SON DAKİKA
Hava Durumu

#Akp

Porsuk Haber Ajansı - Akp haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Akp haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

YENİ Parti Eskişehir İl Başkanı Talat Yalaz'dan Suç Duyurusu Haber

YENİ Parti Eskişehir İl Başkanı Talat Yalaz'dan Suç Duyurusu

YENİ Parti Eskişehir İl Başkanı Talat Yalaz, son dönemde şahsına yönelik ortaya atılan asılsız iddialara ve iftiralara karşı hukuki süreci başlattığını duyurdu. Adliye Sarayı önünde düzenlediği basın toplantısında 11 sayfalık suç duyurusu dilekçesini savcılığa sunduğunu belirten Yalaz, AKP İl Başkanı ve CHP İl Başkanı hakkında yargı yoluna gittiklerini açıkladı. ​"Deprem Bağışları Adına Bir Kuruş Dahi Toplanmadı" ​Şahsına ve partisine yönelik yürütülen karalama kampanyalarına sert tepki gösteren Talat Yalaz, deprem gecesi düzenlendiği iddia edilen bağış faaliyetleriyle ilgili şu açıklamalarda bulundu. İl Başkanı Yalaz deprem gecesi düzenlemek, depremzedeler adına bağış toplamak ve bu bağışları yerine ulaştırmamak gibi tamamen gerçeğe aykırı suçlamalarla karşı karşıya kaldıklarını belirtti. Yalaz, o gece depremzedeler adına para verdiğini iddia eden veya bu yönde bir bağışın yapıldığını kanıtlayabilecek tek bir kişinin dahi bulunmadığını vurguladı. Yalaz, gerçekleştirilen programın "birlik ve beraberlik gecesi" olmasına rağmen, olayların bilinçli bir şekilde sabote edilerek depremzedeler üzerinden siyasi malzeme yapıldığını ifade etti. ​AKP ve CHP İl Başkanları Hakkında Suç Duyurusu ​Talat Yalaz, AKP İl Başkanı ve CHP İl Başkanı'nın bu süreçte birlikte hareket ettiğini ve kamuoyunu yanıltıcı videolarla organize bir şekilde karalama kampanyası yürüttüklerini dile getirdi. Yalaz, savcılığa sunulan dilekçenin detaylarında tüm bilgi, belge ve delillerin yer aldığı 11 sayfalık suç duyurusu dilekçesinin ilgili makamlara teslim edildiğini belirtti. Yalaz, sadece ilgili geceye dair değil, 35 yıllık hayatının tamamındaki tüm şahsi hesaplarının incelenmesi hususunda muvafakat verdiğini ve buna sonuna kadar güvendiğini belirtti. ​Şüphelilerin hak ettikleri cezayı alacağına inandığını ifade eden Yalaz, sürecin sonuna kadar takipçisi olacağını ve hukuki haklarını saklı tuttuğunu ifade etti. ​"Siyasi Eleştirinin Sınırları Aşıldı" ​Siyaset yapmanın ve eleştiride bulunmanın belirli sınırları olduğunu hatırlatan Yalaz, kişilerin onur, şeref ve itibarına yönelik saldırıların siyasi eleştiri olarak değerlendirilemeyeceğinin altını çizdi. Deprem felaketinde hayatını kaybeden vatandaşların ve yakınlarını kaybeden depremzedelerin anısına duydukları saygı nedeniyle bugüne kadar bu meseleye mesafeli yaklaştıklarını, ancak iftiraların fütursuzca devam etmesi sebebiyle hukuki yola başvurma zorunluluğu doğduğunu sözlerine ekledi.

Yeni Partili Çakırözer’in TBMM’deki İlk Önergesi Gazeteciler İçin Haber

Yeni Partili Çakırözer’in TBMM’deki İlk Önergesi Gazeteciler İçin

Yeni Parti Genel Başkan Yardımcısı Utku Çakırözer, Meclis’te partisinin ilk önergesini gazeteciler için verdi. İfade ve basın özgürlüğü alanında yaşanan ihlallerin araştırılması ve gazetecilerin mesleklerini yapabilmesinin önündeki engellerin kaldırılması için Meclis’te bir araştırma komisyonu kurulmasını isteyen Çakırözer, “Türkiye basın özgürlüğü sıralamasında 180 ülke arasında 163’üncü sırada. 7 ayda gazeteciler en az 350 kez hakim karşısına çıktı. 50 gazeteci gözaltına alındı. 15 gazeteci aylarca tutuklu kaldı. İfade ve basın özgürlüğü demokrasilerin olmazsa olmazıdır. Gelin Meclis’te bir komisyon kuralım, gazetecilerin mesleklerini özgürce yapabilmesinin, halkın haber alma hakkının önünü açalım” dedi. Önerge AKP ve MHP oylarıyla reddedilirken, Çakırözer, “Biz Yeni Parti olarak baskılarınıza, sansürünüze ve yasaklamalarınıza asla boyun eğmeyeceğiz. Milletimizle halkın iktidarını kuracak, demokrasi ve hukuk devletinin olmazsa olmazı basın ve ifade özgürlüğünü tam güvence altına alacağız” diye konuştu. 7 AYLIK İHLAL BİLANÇOSU: GAZETECİLER 350 KEZ YARGILANDI Yeni Parti Genel Başkan Yardımcısı, Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer partisinin TBMM’deki ilk önergesini gazeteciler ve basın özgürlüğü için verdi. İfade ve basın özgürlüğü alında yaşanan ihlallerin ortadan kaldırılması ile halkın haber alma hakkının korunması için Meclis’te bir araştırma komisyonu kurulmasını isteyen Çakırözer’in önergesi, AKP ve MHP oylarıyla reddedildi. Meclis’teki konuşmasında Türkiye’de basın özgürlüğü alanında yaşanan ihlal bilançosunu açıklayan Çakırözer, Türkiye’nin dünyadaki basın özgürlüğü sıralamasına dikkat çekerek şunları söyledi: “AKP'nin ifade ve basın özgürlüğünü abluka altına alan baskı, sansür, engelleme girişimleri maalesef artarak devam etmekte. Türkiye 2026 yılı itibarıyla dünya basın özgürlüğü sıralamasında 180 ülke arasında 163'üncü sıraya geriledi çünkü haberi, yazısı, paylaşımı nedeniyle gazeteciler soruşturma, gözaltı ve tutuklamalarla karşı karşıya. Temmuz ayının üçte biri adli tatildi ama o ayda bile gazeteciler en az 40 kez hâkim karşısına çıktı! 8 gazeteci gözaltına alındı, 2 gazeteci tutuklandı. Yılın başından bu yana yedi aylık süreçte 350 kez hakim karşısına çıktı gazeteciler haberini, yazısını savunmak için. En az 50 gazeteci gözaltına alındı. İsmail Arı, Alican Uludağ, Nedim Oruç, Pınar Gayıp, Yıldız Tar, Sibel Gürcihan'ın da aralarında olduğu 15 gazeteci aylarca tutuklu kaldı. Merdan Yanardağ, uydurma casusluk davanızdan tam iki yüz seksen beş gündür, otuz beş yıllık gazeteci Ali Çağatay tweet attı diye bir buçuk aydır özgürlüklerinden, sevdiklerinden mahrum, zindandalar.” “GAZETECİLER ZİNDANDAYKEN TARİHİ SÜRECİ KİM YAZACAK” “Bir yandan terörü bitireceğiz, toplumsal barışı sağlayacağız diyoruz! Peki ama bu tarihi süreci kim yazacak, kim anlatacak?” diye soran Çakırözer, “Meclisimiz tarihî günlere tanıklık ediyor. Peki ama bu tarihî süreci kim yazacak, kim anlatacak? Gazetecileri cezaevine koyarak, haberlerini sansürleyerek, siteleri karartarak mı yapacaksınız? Gazeteciler emekli eyleminde, madenci direnişinde, 19 Mart darbesinde, 1 Mayıs, 8 Mart, NATO protestolarında meydanlardan haber yapacak ama engelleniyor. Tutuklu meslektaşına destek için yürümesine dahi abluka konuyor. Dünyanın öbür ucundan gelen gazeteci Ankara'da zirve izliyor ama kendi gazetecimize yasaklanıyor. Siteler, sosyal medya hesapları kapatılıyor. Yetmiyor, hepsi bir de zindana tıkılıyor. Silivri'de ve diğer adliyelerde habercilere mahkeme salonları yasaklanıyor. Davaları anbean aktaran gazeteciler gerekçesiz gözaltına alınıyor.” “1,5 MİLYON WEB SİTESİ VE ALAN ADI ERİŞİME ENGELLİ” Haber, sosyal medya ve sitelere getirilen erişim engellerine de dikkat çeken Çakırözer, ülkenin toplumsal hafızasının erişim engelleriyle sistematik bir biçimde silindiğini, karartıldığını söyledi. Çakırözer şöyle konuştu: “Tam beş yüz günü aşkın süredir haksız, hukuksuz tutuklu İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanımız, 15,5 milyon yurttaşın Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu'nun savunmasına, sesine, afişine ve hatta adına bile tahammül edemeyenler, şimdi de onu dijital darbe yöntemleriyle susturmaya çalışıyor. Tam 11 kez hesaplarını engellediniz. Bu karartma sadece İmamoğlu'nun sesini kısmak değil, milletimizin haber alma, siyasal bilgiye erişim ve demokratik tercih oluşturma hakkını da yok etme girişimidir. İfade Özgürlüğü Derneğinin rakamları ortada: 2025 sonu itibarıyla Türkiye'den erişime engellenen web sitesi ve alan adı sayısı 1,5 milyonu aşmış durumda. Sayenizde erişim engelleri sistematik ve kalıcı bir dijital sıkıyönetim rejimine dönüşmüş durumda.” “BUGÜNÜN TARİHİNİ YAZACAK ARŞİVLER YOK EDİLİYOR” “Vatandaşın sesini duyurduğu neredeyse her kitlesel olayda X, YouTube, Instagram ve WhatsApp gibi platformlara bant daraltmak rutine binmiş. Oysa Anayasa Mahkemesi keyfî erişim engellemenizi, haber karartmanızı hukuksuz bulmuştu. Peki, siz ne yaptınız? Bu ayıbı ortadan kaldırmak yerine ‘millî güvenlik’ ve ‘kamu düzeni’ kılıfıyla bu dijital sansürü misliyle sürdürüyorsunuz. Siyasetçi görüş veriyor, gazeteci haberini paylaşıyor, yurttaş yorumunu yapıyor, hepsine anında karartma, anında sansür. Bugünlerin tarihini yazacak olan arşivler yok edilmektedir.” “KOMİSYON KURULSUN, TAHRİBAT ORTAYA ÇIKARILSIN!” Basın özgürlüğü, halkın haber alma hakkı ve erişim engelleri için Meclis’te araştırma komisyonu kurulmasını isteyen Çakırözer, “Biz bu nedenle bu önergeyle diyoruz ki: Gelin, bir Meclis araştırma komisyonu kurulsun ve bu dijital sıkıyönetimin tahribatı bütün boyutlarıyla ortaya çıkarılsın. Bilgiye erişim hakkı aktif yurttaşlığın ve demokratik denetimin temelidir. Demokrasi, bilgiye özgür ve güvenilir erişim olmadan yaşayamaz. Biz Yeni Parti olarak baskılarınıza, sansürünüze ve yasaklamalarınıza asla boyun eğmeyeceğiz. Milletimizle halkın iktidarını kuracak, demokrasi ve hukuk devletinin olmazsa olmazı basın ve ifade özgürlüğünü tam güvence altına alacağız” dedi.

AHPADİ Başkanı Ektaş: "Mevhibe İnönü’ye Yapılan Saldırı Kabul Edilemez!" Haber

AHPADİ Başkanı Ektaş: "Mevhibe İnönü’ye Yapılan Saldırı Kabul Edilemez!"

AHPADİ Başkanı Av. Mehmet Ektaş, Bursa Büyükşehir Belediye Meclisi'nde Türkiye Cumhuriyeti’nin 2. Cumhurbaşkanı İsmet İnönü ve eşi Mevhibe İnönü’ye yönelik sarf edilen sözlere tepki gösterdi. Av. Mehmet Ektaş, yaptığı basın açıklamasında, devlet adamlarının siyasi olarak eleştirilebileceğini ancak ailelerine ve özellikle Cumhuriyetin öncü kadınlarından Mevhibe İnönü’ye yönelik hakaretlerin kabul edilemez olduğunu vurguladı. Ektaş, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "Türkiye Cumhuriyeti, sadece Türk Tarihinin değil İnsanlık tarihinin parmakla gösterilen en başarılı devletlerindendir. Altı okla ifade edilen Kemalist ilkeler üzerine inşa edilmiş bu devler, emperyalizmin işgal planlarını alt etmekle kalmamış, çağdaş, modern, ve halk egemenliğine dayanan bir düzen kurarak kısa zamanda ekonomik, sosyal, siyasal, kültürel devrimlerle Türk Milletine refah ve ümran sağlamıştır. Bu nedenledir ki; Kurtuluş Savaşının kahramanları ve Türk Devlerinin Kurucusu Mustafa Kemal Atatürk, İsmet İnönü, Kazım Karabekir, Fevzi Çakmak ve diğerleri, sivil dava arkadaşları Ali Yusuf Akçura, Falih Rıfkı Atay Mahmut Esat Bozkurt ve diğerleri Türk Milletinin kalbinde eşsiz bir yer edinmişler, aziz hatıraları her zaman saygıyla anılmıştır. Ama, yine bu nedenledir ki, bu müstesna şahsiyetler, her zaman emperyalistlerin ve onların yerli işbirlikçilerinin, dini siyasete alet edenlerin, bölücülerin hedef tahtasında olmuşlardır. Milli Eğitim Seyredeni Yusuf Tekin’in en son Kurtuluş Savaşının ismini Milli Mücadele olarak değiştirme girişimini tartıştığım günlerde, Bursa Büyükşehir Belediye Meclisi'nde AKP Grup Sözcüsü Ahmet Alperen Aydın'ın İsmet İnönü ve eşi Mevhibe İnönü için sarf ettiği sözler gündeme düşmüştür. İsmet İnönü, Kurtuluş Savaşında meydan muharebeleri kazanmış, Cumhuriyetin Kuurluşundan sonra Başbakanlık ve Cumhurbaşkanlığı yapmış büyük devlet adamıdır. Devlet adamlarını siyaseten eleştirmek politikadır ama ailelerine, namuslarına dil uzatmak alçaklıktır, ahlaksızlıktır, suçtur. Latife Uşaki, Reşide Bayar gibi dönemin devlet başkanları, başbakanları, bakanlarının eşleri gibi Sayın Mevhide İnönü’de modern ve çağdaş Türk Kadını kimliğini temsil ederek toplumsal öncüllerimizden olmuşlardır. AKP Grup Sözcüsü Ahmet Alperen Aydın, çirkin sözleriyle sadece kendi çirkinliğini ortaya dökmemiş Halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama" suçu ile Kişinin Hatırasına hakaret suçunu işlemiştir. Ancak, Ahmet Alperen Aydın’ın suçlarından daha üzücü olanı ise Cumhuriyet Savcılarınınve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın tutumudur. Vahdettin'in İngilizlerin korumasını kabul edip İngiliz Gemisiyle Ülkeyi terk ettiği tespitini, Şeyh Saitin İstiklal Mahkemelerinde Vatana ihanetten yargılanıp mahkum edildiği gerçeğini dile getirenler hakkında hemen soruşturma açıp iddianame düzenleyen Savcılar şu ana kadar Ahmet Alperen Aydın’ın suçları için hiçbir işlem yapmamışlardır. Tüm Millletin Cumhurbaşkanı olması sıfatıyla herkesin ar ve namusunu da korunmakla görevli olan Recep Tayyip Erdoğan’da anılan kişinin partiden ihracı için hiçbir işlem başlatmamıştır. Rahmetli Mevhide İnönü üzerinden Cumhuriyet kadınlarına, Cumhuriyetin temsil ettiği kültürümüze yapılan bu iğrenç saldırıyı kabul etmiyor, şiddetle kınıyoruz. Cumhuriyet Savcılarına ve Sayın Recep Tayyip Erdoğman’ı göreve davet ediyoruz."

Talat Yalaz: "Sarayın Aparatlarına Partimizi Teslim Etmeyeceğiz" Haber

Talat Yalaz: "Sarayın Aparatlarına Partimizi Teslim Etmeyeceğiz"

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Merkezi tarafından alınan radikal bir kararla 26 il başkanı görevden alınırken, 7 il başkanı tedbirli olarak kesin ihraç istemiyle disipline sevk edildi. Görevden alınanlar arasında yer alan CHP Eskişehir İl Başkanı Talat Yalaz, karara sert tepki göstererek, “Sarayın aparatlarına partimizi teslim etmeyeceğiz” dedi. ​CHP Merkez Yönetim Kurulu (MYK) tarafından gerçekleştirilen toplantının ardından Türkiye genelinde büyük yankı uyandıran bir operasyona imza atıldı. 26 il başkanının görevden el çektirildiği süreçte, 7 isim ise “tedbirli” olarak kesin ihraç talebiyle disipline gönderildi. ​Talat Yalaz’dan Görevden Alma Kararına Sert Yanıt ​Görevden alınan ve tedbirli olarak disipline sevk edilen isimler arasında yer alan CHP Eskişehir İl Başkanı Talat Yalaz, il binası önünde toplanan kalabalığa hitaben çarpıcı açıklamalarda bulundu. Kararı “yok hükmünde” olarak nitelendiren Yalaz, mevcut yönetime yönelik ağır eleştirilerde bulundu. ​Yalaz, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: ​“Beni partiden atma yetkiniz yok. Bana görevi Cumhuriyet Halk Partililer verdi. Recep Tayyip Erdoğan’dan aldığınız yetkiyle beni baba ocağından atamazsınız. Sizin aldığınız kararlar bizler için yok hükmündedir.” ​“Mücadeleye Yeni Başlıyoruz” ​Eskişehir’de AKP’ye karşı büyük bir mücadele verdiklerini belirten Talat Yalaz, görevden alınmasının sebebinin iktidara karşı yürütülen başarılı çalışmaların önünü kesmek olduğunu savundu. Yalaz, konuşmasını şu sözlerle sürdürdü: ​“Genel Başkanımız Özgür Özel’dir”: Partideki sadakatini vurgulayan Yalaz, Özgür Özel’in yanında yürümeye devam edeceklerini belirtti. ​“Sarayın Aparatı Oldunuz”: Mevcut yönetimi AKP ile iş birliği yapmakla suçlayan Yalaz, “Sizler Recep Tayyip Erdoğan’ın koltuk değneği oldunuz” dedi. ​“Asıl Mücadele Şimdi Başlıyor”: Görevden almaların kendilerini yıldıramayacağını ifade eden Yalaz, “Yeni başlıyoruz, geri adım atan namerttir” diyerek kararlılık mesajı verdi. ​Eskişehir Örgütü Gelişmeleri Yakından Takip Ediyor ​Görevden alma haberinin duyulmasının ardından Eskişehir il binası önünde toplanan partililer, Yalaz’a destek vererek kararı protesto etti. Yalaz, yerlerine henüz bir il başkanı atanamadığını belirterek, bunun örgüt nezdindeki karşılıksızlığın bir göstergesi olduğunu iddia etti.

Gürol Yer: "İcraat, Parsel Boyutunu Aşmış ve Ada Bazlı Satışlara Dönüşmüştür" Haber

Gürol Yer: "İcraat, Parsel Boyutunu Aşmış ve Ada Bazlı Satışlara Dönüşmüştür"

​İYİ Parti Odunpazarı İlçe Başkanı Gürol Yer, Karapınar Mahallesi’ndeki geniş bir kamu arazisinin inşaat firmasına devredilmesiyle ilgili açıklamalarda bulundu. Yer, bölgenin daha önce "Alparslan Türkeş Millet Bahçesi" olarak vaat edildiğini hatırlatarak, "Parsel parsel değil, ada bazlı satışlar yapılıyor" dedi. ​İYİ Parti Odunpazarı İlçe Başkanı Gürol Yer, 15 Haziran’da Karapınar TOKİ Konutları Eski Bağlar Deresi Mevkii’ndeki kamu arazisine bir inşaat firması tarafından tabela asılmasını gündeme taşıdı. ​"Söz Verilen Millet Bahçesi Nereye Kayboldu?" ​Başkan Gürol Yer, söz konusu alanın 2019 yerel seçimlerinde AKP adayı Volkan Doğan tarafından "Alparslan Türkeş Millet Bahçesi" olarak projelendirildiğini ve tapusunun çıkarıldığının bizzat aday tarafından açıklandığını hatırlattı. Yer, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: ​"AKP Odunpazarı İlçe Başkanı Sayın Mustafa Kemal Bandırma, bu konudaki açıklamalarımızı 'yüzeysel' olarak nitelendirdi. Buradan soruyoruz: Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü Parsel Sorgulama sistemindeki 4466-1 ve 3686-1 parseller küçük yerler midir? Toplamda 70 bin metrekareyi bulan bu alan halkın malı değil midir?" İlçe Başkanı Gürol Yer açıklamasında şu ifadelere yer verdi; "15 Haziran günü Odunpazarı Meydanı'ndan; ilçemiz Karapınar Mahallesi sınırları içinde bulunan Karapınar TOKİ Konutları Eski Bağlar Deresi Mevkii'ndeki kamu mülkiyetinde olan geniş bir alana, bir inşaat firmasının proje alanı tabelaları konulduğunu dile getirmiştik. Bu alanın, 2019 Yerel Seçimleri'nde AKP Adayı Volkan Doğan tarafından "Alparslan Türkeş Millet Bahçesi" kültür parkı temasıyla; içinde sosyal, yaşamsal alanların ve bir caminin olacağı şekilde projelendirildiği, hatta tapusunun çıkarıldığı beyanı hafızalarda ve kayıtlarda mevcuttur. Bunu hatırlatıp muhataplarına sormuştuk. AKP Odunpazarı İlçe Başkanı Sayın Mustafa Kemal Bandırma, detaya girmeden bizim açıklamamızın yüzeysel olduğu ve abarttığımız yönünde kelimeler kullanmıştır.Buradan, Odunpazarı Meydanı'ndan, yani Er Meydanı'ndan Sayın Bandırma’ya cevap veriyor, soruyor ve hatırlatıyoruz: Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü Parsel Sorgulama sistemine girip 4466-1 ve 3686-1 parsellere baksın. İfade ettiği gibi küçük yerler mi? Bir tarafı yaklaşık 50.000 metrekare, diğer parçası 20.000 metrekare olan alanlar mıdır? Yoksa inşaat firması yanlışlıkla alanı tümden mi proje alanı ilan etmiştir? Ayrıca dikkat çekmek istediğimiz nokta ise siyasette vefalı ve dürüst olmanın önemi ve bu doğrultudaki çağrımızdır.Volkan Doğan, 2019 mahalli idareler seçimlerinde Cumhur İttifakı'nın adayıydı ve 7200 farkla seçimi kaybetti. Bu süreçte Odunpazarı hemşerilerimize bahsettiğimiz alanla ilgili çok büyük sözler, vaatler verdi; proje sundu. Yetmedi, "Tapusu çıkarıldı," diye gidip ortaklarına parti binasında tapu takdim etti, projenin görsellerini gösterdi. Diyoruz ki; bir partinin adayı öncelikle partiyi bağlar ve verdiği sözler ile vaatler, partinin sözüdür. Bugün bunları inkâr etmek, görmezden gelmek siyasette vefa ilkesiyle bağdaşmaz. Öyle bir projenin olmaması ise dürüstlük değildir. Bu saatten sonra, bundan sonraki süreçlerde vereceğiniz her söz ve taahhüt sorgulanacaktır; bunu tecrübeyle sabit bir tavsiye olarak hatırlatalım Sayın Bandırma’ya. "Biz belediyeyi kazanamadık, onun için gerçekleşmedi," diyebilirler. O zaman sorarız: Atatürk Stadyumu yerine Millet Bahçesi yaptınız ama belediyeyi kazanamadınız. Yani bu bir gerekçe olamaz ve buna ancak kendileri inanır diye cevap veriyoruz. Eskişehir kamuoyuna ve muhataplarına Odunpazarı’nın Er Meydanından yine, yeniden sesleniyor ve cevaplarını bekliyoruz: Nasıl bir süreç izlendi, nasıl bir ihale yapıldı, nasıl bir usul takip edildi ve tahminen 70.000 metrekarelik, halkın olacak alan ranta devredildi? Biz ve hemşehrilerimiz bunu merak ediyoruz. Bir seslenişimiz de kendilerinin Başbuğ Alparslan Türkeş Bey’in mirasçısı olduğunu iddia edenlere: Ortağınıza sorun bakalım; hayırdır, bize getirilen tapu ve proje niye arada kaynadı? Eskişehir kamuoyu ve Odunpazarlı hemşehrilerimiz adına konuyu duyurduk, gündeme getirdik ve hafızalara kazıdık. Benzer durumda şehrimizde pek çok alanın bir satış ve peşkeş sürecinde olduğu malumdur ve bu durum devam etmektedir. En son Tepebaşı ilçemizde köy merası vasıflı iki alanın yine bir yandaşa satıldığı iki gün önce ilan edildi. Yani kimse kalkıp bu durumları küçümseyip "küçük parsel" demesin, belgeler yüzlerine yapışır. Biz iddia ediyoruz: İcraat, parsel parsel boyutunu aşmış ve ada bazlı olarak satışa dönüşmüştür! İYİ Parti olarak vatanın tümünde bu duruma ve diğer olumsuzluklara karşı dik bir duruş ve sarsılmaz bir inançla Türk milletinin yanında durmaya, milletin hakkını savunmaya azimle devam edeceğiz. Biz siyaset yapmıyoruz; Türk milletinin varoluş mücadelesinin yol taşlarını döşüyoruz. Bu uğurda nefsimizi değil, neslimizi düşünüyoruz. 27 Haziran Cumartesi günü Ankara Tandoğan Meydanı'nda, Genel Başkanımız Sayın Müsavat Dervişoğlu’nun çağrısıyla Türk bayraklarıyla yapacağımız büyük buluşmaya tüm hemşehrilerimizi davet ediyoruz. Bu saatten sonra konu parti konusunu çoktan aşmıştır. Yapılan operasyonlar, yaşatılan Sevr süreçleri göstermektedir ki; söz konusu vatansa gerisi teferruattır. Birileri "Terörsüz Türkiye" diye Büyük Ortadoğu Projesi'nin taşeronluğuna soyunmuşken; şehit kanlarıyla sulanmış vatan topraklarında, bebek katili cani terörist başına özgürlük mitingi için hainler çağrı yaparken; biz de Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün izinden giden Cumhuriyet çocukları olarak çağrı yapıyoruz: Türk bayrağını al, Tandoğan’a gel! Bu büyük Kuvva buluşmasına katıl diyoruz. Ulaşım için hemşehrilerimizin İYİ Parti ilçe binalarına ya da bizlere ulaşmaları yeterli olacaktır. Bu vesileyle bunu duyurmak istiyor, tüm hemşehrilerimizi saygı ve sevgiyle selamlıyoruz. Kıymetli basın emekçilerine kolaylıklar diliyor, iyi günler temenni ediyoruz ve diyoruz ki: Merak etmeyin, İYİ Parti ve cesurlar var!"

CHP'li Arslan: "Öğretmenlerin Sorunlarını Araştırma Önergesi Reddedildi" Haber

CHP'li Arslan: "Öğretmenlerin Sorunlarını Araştırma Önergesi Reddedildi"

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Eskişehir Milletvekili İbrahim Arslan, TBMM Genel Kurulu'na sundukları ve kamuda çalışan öğretmenlerin sorunlarının çözüme kavuşturulmasını hedefleyen araştırma önergesinin AKP ve MHP milletvekillerinin oylarıyla reddedilmesine sert tepki gösterdi. ​"Öğretmenlerin Sorunlarını Konuşmaktan Korkuyorlar" ​Öğretmenlerin mevcut eğitim sistemindeki yapısal sorunlarına dikkat çeken Arslan, iktidarın bu sorunları görmezden geldiğini belirtti. Arslan, yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı: ​"CHP olarak; kamuda ve özel sektörde çalışan öğretmenlerin sorunlarının araştırılması, çözüm yollarının belirlenmesi ve eğitim sistemindeki yapısal sorunlara kalıcı çözümler üretilmesi amacıyla verdiğimiz araştırma önergesi, AKP ve MHP milletvekillerinin oylarıyla reddedildi." ​"Ters Kelepçeyi Değil, Talepleri Görün" ​Ankara’da hakları için mücadele eden ve bu süreçte şiddetle karşı karşıya kalan öğretmenlere destek veren Arslan, iktidarın yaklaşımını eleştirdi: ​"Bir yanda anayasal haklarını kullanarak haklı taleplerini dile getiren, gözaltına alınan, ters kelepçeye maruz bırakılan, darp edilen ve iki gündür Ankara’da açlık grevinde olan öğretmenler… Diğer yanda öğretmenlerin sesini duymayan, sorunlarının araştırılmasından bile kaçan bir iktidar…" ​"Haklı Mücadelenin Takipçisiyiz" ​Eğitimin ve öğretmenin değersizleştirilmesine karşı olduklarını vurgulayan İbrahim Arslan, eğitimcilerin yanında yer almaya devam edeceklerini belirterek sözlerini şöyle noktaladı: ​"Öğretmenlerin sorunlarını konuşmaktan korkanlar, ülkenin geleceğinden de korkuyor demektir. Eğitimi değersizleştiren, öğretmeni yalnızlaştıran bu anlayışı kabul etmiyoruz. Öğretmenlerimizin yanındayız. Haklı mücadelelerinin takipçisi olmaya devam edeceğiz."

CHP’li Çakırözer: "Bu Kayyum Düzeni Sürdükçe Yabancı Gelmez, Yerli Kaçar!" Haber

CHP’li Çakırözer: "Bu Kayyum Düzeni Sürdükçe Yabancı Gelmez, Yerli Kaçar!"

AKP’nin yurtdışından yatırımcı çekme gerekçesiyle Meclis’e getirdiği vergi indirim ve affı içeren pakete CHP’den tepki geldi. Türkiye’de belediyelerin, şirketlerin kayyum düzeni altında olduğuna dikkat çeken CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, “Ekonomiyi mahveden, milleti açlığa mahkum eden AKP iktidarı ‘Teşvikler vereceğiz, Türkiye'yi cazibe merkezi yapacağız, yabancı yatırımcı çekeceğiz’ diyor. Siyasette ve ekonomide bu kayyım düzeni sürdükçe yatırımcı gelmez. Siz olsanız, mal varlığınıza değil mahkeme kararı, gerekçe dahi gösterilmeden el konacağını bile bile bu ülkeye gelir misiniz?” diye sordu. “Bugün, Türk ekonomisinin en temel sorunu güven krizi!” diyen Çakırözer, “Resmiyette Anayasa'mızda mülkiyet hakkı korunur ama Türkiye'de tam zıddı yaşanıyor. Tam 1.034 şirkette kayyım var. TMSF Türkiye'nin en büyük medya patronu. Türkiye, Mülkiyet Hakları Endeksi'nde 126 ülke arasında 93'üncü sırada! Böyle bir tabloda hangi yatırımcı gelir” dedi. “KAYYUM DÜZENİ SÜRDÜKÇE YATIRIMCI GELMEZ” CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer TBMM’de yaptığı konuşmada Türkiye’de siyasette ve ekonomide var olan kayyum düzenine dikkat çekerek, AKP’nin yabancı yatırımcıyı ülkeye çekmek için Meclis’e getirdiği kanun teklifini eleştirdi. Türk ekonomisinin en temel sorunlardan birinin güven krizi olduğunu söyleyen Çakırözer, “Millet iradesinin ortaya konulduğu belediyelerimizde, müteşebbislerimizin birikimleriyle ortaya çıkan şirketlerimizde bu kayyım düzeni Türkiye'nin ayıbına, bir büyük hukuksuzluğa dönüşmüş durumdadır. Ekonomiyi mahveden, milleti açlığa mahkum eden AKP iktidarı ne diyor? ‘Teşvikler vereceğiz, Türkiye'yi cazibe merkezi yapacağız, yabancı yatırımcı çekeceğiz’ diyorlar. Gelmez! Siyasette ve ekonomide bu kayyım düzeni sürdükçe gelmez. Siz olsanız, mal varlığınıza değil mahkeme kararı, gerekçe dahi gösterilmeden el konacağını bile bile gelir misiniz?” diye sordu. “1034 ŞİRKET KAYYIMDA” “Resmiyette Anayasa'mızda mülkiyet hakkı korunur ama Türkiye'de tam zıddı yaşanıyor” diyen Çakırözer, Türkiye’de kayyum atanan şirket sayılarını açıklayarak şunları söyledi: “Şirketler kişisel ya da siyasi gerekçelerle hedef yapılıyor, yargı süreci tamamlanmadan ekonomik yaptırım uygulanıyor, el konuyor. Akla gelen her işlem yapılıyor ve tüm bunlar istisna değil, yerleşik uygulama hâline gelmiş durumda. Bin 34 şirkette kayyım, 87 şirkete denetim kayyımı, 66 şirkette kısmi kayyım, 127 kişide şahsi mal varlığı kayyımı var. 40-50 milyar liralık bir ciro büyüklüğünden bahsediyoruz. “ “34 TELEVİZYON KANALI TMSF’DE, TELE 1’E ÇÖKTÜNÜZ” “TMSF Türkiye'nin en büyük medya patronu! 34 kanal, 38 radyo, 73 gazete, dergi, 6 haber ajansı kayyımda. Kim yönetiyor, nasıl yönetiliyor belli değil. İşte, Tele1 örneği. Neymiş? Casusluk soruşturmasıymış. Ne meslektaşımız Merdan Yanardağ'a ne dostumuz Necati Özkan'a ne de bu milletin Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu'na casusluk suçlaması yapışmadı, yapışmaz ama el çabukluğuyla ortada mahkeme kararı dahi yokken milyonların izlediği bu kanala resmen çöktünüz. Şimdi de yok pahasına kim bilir hangi yandaşa satıyorsunuz? Resmen yağmalıyorsunuz kanalı.” “KAYYIM ATADIKLARINIZA KANUNLA ZIRH SAĞLADINIZ!” “İşin diğer yanı, bu şirketlere kayyım atadıklarınıza zırh sağladınız! Hiçbir şekilde yargılanamıyorlar, şirketleri doğru mu yönetiyor, kime satıyor, zarar mı ettiriyor asla sorgulanamıyor. Son torba yasayla 2030'a kadar kayyım yetkisi uzatıldı. Mahkeme kararına gerek yok, kuvvetli şüphe olması yetiyor. Sadece özel müteşebbise değil, halka hizmet veren belediyelerimizin iştiraklerine dahi göz diktiniz. Bu yüzden de Türkiye, Mülkiyet Hakları Endeksi'nde 126 ülke arasında 93'üncü sırada; Hukukun Üstünlüğü Endeksi'nde 142 ülke arasında 117'nci sırada.” “MÜLKİYET HAKKI YOKSA YATIRIM, BÜYÜME OLMAZ” Çakırözer, Adalet Bakanı’nın "Yabancıya güven vermemiz lazım" açıklamalarını da eleştirerek, “Günaydın! Biz bunu yıllardır söylüyoruz. Sadece yabancıya değil, kendi milletimize de güven vermeliyiz. Siz ise bunları söyleyenleri yaka paça içeri alanlarsınız. İşte, TÜSİAD Başkanını sırf bunu söyledi diye gözaltına aldıran, yurt dışı çıkış yasağı koyduran başsavcı siz değil miydiniz? Mülkiyet hakkı yoksa, hukuk güvencesi yoksa yatırım da, büyüme de, refah da olamaz” dedi. “TÜRKİYE’NİN İHTİYACI BAĞIMSIZ VE TARAFSIZ YARGI” “Türkiye'nin ihtiyacı, dolarına dolar katacak sıcak paraya teşvik çıkarmak değildir” diyen Çakırözer, “Ülkenin ihtiyacı, hukuk güvenliği, bağımsız, tarafsız yargı ve tam demokrasidir, tek adam yönetimine son vermektir. Bunu da siz yapamazsınız. Adalet, demokrasi ve hürriyet ilkeleri etrafında milletimizle kenetlenen Cumhuriyet Halk Partimiz yapabilir ve yapacaktır” diye konuştu.

CHP’den Sansür Maddesinin Kaldırılması İçin TBMM’ye Teklif Haber

CHP’den Sansür Maddesinin Kaldırılması İçin TBMM’ye Teklif

Türkiye’de gazeteciler bir 3 Mayıs’a daha tutuklama, gözaltı, baskı, sansür ve soruşturmalar altında giriyor. Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi’nde 180 ülke arasında 159’uncu sırada yer alan Türkiye 2026 yılında 163’üncü sıraya geriledi. CHP’li Utku Çakırözer’in kamuoyu ile paylaştığı Nisan ayı Basın Özgürlüğü Raporu da Türkiye’de basın özgürlüğü alanında yaşanan kara tabloyu bir kez daha gözler önüne serdi. Rapora göre gazeteciler Nisan ayında 75 kez hakim karşısına çıktı. Gazetecileri susturmak için son üç yıldır olduğu gibi yine ‘halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma’ suçlaması kullanılırken, CHP sansür aracına dönüşen bu maddenin kaldırılması için TBMM’ye kanun teklifi verdi. Çakırözer, “2022 yılında ‘gazetecileri etkilemeyecek’ denilerek Meclis’ten geçen sansür yasası bugün gazetecilerin tutuklanmasına, soruşturulmasına gerekçe oldu. Alican Uludağ ve İsmail Arı zaten bu maddeden tutuklu. Şimdi bu ay da yeni isimler aynı maddeden yargılandı. Basın özgürlüğünün önündeki temel engellerden biri haline gelen bu sansür düzenlemesinin kaldırılması için teklifimizi verdik. En kısa sürede Meclis gündemine getireceğiz. Basın özgürlüğü olmadan demokrasi, demokrasi olmadan özgür basın var olamaz. Bizler basın özgürlüğü ve halkın haber alma hakkının korunması için mücadelemizi sürdüreceğiz” dedi. YASA SANSÜR KILICINA DÖNÜŞTÜ Çakırözer’in raporuna göre Nisan ayında basın özgürlüğü alanında yaşanan ihlaller şöyle: Gazeteciler haber ve paylaşımları nedeniyle 75 kez hakim önüne çıkmak zorunda kaldı. Soruşturma ve yargılamalarda AKP tarafından üç yıl önce dezenformasyonla mücadele amacıyla çıkarılan ‘halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma (TCK 217/A) maddesi baş rolde yer aldı. Şanlıurfa Kulis TV Genel Yayın Yönetmeni Mehmet Yetim bu suçlamayla ev baskınıyla gözaltına alındıktan sonra tutuklandı. 2024 yılında Halk TV programlarındaki ifadeleri nedeniyle aynı madde gerekçe gösterilerek Timur Soykan 10 ay, Barış Pehlivan ve Murat Ağırel 1 yıl 3'er ay hapis cezasına çarptırıldı. Gazeteci Tolga Şardan, ‘MİT'in Cumhurbaşkanlığı'na sunduğu 'yargı raporu'nda neler var?’ başlıklı yazısı sebebiyle yargılandığı davadan 5 ay hapis cezası aldı. Gazeteci Zafer Arapkirli, yine aynı suçlama ile yargılandığı davalarda sosyal medya paylaşımları nedeniyle 2 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırıldı. AYNI HABERE HEM BERAAT HEM TAZMİNAT Gazeteci Hazal Ocak Cumhuriyet gazetesinde yayımlanan “Damat işi biliyor” başlıklı haberi nedeniyle açılan cezai yargılamada beraat etmesine rağmen, 10 bin TL manevi tazminat ödemeye mahkum edildi. Dicle Fırat Gazeteciler Derneği'nin eski başkanı gazeteci Hakkı Boltan’a başkanlık döneminde yaptığı açıklamalar nedeniyle 1 yıl 2 ay 17 gün hapis cezası verildi. AYM’nin ihlal kararının ardından yeniden görülen davada gazeteci Neşe İdil hakkında 1 yıl 3 ay hapis cezası verilirken, gazeteci Mehmet Üçar’a yine yazıları gerekçe gösterilerek 1 yıl 6 ay 11 gün hapis cezası verildi. ÖDÜLLÜ HABERE İKİNCİ SORUŞTURMA 42 gündür tutuklu gazeteci İsmail Arı hakkında, bir X mesajını yeniden paylaştığı gerekçesiyle bir dava daha açıldı. T24 muhabiri Can Öztürk hakkında ödüller kazanan istismar skandalı haberi nedeniyle ikinci bir soruşturma açıldı. Nefes Gazetesi muhabiri Mahir Bağış’a haberi nedeniyle üç ayrı suçlamayla dava açıldı. Cumhuriyet yazarı Mine Kırıkkanat hakkında sosyal medyada eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na yönelik ifadesi nedeniyle soruşturma başlatıldı. Gazeteci Mehmet Murat Yıldırım, Öznur Değer ile Sol Gazetesi’nden yazar Orhan Gökdemir, muhabir İrem Yıldırım ve Sorumlu Müdür Emre Alım hakkında haberleri nedeniyle soruşturma ve davalar açıldı. Gazeteci Bahadır Özgür’e 4 yıl önce yayımlanan haberi nedeniyle soruşturma açıldı. 1 MAYIS ALANINA GAZETE YASAĞI Sabah muhabiri Lütfü Yalgı, Siverek’ta yaşanan okul saldırısına ilişkin haberi nedeniyle gözaltına alındı. Eski İçişleri Bakanı ve AKP Milletvekili Süleyman Soylu, kendisine Gülistan Doku cinayetiyle ilgili soru soran Now Haber muhabirine fiziki müdahalede bulunarak görüntü almasını engelledi. 1 Mayıs öncesi yapılan operasyonlarda Özgür Gelecek ve Yeni Demokrasi gazetelerinin bürolarına baskın düzenlendi. Ankara Emniyet Müdürlüğü 1 Mayıs gösterilerine BirGün ve Evrensel başta olmak üzere gazete ve dergi girişini yasakladı. TELE 1’E ÖNCE ÇÖKTÜLER, SONRA SATIŞA ÇIKARDILAR Merdan Yanardağ'ın gözaltına alınmasından sonra mahkeme kararı dahi olmadan el konulan TELE 1 kanalı TMSF tarafından 28 milyon TL bedelle satışa çıkarıldı. Halk TV’ye CHP’li Cemal Enginyurt’un Milli Eğitim Bakanı’na yönelik eleştirileri, SZC TV’ye de TİP’li Sera Kadıgil’in yapılan operasyonlarda uyuşturucu baronlarının hedef alınmamasına yönelik eleştirileri nedeniyle RTÜK tarafından para cezaları verildi. AKP’LİLER HAKKINDAKİ İDDİALARA KARARTMA İktidarın keyfi olarak uyguladığı erişim engellemeleri nisan ayında da basın özgürlüğünü kısıtlayan temel unsurlardan biri oldu. Erk Acarer’in X hesabı ile ‘İstanbul Yargılanıyor’ instagram hesabı erişime engellenirken, erişim engeli getirilen bazı haber içerikleri şöyle: “En çok et ithalatının AKP'li ismin hissedar olduğu şirketten yapılmasına ilişkin haber, Epstein belgelerinde İhlas Holding CEO’su Ahmet Mücahid Ören’in yazışmalarının çıkması hakkındaki haberler, Sabah yazarı Hilal Kaplan hakkında 1600’den fazla içeriğe erişim engeli kararı haberleri, tartıştığı doktoru gözaltına aldıran savcı hakkındaki haberler, Çin’de faaliyet gösteren İsviçre merkezli bir firmaya saf bakır yerine kaldırım taşı gönderilerek 36 milyon dolarlık dolandırıcılık yapıldığı iddiası hakkındaki haberler, AKP Antalya İl Başkanının Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne ait bir araziyi düşük kira bedeliyle kullandığı haberleri.” SANSÜR YASASININ KALDIRILMASI İÇİN TEKLİF SUNDU Çakırözer gazetecilerin mesleklerini yapabilmelerinin önündeki en büyük engellerden biri haline sansür yasasının iptali için de TBMM’ye kanun teklifi sunduğunu açıkladı. Teklifte “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” suçunu düzenleyen TCK’nın 217/A maddesinin yürürlükten kaldırılması düzenleniyor. Çakırözer, “2022 yılında ‘gazetecileri asla etkilemeyecek’ denilerek Meclis’ten geçen sansür yasası bugün gazetecilerin tutuklanmasına, soruşturulmasına en temel gerekçe oldu. Alican Uludağ ve İsmail Arı zaten bu maddeden tutuklu. İşte Nisan’da yeni isimler aynı maddeden yargılandı, tutuklandı. Dünya Basın Özgürlüğü Günü’nde çağrımız net: ifade ve basın özgürlüğünün önündeki en büyük engellerden biri olarak görülen Türk Ceza Kanunu’nun 217/A maddesi derhal yürürlükten kaldırılmalı. Gazetecilerin mesleklerini özgürce yapabilmesi ve halkın haber alma hakkı ile ifade ve basın özgürlüğünün korunması sağlanmalıdır. Bu sansür düzenlemesinin kaldırılması için teklifimizi verdik. En kısa sürede Meclis gündemine getireceğiz. Basın özgürlüğü olmadan demokrasi, demokrasi olmadan özgür basın var olamaz. Bizler basın özgürlüğü ve halkın haber alma hakkının korunması için mücadelemizi sürdüreceğiz” dedi. Yasanın yürürlüğe girdiği Ekim 2022’den bu yana yaptıkları haberler nedeniyle en az 83 gazeteciye tam 114 kez ‘halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma’ suçlaması yöneltildi. 54 kez soruşturma, 39 kez dava açıldı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.