SON DAKİKA
Hava Durumu

#Alım Gücü

Porsuk Haber Ajansı - Alım Gücü haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Alım Gücü haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

2 Bardak Çay Parası, 1 Kilo Yaş Çay Etmiyor! Haber

2 Bardak Çay Parası, 1 Kilo Yaş Çay Etmiyor!

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, 2026 yılı yaş çay alım fiyatlarını sert bir dille eleştirdi. 35 TL olarak açıklanan fiyatın üreticiyi hayal kırıklığına uğrattığını belirten Gürer, "2 bardak çaya ödenen para, üreticinin 1 kilo çayına verilmedi" dedi. Yaş Çay Alım Fiyatı Üreticiyi Memnun Etmedi TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, açıklanan 35 liralık yaş çay fiyatının ne maliyetleri karşıladığını ne de emeğin karşılığını verdiğini savundu. Geçtiğimiz yıl 1 milyon 340 bin ton çay hasadı yapıldığını hatırlatan Gürer, düşük fiyat politikaları nedeniyle verimlilik ve rekoltenin giderek düştüğüne dikkat çekti. "Üreticinin Alım Gücü 2,5 Kilo Geriledi" Gürer, yaş çay fiyatını kuru çay pariteleri üzerinden değerlendirerek üreticinin yaşadığı kaybı şu rakamlarla özetledi: Geçen Yıl: 6 kilo yaş çay = 1 kilo kuru çay. Bu Yıl: 8,5 kilo yaş çay = 1 kilo kuru çay. Kaybedilen Değer: Üreticinin sadece kuru çay bazında 2,5 kilo kaybı var. Gürer, "Başa baş noktasını yakalayabilmek için fiyatın en az 40 liranın üzerinde, gerçek değerinin ise 50 lira civarında olması gerekiyordu" ifadelerini kullandı. Çay İthalatına 153 Milyon Dolar Döviz Gitti Türkiye'nin çayda yeterlilik seviyesinin %95'e gerilediğini ve arz açığı riskinin büyüdüğünü belirten Gürer, çarpıcı ithalat verilerini paylaştı: 2022-2026 Dönemi: 67 bin 552 ton siyah çay ithal edildi, 153 milyon 793 bin dolar ödendi. 2025 Yılı: 20 bin 890 ton ithalat karşılığında 47,8 milyon dolar yurt dışına gitti. 2026 İlk 3 Ay: Sadece yılın ilk çeyreğinde 4 bin 613 ton çay için 12,4 milyon dolar ödendi. "Fiyat Yüksek Olsaydı Açıklamayı Cumhurbaşkanı Yapardı" Açıklanan fiyatın düşüklüğünün iktidarın tutumundan belli olduğunu söyleyen CHP'li Gürer, "Eğer fiyat üreticiyi mutlu etseydi Sayın Cumhurbaşkanı Rize meydanında açıklardı. Fiyat düşük olduğu için açıklamayı Tarım ve Orman Bakanlığı yaptı" dedi. Çay Üretimindeki Maliyet Kıskacı Doğu Karadeniz'in zorlu coğrafyasında çay toplamanın büyük emek gerektirdiğini vurgulayan Gürer, artan maliyet kalemlerini sıraladı: Yükselen çay toplama yevmiyeleri. Motorlu toplama makinesi ve tırpan giderleri. Gübreleme, budama ve nakliye maliyetleri. Çağrı: "Fiyat 40 Liranın Üzerine Revize Edilmeli" Çay üreticisinin borç yükü altında olduğunu ve gelir-gider dengesinin bozulduğunu ifade eden Ömer Fethi Gürer, hükümete şu çağrıda bulundu: "İthalatçı anlayış yerine kendi üreticimizi korumalıyız. Yaş çay alım fiyatı acilen revize edilerek 40 liranın üzerine çıkarılmalıdır. Aksi takdirde bölge halkı üretimden uzaklaşacaktır".

Başkan Ataç: “Halkın Gerçek Gündemi Pazar Tezgâhlarında” Haber

Başkan Ataç: “Halkın Gerçek Gündemi Pazar Tezgâhlarında”

Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç, CHP heyetiyle birlikte Çamlıca Kapalı Pazaryeri’ni ziyaret etti. Pazarcı esnafına hayırlı satışlar dileyen Ataç, vatandaşlarla sohbet ederek geçim sıkıntısı, alım gücü ve pazar fiyatlarına ilişkin talepleri dinledi. Ziyarette vatandaşların Ataç’a gösterdiği yoğun ilgi ve sevgi dikkat çekti. Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç, Çamlıca Kapalı Pazaryeri’nde pazarcı esnafı ve vatandaşlarla bir araya geldi. Başkan Ataç’a ziyarette CHP Zonguldak Milletvekili Eylem Ertuğ Ertuğrul, CHP MYK Üyesi ve Dış Politika ve Dış İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Namık Tan, CHP Eskişehir İl Başkanı Talat Yalaz ve CHP Tepebaşı İlçe Başkanı Tevfik Yıldırım eşlik etti. Vatandaşlardan Ataç’a yoğun ilgi Pazar yerinde esnafı tek tek ziyaret eden Başkan Ataç, pazarcılara “hayırlı satışlar” temennisinde bulundu. Tezgâhları gezen Ataç, hem esnafın hem de alışveriş yapan vatandaşların sorunlarını dinledi. Ziyaret sırasında vatandaşların Başkan Ataç’a ilgisi yoğun oldu. Çok sayıda vatandaş Ataç ile sohbet ederek taleplerini iletti, fotoğraf çektirdi ve destek mesajlarını paylaştı. Pazarda samimi görüntüler yaşanırken, vatandaşlar özellikle ekonomik koşulların günlük yaşam üzerindeki etkilerine dikkat çekti. Vatandaş fiyatlardan, esnaf maliyetlerden şikâyetçi Vatandaşlar, artan fiyatlar nedeniyle pazar alışverişinin her geçen gün zorlaştığını ifade ederken; pazarcı esnafı da yükselen maliyetler, nakliye giderleri ve ürün teminindeki zorluklardan yakındı. Başkan Ataç, vatandaşın alım gücündeki düşüşün ve esnafın artan maliyet yükünün pazarlarda açık biçimde görüldüğünü belirterek “Pazar yerleri, halkın gerçek gündemini en doğrudan gördüğümüz alanlardan biri. Burada alışveriş yapan vatandaşımız fiyatlardan, esnafımız ise artan maliyetlerden şikâyet ediyor. İnsanlarımızın geçim sıkıntısını da, pazarcı esnafımızın ayakta kalma mücadelesini de yakından görüyoruz. Vatandaş artık, geçinemiyoruz bile demiyor, açız diyor.” dedi. “Halkın içinde olmaya devam edeceğiz” Ataç, “Vatandaşlarımızla bir araya gelmek, onların taleplerini ve sorunlarını yerinde dinlemek bizim için büyük önem taşıyor. Vatandaşımızın sofrasına uygun fiyatla ürün götürebilmesi gerekiyor. Bugün burada gördüğümüz tablo, ekonomik sıkıntıların hem alışveriş yapanı hem de satış yapanı zorladığını gösteriyor. Biz her zaman olduğu gibi halkımızın yanında olmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı. Genel Başkan Yardımcısı Tan ve Milletvekili Ertuğrul, her zaman vatandaşın ve esnafın yanında olduklarını istek ve önerileri meclise taşıyacaklarını belirtti. Tan ve Ertuğrul ayrıca Başkan Ataç’ın çalışmalarını yakından takip ettiklerini kaydederek çalışmalarından dolayı Başkan Ataç’ı tebrik etti. Başkan Ataç ve beraberindeki heyet, ziyaret boyunca pazarcı esnafı ve vatandaşlarla sohbet ederek talep ve önerileri dinledi. Çamlıca Kapalı Pazaryeri ziyareti, vatandaşların yoğun ilgisi ve samimi sohbetlerle tamamlandı.

Hayali Rakamlar Üretip, Her Şey Yolundaymış Algısıyla Yönetmeye Çalışıyorsunuz Haber

Hayali Rakamlar Üretip, Her Şey Yolundaymış Algısıyla Yönetmeye Çalışıyorsunuz

Odunpazarı Belediyesi Meclis Toplantısı’nda 2025 yılı bütçe kesin hesabı ve taşınır kesin hesabı görüşüldü. CHP Grubu adına söz alan Meclis Üyesi Uğur Yıldız, belediyenin ekonomik kriz ve yüksek enflasyona rağmen mali disiplini koruyarak 2025 yılını 294 milyon 812 bin TL bütçe fazlası ile kapattığını duyurdu. ​Mali Sürdürülebilirlik ve Güçlü Disiplin ​Uğur Yıldız, belediyenin bütçe yönetimindeki başarısını rakamlarla özetledi. 4 milyar 250 milyon TL olarak tahmin edilen gider bütçesinin 2 milyar 836 milyon TL olarak gerçekleştiğini belirten Yıldız, harcama yetkisinin verimli kullanıldığına dikkat çekti. Yıldız yaptığı konuşmada şu ifadelere yer verdi; "Belediyemizin 2025 mali yılı bütçe kesin hesabı ve taşınır kesin hesabı üzerine söz almış bulunmaktayım. Bu vesileyle sizleri, toplantımızı takip eden basın mensuplarını ve hemşerilerimizi saygıyla selamlıyorum. Belediyemizin 2025 mali yılı bütçe kesin hesabı; geçen ay meclisimizde görüştüğümüz faaliyet raporunun rakamsal karşılığını, bütçeyle tahmin edilen gelirlerin tahakkukunu, tahsilini ve giderlerin ne olduğunu gösteren kesinleşmiş sonuçlarıdır. 2025 mali yılında gelir-gider farkının 294 milyon 812 bin lira bütçe fazlası vererek sonuçlandığını ve bütçe gelirlerinde toplam tahakkukun net tahsilata oranının ise %90 olduğunu görmekteyiz. Bütçe giderleri; 4 milyar 250 milyon tahmin edilmiş, gerçekleşme 2 milyar 836 milyon olmuş ve 2024 yılına göre %43 oranında artmıştır. Belediyelerin bütçesi, tahmin yöntemiyle hazırlanmaktadır. Meclis tarafından onaylanan bütçe, belediyenin harcama limitini ifade etmektedir. Başka bir ifadeyle; meclis tarafından verilen 4 milyar 250 milyonluk harcama yetkisinin 2 milyar 836 milyonu kullanılmış, geriye kalan 1 milyar 400 milyon tutarındaki ödenek mevzuat gereği iptal edilmiştir. Yani önceki mecliste ifade edildiği gibi, sanki var olan 1 milyar 400 milyonluk bir tutarın harcamalarda kullanılmaması söz konusu değildir. Belediyemiz 550 milyon borçlanma yetkisine rağmen bunun yalnızca 100 milyonunu kullanmıştır. Yine burada da gider bütçesiyle aynı esas üzerinden hareketle; 550 milyonluk finansman öngörüsünde bulunulmuş ancak 100 milyonluk borçlanmaya gidilmiştir. Belediyemizin borçlanmadan, gelirine göre harcama yaptığını ve tasarruf ederek kamu hizmetlerini yerine getirdiğini görüyoruz. Gider bütçesinin gelir bütçesinden az ve borçlanmanın düşük olması, mali disiplinin güçlü olduğunu ve mali sürdürülebilirlik açısından belediyemizin başarılı bir yönetim sergilediğini göstermektedir. Bütçe giderlerini oluşturan kalemlere baktığımızda; Mal ve hizmet alım giderlerinde 2 milyar 156 milyon harcama tahmin edilmiş, 1 milyar 797 milyon harcama yapılmış ve gerçekleşme oranı %83 olmuştur. Bu gider kalemini artıran en önemli faktör, ülkemizin içinde bulunduğu bitirilmeyen ekonomik kriz ve düşürülmeyen enflasyondur. Halkımızın tamamı krizin ve enflasyonun farkındadır; ancak farkında olmayan sadece AKP’li siyasilerdir. AKP’nin uyguladığı ekonomi modeli ülkenin her sathını yoksulluğa ve pahalılığa sürüklemiştir. Aslında sadece ekonomik değil; siyasal, sosyal ve hukuki krizler de yaratmıştır. Çünkü dert, bu krizleri çözmek değil; çözümsüz kılacak politikaları sürdürmek ve siyasi iktidarını ne olursa olsun devam ettirmektir. Hükümet olarak 2026 yılı enflasyon hedefini %16 olarak açıkladınız. Daha senenin ilk üç ayında bu rakama ulaştınız ve şubat ayının sonunda hedef puanı yukarı yönlü revize ettiniz. Şu anda emekliye verilmeyen bayram ikramiyesi zammının sebebi olarak gösterilen savaşın tarafı olan ülkelerde bile enflasyon bizden daha düşüktür. Ukrayna’ya, Rusya’ya, İsrail’e, Lübnan’a ve dünyaya baktığımızda; bütün ülkelerden daha yüksek gıda enflasyonuna sahip olmamız açıklanabilir bir durum değildir. Her şeyi pahalıya alıyor, pahalıya yiyor, pahalıya giyiniyoruz. Aslında bunu çok fazla anlatmaya gerek yok; çünkü herkes çarşıya pazara çıkıyor. Herkes et, domates, biber, benzin alıyor. Çocuğunun okul masrafını ödüyor. Herkes bu pahalılığı hayatının her alanında hissediyor. Bu hâle gelmemize kim ya da ne sebep oldu? Bu yoksulluk düzeninin müsebbibi 23 yıldır ülkeyi yöneten iktidar değil midir? Muhakkak ki bütün bu sorunların kaynağı; her sene bakanlarını ve politikalarını değiştiren, Merkez Bankası’nın bağımsızlığını elinden alıp faizi siyasallaştıran, ekonomi bilimine tamamen ters politika tercihleri sonucunda ülkeyi deneme-yanılma tahtasına çeviren ve 23 yıldır her şeyi elinde tutan AKP iktidarıdır. Faaliyet raporu görüşmelerinde ödenen 90 milyon faizle ilgili eleştiriler yapıldı. “Şimdi bu kadar faiz mi olur?” dediniz. Politika faizi %37 deniyor ama bankalarda %50’den aşağı kredi bulunamıyor. 23 yıldır iktidarsınız; ekonomi 23 yıldır sizin elinizde. İstediğiniz zaman istediğiniz bakanı, Merkez Bankası başkanını kendi politikanıza göre değiştirdiniz. Bir bakan getirdiniz, “nas” var dediniz, faizi indirdiniz; başka bir bakan getirdiniz, “pas” dediniz, faizi yükselttiniz. Daha geçen sene esnafın kullandığı ve ödemesine devam ettiği kredinin faizini bir gecede yükseltmediniz mi? Eleştiriyi yapan meclis üyemize sormak istiyorum: Düşünün Fahri Bey; bir esnaf kredi kullanırken kendisine yüzde 9 faiz denilmiş. Bu esnaf malını almış, maliyet hesabını yapmış, ticaretini yürütüyor. Gece uyuyor, sabah uyanıyor; faiz oranı çıkmış yüzde 30’a. Mali müşaviri de dönüp “Faiz ödemen çok yüksek” diyor. Böyle bir çelişki içerisinde savruluyoruz. Kaç aydır insanlar faizler düşecek diye kredi kullanmıyor. Şimdi geldiğimiz noktada ise faizin düşeceğine dair bir umutta kalmadı. Belediyemizin ödediği faiz, gider bütçesinin %3’üne denk gelmektedir. Ama ülkece ödediğimiz faize baktığımızda, Hazine ve Maliye Bakanlığı bütçesinin üçte biri, yani 2 trilyon 700 milyar faize gitmektedir. Tüm dünya faiz artırırken siz inadına indirdiniz; herkes rasyonel politikaları izleyip günün sonunda faizi düşürürken siz düşüremediniz ve bu krizi kendi ellerinizle yaratıp milletin kucağına bıraktınız. Belediyenin kadrolu memur ve işçi çalışanlarının iş gücü maliyeti 417 milyon olarak gerçekleşmiştir. Bu çalışan maliyetleri de eleştiri konusu oldu; ancak ülkemizde istihdam giderlerinin yüksek olmadığı hiçbir sektör kalmamıştır. Düşük maliyetli iş gücü nedeniyle tekstilciler Mısır’a, sanayiciler Balkanlar’a ve diğer ülkelere üretim faaliyetlerini taşımaktadır. Yabancı yatırımcının ülkemize gelmemesindeki temel etkenlerden biri de maliyet avantajlı iş gücünün olmamasıdır. Biz de Odunpazarı Belediyesi olarak başka bir yerde yaşamıyoruz ki; biz de bu ülkede yaşıyoruz. Çalışanlarımızın çocukları aynı okula gidiyor, aynı marketlerden alışveriş yapıyor. Herkes gibi geçimini sağlamaya çalışıyor. Alım gücü artmadıkça, ihracat ve üretim yükselmedikçe yapılan zamların ve ödenen yüksek ücretlerin hiçbir anlamı kalmamaktadır. Bütün olumsuzlukların yan yana gelmesiyle görüyoruz ki; ülkemizde borçluluk sarmalı toplumun her kesimini kuşatmış, bireysel ya da kurumsal olmaktan çıkmış, yapısal bir sorun hâline gelmiştir. Temel ihtiyaçlarımız için bile krediye ihtiyaç duyuyoruz. 2026 yılının ilk üç aylık döneminde bireysel kredi kartı borcu 3 trilyon 32 milyar, kredili mevduat hesapları 833 milyar, ihtiyaç kredileri ise 1 trilyon 550 milyar oldu. Takipteki, yani batık bireysel krediler ise son bir yılda %88 artarak 277 milyara yükseldi. Anlaşılacağı üzere yüce Türk milleti refahı, mutluluğu unutmuş ve umudunu tüketmiş haldedir. Yatırım bütçesi harcama tutarı ise 280 milyon gerçekleşmiştir. Kısaca bütçe gelirlerine de bakacak olursak; bütçe geliri 3 milyar 700 milyon tahmin edilmiş, 3 milyar 131 milyon gelir elde edilmiş ve belediyemizin gelirleri bir önceki yıla göre %79 artmıştır. Vergi gelirlerinde 372 milyon net tahsilat yapılmış; 2024 yılında %60 olan gerçekleşme oranı, 2025 yılında %71 olmuştur. Teşebbüs ve mülkiyet gelirlerinde 387 milyon, bağış ve yardımlardan ise 464 bin lira gelir elde edilmiştir. Merkezi idare vergi gelirlerinden alınan pay 1 milyar 660 milyondur ve gelir bütçesinin %53’üne tekabül etmektedir. Sermaye gelirleri kalemine baktığımızda 316 milyon gelir elde edildiğini görmekteyiz. Son günlerde gündemde tutulmaya çalışılan ve sanki burada gizli saklı satışlar yapılıyormuş gibi bir algıyla eleştirilen bu gelirlerde en yüksek pay, aylık 34 bin lira kira getirisi ve 2039 yılına kadar sözleşmesi bulunan otelden elde edilen gelirdir. Bu satışı geçen sene, yine kesin hesabı görüştüğümüz toplantıda oylamış ve karara bağlamıştık. O oturumda ilgili komisyon üyeleri, satışın neden yapılması gerektiğini net veriler ve gerekçelerle açıklamıştı. Bu satışların yapılmasındaki en temel unsur SGK borçları ve sermaye artırımıdır. Belediyeler her gün SGK borçları nedeniyle köşeye sıkıştırılırken, belediyemiz elindeki imkânları ve varlıkları kullanarak bu baskıdan kurtulmuştur. Bu borçlar üzerinden silkelenmeye meydan vermemiş, bu yükü başının üzerinde kılıç gibi sallandırmamış; önlemini erken alarak borcunu ödemiş ve sermayesini artırmıştır. Örneğin maaş ödemesi yapılacağı sırada İller Bankası’ndan gelen payın kesintiye uğraması sonucu “maaş bile ödeyemediler” denmesine fırsat vermemiştir. Bu anlamda yapılan satışları doğru bulduğumuzu belirtmek istiyorum. Sayın Başkanım, değerli meclis üyeleri; Özelleştirmeler; borçlanmaya gitmemek ve bütçe imkânlarının yeterli gelmeyeceği durumlarda, sağlayacağı fayda ve kaynağın nerede kullanılacağı açıkça belirtilerek yapılır. Belediyemiz de amaçlarını ve sağlayacağı faydayı baştan belirleyerek bu işleri yapmaktadır. Satışlarını da yatırımlarını da alımlarını da net, ölçülebilir ve şeffaf şekilde gerçekleştirmektedir. Örneğin araç alımlarını yapıp kiralama işini bitirdikten sonra bakımları kendi bünyesinde gerçekleştirmiş; ne kadar tasarruf ettiğini, bunun sonucunda hangi yatırımları yaptığını ve hangi yeni araçları aldığını net bir biçimde ortaya koymuştur. Satışlarını da AKP modeline uydurup “ticari sır” adı altında gizlememekte, şeffaf biçimde kamuoyuyla paylaşmaktadır. 23 yıldır iktidarda olan, trilyonlarca dolar vergi toplamış, 60 milyar dolar özelleştirme yapmış, sadece 2025 yılında 20 milyar taşınmaz satışı gerçekleştirmiş, Merkez Bankası’nı 3 yılda 3 trilyon zarara uğratmış, bu kadar satış ve özelleştirmeye rağmen üstüne bir de 500 milyar dolar borç yapmış AKP iktidarı, elde ettiği bu kadar özelleştirme gelirine rağmen en azından bizi örnek alıp borçlanma yapmasaydı. AKP döneminde “babalar gibi satılarak” yapılan özelleştirmelerin tamamından elde edilen 60 milyar dolar, güncel kurla yaklaşık 2 trilyon 700 milyar liradır; bu da sadece 2026 yılının faiz ödemesine denk gelmektedir. Bütçe, faaliyet raporu ve kesin hesap görüşülürken yapılan eleştiriler muhakkak ki çok önemlidir. Eksik ya da gözden kaçan bir taraf varsa düzeltilir; bilinmeyen bir husus varsa öğrenilir. Ama bizi eleştirdiğiniz noktalara baktığımızda, aslında bunların sizin çözmeniz gereken meseleler olduğunu görüyoruz. Esasında cevaplar, eleştirilerinizin ve sorduğunuz soruların içinde gizlidir. “Faiz ödemen niye yüksek?” Çünkü devletin politika faizi, bankaların kredi faizi yüksek. Bu nedenle bizim faiz ödememiz de yüksek. “Mal alımlarınızın bedeli çok yüksek.” Çünkü enflasyon yüksek. Enflasyonu düşürün, siz hiçbir şeye zam yapmayın, biz de pahalıya almayalım. “Mali tablolar şöyle olmalı.” O zaman Mali İdareler Detaylı Hesap Planı’nı değiştirin. Bunun yetkisi de sizde. “Ulaşım pahalı.” Mazot fiyatı arşa çıkmış, akaryakıtta vergi yükü %60’lara dayanmış. Siz bunu düşürün ki ulaşıma zam yapılmasın. Bu noktada ise şunu yapıyorsunuz: Hayali rakamlar üretip, her şey yolundaymış algısıyla yönetmeye çalışıyorsunuz. Sizin hayaliniz de düşük enflasyon, düşük faiz, değerli Türk lirası ve yüksek alım gücüydü. Ama yapamadınız, yapamıyorsunuz. Bu yüzden herkes bir beklenti içinde. Piyasa ve sanayici seçimi bekliyor, vatandaş kurtuluş reçetesini, esnaf ise işler artar umuduyla bayramı bekliyor. Hep bir beklenti üzerine kurulu bir ekonomi düzeni oluşmuş durumda. Bugün olmazsa yarın, yarın olmazsa öbür gün düzelecek diye vatandaşın avunmasını bekliyorsunuz. Hatırlayınız; eski damat bakan Berat Albayrak ne diyordu? “Mart, Şubat’tan; Nisan, Mart’tan; Mayıs, Nisan’dan daha iyi olacak. Haziran zaten Mayıs’tan iyi olacak, Temmuz’da uçacağız.” Ama olmadı. Çözüm bulunamadı. Düzelmediği gibi her şey daha da kötüye gitti ve gidiyor. Ve geldiğimiz noktada ise iki kez ikna edemeyip üçüncüde göreve getirdiğiniz Mehmet Şimşek’in politikaları da artık sorgulanıyor. Çünkü kriz bitmiyor, enflasyon düşmüyor, millet nefes alamıyor. Kadrolar değişse de sorunlar çözülmüyor. Kim gelirse gelsin, zihniyet değişmeden; 23 yıldır değişmeyen kim varsa o değişmeden bu işlerin düzelmeyeceği de ortadadır. Bu yüzden sandık gelsin istiyoruz. Ne olacaksa olsun ama bir an önce olsun, herkes yoluna baksın istiyoruz. Biz erken seçimi millet adına, millet için istiyoruz. Getirin sandığı, millet versin kararı ve bu çıkmazdan kurtulalım istiyoruz. Son olarak; kesin hesabı, faaliyet raporunu oluşturan hizmetlerle birlikte değerlendirdiğimizde görüyoruz ki Bu kesin hesabın içerisinde; Gelir ve gider arasında dengeyi sağlayıp bütçesini makul kullanan; hizmetten geri kalmayan ama bunu tasarruf ederek yapan, ekonomik tedbirlerini alan, kamunun malını doğru yöneten, denetimlerden başarıyla çıkan ve örnek olan bir yönetim modeli vardır. Bu kesin hesabın içerisinde; Çalışanın emeğinin karşılığı, dezavantajlı grupların önceliği vardır. İnsanı merkeze alan bir yönetim anlayışı, kimsesiz bırakılmayan hemşerilerimize insan onuruna yakışır biçimde ulaştırılan sosyal yardımlar vardır. Bu düşüncelerle sözlerimi bitirirken; kesin hesabın hazırlanmasında emeği geçen tüm birim çalışanlarına ve değerli başkanım sizlere teşekkür ediyor, yüce meclise de beni dinledikleri için saygılarımı sunuyor, teşekkür ediyorum."

CHP’li Çakırözer: "Halkın İktidarını Kurmak İçin Hücuma Geçiyoruz" Haber

CHP’li Çakırözer: "Halkın İktidarını Kurmak İçin Hücuma Geçiyoruz"

Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) ‘Halktın iktidarını kuruyoruz!’ sloganıyla 81 ilde başlattığı saha çalışmaları kapsamında dün Eskişehir’de de bir dizi ziyaretler gerçekleştirildi. İl Başkanlığında yapılan koordinasyon toplantısının ardından İl Başkanı, Milletvekilleri, ilçe örgütleri sahada vatandaşları dinledi. Tepebaşı ilçesinde vatandaşlarla buluşan CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, “Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel’in çağrısıyla 81 ilde, 973 ilçede sokaklarda, meydanlarda, pazarlardayız. Eskişehirimizde de örgütümüzle birlikte çalmadık kapı, sıkmadık el bırakmayacağız. İktidarı değiştirmek, halkın iktidarını kurmak ve güzel ülkemize adaleti, özgürlükleri geçirmek için hücuma geçiyoruz” dedi. “İKTİDARA HAZIRIZ” MESAJI CHP lideri Özgür Özel’in “Savunma bitti, hücuma geçiyoruz” mesajıyla duyurduğu partisinin yeni yol haritası kapsamında Cumhuriyet Halk Partisi örgütü dün 81 ilde sokağa indi. İl, ilçe örgütleri, milletvekilleri öncülüğünde çarşıda, pazarda, meydanlarda parti programını ve halkın yaşadığı sorunlar karşısında çözüm önerilerini anlatan CHP heyeti ‘iktidara hazırız’ mesajını verdi. CHP Eskişehir İl Başkanlığında İl Başkanı Talat Yalaz başkanlığında bir araya gelen milletvekilleri, merkez ve taşra ilçe başkanları ile yönetimleri gerçekleştirdiği toplantının ardından sahaya indi. CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer ve beraberindeki heyet Tepebaşı ilçesinde vatandaşlarla bir araya gelirken, Şirintepe Mahallesi’nde kurulan semt pazarında alışverişe çıkan yurttaşlar ve pazarcı esnafını dinledi. “HALKIN İRADESİNİ KURMAK İÇİN HÜCUMA GEÇİYORUZ” CHP’li Çakırözer, partisinin saha ziyaretlerine ilişkin yaptığı değerlendirmelerde şunları söyledi: “Cumhuriyet Halk Partisi olarak başkanlarımız, milletvekillerimiz, tüm örgütümüzle 81 ilde, 973 ilçede sokaklarda, meydanlarda, pazarlarda vatandaşımızın yanındayız. 86 milyon için hayat pahalılığı artık dayanılmaz noktaya gelmiş durumda. Vatandaş her geçen gün küçülen bütçesiyle yaşam mücadelesi veriyor. Emekli, emekçi pazarda filesini dolduramıyor. Kiralar cep yakıyor. Tüm bu karamsarlıklara katlanmak zorunda değilsiniz diyoruz! Biz varız, Cumhuriyet Halk Partisi var diyoruz. Bu kara düzenin değiştiği emeğin karşılığını aldığı, emeklinin, emekçinin, çiftçinin nefes aldığı bir Türkiye’nin mümkün olduğunu anlatıyoruz. Anlatacağız! Çok iyi biliyoruz ki bu karanlık tabloyu değiştirip ülkeyi yeniden ayağa kaldıracak olan irade halkın iradesidir! Bunun için meydanlardayız! Genel Başkanımızın da ifade ettiği gibi halkın iradesini kurmak için hücuma geçiyoruz! Çarşıda, pazarda, sokakta vatandaşımızla omuz omuzayız!” “VATANDAŞ ARTIK 25 LİRALIK ZEYTİN İSTİYOR” Çakırözer ve beraberindeki heyetin Şirintepe pazarında dinlediği esnaf da artan hayat pahalılığı karşısında vatandaşın alım gücünün nasıl düştüğünü bir kez daha gözler önüne serdi. Esnaf vatandaşın atık taneyle alışveriş yaptığını söylerken, “Artık alım gücü düştü. Vatandaş önceden kilo ile zeytin alıyordu. Şimdi gram değil, taneyle alıyor. Bugün zeytinin kilosu 350 lira benden 25 liralık zeytin istiyor. O da 5 – 6 zeytin yapıyor. Ne yapacak? Ya çocuğunun beslenmesine koyacak ya da nefsini köreltecek” dedi. “ÇOK KONUŞANI İÇERİ ATIYORLAR” Dul yetim maaşı ile geçinmeye çalıştığını söyleyen bir vatandaş ise, “16 bin lira maaşla geçinmeye çalışıyorum. Çocuklarım olmasa halim perişan. Çok zor dönemdeyiz. Artık konuşamıyoruz da! Çok konuşursan da içeri tıkıyorlar. Halimiz perişan” dedi.

Çakırözer: ''1 Mayıs Yasakların, Barikatların Değil, Dayanışmanın Günü Olacak!'' Haber

Çakırözer: ''1 Mayıs Yasakların, Barikatların Değil, Dayanışmanın Günü Olacak!''

1 Mayıs İşçi Bayramı öncesinde TBMM’de konuşan CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, “AKP'nin saray düzeyinde 1 Mayıs’ta kutlanacak bayram yok! Çünkü iş yok, geçim yok, adalet yok. Biz, Cumhuriyet Halk Partisi olarak, işçilere üç ayda bir enflasyon oranında zam istiyoruz! Halkın iktidarında emek, alın teri yeniden değer kazanacak. 1 Mayıs, yasakların barikatların değil, dayanışmanın günü olacak” dedi. “YAŞASIN EMEKÇİNİN ONURLU MÜCADELESİ” CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü öncesinde TBMM’de yaptığı konuşmada işçiler, emekçiler için enflasyon oranında zam verilmesi çağrısı yaptı. Çakırözer, TBMM’de yaptığı konuşmada şunları söyledi: “Yarın 1 Mayıs, buradan gasp edilen hakları için Eskişehir'den Ankara'ya 200 kilometre yürüyen, barikata, gaza, gözaltlarına rağmen ölümü göze alarak direnen ve alın terinin karşılığı haklarını söke söke alan Bağımsız Maden İş Sendikası üyesi Doruk Madencilik emekçilerine selam olsun! Ama AKP'nin saray düzeyinde 1 Mayıs’ta kutlanacak bayram yok! Çünkü iş yok, geçim yok, adalet yok. 13 milyon işsiz yarattılar, milyonlarca emekçi de açlık sınırının altında asgari ücrete mahkum, o asgari ücretin alım gücü de dört ayda eridi. Biz, Cumhuriyet Halk Partisi olarak, işçilere üç ayda bir enflasyon oranında zam istiyoruz ama ülkeyi açlığa mahkum eden, emek düşmanı bu AKP bunu yapamaz, biz yapacağız. Halkın iktidarında emek, alın teri yeniden değer kazanacak. 1 Mayıs, yasakların barikatların değil, dayanışmanın günü olacak. Yaşasın 1 Mayıs, yaşasın emekçinin onurlu mücadelesi.”

CHP Odunpazarı’ndan Meslek Odalarına Çıkarma: Esnafın Nabzı Tutuldu Haber

CHP Odunpazarı’ndan Meslek Odalarına Çıkarma: Esnafın Nabzı Tutuldu

CHP Odunpazarı İlçe Başkanı Rahmi Çınar ve yönetim kurulu üyeleri, Eskişehir’de güven tazeleyen ve yeni seçilen meslek odası başkanlarını ziyaret ederek esnafın sorunlarını yerinde dinledi. ​Cumhuriyet Halk Partisi Odunpazarı İlçe Başkanlığı, şehirdeki sivil toplum kuruluşları ve meslek odalarına yönelik ziyaret trafiğini hız kesmeden sürdürüyor. Geçtiğimiz günlerde Olağan Genel Kurullarını tamamlayan Eskişehir Şoförler ve Otomobilciler Odası, Eskişehir Servisçiler Odası ile Eskişehir Lokantacılar ve Kasaplar Esnaf Odası’nı ziyaret eden CHP heyeti, yeni dönem için "hayırlı olsun" temennisinde bulundu. ​Şoför Esnafının Gündemi Masada ​Ziyaret turuna Eskişehir Şoförler ve Otomobilciler Odası ile başlayan CHP Odunpazarı İlçe Başkanı Rahmi Çınar ve Yönetim Kurulu Üyeleri, Başkan Kadir Ağır ile bir araya geldi. Görüşmede ana gündem maddesi ekonomide yaşanan gelişmeler ve artan akaryakıt fiyatları oldu. Taksici, nakliyeci ve şoför esnafının yaşadığı maliyet artışlarına dikkat çekilen toplantıda, sektörün çözüm bekleyen sorunları masaya yatırıldı. ​Servis İşletmecileriyle Gelecek Planlaması ​Heyetin bir sonraki durağı Eskişehir Servisçiler Odası oldu. Başkanlığa yeni seçilen Cem Ünal’ı tebrik eden CHP yöneticileri, Eskişehir’deki okul, iş yeri ve kurum servis taşımacılığının mevcut durumunu değerlendirdi. Servis işletmecilerinin yaşadığı zorlukları ve şehir içi ulaşım ağındaki rolleri üzerine karşılıklı görüş alışverişinde bulunuldu. ​Gıda Sektöründeki Gelişmeler Değerlendirildi ​Ziyaretler kapsamında Eskişehir Lokantacılar ve Kasaplar Esnaf Odası Başkanı Murat Arnik’i de makamında ziyaret eden Rahmi Çınar ve ekibi, yiyecek-içecek sektörünün şehir ekonomisindeki yerine değindi. Esnafın alım gücü ve sektördeki genel değişimler üzerine değerlendirmeler yapıldı. ​Rahmi Çınar: "Esnafımızın Yanındayız" ​Ziyaretlerin ardından kısa bir açıklama yapan CHP Odunpazarı İlçe Başkanı Rahmi Çınar, şunları söyledi: ​"Genel kurullarını tamamlayarak göreve gelen tüm başkanlarımıza başarılar diliyorum. Esnafımızın derdi bizim derdimizdir. Misafirperverlikleri için oda başkanlarımıza teşekkür ediyor, Eskişehir ekonomisinin bel kemiği olan esnaflarımızla dayanışma içinde olmaya devam edeceğimizi ifade etmek istiyorum." dedi.

Akaryakıt Zamları Esnafı Vurdu! Haber

Akaryakıt Zamları Esnafı Vurdu!

Eskişehir’de seçimlerini tamamlayan esnaf odalarını ziyaret eden CHP Milletvekili Utku Çakırözer oda başkanları ve yönetimlerine hayırlı olsun dileklerini iletti, talep ve sıkıntıları dinledi. Ziyaretlere özellikle son dönemde art arda gelen akaryakıt zamlarının etkisi damga vurdu. Esnaf odası başkanları ve yönetimleri, akaryakıt zamlarının başta ulaşım olmak üzere birçok kalemde maliyetleri arttırdığını ifade ederken, bu durumun doğrudan hizmet ve ürün fiyatlarına yansıdığını söyledi. Oda başkanları, “Daha geçmiş ayların zamlarını yapamamışken, savaşın yarattığı zamların etkisini de kendi içimizde yaşıyoruz. Üyelerimiz artan giderler karşısında ayakta kalmakta zorlanıyor. Çoğumuz zam yapamıyoruz, çünkü zam yapsak vatandaşın ödeyecek gücü yok” dedi. ESNAF ODALARI BAŞKANLARINA ZİYARET CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, seçimlerini tamamlayan esnaf odaları başkanlarını ziyaret etti. Servis İşletmecileri Odası Başkanı Cem Ünal, Sucular Odası Başkanı Hayrettin Nam, Yaş Sebze ve Pazarcılar Odası Başkanı İsmail Oğuz, Kahveciler Odası Başkanı Mehmet Karatay, Minibüsçüler Odası Başkanı Yılmaz Durul, Marangoz ve Mobilyacılar Odası Başkanı Mustafa Köroğlu ile yönetimleriyle bir araya gelen Çakırözer, esnaf temsilcisi odaların başkanlarından sorun ve talepleri dinledi. ZAMLAR ESNAFI VURDU Son dönemde akaryakıta art arda gelen zamların esnafı derinden etkilediğini söyleyen oda başkanları, vatandaşın alım gücü olmadığı için kendileri ürün ve hizmet fiyatlarına zam yapamadıklarını ve sıkıntıyı kendi çektiklerini söyledi. Minibüs, kahveci, sucu ve pazarcı gibi vatandaşın temel ihtiyaçlarını karşıladığı esnafın temsilcileri, “Bazı esnaflarımız daha 5-6 ay önce aldığımız zam kararlarını hayata geçiremedi. Bunların üzerine akaryakıt zamları eklendi ama çoğumuz zam yapamıyoruz. Çünkü vatandaşın cebinde parası yok. Minibüse binecek zam yapınca binemiyor ya çarşıya inmiyor ya da yürüyerek iniyor. Önceden iki çay içiyorsa şimdi bir çay içiyor. Esnafımız gerçekten zor durumda. Üstesinden gelebilen geliyor gelemeyen de kepenk kapatıyor” dedi. “ESNAFIMIZ EKONOMİNİN BEL KEMEĞİ” Ziyaretleri sonrasında açıklamalarda bulunan CHP’li Çakırözer ise, “Esnafımız ekonominin bel kemiğidir. Günlük hayatımızın en büyük destekçisi. Sabahın erken saatlerinden geceye kadar fedakarca çalışarak hemşehrilerimize en iyi hizmeti sunmak için elinden geleni yapıyor. Onların yaşadığı her sıkıntı doğrudan vatandaşımıza yansımaktadır. Özellikle akaryakıt zamlarının oluşturduğu maliyet baskısının farkındayız. Tam da bu dönemde esnafın desteklenmesi şart. Bu konuda gerekli adımların atılması ve esnafımızın ihtiyaç duyduğu desteklerin sağlanması için yanında olmaya devam edeceğiz” dedi.

Dar Gelirli Ailelere Mama Desteği Verilmelidir Haber

Dar Gelirli Ailelere Mama Desteği Verilmelidir

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “en az 3 çocuk” tavsiyesini bebek maması fiyatları üzerinden değerlendirdi. Gürer, “Sayın Erdoğan, vatandaşın daralan geliriyle oluşan yoksulluğu görmeden çocuk sayısını artırma çağrısı yapıyor. Asgari ücretlinin 2024’ten bu yana bebeğinin rızkından 8 paket mama alındı. Bir çocuk bile vatandaşı sağlıklı beslenme ve ihtiyacını karşılamada zorlarken, üç çocuk tavsiyesine uyanın onu sağlıklı büyütmesi de zorlaştı. Ana-baba boğazını kıssa dahi çocuk giderleri ev gelir-gider dengesini bozuyor.” dedi. Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Türkiye’deki derin yoksulluğun en somut göstergelerinin her ay açıklanan yoksulluk verileri olduğunu belirtti. Yoksulluk verileri açıklandığında durumun daha iyi görüldüğünü ifade eden Gürer, “Çocuk arabasından çocuk bezine kadar raftaki ürün fiyatları katlandı. Çocuk için rafa el uzatılan her ürünün fiyatı önemli ölçüde arttı. Bebek maması fiyatlarını ve asgari ücretin alım gücündeki erimeyi bir de bu pencereden bakalım.” dedi. Gürer, 2024-2026 yılları arasındaki verileri kıyaslayarak, iktidarın nüfus politikası ile ekonomi politikası arasındaki çelişkiyi mama fiyatları üzerinden gösterdi. “MAAŞ ARTIYOR, ALINABİLEN PAKET SAYISI AZALIYOR!” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer’in hazırladığı analizde, üst segment mamanın %119, alt segment mamanın ise %97 zamlandığı görüldü. “3 ÇOCUK DEMEK, AYLIK 10 BİN LİRA SADECE MAMA PARASI DEMEK!” “3 çocuk” söylemine özünde yaşlanan nüfus dikkate alındığında olağan görülebileceğini ifade eden CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Peki, bu çocukların nasıl bakılacak, giderleri nasıl karşılanacak, karnı nasıl doyacağını hesaplıyor mu? Bugün bir bebek ayda 3 paket 900 gramlık mama bitiriyor. 2026 fiyatlarıyla 3 çocuklu bir ailenin sadece üst segment mama maliyeti ayda 10 bin 260 TL tutuyor! 28 bin lira asgari ücret alan bir babanın, maaşının üçte birinden fazlasını sadece mamaya vermesi gerekiyor. Bu hesaba çocuk bezi, kıyafet, kira, elektrik dahil değil. AKP iktidarı, halka çocuk sayısı vereceğine, marketlerde alarm takılan mamaların fiyatlarına bakmalıdır,” dedi. “VATANDAŞIN CEBİNDEN 8 PAKET MAMA ÇALINDI” Asgari ücretlinin son iki yılda yaşadığı kaybı yüzdesel olarak değerlendiren Ömer Fethi Gürer: Üst Segment Kaybı: “2024’te 32 paket alabilen işçi, 2026’da 24 pakete düştü. Alım gücü %25 eridi.”Maliyet Yükü: “Bir asgari ücretli, tek bir çocuğun üst segment maması için maaşının %12,1’ini ayırmak zorunda..” “BEBEK MAMASI LÜKS TÜKETİM DEĞİLDİR” CHP’ Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, çözümün sayı vermekte değil, halkın alım gücünü korumakta olduğunu belirterek, “İktidarın ekonomi modeli, bebeklerin rızkını enflasyon ile eritmiştir. Bebek maması lüks değil, zorunlu bir ihtiyaçtır. Dar gelirli ailelere nakdi mama desteği verilmelidir. Vatandaş çocuk maması alırken düşünüyorsa, iktidar kendi politikalarını sorgulamalıdır. Bizim önceliğimiz tenceresi kaynayan, bebeği doyan aileler ile mutlu yaşamdır” diye konuştu.

17 Milyon Emekliye Bayramı Hüsran Yaşatmayın! Haber

17 Milyon Emekliye Bayramı Hüsran Yaşatmayın!

Cumhuriyet Halk Partisi Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde düzenlediği basın toplantısında, Türkiye İstatistik Kurumu’nun 2025 yılı Gayri Safi Yurt İçi Hasıla (GSYH) verileri üzerinden iktidarın ekonomi politikalarını eleştirdi. Gürer, açıklanan büyüme rakamları ile vatandaşın yaşadığı gerçekler arasında derin bir çelişki bulunduğunu ifade ederek, özellikle emeklilerin ve dar gelirli kesimlerin ağırlaşan geçim sıkıntısına ve emekliye reva görülen ikramiye tutarına dikkat çekti. “BÜYÜME VAR DENİYOR, TARIMDA YÜZDE 8,8 DÜŞME VAR” Türkiye İstatistik Kurumu’nun 2025 yılına ilişkin verilerine göre Türkiye ekonomisi geçen yıl yüzde 3,6 büyürken, 2025’in son çeyreğinde de yüzde 3,4’lük büyüme kaydedildiğini belirten Gürer, bu tabloya karşın tarım sektöründe yüzde 8,8’lik bir gerileme yaşandığını vurguladı. Tarımda yaşanan düşmenin , uzun süredir dile getirdikleri sorunların rakamlara yansımış hali olduğunu belirten CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Tarımda her şeyin iyi olduğu yönündeki açıklamalar, resmi verilerle çökmüştür” dedi. İthalata dayalı tarım anlayışının sürdürülebilir olmadığını ifade eden Gürer, gıda fiyatlarındaki artışın en çok emeklileri ve asgari ücretlileri vurduğunu söyledi. “KİŞİ BAŞI GELİR 18.440 DOLAR DENİYOR AMA EMEKLİYE ARTIŞ YOK” Hazine ve Maliye Bakanı’nın kişi başına gelirin 18.440 dolara yükseldiği ve Türkiye’nin yüksek gelirli ülkeler grubuna dahil olduğu yönündeki açıklamalarına da değinen CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, büyüme söylemi ile emeklinin yaşadığı hayat arasındaki çelişkiye işaret etti. “Büyüyen bir ülkede emekli maaşına cüzi miktarda dahi artış yapılamıyorsa burada ciddi bir tutarsızlık vardır” diyen Gürer, 17 milyon emekliyi ilgilendiren bayram ikramiyesi konusunda yapılan açıklamaların hayal kırıklığı yarattığını ifade etti. BAYRAM İKRAMİYESİ TARTIŞMASI: “2018’DE BİR KOYUN ALINABİLİYORDU” Bayram ikramiyesinin 2018 yılında başlatıldığını hatırlatan CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, o dönem verilen 1.000 liralık ikramiye ile bir koyun alınabildiğini, bugün ise 4.000 liralık ikramiyenin alım gücünün o günün çok gerisinde kaldığını söyledi. İktidar cephesinden bayram ikramiyesinde artış olmayacağı yönünde yapılan açıklamaların emekliler için yeni bir hüsran yarattığını belirten Gürer, “Bayram ikramiyesi en azından asgari ücret düzeyine çıkarılmalıydı. Asgari ücret talebinden vazgeçtik; mevcut 4.000 lira üzerine dahi artış yapılmayacağı açıklanmıştır. Bu büyük bir haksızlıktır” dedi. “BÜTÇE DİSİPLİNİ SÖZ KONUSU OLUNCA HEP EMEKLİ HATIRLANIYOR” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Ne zaman emekliye ya da asgari ücretliye artış gündeme gelse bütçe disiplini hatırlanıyor. Ancak yandaşa ya da rant odaklarına yönelik harcamalarda aynı hassasiyet gösterilmiyor” ifadelerini kullandı. Açıklanan enflasyon rakamları nedeniyle yılbaşında yapılan maaş artışlarının kısa sürede eridiğini belirten Ömer Fethi Gürer, yılbaşından bu yana bir emekli maaşında yaklaşık 2.500 liralık alım gücü kaybı oluştuğunu söyledi. 20 bin liraya çıkan emekli maaşının reel olarak geçen yılın başındaki seviyenin altına gerilediğini ifade etti. “EMEKLİ AÇLIK VE YOKSULLUK SINIRININ ALTINDA” CHP’li Ömer Fethi Gürer, kira, ulaşım, sağlık, eğitim ve özellikle gıda giderlerindeki artışın emeklileri ağır biçimde etkilediğini belirtti. Mevcut maaşların açlık ve yoksulluk sınırının altında kaldığını vurgulayan Gürer, emekli maaşlarının asgari ücretin altına düşmemesi gerektiğini söyledi. 2008 yılında çıkarılan düzenleme ile aylık bağlama oranının yüzde 70’ten yüzde 30’lara kadar düşürülmesinin emekli maaşlarında ciddi kayba yol açtığını ifade eden Gürer, şu talepleri sıraladı: Tüm emekli maaşları asgari ücret düzeyine çıkarılmalı. Ayrımsız tüm emeklilere seyyanen zam yapılmalı. Enflasyona karşı koruyucu düzenleme getirilmeli. Farklı dönemlerde emekli olanlar için intibak düzenlemesi yapılmalı. Aynı prim ve gün sayısıyla emekli olanlar arasındaki maaş farkı giderilmeli. Hizmete dayalı intibak sistemi uygulanmalı. İlaç katkı payı kaldırılmalı. Emeklilerin sendikalaşmasının önündeki engeller kaldırılmalı.” Dedi. “ET VE SÜT KUYRUĞU EMEKLİNİN GERÇEĞİ OLDU” Emeklilerin artık çarşı pazarda zorunlu ihtiyaçlarının dışına çıkamadığını belirten Ömer Fethi Gürer, et ve süt ürünlerine erişimin dahi kamu kurumlarının uygun fiyatlı satış noktalarında kuyruğa girerek sağlanabildiğini söyledi. Protein ürünlerinde tüketiminde ciddi düşüş yaşandığını vurguladı. Pazarlarda dahi uygun fiyatlı ürün bulunamadığını ifade eden Gürer, tarımdaki gerilemenin gıda enflasyonunu artırdığını ve bunun da doğrudan dar gelirliyi etkilediğini belirtti. “50 MİLYONA YAKIN KİŞİ YOKSULLUK SINIRININ ALTINDA” Bölgede devam eden savaşların Türkiye ekonomisine olası etkilerine de değinen CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, önümüzdeki dönemin daha zorlu geçeceğini söyledi. Yaklaşık 50 milyona yakın kişinin yoksulluk sınırının altında gelire sahip olduğunu ifade eden Gürer, sosyal devlet anlayışının gereği olarak bu kesimlerin korunması gerektiğini vurguladı. Bu grubun 17 milyonunu emeklilerin oluşturduğunu belirten Gürer, “Açlık sınırının altında yaşıyor” dedi. “KARAR GÖZDEN GEÇİRİLMELİ” CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, bayram ikramiyesi kararının mutlaka gözden geçirilmesi gerektiğini söyledi. Emeklilerin ve asgari ücretlilerin yaşamlarını sürdürebilecek düzeyde bir gelire kavuşturulmasının zorunlu olduğunu ifade eden Gürer, seyyanen zam ve ikramiye artışının artık bir ihtiyaç değil, zorunluluk haline geldiğini dile getirdi. “Gıdasız yaşam olmaz” diyen Ömer Fethi Gürer, ekonomik büyümenin toplumun tüm kesimlerine yansımadığı sürece anlamlı olmayacağını belirterek, emekli ve dar gelirli yurttaşların alım gücünü artıracak adımların ivedilikle atılması çağrısında bulundu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.