SON DAKİKA
Hava Durumu

#Alpagut

Porsuk Haber Ajansı - Alpagut haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Alpagut haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

CHP'li Süllü: "Bilirkişi Raporunu Verdi Proje İptal Edilmeli" Haber

CHP'li Süllü: "Bilirkişi Raporunu Verdi Proje İptal Edilmeli"

Eskişehir'de Tepebaşı Atalan Mahallesi ve Mihalgazi Alpagut Mahallesi’nde yapılması planlanan Alpagut–Atalan Altın ve Gümüş Madeni Projesi'ne ilişkin "ÇED Olumlu" kararına karşı açılan davada hazırlanan bilirkişi raporu, projeye verilen onayın bilimsel ve hukuki dayanağının bulunmadığını ortaya koydu. Raporda, ulaşım başlığı dışında ÇED raporunun bilimsel esaslardan uzak hazırlandığı belirtilerek 18 Ekim 2025 tarihli "ÇED Olumlu" kararının iptal edilmesi gerektiği açıkça yer aldı. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan CHP Eskişehir Milletvekili Jale Nur Süllü, “Eskişehir’imizde yapılması planlanan Alpagut–Atalan Altın Gümüş Madeni projesine karşı "ÇED Olumlu" kararının iptali için açılan davada 20 Nisan 2026 tarihinde bilirkişi keşfi yapılmıştı. Benim de hazır bulunduğum keşifte, Büyükşehir, Tepebaşı, Odunpazarı Belediyelerimizin ekipleri, Tema Vakfı temsilcileri, Adana Milletvekilimiz Müzeyyen Şevkin, Ahmet Ataç Başkanım ve bilirkişi ile birlikte 12.000 adım atarak sahayı adım adım dolaştık. Sonuçta bilirkişinin altın madeni talanına yönelik raporu dava dosyasına sunulmuş.” Süllü, bilirkişi raporunun maden uğruna feda edilemeyecek eşsiz bölgenin gerçeklerine yönelik dile getirdikleri uyarıları tek tek doğruladığını belirterek iktidara ve projeyi hazırlayan şirkete sert sözlerle yüklendi. " Bakanlıkta gerçekleştirilen İnceleme Değerlendirme toplantısında da dile getirdiğimiz üzere, kopyala-yapıştır yöntemiyle hazırlanmış bilimsellikten uzak ÇED dosyasına ilişkin uyarılarımızın birer iddia olmadığı bilirkişi raporuyla belgelenmiştir. Bilim insanlarının resmi raporla dava dosyasına giren tespitleri, bölgede açılması düşünülen atın madeninin bir talan ve doğa suçu olduğunu kanıtlamaktadır. Bu rapordaki tespitler varken projeyi savunmaya devam edenler bu talan projesinin suç ortağı olacaktır" ifadelerini kullandı. ESKİŞEHİR'E ÇANAKKALE VERİLERİYLE MADEN İZNİ! Bilirkişi raporunun en çarpıcı saptamalarından birinin hava kirliliği hesaplamalarında Eskişehir yerine Çanakkale'nin meteorolojik verilerinin kullanılması olduğuna dikkat çeken Süllü, bunun kabul edilemez bir skandal olduğunu söyledi. "Bir kentin kaderini belirleyecek raporda başka bir ilin iklim verileri kullanılıyor. Böylesi baştan savma verilerle alınan ÇED olumlu kararı hukuk önünde de vicdan önünde de yok hükmündedir." 57 BİN AĞAÇ, SAKARYA HAVZASI VE YAŞAM TEHDİT ALTINDA Süllü, bilirkişi raporunda yer alan tespitlerle projenin canlı yaşamına da büyük tehdit oluşturduğunu belirtti: “Raporda; Kılcal fayların ÇED raporunda yer almamasıyla olası depremlerde sızdırmazlık sistemlerinin göreceği zarar riski gizleniyor. Siyanür ve ağır metal sızıntısı riskinin yüksek olduğu, olası kirlenmenin Sakarya Havzası'na kadar yayılabileceği, 57 bin 534 ağacın kesileceği, 60 milyon ton pasanın depolanacağı alanda sızdırmazlık tabakası olmadığı, tarım arazilerinin yanlış sınıflandırılmasıyla tarımsal bütünlüğün zarar göreceği, yangın senaryolarının bilimsel gerçeklerle bağdaşmadığı ve Oluklaryanı arkeolojik sit alanının tehdit altında bulunduğunun” tespit edildiğini vurgulayan Süllü, "Bu tablo, açık bir yıkımın tarifidir." dedi. "ESKİŞEHİR MADEN SAHASI DEĞİL, YAŞAM HAVZASIDIR" AKP iktidarının yıllardır şirketleri koruyan vahşi madenciliğe geçit veren politikalarının bugün ülkenin en verimli tarım alanlarını hedef aldığını söyleyen Süllü, şu değerlendirmede bulundu: "Bugün Eskişehir'de yok olacak olan sadece bir arazi değildir; Sakarya Havzasıdır, tarımdır, gıda güvenliğimizdir, içme suyu kaynaklarımızdır, geleceğimizdir. Bir avuç şirket daha fazla kazansın diye geleceğimizin feda edilmesine izin veremeyiz." "YARGI BİLİMİN SESİNİ DUYMALIDIR" Süllü, bilirkişi raporunun ardından mahkemede hakimlerin artık hukukun ve bilimin gereğini yerine getirmesi gerektiğini belirterek çağrısını şöyle tamamladı: "Bilirkişi raporunun sonucunda yer aldığı üzere, ÇED olumlu kararı iptal edilmelidir. Eskişehir'in toprağını, suyunu, ormanını, tarihini, geleceğini şirketlerin insafına bırakmayacağız. Alpagut'u da Atalan'ı da Sakarya Havzası'nı da sonuna kadar savunacağız. Yerin üstü, yerin altından çok daha değerlidir. Mücadelemiz, sadece ÇED olumlu kararı iptal edilene kadar değil, maden projesi tamamen iptal edilinceye kadar sürecektir."

Alpagut-Atalan İçin Bilirkişi Raporu: "Çed Kararı İptal Edilmeli" Haber

Alpagut-Atalan İçin Bilirkişi Raporu: "Çed Kararı İptal Edilmeli"

Alpagut ve Atalan mahallelerinde yapılması planlanan altın-gümüş madeni projesine ilişkin bilirkişi raporunda, “ÇED Olumlu” kararının iptal edilmesi yönünde görüş bildirildi. Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç, “Çocuklarımıza temiz suyu, verimli toprağı ve kültürel mirası korunmuş bir gelecek bırakmak için mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz” dedi. Alpagut ve Atalan mahallelerinde yapılması planlanan altın-gümüş madeni projesine ilişkin hazırlanan bilirkişi raporunda “ÇED Olumlu” kararının iptal edilmesinin uygun olduğu belirtildi. Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç, raporun bilimsel ve hukuki gerçekleri ortaya koyduğunu belirterek, “Bu mücadele yalnızca bugünün değil, çocuklarımızın geleceğinin mücadelesidir. Toprağımızı, suyumuzu, kültürel mirasımızı ve insan yaşamını korumaya kararlılıkla devam edeceğiz” dedi. Alpagut ve Atalan mahallelerinde yapılması planlanan Altın-Gümüş Madeni Ocağı ve Cevher Zenginleştirme Tesisi Projesi hakkında hazırlanan bilirkişi raporu tamamlandı. Raporda, ulaşım konusu hariç olmak üzere ÇED raporunun bilimsel esaslardan uzak bir yaklaşımla hazırlandığı ifade edilerek, 18 Ekim 2025 tarihli “ÇED Olumlu” kararının iptal edilmesinin uygun olduğu yönünde görüş bildirildi. “Bu topraklar yalnızca maden sahası olarak görülemez” Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç, bilirkişi raporuna ilişkin yaptığı değerlendirmede, Alpagut ve Atalan’ın yalnızca doğal güzellikleriyle değil, tarihsel ve kültürel değerleriyle de korunması gereken özel bir bölge olduğunu vurguladı. Başkan Ataç, “Alpagut ve Atalan’ı yalnızca yerin altındaki maden rezervleri üzerinden değerlendirmek, bu toprakların binlerce yıllık tarihini, kültürünü, suyunu, ormanını ve insanını yok saymaktır. Bu bölge, geçmişten geleceğe taşımakla sorumlu olduğumuz ortak mirasımızdır. Bilirkişi raporu da maden projesinin arkeolojik sit alanı ve çevresindeki kültürel varlıklar üzerinde yaratabileceği tehlikeyi açık biçimde ortaya koymuştur” dedi. “Doğayı korumak, insanı korumaktır” Doğaya verilecek zararın insan yaşamından ayrı düşünülemeyeceğini belirten Ataç, şöyle devam etti: “Toprak zarar görürse tarım zarar görür, su kirlenirse yaşam zarar görür, orman yok edilirse insanın nefesi kesilir. Doğayı korumak, doğrudan doğruya insanı korumaktır. Bu nedenle mesele yalnızca çevresel bir mesele değildir; halk sağlığı, yaşam hakkı, kültürel miras ve kuşaklar arası adalet meselesidir. Hiçbir ekonomik faaliyet, insan yaşamından ve sağlıklı bir çevrede yaşama hakkından daha değerli değildir.” “Çocuklarımıza yaşanabilir bir kent bırakmak zorundayız” Mücadelenin gelecek kuşaklara karşı bir sorumluluk olduğunu ifade eden Başkan Ataç, “Çocuklarımıza siyanürle, ağır metallerle ve geri dönüşü olmayan çevresel tahribatlarla anılan bir bölge değil; temiz suyu, verimli toprağı, tarihi ve kültürel değerleri korunmuş bir kent bırakmak zorundayız. Bugün vereceğimiz kararlar, çocuklarımızın nasıl bir çevrede yaşayacağını belirleyecek” diye konuştu. “Mücadelemiz mahkeme kararına kadar ve sonrasında da sürecek” Bilirkişi raporunun önemli bir bilimsel ve hukuki aşama olduğunu, ancak yargılama sürecinin devam ettiğini hatırlatan Ataç, nihai kararın mahkeme tarafından verileceğini belirtti. Ataç, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “Bilirkişi raporu, başından beri dile getirdiğimiz kaygıların ne kadar haklı ve bilimsel temellere dayandığını göstermiştir. Ancak mücadelemiz henüz tamamlanmış değildir. Yargı sürecini yakından takip edecek; bölge halkımızla, meslek odalarıyla, çevre örgütleriyle ve yaşamı savunan tüm yurttaşlarımızla dayanışma içinde olmaya devam edeceğiz. ÇED Olumlu kararı iptal edilene, Alpagut ve Atalan’ın doğası, tarihi ve geleceği güvence altına alınana kadar mücadelemiz kararlılıkla sürecektir. Bu mücadele toprağın, suyun, tarihin, çocuklarımızın ve yaşamın mücadelesidir.”

Başkan Ataç: "Bu Güzel Doğayı Onlara Yedirmeyeceğiz" Haber

Başkan Ataç: "Bu Güzel Doğayı Onlara Yedirmeyeceğiz"

Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç, Eskişehir’de Sarıcakaya–Mihalgazi hattında planlanan Alpagut-Atalan Altın-Gümüş Maden Projesine karşı açılan dava kapsamında gerçekleştirilen bilirkişi keşfinde vatandaşları yalnız bırakmadı. Başkan Ataç, “Burası Eskişehir’in kalbi. Bu güzel doğayı, bu ekosistemi onlara yedirmeyeceğiz” dedi. Tepebaşı İlçesi Atalan Mahallesi ve Mihalgazi İlçesi Alpagut Mahallesi’nde siyanürlü maden ocağına karşı açılan dava sonucunda mahkeme tarafından görevlendirilen bilirkişi heyeti bölgede keşif yaptı. Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç da bilirkişi heyeti ile birlikte Avlamış Mahallesi’nden başlayarak maden sahasının yapılacağı alana yürüyerek mahalleliye destek verdi. Başkan Ataç, bereketli tarım arazilerine maden ocağı yapılarak toprağa, sağlığa ve çevreye zarar verilmesine karşı olan mahalle sakinleri ile bir araya gelerek onların haklı mücadelesinde yanında olduğunu vurguladı. “Yasal yollarla hakkımızı alacağız” Başkan Ataç, “Bilirkişi heyeti ile beraber buraya yürüdük. Nereye ne yapılacağını anlattılar. Bir tarafta koyun sürüsü, öbür tarafta 3-5 tane inek otlanıyor. İnanın, her yer yemyeşil bir halı gibi. Çok üzüldüm. Biliyorum, hep birlikte mücadele edeceğiz ve yaptırmayacağız. Nasıl ki seneler önce termik santral yapılacaktı, büyük bir mücadeleyle onu önledik; bunu da en kısa zamanda çözeceğiz. Ama maalesef iktidar bu tip konularda çok duyarsız. Aksine, vahşi madenciliğin önünü açan bir maden yasası çıkardılar. Onunla da bu vahşi madenciliğe soyunan müteahhitlerin ellerini rahatlattılar. Biraz önce madencileri savunurken, ‘Bakanlık uygun gördü’ diyorlar. Bakanlık kimin yanında? Madenciliğin yanında. Bakanlık zaten bunu teşvik ediyor. O açıdan işimiz zor ama yılmayacağız. Mücadele edeceğiz. Geleceğiz, burada yatacağız, sizlerle beraber olacağız. Çünkü burası, inanın, Eskişehir’in kalbi. Buradaki ekosistem o kadar muazzam ki ben buraya her geldiğimde hayran oluyorum. Ama insan sormadan edemiyor: Nasıl kıyacaksınız buraya? Ama onlar da yanlış yaptıklarını anlayacaklar. Dediğim gibi, vazgeçmeyeceğiz. İnadına ne gerekiyorsa yapacağız. Ama yasal yollarla hakkımızı alacağız. Çünkü burada onların hiçbir karış hakkı yok. Burada hak sizindir, bizimdir. Sonuna kadar mücadele edeceğiz. Bu güzel doğayı, bu ekosistemi onlara yedirmeyeceğiz” ifadelerini kullandı.

Eskişehir'imizi Zehirletmeyecek, Sakarya Havzamıza Sahip Çıkacağız! Haber

Eskişehir'imizi Zehirletmeyecek, Sakarya Havzamıza Sahip Çıkacağız!

Eskişehir’in Mihalgazi ilçesi Alpagut-Atalan bölgesinde planlanan altın ve gümüş madeni projesine karşı açılan davalar kapsamında bölgede bilirkişi keşfi gerçekleştirildi. CHP Eskişehir Milletvekilleri Jale Nur Süllü, Utku Çakırözer ve CHP Adana Milletvekili Müzeyyen Şevkin keşif alanında yaptıkları açıklamalarla projeye sert tepki gösterdi. Bölgenin tarım, hayvancılık ve ekolojik dengesi açısından kritik öneme sahip olduğuna dikkat çekilen açıklamalarda, projeye karşı güçlü bir itiraz dile getirilerek “Eskişehir'imizi zehirletmeyeceğiz” dediler. MİKROKLİMA VE DOĞA VURGUSU CHP Eskişehir Milletvekili Jale Nur Süllü, Avlamış’ın Orta Sakarya Havzası’nda yer alan ve “inanılmaz doğasıyla, hayvancılığıyla, sebze-meyve yetiştiriciliğiyle” öne çıkan bir bölge olduğunu belirterek, Türkiye’de Iğdır’la birlikte nadir mikroklima alanlardan biri olduğuna dikkat çekti. Bölgede planlanan altın-gümüş madeni projesine karşı bilirkişi keşfi için alanda olduklarını ifade eden Süllü, “Eskişehir’imizin suyuna, havasına, toprağına sahip çıkmak için buradayız” dedi. Süllü, milletvekilleri, belediye başkanları, meslek odaları ve sivil toplum kuruluşlarının da sürece birlikte dahil olduğunu vurguladı. Süllü, “Bugün burada aynı zamanda Ahmet Ataç Başkanım var, Kazım Kurt Başkanım var, TEMA yetkilileri, Büyükşehir Belediyesi ve Tepebaşı Belediye'mizin ekipleri, Baromuz, Jeoloji Mühendisleri Odamız, Ziraat Odamız, Jeoloji Mühendisleri Odamız, hep birlikte buradayız bugün Eskişehir'imizi korumak adına” diye konuştu. 2520 FUTBOL SAHASI BÜYÜKLÜĞÜNDE TEHDİT CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, projenin büyüklüğüne dikkat çekerek, “Burası Tepebaşı ile Mihalgazi’nin kavuşma noktası; tarımın, hayvancılığın yapıldığı verimli topraklar. Anadolu’yu besleyen bir alan” dedi. Yaklaşık 2 bin 520 futbol sahası büyüklüğünde maden ocağı planlandığını belirten Çakırözer, liç yöntemi ve siyanür kullanımına işaret ederek, “Dereleri, suyu, havası, toprağı zehirlenecek. Bu sadece Eskişehir’i değil, çevre illeri de etkileyecek bir risk” ifadelerini kullandı. “1 milyon Eskişehirli buna karşı” diyen Çakırözer, “Bu topraklara kıymayın, Eskişehir’i zehirlemeyin. Bu mücadeleyi sonuna kadar sürdüreceğiz” çağrısında bulundu. TÜRKİYE’YE KALAN KATMA DEĞER NEDİR? CHP Adana Milletvekili Müzeyyen Şevkin, bölgenin tarımsal üretim kapasitesine dikkat çekerek, “Aşağıya baktığımızda yüzlerce sığır, karşıda koyun sürüleri var. Temiz hava, üretim ve yaşam bir arada” dedi. Türkiye’de yapraklı sebze üretiminin önemli bir bölümünün bu bölgeden karşılandığını belirten Şevkin, “Bu altın çıkarıldığında Türkiye’ye kalan katma değer nedir?” sorusunu yöneltti. Şevkin, “ÇED raporunu tartışmaktan öte, bu altın gerçekten çıkarılmalı mı, bu doğa katledilmeli mi buna bakmalıyız” ifadelerini kullandı. FAY HATLARI VE İLİÇ UYARISI Aynı zamanda Jeloloji Mühendisi olan Şevkin, bölgenin ciddi jeolojik riskler barındırdığına dikkat çekerek, Eskişehir merkezli 100 kilometrelik alanda 17 fay zonu bulunduğunu, şehir merkezinde ise 6 büyüklüğünün üzerinde deprem üretebilecek aktif fayların yer aldığını belirtti. İliç’te yaşanan felaketi hatırlatan Şevkin, “9 canımızı kaybettik, hayvancılık ve su kaynakları yok oldu. Benzer bir tablo Eskişehir’de yaşanmasın diye buradayız” dedi. Süllü de açık ocak ve yığın liçi yöntemine işaret ederek, “Burası bir vadi, pasa burada yığılacak. Bu doğal yaşamı yok edecek. İzin vermeyeceğiz, sonuna kadar direneceğiz” diye konuştu. SU KAYNAKLARI VE SAKARYA HAVZASI RİSKİ Projede öngörülen su kullanımına da değinen Şevkin, “Saniyede 295 litre su demek, milyonlarca litre suyun kullanılması demektir. Bu, hem Sakarya’dan hem yeraltı sularından karşılanacak ve ekolojik dengeyi bozacaktır” dedi. Suyun yalnızca kuyularla karşılanmasının mümkün olmadığını vurgulayan Şevkin, “Sakarya Havzası su anlamında yok edilecek” uyarısında bulundu. Bölgenin su varlıkları ve tarımsal üretimi açısından hayati önemde olduğuna dikkat çekildi.

Verimli Topraklarımızı Korumak İçin Sesinizi Çıkarmayacak mısınız? Haber

Verimli Topraklarımızı Korumak İçin Sesinizi Çıkarmayacak mısınız?

TBMM’deki bütçe görüşmelerinde Türkiye’nin tarımsal hasılada zirvede olduğunu söyleyen Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’ya Mihalgazi-Sarıcakya bölgesini kapsayan alanda yapılması planlanan Alpagut-Atalan Altın Madeni projesi soruldu. Türkiye’nin roka, marul, domatesinin bu bölgeden sağlandığını söyleyen CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, “ Konuşmanızda ‘Tarımsal hasılada zirvedeyiz’ diyorsunuz ya, bunu sağlayan bölgelerin başında bizim Sakarı Vadimiz, Mihalgazi'miz, Sarıcakaya'mız geliyor! İşte bu verimli topraklara Cengiz Holding siyanürlü altın madeni dikecek! Tarım Bakanı olarak bu katliama ‘dur!’ demek için ne bekliyorsunuz?” dedi. ALPAGUT-ATALAN ALTIN MADENİ PROJESİNİ SORDU TBMM’deki Tarım ve Orman Bakanlığı bütçesi görüşmelerinde sunum yapan Bakan İbrahim Yumaklı, Türkiye’nin tarımsal hasılada Avrupa birincisi olduğunu söyleyerek, “Tarımsal hasılada Avrupa'da 1'inci, dünyada 7'nciyiz” diye övündü. Görüşmelerde söz alan CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, AKP’ye yakın iş insanı Mehmet Cengiz’in sahibi olduğu Eti Bakır A.Ş.’nin Tepebaşı-Mihalgazi ve Sarıcakaya’yı kapsayan bölgede yapmak istediği siyanürlü altın madeni projesini hatırlatarak, Bakan Yumaklı’nın projeye karşı sessizliğine tepki gösterdi. “KATLİAMA ‘DUR’ DEMEK İÇİN NE BEKLİYORSUNUZ” Türkiye’nin roka, marul, domates ihtiyacının bu bölgeden sağlandığını belirten Çakırözer, Bakan Yumaklı’ya “Sakarı Vadimizde, Mihalgazi’mizde, Sarıcakaya'mızda siyanürlü altın madeni katliamına ‘dur’ demek için ne bekliyorsunuz?” diye sordu. Çakırözer’in sorularına yanıt verilmedi. Çakırözer, Tarım ve Orman Bakanlığı bütçesi görüşmelerinde şöyle konuştu: “Geldiniz burada ‘Tarımsal hasılada zirvedeyiz’ diyorsunuz. Bunu sağlayan bölgelerin başında bizim Sakarı Vadimiz, Mihalgazi'miz, Sarıcakaya'mız geliyor. Türkiye'nin rokası buradan, domatesi, marulu buradan üretiliyor. İşte bu verimli topraklara Cengiz Holding siyanürlü altın madeni dikecek. 1 milyon Eskişehirli adına size soruyorum: Tarım Bakanı olarak bu katliama ‘Dur!’ demek için ne bekliyorsunuz? Verimli topraklarımızı korumak için sesinizi çıkarmayacak mısınız?”

Çocuklar Köyümüzde Şenlik Var Etkinliği İle Doyasıya Eğlendi Haber

Çocuklar Köyümüzde Şenlik Var Etkinliği İle Doyasıya Eğlendi

Eskişehir Büyükşehir Belediyesi’nin bu yıl ilk kez hayata geçirdiği “Köyümüzde Şenlik Var” etkinliği, çocuklara unutulmaz bir gün yaşatmaya devam ediyor. Mihalgazi ve Sarıcakaya ilçelerinden gelen çocuklar, Alpagut Mahallesi’nde düzenlenen şenlikte gönüllerince eğlendi. Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı tarafından organize edilen etkinlikte, Şehir Tiyatroları’nın sahnelediği kukla gösterileri büyük ilgi gördü. Şişme oyun parkurları, eğlenceli atölyeler ve bilimsel deneylerle dolu program çocukların yüzünü güldürdü. Bilim Deney Merkezi ve Sabancı Uzay Evi’nin uzman ekipleri tarafından sunulan renkli ve eğitici deneyler, minik katılımcılardan tam not aldı. Etkinlik alanında çocukların mutluluğu gözlerinden okunurken, aileler de çocuklarının neşesine ortak oldu. Çocukları yalnız bırakmayan Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Ali Haydar Çelik, “Bugün burada, Eskişehir Büyükşehir Belediyesi olarak ilkini gerçekleştirdiğimiz ‘Köyümüzde Şenlik Var’ etkinliği kapsamında sizlerle bir arada olmaktan büyük bir mutluluk ve heyecan duyuyoruz. Bu özel etkinlik, siz sevgili çocuklarımız için dolu dolu, eğlenceli ve öğretici bir gün yaşatmak amacıyla planlandı. Sizlerin mutluluğunu görmek, burada yüzlerce gülen yüzle bir arada olmak bizler için tarifsiz bir sevinç kaynağı. Bu şenliği sadece bir eğlence olarak değil, aynı zamanda köylerimizde yaşayan çocuklarımızın sosyal hayata daha fazla katılımını sağlayacak bir fırsat olarak görüyoruz. Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce’nin sizlere kucak dolusu selamlarını iletiyorum.” dedi. Eskişehir Büyükşehir Belediyesi’nin düzenlediği “Köyümüzde Şenlik Var” etkinliği, farklı ilçelerdeki çocuklarla da buluşmaya hazırlanıyor. Etkinlik kapsamında; 18 Haziran Çarşamba günü Alpu, Mihalıççık ve Beylikova ilçelerinden gelen çocuklar Bozan Mahallesi Pazar Yeri’nde, 20 Haziran Cuma günü Mahmudiye, Çifteler, Seyitgazi ve Han ilçelerinden gelen çocuklar Doğançayır Mahallesi Nazım Hikmet Parkı'nda, 23 Haziran Pazartesi günü İnönü ve Çukurhisar’dan gelen çocuklar Oklubalı Mahallesi Kapalı Pazar Yeri'nde, 25 Haziran Çarşamba günü ise Sivrihisar ve Günyüzü ilçelerinden gelen çocuklar Açık Hava Heykel Müzesi Festival Alanı’nda şenliğe katılacak. Her ilçede saat 16.00’da başlayacak etkinlikler, yaz coşkusunu köylere taşıyarak çocuklara eğlenceli ve öğretici anlar yaşatmayı sürdürecek.

Benzer Bir Felaketin Şehrimizde Yaşanmasını İstemiyoruz! Haber

Benzer Bir Felaketin Şehrimizde Yaşanmasını İstemiyoruz!

Zafer Partisi Genel Başkan Başdanışmanı Oğuz Beki, Alpagut ve Atalan bölgelerinde yapılması planlanan siyanürlü altın ve gümüş maden ocağı ve cevher zenginleştirme tesisi ile ilgili bir açıklama yaptı. Erzincan İliç'te yaşanan felaketin Eskişehir'de yaşanmasını istemiyoruz diyen Genel Başkan Başdanışmanı Beki şu ifadelere yer verdi; ''Cengiz Holding Enerji Grubu bünyesinde faaliyet gösteren Eti Bakır Maden a.ş güzel Eskişehir'imizin Mihalgazi ve Tepebaşı belediyeleri nde bulunan Alpagut ve Atalan bölgelerinde siyanürlü altın gümüş madeni ocağı ve cevher zenginleştirme tesisi kurmak istiyor.  Öğrendiğim kadarıyla sondaj çalışmalarını yıllardan beri sürdürüyorlar. Sondaj çalışmalarını çoktan bitirmiş olduklarından 2023'ün Aralık ayında Çevre Şehircilik İklim Değişikliği Bakanlığı'na ÇED raporu olumlu başvurusu yapıyorlar. Ama yaklaşan 2024 yerel seçimleri nedeniyle firma kendi başvurusunu iptal ediyor. Seçim biter bitmez de 5 temmuz 2024'te Eskişehir il çevre müdürlüğü'ne tekrar başvuru yapıyor. Raporda Tepebaşı ve Mihalgazi ilçelerine bağlı Atalan alpagut bölgelerinde patlamalı açık ocak işletmeciliği için 509 hektar orman ve tarım alanları ile birlikte toplam 2740 hektar alanın talan edileceğini görüyoruz. Yapılacak olan siyanürlü altın madenciliği tarımda birçok konuda Türkiye birinciliği olan bu bölgemizi açıkça zehirleyecektir. Uzmanlar Habitat etkilenecek, sülfürik asit yağmurları nedeniyle yeraltı sularına sizan arsenik gibi ağır metaller bitkilere hayvanlara ve Sakarya nehrine zarar verecek diyorlar . Mikroklima özelliğine sahip bu bölgemiz İstanbul Ankara gibi büyük illerimizin sebze ihtiyacının %20'sini karşılıyor.  Daha önce genel başkanımız sayın profesör doktor Ümit özdağ'ın Erzincan iliç'te yaptığı uyarılar dikkate alınmadığında hazin felaketlerle karşılaştık. Benzer bir felaketin şehrimizde ve bölgemizde yaşanmasını istemiyoruz.  Bu nedenle tepkisini koyan sivil toplum kuruluşlarına teşekkür ediyor,bölge halkımızın Zafer Partisi olarak her zaman yanında olacağımızı politik ve hukuksal desteğimizi esirgemeyeceğimizi bildiriyorum.''

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.