis, Burdur, Bolu ve Üsküp yörelerine ait halk oyunlarını sergiledi. Anadolu'nun kültürel zenginliğini başarıyla sahneye taşıyan danslar, sanatseverlerden büyük alkış aldı. Gösterinin sonunda ise “Anadolu: Bir Yol Hikâyesi” Halk Oyunları Gösterisi’nin planlanması ve gerçekleştirilmesi sürecindeki katkıları dolayısıyla Halk Oyunları Eğitmeni Öğr. Gör. Ahmet Şamil Erkoçak ile Halk Bilimi Uygulama ve Araştırma Merkezi Danışma Kurulu Üyesi Dr. Mustafa Uluyol’a teşekkür belgeleri verildi. Teşekkür belgeleri, Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel ve Halk Bilimi Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Oytun Eren tarafından takdim edildi. Etkinlik, sahnede gerçekleştirilen hatıra fotoğrafı çekimiyle sona erdi. Kaynak: AnaHaber

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.