SON DAKİKA
Hava Durumu

#Alın Teri

Porsuk Haber Ajansı - Alın Teri haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Alın Teri haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Sağlık-Sen Eskişehir Şubesinde Hasan Hüseyin Köksal Güven Tazeledi Haber

Sağlık-Sen Eskişehir Şubesinde Hasan Hüseyin Köksal Güven Tazeledi

Sağlık-Sen Eskişehir Şubesi, 6 Haziran 2026 tarihinde Anemon Grand Eskişehir Otel’de gerçekleştirilen 7. Olağan Genel Kurulu ile yeni dönem yönetimine güven tazeleyerek "Ben değil, biz olacağız" mesajıyla yola devam etti. Sendikanın kuruluş yıl dönümüne denk gelen kongrede, sağlık çalışanlarının özlük hakları, ekonomik iyileştirmeler ve sağlık sistemindeki güncel sorunlar masaya yatırıldı. ​Eskişehir sağlık camiasının yoğun ilgi gösterdiği genel kurulda, Sağlık-Sen Eskişehir Şube Başkanı Hasan Hüseyin Köksal, sendikal mücadelenin temelinde "adalet ve alın teri" olduğunu vurguladı. Siyasi parti temsilcilerinin, yerel yöneticilerin ve sivil toplum kuruluşu liderlerinin katıldığı toplantıda birlik ve beraberlik mesajları öne çıktı. ​"8.000 Çalışanın Sesi Olmaya Devam Edeceğiz" Köksal yaptığı konuşmada; "Sağlık-Sen Eskişehir İl Başkanı Hasan Hüseyin Köksal şu ifadeleri kullandı; "Sağlık-Sen'imizin 7. Olağan Genel Kurulunu 6 Haziran 2026 yılına denk getirmemizin en büyük sebebi bugün bizim kuruluş yıl dönümümüz. Kuruluş yıl dönümümüzü Eskişehir'den kutlayarak coşkuyla Eskişehir gibi bir yerde sendikacılığa örnek, insanları "Ben değil, biz olacağız." Yunus'un şehrinden hepinizi saygıyla, sevgiyle selamlıyorum. Değerli hazirun, kıymetli katılımcılar, Eskişehir Sağlık Teşkilatı, Türkiye'nin özellikle hizmet alanında hizmet veren ilk 5 şehrinden bir tanesidir. Biz her zaman sahada sağlık personeliyle beraber güçlü bir mücadeleyle, temsilcilerimizle 8267 çalışanın 6000'ine hizmet veren bir sağlık ordusuyuz. Sağlık-Sen ailesi olarak her ne kadar bizi rakiplerimiz eleştirse de idarecilerin desteğiyle, siyasetin desteğiyle bu kadar üye yapıyor deseler de her 10 çalışanın 8 tanesinin üye olduğu bir Eskişehir'den bahsediyoruz. Eskişehir'i başarılı kılan en büyük özellik; benlik değil, biz olmamız. Eskişehir'deki sağlık camiasının bir arada olmasının en büyük özelliği, Türkiye'nin her yerinden, Diyarbakır'dan Trabzon'a, Eskişehir'den Mardin'e, Ege'nin incisinden Güneydoğu'nun en güzel yerine kadar 81 ilden gelen kıymetli sağlık çalışanlarının; Alevi, Kürt, Çerkez, Sünni, Arap, Türk hiç fark etmeden aynı masada oturabileceği en çok çalışan masa Sağlık-Sen masasıdır. Bunun için buradaki başarı, 8000 sağlık çalışanının 6000 tanesinin aynı yöne bakması, aynı ortak derdi yaşıyor olmasındaki arkasındaki başarı salonda gördüğünüz temsilci ve delegasyon kardeşlerimdir. Ailesinden, eşinden ödün veren, gece gündüz demeden sahada Günyüzü'nden Sarıcakaya'ya, Mihalgazi'den Seyitgazi'ye, Han'dan Çifteler'e adım adım bütün sağlık çalışanlarının derdiyle dertlenen bu başarının büyük mimarı bütün temsilci kardeşlerime canıgönülden teşekkür ediyorum. Temsilci ve delege kardeşlerimizin desteğiyle sağlık çalışanlarının Türkiye'de sesi olmaya gece gündüz devam ediyoruz. Bütün hastaneleri adım adım geziyoruz, Türkiye'nin gerçekleriyle beraber. Sağlıkta dönüşümün başladığı 2002 yılında tek odalı nöbet tuttuğumuz yerlerden devasa hastane evlerine ve sağlıktaki artan konforu bir tarafa bırakarak 2018 yılına kadar Türkiye'deki en çok memnuniyet oranını aldığımız alan sağlık alanıdır. Buradaki konforlu lüks binaların içindeki o binadaki cihazlar hizmet verse de o cihazı kullanan bir sağlık çalışanı var. Dünyada herkese gösterdik ki pandemi döneminde bütün meslek grupları, bütün odalar, bütün iş yerleri bir bir kapanırken sahada tek çalışan, gece gündüz, sağlık çalışanıydı. Burada sağlık çalışanı önemini, ülkedeki sağlık tesislerinin ne kadar güçlü olmasının önemini bir kez daha pandemide gördük ve bütün dünyaya örnek veren bir çalışma gösterdik. Biz sadece sağlık çalışanlarının şu eksiklerini dile getirmeye çalışıyoruz; ülkedeki ekonomik sıkıntılar bir şekilde giderilebilir ama şu andaki sağlık çalışanı, bizim özellikle il bazımızda bir ebemiz, bir hemşiremiz, bir sağlık çalışanımız, bir doktorumuz kendi yerine 2 kişilik çalışarak bu açığı kapatıyor. Her yerde, her platformda ilimizin kozmopolit yapısından dolayı, bulduğu coğrafi yapısından dolayı Afyon, Kütahya, Bilecik ve gurbetten gelen vatandaşların da vermiş olduğu katkıyla beraber 1000000'luk nüfusa hizmet eden bir sağlık ordusu var. Biz 2016 yılındaki 6500 sağlık çalışanıyla 600000 nüfusa hizmet ederken 2026 yılında 1000000'luk bir nüfusa ve dışarıdan gelen tercihli hasta bakımıyla beraber 1200000'lik nüfusa bütün sağlık ordusu hizmet vermeye çalışıyoruz. Bu emek hepimizin, bu emek bütün sağlık çalışanlarının. Hastaneye girdiğinizde sizi kapıda karşılayan güvenlik görevlisinden başlayıp hizmetlisinden, laboratuvarından, röntgeninden bütün sağlık ordusunun bir ekip olarak bir arada durmasıyla beraber bir başarı var. Ben sadece bütün sağlık çalışanlarının, özellikle pandemide de dikkat çekilen "Ya bu sağlık çalışanları neden çok para, para, para, zam, zam istiyor, bak ülkedeki ekonomik şey belli." denmesine size küçük bir videoyla dikkat çekmek istiyorum. Biz 2023 yılında kendi genel başkanımın da karşı listede olduğu bir listeye muhalif bir aday olarak 8 dakikada 2023’te Memur-Sen Genel Konfederasyonuna aday oldum. Aday olmamda tek bir sebep vardı. Türkiye’deki işçi memur kavgasını çıkartmadan asansör sistemiyle herkesin hak ettiği geliri alın teri karşılığında almasını istediğimizi beyan ettik. Bugün geldiğimiz 2026 yılında gördüğünüz gibi bir sabah programında kimse inanmıyor bir 4B’li işçinin 86.000 lira para aldığına ama benim 15 yıllık ebem, hemşirem, öğretmenim, polisim, vergi dairesindeki memurum şu anda 75.000 TL alıyor. Şimdi bu dengesizliği, bu alın terindeki adaletsizliği, bu gelirdeki hakkaniyetsizliğin önüne geçmezseniz mesleki olarak çöküşe uğrarız. Değerli dava arkadaşlarım, kıymetli temsilcilerimiz, kıymetli uç beylerimiz, biz her yerde şu platformda sesiniz olmak için ciddi bir şekilde 2009 yılında başladığımız sendikal hayata bugün inşallah 4. dönemimize başlayacağız. Türkiye'nin en genç başkanı olarak seçildiğimiz sendika il başkanlığında 16 yıldır ilmek ilmek, sokak sokak bütün dokunmadık bir yürek bırakmadan çalışma yapıyoruz. Türkiye'nin en büyük Eskişehir'deki sivil toplum kuruluşuyuz. Bunun mimarı sizlerle beraber başarının ve birlikteliğinin sırrı olarak emek ve alın teri karşılığında en büyük sorunumuz, başta kıymetli vekillerimize iletmek istediğimiz her bir sağlık çalışanı, her ay kazancı olan 10 TL'nin 3 TL'sini peşin vergi olarak ödüyor. İşi geldiğinde kazancımız 10 liranın 3 lirasını peşin olarak ödüyoruz ve kazancımız 7 liraya düşüyor. Sadece vergi yükümlülükleriyle birlikte Türkiye'deki birçok esnaftan, Türkiye'deki birçok gelir getirici kuyumcudan da tutun bütün meslek gruplarını bir kenara yazdığınızda en çok sabit vergi ödeyen meslek grubuyuz. Hekimlerimiz biliyorsunuz dünyada tartışma konusu haline geliyor. Bugün Eskişehir'deki bir aile hekimimiz günlük ortalama 82 ile 105 hasta aralığında hasta bakıyor. Hastanelerdeki uzman hekimlerimiz ciddi bir efor sarf ederek her gün 55 ile 85 hasta aralığında hasta muayenesine katkı ödüyor. Bugün özel sektörle beraber aramızda giderek artan hekimler arası gelirleri bugün şehir hastanemizdeki ortalama kazanan bir uzman hekim 300.000 TL kazanırken, özel hastaneye geçiş yaptığındaki kazancı 2.000.000 TL'ye yükseliyor. Şimdi bu aradaki uçurumlarla beraber devletin, pandemi döneminde göstermiş olduğu en büyük şey sağlık sistemindeki özelleştirmenin son verilmesi ve bu şehirde yaşayan bütün Eskişehirlilerin bilmesi gereken bir gerçek bu şehrin yükünü sadece Eskişehir sağlığı çekiyor. Özel sektörün bize vermiş olduğu çok fazla bir katkı yok. Bizim sağlık çalışanlarımızın parasal ve ihtiyaç ve isteklerine karşı sağlıkta dönüşümle beraber yapılan bütün yeniliklerle başarının mimarı sağlık çalışanlarının en büyük sorunu sabah artık kimsenin işe gitmek istememesidir. Artık işe gittiğindeki tükenmişlik sendromudur. Sağlık çalışanı tükenmiş, gelirindeki adaletsizlikle beraber çok büyük sıkıntıya düşmüştür. İlimizdeki yetki sayılarını paylaştım. Birçok kişiye başarı sahada olmayanın harmanda yüzü olmaz diye bizde bir şey var biliyorsunuz. Biz her gün sahadayız harmanda da en çok sayıyı yetkiyle beraber biz çıkartıyoruz. Bugün 8.000 kişinin 6.000 tanesine sağlık alanında hizmet veren 71 tane sendika olduğunu tekrar hatırlatıyorum. Sağlık çalışanlarının 71 tane sendikası var. Burada ekranda gördüğünüz gibi biz tek başımıza 6.000 kişiyi temsil ediyoruz, diğer 70 sendika 2.300 üyeyi temsil ediyor. Şu anda hangi bürokrat, hangi siyasetçi, hangi referans sistemi kime referans olursa olsun gözlerinizi kapatıp rastgele birini idareci yapmaya kalksanız her 10 çalışandan 8 tanesi zaten otomatikman Sağlık-Senli. Ama bu 6.000 çalışan hiçbir masabaşında çalışmıyor. Hepsi sahada emek vererek, alın teri dökerek çalışıyor. Biz ilimizdeki en büyük şey mimarları sağlık çalışanları olarak başta İl Sağlık Müdürümüzle organizasyonda gece gündüz ne zaman ararsak sağ olsun Sağlık Müdürümüzün telefonu açık bütün sağlık çalışanlarının problemlerini dile getiriyoruz. Şimdi belki de Türkiye'de en çok eleştiren gibi bir kardeşiniz gibi gözüküyorum ama biz Türkiye'nin, burada bilinmesini istiyorum, sağlık alanındaki en iyi 5 hizmetini veren sağlık çalışanlarını oluşturuyoruz. Eskişehir vermiş olduğu sağlık hizmetleriyle Türkiye'de ilk 5 arasındadır. Gerek 112'siyle, 112'de yaptığı çalışmalarıyla gerek şehir hastanesindeki çalışmalarıyla şu andaki sağlıktaki dönüşümü bölgesel manadaki tercih sebebi, şu anda işlerimize yetişemiyor olmamızın sebeplerinden bir tanesi de çevre illerinde ilk tercihin Eskişehir olmasıdır. Ben bu bilgilerle beraber hepinizin huzurunda yeni dönemde, yeni bir hedefle, yeni bir birliktelikle, yeni bir azimle sanki ilk günkü başlıyormuş gibi 6.000 üyeyi, ulaşamadığımız 2.300 kişiye gerek siyasi, gerek ideolojik, gerek düşünce yapısı olarak tek ortak noktamız sağlık çalışanı ve Eskişehir faydası olduğu bir şehirde hizmet verecek, sizlerin huzurunda yönetim kurulu üyelerimi de tanıtmak istiyorum. Bunun için de öncelikle yeni dönemde yine beraber yol alacağımız Şube Başkanvekilimiz İsa Köse kardeşimi buraya davet ediyorum. Kurmuş olduğumuz gençlik kollarıyla, ilk gençlik kolları başkanlığımızı yaparak bize katkı veren bu bugünden sonra da güçlü bir şekilde yönetimimize devam edecek olan, gençlerin her zaman abiliğini yapmış Hasan Gökçe kardeşimi buraya davet ediyorum. Uzun yıllardır yönetim kurulumuza bir bayan arkadaş almıyorduk. Bayanlar her zaman eleştiriyordu. Türkiye'nin en çok bayan üyesine sahip sendikasıyız diyor biliyorsunuz. Neden sağlık çalışanlarından bayan temsilciniz yok diye şikayet aldınız. Yunusemre Devlet Hastanesinden Nazan Yılmaz kardeşimi buraya davet ediyorum. Birinci basamakta yapmış olduğu başarılı çalışmalarla, yaptığımız anketlerle yönetim kuruluna girmeyi tek başına hak eden ancak 6.000 sayısı bize fazla başkanım, sen saydırmamıza bile gerek yok derken beni bile saydırmayı unutan kıymetli Özgür Boyraz kardeşimi buraya davet ediyorum. Sizler sayın başkanım. Bu dönem yapacağımız saha çalışmalarında bir tane kontenjanımızı da gençlik kollarımıza ayırdık. Gençlik Kolları Başkanımız Batuhan Candaş kardeşimizi yönetime davet ediyorum. En çok sahaya sahip, Sağlık Müdürlüğünün en zorlu, en çok bedel ödeyen kısmında görev yapacak, gücümüze güç katacak Muzaffer Pınar kardeşimi davet ediyorum. Sayın Genel Başkan Yardımcım, kıymetli misafirler, biz buradan şunun sözünü vermek istiyoruz. Eskişehir Sağlık-Sen ailesinin düsturu, Eskişehir Sağlık-Sen ailesinin çalışma faktörü şu. Biz eğer ki bir sağlık çalışanı Eskişehir'e geldiğinde Sağlık-Sen ailesini tercih etmiyorsa biz suçu ve kabahati kendimizde görüyoruz. O insanların doğasına, o insanların yönüne, o insanların istek ve taleplerine, o insanların istemine karşı biz kendimizde hata ve kusur görüyoruz. Ona rağmen bu dönem, bu gördüğünüz yönetim kurulu kardeşlerimle beraber sizlere hizmet verip, gönlünü alamadığımız o 2.300 kardeşimizin de gönlünü almak için gece gündüz çalışacağımıza söz veriyoruz."

Çakırözer: ''1 Mayıs Yasakların, Barikatların Değil, Dayanışmanın Günü Olacak!'' Haber

Çakırözer: ''1 Mayıs Yasakların, Barikatların Değil, Dayanışmanın Günü Olacak!''

1 Mayıs İşçi Bayramı öncesinde TBMM’de konuşan CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, “AKP'nin saray düzeyinde 1 Mayıs’ta kutlanacak bayram yok! Çünkü iş yok, geçim yok, adalet yok. Biz, Cumhuriyet Halk Partisi olarak, işçilere üç ayda bir enflasyon oranında zam istiyoruz! Halkın iktidarında emek, alın teri yeniden değer kazanacak. 1 Mayıs, yasakların barikatların değil, dayanışmanın günü olacak” dedi. “YAŞASIN EMEKÇİNİN ONURLU MÜCADELESİ” CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü öncesinde TBMM’de yaptığı konuşmada işçiler, emekçiler için enflasyon oranında zam verilmesi çağrısı yaptı. Çakırözer, TBMM’de yaptığı konuşmada şunları söyledi: “Yarın 1 Mayıs, buradan gasp edilen hakları için Eskişehir'den Ankara'ya 200 kilometre yürüyen, barikata, gaza, gözaltlarına rağmen ölümü göze alarak direnen ve alın terinin karşılığı haklarını söke söke alan Bağımsız Maden İş Sendikası üyesi Doruk Madencilik emekçilerine selam olsun! Ama AKP'nin saray düzeyinde 1 Mayıs’ta kutlanacak bayram yok! Çünkü iş yok, geçim yok, adalet yok. 13 milyon işsiz yarattılar, milyonlarca emekçi de açlık sınırının altında asgari ücrete mahkum, o asgari ücretin alım gücü de dört ayda eridi. Biz, Cumhuriyet Halk Partisi olarak, işçilere üç ayda bir enflasyon oranında zam istiyoruz ama ülkeyi açlığa mahkum eden, emek düşmanı bu AKP bunu yapamaz, biz yapacağız. Halkın iktidarında emek, alın teri yeniden değer kazanacak. 1 Mayıs, yasakların barikatların değil, dayanışmanın günü olacak. Yaşasın 1 Mayıs, yaşasın emekçinin onurlu mücadelesi.”

Vali Erdinç Yılmaz'ın 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü Mesajı Haber

Vali Erdinç Yılmaz'ın 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü Mesajı

Eskişehir Valisi Dr. Erdinç Yılmaz 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü dolayısıyla bir mesaj yayımladı. Vali Yılmaz mesajında şu ifadelere yer verdi; "Kıymetli Hemşehrilerim, Değerli İşçi Kardeşlerim; Bugün, alın terinin, emeğin ve helal kazancın en yüce değer olduğunu bir kez daha idrak ettiğimiz 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nü hep birlikte kutlamanın mutluluğunu yaşıyoruz. Eskişehir, Cumhuriyetimizin sanayileşme hamlesinin öncü şehirlerinden biri olarak bugün Türkiye’nin üretim üssü konumundadır. Bu büyük başarının arkasındaki asıl kahramanlar; fabrikalarda, atölyelerde ve üretim bantlarında gece gündüz demeden çalışan, ellerinin nasırıyla memleketin geleceğini inşa eden işçi kardeşlerimizdir. Eskişehir sanayisinin her çarkında, her bir parçanın montajında ve her bir inovasyonun temelinde işçilerimizin dökülen alın teri bulunmaktadır. Göklerdeki gücümüzden evlerdeki konforumuza kadar sizin emeğiniz bulunuyor. Sizlerin emeği, Eskişehir’in huzurunun, kalkınmasının ve toplumsal refahının da en güçlü teminatıdır. Valilik olarak işçilerimizin çalışma şartlarının iyileştirilmesi, iş sağlığı ve güvenliği standartlarının en üst seviyeye taşınması ve emekçilerimizin haklarının korunması noktasındaki kararlılığımızı sürdürüyoruz. Bu anlamlı gün vesilesiyle; Eskişehir’imizi üreten, büyüten ve dünyayla rekabet eder hale getiren tüm işçi ve emekçi kardeşlerimin 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nü en içten dileklerimle kutluyorum. Emeğin, birliğin ve dayanışmanın bereketiyle dolu, kazasız ve huzurlu bir çalışma hayatı diliyorum." dedi.

Emeklimize Refah Değil Sefalet Dayatılmıştır! Haber

Emeklimize Refah Değil Sefalet Dayatılmıştır!

Cumhuriyet Halk Partisi İşçi, Memur Sendikaları ve Emek Bürolarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Ulaş Karasu, emekli bayram ikramiyesi ile ilgili yazılı açıklama yaptı. Genel Başkan Yardımcısı Karasu yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi "AKP iktidarı, bayram öncesi emeklilerimizin bayram ikramiyelerine herhangi bir zam yapılmayacağını açıklamıştır. Bu karar, 17 milyon emeklimize; “size verilecek kuruşumuz yok, başınızın çaresine bakın” demekten başka bir anlam taşımamaktadır. Milyonlarca emeklimizin aylıklarına bin TL zam yapmamak için kırk takla atanlar; 17 milyon emeklimize bayram öncesi bir avuç mutluluğu dahi çok görmüştür. Bugün Türkiye’nin birinci gündemi geçimdir. Mutfaktır. Kiradır. Faturadır. Pazarda eksilen filedir. 17 milyon emeklinin çok büyük bir kısmı açlık sınırının altında gelirle yaşam mücadelesi vermektedir. Emeklilik, bir ömürlük emeğin karşılığıdır. Ancak AKP iktidarı, emekliliği onurlu bir yaşam dönemi olmaktan çıkarmış, hayatta kalma mücadelesine dönüştürmüştür. Ekonomide büyüme rakamları açıklanıyor. “Türkiye büyüyor” deniliyor. Ancak bu büyüme, emeğin ve emeklinin hanesine yazılmıyor. AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın adeta noter makamına dönüştürdüğü TÜİK verileri açık gerçeği ortaya koymaktadır: İşgücü ödemelerinin milli gelir içindeki payı %43,7’den %33,7’ye gerilemiştir. Türkiye ekonomisi büyürken, emeğin milli gelirden aldığı pay düşmüştür. Bu tablo tesadüf değildir. Bu tablo bir siyasi tercih ve AKP İktidarının yönetim anlayışıdır. Büyümeden, sermaye daha fazla pay alırken, emekçi ve emekli sistemli biçimde yoksullaştırılmıştır. Emeklilerimize refah değil, sefalet dayatılmıştır. Bayram ikramiyesinin 4 bin TL seviyesinde tutulması, bugünün Türkiye’sinde bir ikramiye anlamı taşımamaktadır. Bu tutar, artan hayat pahalılığı karşısında ancak sembolik bir harçlık düzeyindedir. Emeklilerimize sadaka mantığıyla yaklaşan bu anlayışı kabul etmiyoruz. Buradan AKP iktidarına ve ortaklarına açıkça sesleniyoruz: Önümüz bayramdır. 17 milyon emeklimizi ve ailelerini bu ekonomik tabloda mahcup etmeyin. Emekliye hakkını teslim edin. Bu ülkenin dünü, hafızası, üretimi ve alın teri olan emeklilerimize saygı göstermek, sosyal devletin ve hükümetlerin asgari sorumluluğudur. Bugün küçücük bir artışın dahi yapılmaması, emekliye bakışın özetidir. Bu tablo, AKP politikalarının doğrudan sonucudur. Emeklinin onurunu savunmaya devam edeceğiz. Geçim derdini siyasetin merkezine taşımayı sürdüreceğiz. Emekli bayram ikramiyesini, bir asgari ücret seviyesine çıkaracak; bu adaletsiz düzen karşısında sessiz kalmayacağız! Bugün sefalet koşullarında hayata mahkum ettiğini 17 milyon emeklimizin vicdanı, iradesi ve sandıktaki sözü, bu ülkenin yarınını belirleyecektir.

Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt’tan TFF’ye dilekçe! Haber

Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt’tan TFF’ye dilekçe!

Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, 14 Şubat 2026 tarihinde oynanan TFF 3. Lig karşılaşmasına ilişkin olarak Türkiye Futbol Federasyonu’na resmi başvuruda bulundu. Eskişehir Anadolu Spor Faaliyetleri A.Ş. ile Kütahyaspor arasında oynanan müsabakada kural hatası yapıldığını savunan Kurt, karşılaşmanın tekrar edilmesini talep etti. 19 Şubat 2026 tarihli dilekçede, müsabaka boyunca verilen ve verilmeyen hakem kararlarının adil rekabet ilkesini zedelediği, karşılaşmanın eşit şartlarda tamamlanmadığı ve kararların maçın sonucuna doğrudan etki ettiği belirtildi. Kurt, federasyondan müsabakanın kural hatası kapsamında değerlendirilmesini, hakem ve gözlemci raporlarının paylaşılmasını, hakem atama sürecine ilişkin kriterlerin açıklanmasını, Merkez Hakem Kurulu inceleme sonuçlarının kamuoyuyla paylaşılmasını ve tespit edilecek kural hatası doğrultusunda maçın tekrarına karar verilmesini istedi. Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt’un başvurusunun yalnızca bir kulübün değil, Eskişehir futbolunun tamamının hakkını savunmaya yönelik olduğu vurgulandı. Aynı ligde mücadele eden Eskişehir temsilcileri Eskişehir Anadolu Spor Faaliyetleri’nin ve şampiyonluk yarışındaki Eskişehirspor’un doğrudan etkilendiğine dikkat çekildi. Ligde şampiyonluk mücadelesi veren Eskişehirspor’un en önemli rakibinin lider konumdaki Kütahyaspor olduğu hatırlatılırken, tartışmalı karşılaşmada alınan sonucun yalnızca Eskişehir Anadolu Spor Faaliyetleri’ni değil, Eskişehirspor’un şampiyonluk yolundaki iddiasını da zedelediği ifade edildi. Kurt’un dilekçesinde, TFF Başkanı ile Kütahyaspor Başkanı arasındaki basına yansıyan yakın ilişki belirtilerek, spor yönetiminde tarafsızlığın yalnızca ilke olarak değil, uygulamada da somut biçimde görülmesi gerektiği vurgulanarak, Eskişehir’in emeğinin ve sporcuların alın terinin korunması için sürecin sonuna kadar takipçisi olunacağı belirtildi. Başkan Kurt verdiği dilekçede şu ifadelere yer verdi; TÜRKİYE FUTBOL FEDERASYONU BAŞKANLIĞI’NA Konu : TFF 3. Lig Müsabakası Hakkında Kural Hatası ve Tekrar Talebi TFF 3. Lig kapsamında Eskişehir Anadolu Spor Faaliyetleri A.Ş. ile Kütahyaspor Futbol Spor Kulübü arasında 14.02.2026 tarihinde oynanan müsabaka, spor kamuoyunda ciddi tartışmalara yol açmıştır. Karşılaşmanın sonucuna doğrudan etki eden hakem kararları, adil rekabet ilkesini zedelemiş; Eskişehir temsilcisi aleyhine gelişen uygulamalar kamu vicdanını rahatsız etmiştir. Müsabaka boyunca verilen ve verilmeyen kararlar, “takdir hakkı” sınırlarını aşan ve oyun kurallarının uygulanmasında ağır sonuçlar doğuran niteliktedir. Video kayıtlarıyla sabit olan başlıca pozisyonlar aşağıdadır: • 27:16 – Rakip oyuncunun hakeme yönelik sportmenlik dışı hareketi ve hakareti karşısında disiplin yaptırımı uygulanmamıştır. • 31:31 – Ceza sahası içerisinde bariz elle oynama pozisyonunda penaltı kararı verilmemiş, ilgili oyuncu kart görmemiştir. • 32:02 – Eskişehir temsilcisi oyuncusu hakemin görüş alanı içerisinde itilerek düşürülmüş; faul ve disiplin kararı verilmemiştir. • 56:08 – Son adam pozisyonunda Eskişehir temsilcisi oyuncusuna yapılan faul tespit edilmesine rağmen, ikinci sarı kartı gerektiren açık ihlalde gerekli yaptırım uygulanmamıştır. • 67:41 – Ceza sahası içerisinde Eskişehir temsilcisi oyuncusuna yapılan net müdahale değerlendirilmemiştir. • 93:57 – Yerde bulunan Eskişehir temsilcisi oyuncusuna yönelik fiili müdahaleye rağmen serbest vuruş kararı rakip lehine verilmiştir. Bu kararlar zinciri, müsabakanın eşit şartlarda tamamlanmasını engellemiş ve sonucu doğrudan etkilemiştir. Burada söz konusu olan yalnızca bir kulüp değil; bir şehrin emeği, sporcuların alın teri ve futbolun temel adalet ilkesidir. Bu çerçevede; 1. Söz konusu müsabakanın kural hatası kapsamında değerlendirilmesini, 2. Hakem ve gözlemci raporlarının tarafımıza iletilmesini, 3. Hakem atama sürecine ilişkin kriterlerin ve değerlendirme belgelerinin açıklanmasını, 4. VAR kayıtlarının (varsa) ve Merkez Hakem Kurulu inceleme sonuçlarının paylaşılmasını, 5. Tespit edilecek kural hatası doğrultusunda müsabakanın tekrarına karar verilmesini talep ediyorum. Bununla birlikte, Kütahyaspor Futbol Spor Kulübü Başkanı ile Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı arasındaki yakın ilişkiye dair basına yansıyan görüntüler ve kamuoyunda oluşan algı, federasyon kararlarının tarafsızlığı konusunda ciddi soru işaretleri doğurmaktadır. Bu ilişkinin, hakem atamaları ve müsabaka süreçlerinde herhangi bir ayrıcalığa zemin oluşturup oluşturmadığının net ve açık biçimde ortaya konulması gerekmektedir. Spor yönetiminde yalnızca tarafsız olmak yeterli değildir; tarafsızlığın somut biçimde görülmesi, karar süreçlerinin şeffaf ve denetlenebilir olması esastır. Türk futbolunun güvenilirliği, ortaya çıkan her tereddüdün açık ve tatmin edici şekilde giderilmesine bağlıdır. Eskişehir’in emeğinin ve sporcularının alın terinin zedelenmesine sessiz kalınmayacak; sürecin hukuki ve idari boyutuyla sonuna kadar takipçisi olunacaktır. Gereğini arz ederim."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.