SON DAKİKA
Hava Durumu

#Akp Iktidarı

Porsuk Haber Ajansı - Akp Iktidarı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Akp Iktidarı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Çakırözer: "Eskişehir'in Sağlık Alanlarını Kimlere Peşkeş Çekiyorsunuz?" Haber

Çakırözer: "Eskişehir'in Sağlık Alanlarını Kimlere Peşkeş Çekiyorsunuz?"

CHP Milletvekili Utku Çakırözer, Eskişehir’de eski Devlet Hastanesi arazisi yerinin ardından eski Hava Hastanesi olarak bilinen Yunus Emre Devlet Hastanesi 2 Eylül Hizmet Binası’nın bulunduğu alanlar için verilen özelleştirme kararlarına tepki gösterdi. Çakırözer, “Eskişehir’in kamu kurumlarını yıllardır birer birer alıp götüren AKP iktidarı şimdi de şehrin sağlık alanlarına, hastanelerine göz dikmiş! Şehrimizde kamuya ait sağlık alanlarının peş peşe özelleştirme kapsamına alınması asla kabul edemez! Eskişehir’in hastaneleri, sağlık hakkı kimlere peşkeş çekilecek? Sağlık hizmeti rant alanı değil, bir kamu hakkıdır! Bu özelleştirme kararlarından derhal vazgeçilmelidir. Şehrin merkezindeki bu alanlar rant projelerine değil, sağlık hizmetine kazandırılacak şekilde planlanmalıdır” dedi. “HASTANE ALANLARINI KİME PEŞKEŞ ÇEKECEKSİNİZ” Eskişehir’de eski Devlet Hastanesi arazisinin özelleştirme kapsamına alınmasının ardından önceki gün Resmi Gazete’de yayınlanan kararla eski Hava Hastanesi ve karşısındaki İl Sağlık Müdürlüğü’nün bulunduğu (Yunus Emre Devlet Hastanesi ek hizmet binası) alanların da özelleştirme kapsamına alınması tepkilere neden oldu. Sağlık alanları için art arda gelen özelleştirme kararlarına tepki gösteren CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, “Eski Devlet Hastanesi arazisinin ardından şimdi de eski Hava Hastanesi olarak bildiğimiz alanın özelleştirme programına alınması Eskişehir’in sağlık altyapısının planlı şekilde yok edilmesidir. Bu iktidar Eskişehirlilerin talebini, ihtiyacını değil rantın, peşkeşin yanındadır” dedi. “RANTIN DEĞİL, ESKİŞEHİRLİLERİN SAĞLIK HAKKININ YANINDA OLUN!” Eskişehir’de özelleştirme kararı verilen alanların merkezde yıllarca sağlık alanı olarak Eskişehirlilere hizmet verdiğini ve yine sağlık olanı olarak değerlendirilmesi gerektiğini söyleyen Çakırözer, şunları söyledi: “Eskişehir’de art arda gelen özelleştirme kararlar AKP iktidarının Eskişehirlilerin ihtiyaçlarını, taleplerini, kamu yararını değil; rantı önceleyen bir anlayışının sonucudur! Eskişehir’de hizmet veren mevcut Şehir Hastanesi’nin durumu da ortadadır. Ulaşım problemleri, şehirdeki yüksek hasta yoğunluğu, randevu bulmakta yaşanan zorluklar ve sağlık çalışanlarının üzerindeki ağır iş yükü vatandaşlarımızın sağlık hizmetine erişimini her geçen gün daha da zorlaştırmaktadır. Böyle bir ortamda merkezi ve erişilebilir konumdaki hastane alanlarının devre dışı bırakılması değil, aksine güçlendirilmesi gerekir. Eskişehir halkının sağlık hizmetlerine olan talebi açıktır. Daha fazla erişilebilir, nitelikli ve kamusal sağlık hizmeti her vatandaşımızın temel talebidir. Ancak özelleştirme kararları bu talebi karşılamak yerine, mevcut imkanları daraltmakta ve ranta açmaktadır. Bu özelleştirme kararını alanlara açıkça soruyoruz, şehrin merkezinde kamuya ait bu değerli sağlık alanlarını kimlere peşkeş çekeceksiniz? Eskişehir’deki sağlık alanlarını özelleştirme kapsamına alan bu kararlardan derhal vazgeçilmelidir. Kamuya ait bu alanlar rant projelerine değil, yeniden sağlık hizmetine kazandırılacak şekilde planlanmalıdır.”

Kamusal Sağlık Sisteminin ve Cumhuriyetin Birikimlerinin Tasfiyesidir Haber

Kamusal Sağlık Sisteminin ve Cumhuriyetin Birikimlerinin Tasfiyesidir

CHP Eskişehir Milletvekili İbrahim Arslan, 17 Mart ve 24 Nisan tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanı kararlarıyla sağlık alanlarının özelleştirme kapsamına alındığını belirterek, “Mesele sadece satış değil; plan yetkisiyle bu alanların niteliği değiştirilebilir” dedi CHP Eskişehir Milletvekili İbrahim Arslan, 17 Mart ve 24 Nisan 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanı kararlarıyla sağlık alanlarının özelleştirme kapsamına alındığını belirterek, “Bu kararlar, kamusal sağlık sisteminin ve Cumhuriyetin ortak birikimlerinin tasfiyesidir” dedi. Arslan, sürecin boyutunu ortaya koyan verileri şu şekilde açıkladı: 17 Mart 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan CB kararıyla: 27 ilde 55 taşınmaz–1.237.553 m² 24 Nisan 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan CB kararıyla: 32 ilde 71 taşınmaz – 1.082.350 m² Toplam: 126 taşınmaz – 2.319.904 m² “Bu artık münferit bir işlem değil; kapsamı genişleyen ve adım adım ilerleyen bir özelleştirme programıdır” diyen Arslan, listede doğrudan hastaneler, sağlık tesisleri, ASM’ler, dispanserler ve lojmanların yer aldığını vurguladı. “MESELE SADECE SATIŞ DEĞİL” Arslan, tartışmanın yalnızca “satış” üzerinden yürütülmesine itiraz ederek sürecin asıl kritik yönüne dikkat çekti: “Resmî Gazete’de yalnızca satış yok; kiralama, gelir ortaklığı ve işletme hakkı devri var. Ama daha önemlisi şu: Bu alanların tasarruf ve planlama yetkisi Özelleştirme İdaresi’ne devrediliyor. Bu alanların imar planı değiştirilebilir, sağlık alanı statüsü kaldırılabilir, farklı kullanım kararları alınabilir. Yani mesele sadece mülkiyet devri değil; kamusal sağlık alanlarının niteliğinin değiştirilmesidir.” “ESKİŞEHİR: SÖZ BAŞKA, KARAR BAŞKA” Arslan, sürecin en çarpıcı örneklerinden birinin Eskişehir olduğunu belirtti: “17 Mart tarihli kararla, Eskişehir’de uzun yıllar hizmet veren eski Devlet Hastanesi ve Doğumevi alanı, toplam 44.186 m², özelleştirme kapsamına alındı. Oysa bu alan için iktidarın milletvekilleri ve yetkilileri tarafından defalarca ‘buraya yeni hastane yapılacak’ açıklaması yapıldı. Ardından 24 Nisan tarihli kararla bu kez kent merkezinde hâlen hizmet veren, eski Hava Hastanesi olarak bilinen Yunus Emre Devlet Hastanesi 2 Eylül hizmet binası, 65.810 m², aynı kapsamın içine alındı. Bir yandan ‘hastane yapacağız’ diyorsunuz, diğer yandan aynı alanı özelleştirme kapsamına alıyorsunuz. Bu açık bir çelişkidir.” “63 MİLYAR DOLARLIK SÜREÇ… SONUÇ NE?” Arslan, özelleştirmelerin sonuçlarına ilişkin şu değerlendirmede bulundu: “1984–2025 döneminde Türkiye’de toplam 72 milyar dolar özelleştirme geliri elde edildi. Bunun *63 milyar dolarlık bölümü AKP iktidarı döneminde *gerçekleşti. Bu kadar büyük bir özelleştirme sürecine rağmen bugün gelinen noktada ekonomik kriz derinleşmiş durumda. Şimdi ise aynı anlayış, çözümü üretimde ve kamusal yatırımlarda değil; kalan kamu varlıklarının elden çıkarılmasında arıyor.” Arslan, özelleştirme sürecinin bütçe hedefleriyle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, “Son 5 yılda elde edilen özelleştirme geliri 46,45 milyar TL. Ancak 2026 yılı bütçesine konulan hedef 185 milyar TL. Yani son 5 yılda yapılan özelleştirmelerin tam 4 katı, tek bir yıl için planlanıyor. Bu tablo, daha fazla satış ve devir hedeflendiğini açıkça ortaya koyuyor” dedi. Arslan ayrıca, 17 Mart tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan karar için CHP Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi Sağlık Politika Kurulu aracılığıyla Danıştay’a başvurulduğunu, 24 Nisan tarihli karar için de aynı şekilde yürütmenin durdurulması ve iptali talebiyle dava açılacağını belirtti. “GİDER AYAK NE VAR NE YOKSA…” Açıklamasının sonunda sert ifadeler kullanan Arslan, şu değerlendirmede bulundu: “Bugün emekliye, çalışana, üreticiye kaynak yok deniliyor. Ama faiz ödemelerine kaynak bulunuyor. Ekonomik krizin yükünü yurttaşa yıkanlar, çözümü kamunun elinde ne varsa satmakta arıyor. Üstelik bu süreç sadece taşınmazlarla sınırlı değil. Otoyollar, Köprüler, HES’ler, RES’ler, Termik santraller, Maden sahaları, Elektrik iletim hatları, Limanlar, Araç muayene istasyonları, Kamu iştirakleri ve sosyal tesisler… Hepsi bu anlayışın hedefinde. Bu bir ekonomi politikası değil; bu, kamunun elinde kalan son varlıkların da elden çıkarılmasıdır.” dedi.

Emeklimize Refah Değil Sefalet Dayatılmıştır! Haber

Emeklimize Refah Değil Sefalet Dayatılmıştır!

Cumhuriyet Halk Partisi İşçi, Memur Sendikaları ve Emek Bürolarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Ulaş Karasu, emekli bayram ikramiyesi ile ilgili yazılı açıklama yaptı. Genel Başkan Yardımcısı Karasu yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi "AKP iktidarı, bayram öncesi emeklilerimizin bayram ikramiyelerine herhangi bir zam yapılmayacağını açıklamıştır. Bu karar, 17 milyon emeklimize; “size verilecek kuruşumuz yok, başınızın çaresine bakın” demekten başka bir anlam taşımamaktadır. Milyonlarca emeklimizin aylıklarına bin TL zam yapmamak için kırk takla atanlar; 17 milyon emeklimize bayram öncesi bir avuç mutluluğu dahi çok görmüştür. Bugün Türkiye’nin birinci gündemi geçimdir. Mutfaktır. Kiradır. Faturadır. Pazarda eksilen filedir. 17 milyon emeklinin çok büyük bir kısmı açlık sınırının altında gelirle yaşam mücadelesi vermektedir. Emeklilik, bir ömürlük emeğin karşılığıdır. Ancak AKP iktidarı, emekliliği onurlu bir yaşam dönemi olmaktan çıkarmış, hayatta kalma mücadelesine dönüştürmüştür. Ekonomide büyüme rakamları açıklanıyor. “Türkiye büyüyor” deniliyor. Ancak bu büyüme, emeğin ve emeklinin hanesine yazılmıyor. AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın adeta noter makamına dönüştürdüğü TÜİK verileri açık gerçeği ortaya koymaktadır: İşgücü ödemelerinin milli gelir içindeki payı %43,7’den %33,7’ye gerilemiştir. Türkiye ekonomisi büyürken, emeğin milli gelirden aldığı pay düşmüştür. Bu tablo tesadüf değildir. Bu tablo bir siyasi tercih ve AKP İktidarının yönetim anlayışıdır. Büyümeden, sermaye daha fazla pay alırken, emekçi ve emekli sistemli biçimde yoksullaştırılmıştır. Emeklilerimize refah değil, sefalet dayatılmıştır. Bayram ikramiyesinin 4 bin TL seviyesinde tutulması, bugünün Türkiye’sinde bir ikramiye anlamı taşımamaktadır. Bu tutar, artan hayat pahalılığı karşısında ancak sembolik bir harçlık düzeyindedir. Emeklilerimize sadaka mantığıyla yaklaşan bu anlayışı kabul etmiyoruz. Buradan AKP iktidarına ve ortaklarına açıkça sesleniyoruz: Önümüz bayramdır. 17 milyon emeklimizi ve ailelerini bu ekonomik tabloda mahcup etmeyin. Emekliye hakkını teslim edin. Bu ülkenin dünü, hafızası, üretimi ve alın teri olan emeklilerimize saygı göstermek, sosyal devletin ve hükümetlerin asgari sorumluluğudur. Bugün küçücük bir artışın dahi yapılmaması, emekliye bakışın özetidir. Bu tablo, AKP politikalarının doğrudan sonucudur. Emeklinin onurunu savunmaya devam edeceğiz. Geçim derdini siyasetin merkezine taşımayı sürdüreceğiz. Emekli bayram ikramiyesini, bir asgari ücret seviyesine çıkaracak; bu adaletsiz düzen karşısında sessiz kalmayacağız! Bugün sefalet koşullarında hayata mahkum ettiğini 17 milyon emeklimizin vicdanı, iradesi ve sandıktaki sözü, bu ülkenin yarınını belirleyecektir.

Emekliyle Ne Alıp Veremediğiniz Var! Haber

Emekliyle Ne Alıp Veremediğiniz Var!

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, TBMM Plan ve Bütçe komisyonunda yaptığı konuşmada emeklilerin yaşadığı derin yoksulluğa dikkat çekerek iktidarın emeklilik politikalarını eleştirdi. Gürer, AKP iktidarı döneminde emeklilerin haklarının sistemli biçimde budandığını belirterek, “Emeklilerin yaşam koşullarını kötüleştirmek için ne gerekiyorsa yaptınız” dedi. “2008 DÜZENLEMESİYLE EMEKLİ AYLIK BAĞLAMA ORANI YÜZDE 70’TEN YÜZDE 30’A DÜŞÜRÜLDÜ” AKP’nin sık sık “Eski Türkiye” vurgusu yaptığını hatırlatan CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Eski Türkiye’de emekli aylık bağlama oranı yüzde 70’ti. Siz 2008’de yaptığınız düzenlemeyle bu oranı yüzde 30’a düşürdünüz. Eğer o düzenleme yapılmasaydı bugün en düşük emekli maaşı 40 bin lira olacaktı” ifadelerini kullandı. Gürer, emeklilerin yıllar içinde haklarının gasp edilerek bugünkü tabloya gelindiğini vurguladı. “EMEKLİ ÜÇ PARÇAYA BÖLÜNDÜ, MAAŞLAR KUŞA DÖNDÜ” Mevcut sistemde emeklilerin üç ayrı döneme göre maaş aldığını belirten CHP’li Ömer Fethi Gürer, “2000 öncesi, 2008’e kadar olan dönem ve 2008 sonrası… Bu karmaşık sistemle emeklinin maaşı kuşa çevrildi” dedi. Türkiye’de her beş kişiden birinin emekli olduğunu hatırlatan Gürer, “Herkesin ailesinde bir emekli var. Ananız, babanız, halanız, dayınız… Bir sorun, bu maaşla nasıl yaşadıklarını” çağrısında bulundu. “AÇLIK SINIRININ ALTINDA MAAŞ, VİCDANINIZ NASIL ALIYOR?” Emeklilerin büyük bölümünün açlık sınırının altında yaşamak zorunda bırakıldığını söyleyen CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Açlık sınırının altında bir maaşı emekliye nasıl reva görüyorsunuz? En basitinden ilaç katkı payını bile kaldırmadınız. Suriyelilere tanıdığınız hakkı kendi emeklinize vermediniz” diyerek iktidarın uygulamalarını eleştirdi. SEYYANEN ZAM, İNTİBAK VE ASGARİ ÜCRETE ENDEKS TALEBİ Emeklilerin yaşadığı kayıpların telafisi için somut öneriler sunan CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, yapılması gerekenleri şöyle sıraladı: Emeklilere tümünü kapsayan seyyanen zamyapılmalıİntibak düzenlemesi mutlaka hayata geçirilmeliEn düşük emekli maaşı asgari ücrete endekslenmeliBayram ikramiyeleri, alım gücü dikkate alınarak asgari ücret seviyesine çıkarılmalıEvi olmayan emekliye kira yardımı,Doğalgaz kullanamayan emekliye yakacak yardımı sağlanmalı “EMEKLİ KAHVEYE GİDİP ÇAY İÇEMEZ HALE GELDİ” Emeklilerin günlük yaşamdan dahi koparıldığını ifade eden Ömer Fethi Gürer, “İnsanlar kahveye gidip bir çay içemez hale geldi. Günde üç öğün yemek yiyenler iki öğüne düştü, sofralarından tabak eksiltti. Simit bile emekliye lüks oldu” dedi. Bazı emeklilerin battaniye altında ısınmaya çalıştığını, bazılarının ise yardımlarla ayakta kalmaya mecbur bırakıldığını söyledi. “EMEKLİLİĞİ DE, EMEKLİ GİBİ YAŞAMAYI DA ZORLAŞTIRDINIZ” EYT düzenlemesinin ardından kademeli emeklilikte yeni mağduriyetler oluştuğunu vurgulayan CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, bu kesimlerin taleplerinin de görmezden gelindiğini belirtti. “Emekli olmak zorlaştı, emekli yaşamak ise imkânsız hale getirildi” diyen Gürer, yeni bir düzenlemenin artık zorunlu olduğunu ifade etti. “EMEKLİLER YILI İLAN EDİP, ALAY EDER GİBİ ÖNERİLER SUNULDU” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, iktidarın geçtiğimiz yılı “Emekliler Yılı” ilan etmesini de eleştirerek, “Emekliye ‘Tatil bölgelerinde bedava kalın’ dediniz ama adam yol parasını bulamıyor. ‘Yurtlarda kalın’ dediniz, ranzalı yerlere emeklinin gidecek hâli yok. Gerçekçi, işe yarayan çözümler üretin” diye konuştu. “16 MİLYON EMEKLİ OY VERSE İKTİDAR DEĞİŞİR” Türkiye’de yaklaşık 16 milyon emekli bulunduğunu hatırlatan CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Emekliler tek başına bir partiye oy verse iktidar değişir. Buna rağmen yıllardır yaşadıkları zulme karşın verdikleri oylarla bu iktidarın ayakta kalmasını sağladılar” dedi. “CHP VAR, ÇÖZÜM VAR” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, CHP’nin emekliler, işçiler, dar gelirliler ve ekonomik sıkıntı yaşayan tüm kesimler için çözüm adresi olduğunu belirterek, “Bu ülkenin her kesiminin yaşadığı mağduriyeti biliyoruz. Emekliye de, işçiye de, esnafa da, çiftçiye de çare olmak için biz varız” ifadelerini kullandı. Konuşmasının sonunda tarım ve çiftçi politikalarına da değinen Ömer Fethi Gürer, “Çiftçi de bırakmadınız ki esnafa da ‘9000 gün prim 7200’e inecek’ diye müjde veriyorsunuz ama ortada çiftçi esnaf kalmadı” diyerek AKP iktidarının politikalarını eleştirdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.