SON DAKİKA
Hava Durumu

#Akp

Porsuk Haber Ajansı - Akp haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Akp haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Çakırözer: Emeklimize Bir Asgari Ücret Bayram İkramiyesi Haktır Haber

Çakırözer: Emeklimize Bir Asgari Ücret Bayram İkramiyesi Haktır

Ramazan Bayramı’na sayılı günler kala emeklinin bayram ikramiyesine yapılacak zam da gündem oldu. AKP Grup Başkanvekili Abdullah Güler’in yüksek enflasyon ve hayat pahalılığıyla boğuşan emekliye bayram ikramiyesi için 'kaynak yok' diyerek kapıyı kapatması tepkilere neden oldu. TBMM’de çağrıda bulunan CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, “AKP’nin kara düzeninde saraya, yandaşa, lükse, şatafata kaynak var ama emekliye yok! Emeklimize bayramda bir asgari ücret ikramiye haktır! Ya bu hakkı verin ya da veremeyecekseniz getirin sandığı milletin önüne yok saydığınız o emekliler size hak ettiğiniz dersi versin” dedi. “KAYNAK YOK” ÇIKIŞINA TEPKİ CHP’nin vaadi olarak ilk kez 2018 yılında hayata geçen bayram ikramiyesi, her yıl belirli oranda arttırılırken, AKP’nin ‘kaynak yok’ diyerek emeklinin bayram ikramiyesine zam yapılmayacağını açıklaması milyonlarca emekliyi hüsrana uğrattı. Türkiye genelinde emekliler meydanlarda hakkını isterken, muhalefet milletvekilleri emeklinin bayram ikramiyesi zammı için TBMM’de çağrıda bulunuyor. AKP’li Abdullah Güler’in emeklinin bayram ikramiyesi için ‘kaynak yok’ açıklamasına tepki gösteren CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, TBMM’de söz alarak bayram ikramiyelerinin en az asgari ücret tutarına çıkarılması çağrısını yaptı. “YANDAŞA, ŞATAFATA VAR, EMEKLİNİN BAYRAM İKRAMİYESİNE YOK” “AKP’nin kara düzeninde saraya, yandaşa, lükse, şatafata kaynak var ama emekliye yok” diye Çakırözer şunları söyledi: “Sözde yüksek gelirli ülke olmuşuz ama hazine tamtakır. Emeklinin bayram ikramiyesine zam verecek bir kuruş yok. 17 milyon emekli geçinemiyor. İnsanca yaşam için meydanlarda, 81 ilde yüzbinlerce imza toplandı ama bu sorumsuz iktidar emeklinin çığlığını duymuyor. Bu ülkenin her karışında alın teri olan emeklilerimiz için Cumhuriyet Halk Partisi olarak talebimiz net: Emeklimize bayramda 1 asgari ücret ikramiye haktır. Ya bu hakkı verin ya da veremeyecekseniz bırakın. Getirin sandığı milletin önüne, getirin ki yok saydığınız o emekliler size hak ettiğiniz dersi versin.”

Gülizar Biçer Karaca: "Emekli Gözden Çıkarıldı" Haber

Gülizar Biçer Karaca: "Emekli Gözden Çıkarıldı"

CHP Denizli Milletvekili Gülizar Biçer Karaca, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada; emekli bayram ikramiyesinin geçen yılki tutarda bırakılmasına tepki gösterdi. Milletvekili Biçer Karaca, iktidarın TBMM’ye sunduğu ve ocak ayında AKP ve MHP’nin oylarıyla kabul edilen torba kanunun 6. maddesiyle 4857 sayılı İş Kanununa eklenen Geçici maddeyi işaret etti. Siyasi iktidarın tercihiyle ihale verdikleri yandaş şirketlerin devlete olan borçlarını sildiğini gündeme getiren Biçer Karaca bayramda emekli ikramiyesine bu yıl tek kuruş artış veremeyen iktidara yüklendi: “Beşli çetelerin ihale verdiği yandaş firmaların 66 milyar borcunu bir kalemde silecek kaynak bulabilen iktidar, söz konusu emekli olunca zordayız” diyor. Beşli çetelerin ihale verdiği yandaş firmalarda olan devletin alacağını tahsil edin, emekliye verin.” EMEKLİ BAYRAM İKRAMİYELERİNDE TEK KURUŞ ARTIŞ YOK CHP Milletvekili Biçer Karaca, yaklaşan bayram öncesinde emeklilerin ikramiyesine artış yapılmamasına tepki göstererek şu ifadeleri kullandı: “Emekliler yine unutuldu. Geçtiğimiz yıl 4.000 lira olan bayram ikramiyesini bu yıl da artırmadan sürdürmeye karar verdiler. Emekli gözden çıkarıldı.” TORBA KANUNLA RÜCU ALACAĞININ TAHSİLİNDEN VAZGEÇİLDİ CHP Denizli Milletvekili Biçer Karaca; Torba kanunun 6. Maddesiyle; İş Kanununa eklenen geçici madde ile 11/09/2014 ile 15/10/2019 tarihleri arasında 4734 sayılı Kanunun 62’nci maddesinin birinci fıkrasının e bendi uyarınca imzalanan ihale sözleşmeleri kapsamında çalıştırılan işçilere ilişkin kıdem tazminatı ödemelerinden doğan ve alt işverenlere rücuya konu olan tutarların, söz konusu sözleşmeler kapsamında kalan kısmının tahsilinden vazgeçilmesi düzenlendi. HESAP: 66 MİLYAR TL YANDAŞA DEĞİL EMEKLİYE GİTSEYDİ?! CHP Milletvekili Biçer Karaca, muhalefetin hesaplamalarına göre tahsilinden vazgeçilen tutarın 66 milyar TL düzeyinde olduğunu belirterek, bu kaynağın emeklilere aktarılması halinde ikramiyenin anlamlı biçimde artırılabileceğini söyledi: “Emekliye gelince ikramiyeye zam yapmak şöyle dursun ‘4.000 lirayı aynen devam ettirelim’ diyenler, kamu alacağından vazgeçmeyi tercih ediyor. Bu kaynak emekliye ayrılsaydı, emekli başına yaklaşık 3.700 TL ilave anlamına gelir, ortalama 4.000 TL’lik emekli bayram ikramiyesi 7.500 TL’nin üzerine çıkabilirdi.” ÇAĞRI: VAZGEÇİLEN KAYNAK EMEKLİNİN BAYRAM İKRAMİYESİNE EKLENSİN CHP Denizli Milletvekili Biçer Karaca, iktidara çağrıda bulunarak torba kanunun 6. maddesiyle yandaş gözetilebilir hale geliyorsa iş emeklilerin bayram ikramiyelerine kaynak ayırmaya gelince ‘kaynak üretmede zorlandık’ diyemezsiniz. Kaynak var. Yandaşı bırakın emekliye verin, emeklinin bayram burukluğunu sevince çevirin.”

CHP'li Çakırözer: "Gazeteciler Derhal Serbest Kalmalı" Haber

CHP'li Çakırözer: "Gazeteciler Derhal Serbest Kalmalı"

Türkiye’de gazetecilere yönelik gözaltı, tutuklama ve engellemelere her geçen gün yenileri ekleniyor. Gazeteciler sadece haber yaptıkları için şafak baskınlarıyla gözaltına alınıp zindana konuluyor. Yılın en kısa ayı şubat ayında gazeteciler en az 50 kez hakim karşısında çıkarken, 8 gazeteci gözaltına alındı. Alican Uludağ’ın da aralarında olduğu 5 gazeteci tutuklandı. Neredeyse her yazdığı haber ve paylaşımı nedeniyle hedefe konan Uludağ şubat ayında tutukluluğuna neden olan davaların yanı sıra 2 soruşturma ve dava ile de karşı karşıya kaldı. Gazetecilere yönelik gözaltı ve tutuklamalara tepki gösteren CHP’li Utku Çakırözer, “AKP iktidarında basın özgürlüğü, halkın haber alma hakkı artık askıda! Türkiye’de basın özgürlüğü ve halkın haber alma hakkı alanında yaşadığımız ihlallere her gün yenileri ekleniyor. Tamamen gazetecilik refleksiyle yaptıkları yayınlar, haberler nedeniyle gazeteciler gözaltına alınıyor, tutuklanıyor! Gazetecilere yönelik bu soruşturma ve gözaltılar haber alma hakkımıza ve gazeteciliğe gözdağıdır, saldırıdır! Bu hukuksuz uygulamalara artık son verilmeli; Alican Uludağ, Merdan Yanardağ, Enver Aysever ve daha nice gazeteci derhal serbest bırakılmalıdır! Basın özgürlüğü 86 milyonun özgürlüğüdür, hepimiz özgürlüğümüzü sonuna kadar savunacağız” dedi. ULUDAĞ’IN HER PAYLAŞIMINA AYRI SORUŞTURMA CHP’nin gazeteci kökenli Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer her ay düzenli olarak kamuoyu ile paylaştığı basın özgürlüğü raporunun şubat bilançosunu açıkladı. Çakırözer’in hazırladığı rapora göre basın özgürlüğü alanında şubat ayında yaşanan ihlaller şöyle: Karar Gazetesi muhabiri Feyza Nur Çalıkoğlu, Nefes Gazetesi muhabiri Nisanur Yıldırım’ın da aralarında bulunduğu gazeteciler en az 50 kez hakim karşısında çıktı. Deutsche Welle Türkçe'nin Ankara muhabiri gazeteci Alican Uludağ sosyal medya paylaşımları gerekçe gösterilerek Ankara’daki evinde çocuklarının gözü önünde gözaltına alındı. Ankara’da ikamet eden Uludağ’ın İstanbul’a götürülerek Silivri Cezaevi’ne konulması tepki çekti. Alican Uludağ haber içerikli sosyal medya paylaşımları nedeniyle şubat ayında ayrıca 3 soruşturma ve dava ile de karşı karşıya kaldı. 50 YARGILAMA 5 TUTUKLAMA Ezilenlerin Sosyalist Partisi ve kurumlarına yönelik yapılan operasyonlarda ETHA muhabirleri Nadiye Gürbüz, Pınar Gayıp, Elif Bayburt, Müslüm Koyun ve Züleyha Müldür gözaltına alındı. Züleyha Müldür adli kontrolle serbest bırakılırken, 4 kişi tutuklandı. Soruşturmada gazetecilerin uluslararası basın kartı için yaptığı ödemelerin “terör finansmanı” olarak sayılması dikkat çekti. Ömer Ödemiş, daha önce beraat ettiği davada 6 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırıldı. Kobani davasının karar duruşmasını izleyen 7 gazeteciye duruşmada ses ve görüntü aldıkları gerekçesiyle 18 gün hapis cezası verildi. HABERE GÖZALTI VE SORUŞTURMA YAĞMURU Şubat ayında Kayserili gazeteci Ali Türk Aslan ve gazeteci Mehmet Ali Ertaş’ın da aralarında olduğu 8 gazeteci gözaltına alındı. Gazeteciler haber ve paylaşımları nedeniyle ifade verdi. İsmail Arı yaptığı haber gerekçe gösterilerek Türk Telekom CEO’su ve RTÜK eski Başkanı Ebubekir Şahin’in şikayetiyle ifade verdi. JinNews Haber Müdürü Öznur Değer hakkında Van’da Rojava için yapılan yürüyüşle ilgili paylaşımı nedeniyle soruşturma başlatıldı. SİYASETÇİLER DE KORUMALARI DA GAZETECİ DÖVÜYOR Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum’un Kocaeli’de katıldığı MÜSİAD programını izleyen basın mensuplarını koruma ekibi engelledi. Çıkan tartışmada gazeteci Serkan Üldeş’e fiziki müdahale edilmesi üzerine basın mensupları tepki göstererek salonu terk etti. Tatvan Belediyesinin kar çalışmalarını eleştiren gazeteci Mücahit Tarlan Belediye Başkanı Mümin Erol tarafından tehdit edilirken, koruması tarafından darp edildi. Evrensel'in İzmir Temsilciliğine 2025’te düzenlenen silahlı saldırının tetikçisi İsa Can Bilir 106 gün tutukluluktan sonra serbest bırakılırken, azmettiricilerin belirlenmesi için yapılan suç duyurusu reddedildi. RTÜK’TEN HALK TV’YE CEZA RTÜK Uğur Dündar’ın Halk TV’de CHP'den istifa eden Keçiören Belediye Başkanı Mesut Özarslan’ın istifasını değerlendirirken kullandığı ifadeler nedeniyle kanala idari para cezası verdi. Anayasa Mahkemesi şubat ayında basın özgürlüğü alanında önemli bir karara imza attı. KRT Televizyonu tarafından yapılan başvuruda, AYM 2019 yerel seçimlerinde Anadolu Ajansı'nın veri akışındaki 13 saatlik kesintiyi hak ihlali olarak değerlendirdi. AİLE BAKAN YARDIMCISI ERİŞİM ENGELİ ŞAMPİYONU Haber ve içeriklere yönelik erişim engelleri şubat ayında da devam etti. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakan Yardımcısı Zafer Tarıkdaroğlu aralarında yeğeninin KPSS’siz memur yapıldığı haberlerinin de yer aldığı 258 haber ve paylaşımı bir günde engelleterek erişim engeli şampiyonu oldu. Mezopatamya Ajansı, Yeni Yaşam ve JinNews’un sosyal medya hesaplarına erişim engeli getirildi. Şubat ayında erişime engellenen haberler şöyle; “Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği eski Bakanı AKP’li Mehmet Özhaseki’ye video ile şantaj yapıldığı yönündeki haber ile bu haberin erişime engellendiğini duyuran haber, Yeniçağ Gazetesi’nde iş insanı Fuat Tosyalı’nın adının geçtiği ‘Ziraat Bankası’nda ikinci Demirören vakası!’ başlıklı haber, Epstein belgelerinde İhlas Holding CEO’su Ahmet Mücahid Ören’in yazışmalarının çıkması hakkındaki haberler, İBB’den alınan Galata Kulesi’ndeki tepki çeken restorasyon işinin AKP Genel Başkan Yardımcısı Sevilay Tuncer Uludağ’ın şirketi tarafından yapıldığı haberleri, MHP Çanakkale İl Başkanının geçmişte usulsüz öğretim görevlisi olduğuna ilişkin haberler.”

Kombi Açmak Lüks Oldu! Haber

Kombi Açmak Lüks Oldu!

CHP Ankara Milletvekili Semra Dinçer, emeklilerin elektrik ve doğalgaz başta olmak üzere artan enerji giderleri altında ezildiğini belirterek TBMM’ye “Emekliye Enerji Desteği” kanun teklifini sundu. Dinçer’in teklifi, aylık alan emekliler ile hak sahiplerine yılda bir kez, kış ayları gelmeden önce Eylül ayında net asgari ücret tutarında nakdi destek ödenmesini öngörüyor. Dinçer: “Kış ayları emekli için çok zor geçti. AKP iktidarı bu kış da emekliyi açlığa, sefalete ve yoksulluğa mahkum etti. Emekli, pazar filesiyle faturalar arasında tercih yapmak zorunda bırakıldı. En azından önümüzdeki kış emekli evinde sıcak otursun.” ifadelerini kullandı. Emekli Temel İhtiyaçları Arasında Tercih Yapmak Zorunda Kaldı Sabit gelirle yaşayan emeklilerin fiyat artışları karşısında alım gücünün gerilediği belirten Dinçer: “Özellikle ısınma ve elektrik gibi zorunlu konut giderleri emeklinin sırtında “ağır bir yük” haline geldi. Enerji harcamaları barınma, beslenme, sağlık ve ulaşım gibi temel ihtiyaçlarla doğrudan rekabet ediyor. Böylece emekli temel ihtiyaçlar arasında tercih yapmak zorunda kalıyor. Bu kış da emekli ne yazık ki enerji giderlerinden vazgeçti. Kış şartlarında soğuk evlerde oturmak zorunda kaldılar. Bu sadece ekonomik değil, aynı zamanda yaşlı nüfusta sağlık koşullarının tetikleyebileceği sağlık sorunları nedeniyle kamusal sağlık yükünü artırma riski taşıyor.” ifadelerini kullandı. AKP, Emekliye Katlan Diyor Dinçer şunları söyledi: “Emeklilerin önemli bir kısmı ek gelir imkanından yoksun. AKP iktidarının uyguladığı yanlış ekonomi politikalarının ani ve yüksek maliyet artışları karşısında emekliyi korunmasız bırakması, sosyal güvenlik sisteminin koruyucu işleviyle bağdaşmamaktadır. Bu nedenle, enerji maliyetlerindeki dönemsel yükselişlerin yarattığı yükü azaltacak tek seferlik ve ölçülebilir bir destek mekanizmasının sosyal adaleti güçlendireceğini düşünüyoruz. AKP iktidarı emekliye sabret, katlan diyor. Ama Biz CHP olarak emeklimizi yılların emeğine karşılık rahat yaşatmanın yollarını arıyoruz. Bu ülkenin emeklisi kışın battaniyeyle değil, insanca evinde ısınmalıdır. Henüz bir ayda eriyen emekli maaşı, AKP’nin bilimsellikten uzak ekonomi politikaları nedeniyle kış gelmeden daha da eriyecektir. Kış gelmeden emekliye verilecek destek, bir nebze de olsa onları önümüzdeki kış rahatlatacaktır.”

Millet Borç Batağında, Siz Masal Anlatıyorsunuz! Haber

Millet Borç Batağında, Siz Masal Anlatıyorsunuz!

CHP Ankara Milletvekili Semra Dinçer, Türkiye’de kişi başına düşen borç miktarındaki devasa artışa rağmen TÜİK’in “yaşam memnuniyeti arttı” verilerini eleştirdi. Dinçer, “Borç gırtlağa dayanmışken, vatandaşın önüne pembe tablolar koymak halkın aklıyla alay etmektir” dedi. CHP Ankara Milletvekili Semra Dinçer, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan Yaşam Memnuniyeti Araştırması sonuçları ile derinleşen ekonomik krizi kıyaslayan bir açıklama yayımladı. Dinçer, sokağın gerçeği ile kurumun verileri arasındaki uçurumu çarpıcı rakamlarla ortaya koydu. Borç Yükü 5 Asgari Ücreti Aştı Dinçer, Türkiye’de kişi başına düşen ortalama borcun son bir yılda yüzde 42,5 oranında arttığına dikkat çekerek, borç miktarının 95 bin liradan 135 bin 500 liraya yükseldiğini vurguladı. Bu rakamın yaklaşık 5 asgari ücrete denk geldiğini belirten Dinçer, şu ifadeleri kullandı: “Vatandaşı beş asgari ücret tutarında borç batağına mahkûm eden AKP iktidarı, halkın mutfağındaki yangını istatistik oyunlarıyla bastıramaz. Sizin ''istatistik'' dediğiniz o rakamlar, kirasını ödeyemeyen vatandaşın, çocuğuna süt alamayan anne babaların, borcunu borçla kapatmaya çalışan esnafın derdini gizleyemez.” TÜİK Masal Okuyor, OECD Gerçeği Söylüyor TÜİK’in 2024’te yüzde 49,6 olan mutlu olduğunu beyan edenlerin oranını 2025’te yüzde 53,3 olarak açıklamasını “hayal ürünü” olarak nitelendiren Dinçer, uluslararası verileri hatırlattı. Eurostat ve OECD verilerine göre Türkiye’nin yaşam memnuniyetinde 31 ülke arasında sonuncu olduğunun altını çizen Dinçer, açıklamasına şöyle devam etti: “Türkiye OECD ülkeleri arasında yaşam memnuniyetinde en mutsuz ülke konumundayken, TÜİK eliyle mutluluk masalları anlatmak halkı kandırmaktan başka bir şey değildir. Ekonomik krizi TÜİK’in pembe tablolarıyla gizleyemezsiniz.” İyimserlik Çöktü, Kötümserlik Patladı Dinçer, TÜİK’in 2003 yılından bugüne kadar olan ''gelecek beklentisi'' verilerini karşılaştırarak acı tabloyu gözler önüne serdi: “2003 yılında bu ülkede ‘bir yıl sonrası daha iyi olacak’ diyenlerin oranı yüzde 44,6 idi. Bugün bu oran yüzde 25,2’ye kadar geriledi. Buna karşın ‘daha kötü olacak’ diyenlerin oranı yüzde 9,2’den yüzde 25,3’e fırladı. Yani halkın geleceğe dair umudu yarı yarıya azalırken, karamsarlığı üç kat artmış. Şimdi soruyorum: Geleceğinden bu kadar kaygılı olan bir millet, nasıl oluyor da aynı TÜİK’in anketinde yüzde 53,3 oranında ''mutlu'' çıkabiliyor? Bu hangi kitabın matematiğidir?”

CHP’li Gülcan Kış: "Emekliye 28 Bin Lira Çok Görüldü" Haber

CHP’li Gülcan Kış: "Emekliye 28 Bin Lira Çok Görüldü"

CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış, AKP iktidarının ekonomi politikalarının emeklileri yoksulluğa, toplumu ise borç ve icra sarmalına mahkûm ettiğini belirterek, “Bu tablo bir kaynak sorunu değil, bilinçli bir tercihin sonucudur” dedi. En düşük emekli maaşının asgari ücret seviyesine, yani 28.075 TL’ye çıkarılması yönündeki CHP önerisinin AKP tarafından reddedildiğini hatırlatan Kış, iktidarın emekliye 20 bin lirayı reva gördüğünü söyledi. Kış, “Faize, geçiş garantilerine ve şirket sözleşmelerine sınırsız kaynak bulanlar, konu emekli olunca ‘bütçe yok’ diyebiliyor. Bu kabul edilemez” ifadelerini kullandı. Faize para var, emekliye yok AKP iktidarı boyunca yalnızca dış borç faizleri için ödenen 228 milyar doların, bugün emeklilerin neden açlık sınırında yaşadığının en açık göstergesi olduğunu vurgulayan Kış, şu değerlendirmeyi yaptı: “Bu para kendiliğinden buharlaşmadı. Faize gitti, köprü ve otoyol garantilerine gitti, dövizli sözleşmelere gitti. Ama emekliye gelince ‘kaynak yok’ denildi. İtiraz ettiğimiz düzen tam olarak budur.” 228 milyar dolar ne demek? Kış, kamuoyunda sıkça dile getirilen milyar dolarlık rakamların somut karşılığının bilinmediğini belirterek çarpıcı karşılaştırmalar yaptı. Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nün yapım maliyeti yaklaşık 818 milyon dolar. 228 milyar dolar ile yaklaşık 280 adet bu ölçekte köprü yapılabilirdi. İstanbul–İzmir Otoyolu’nun maliyeti yaklaşık 6 milyar dolar. Aynı kaynakla 38 adet bu otoyol inşa edilebilirdi. “Bugün ‘bütçe yok’ denilen her alanda aslında bu ülkenin parası vardı. Ama o para halk için değil, garanti verilen projeler ve faiz için kullanıldı” dedi. Geçiş garantileriyle risk halka yüklendi Bu projelerin yalnızca yapım maliyetleriyle değil, geçiş garantileriyle de kamuya uzun vadeli yük bindirdiğini ifade eden Kış, “Bu köprülerden geçseniz de geçmeseniz de bedelini ödüyorsunuz. Çünkü AKP şirketlere müşteri garantisi verdi. Risk kamuya, kazanç özel sektöre bırakıldı. Bütçedeki tahribatın temel nedeni budur” diye konuştu. Bu para emekliye yetiyordu Türkiye’de yaklaşık 16 milyon emekli bulunduğunu hatırlatan Kış, 228 milyar doların bugünkü kur karşılığıyla trilyonlarca liralık bir kaynağa denk geldiğini belirtti. “Bu kaynakla yıllar boyunca en düşük emekli maaşı asgari ücret seviyesinde tutulabilirdi. Emekliye 20 bin lirayı çok görenler, aynı bütçeden milyarlarca doları faize ve garanti ödemelerine aktarmakta tereddüt etmedi” dedi. Emeklilik hayatta kalma mücadelesine dönüştü Emeklilerin önemli bir bölümünün kredi kartı ve tüketici kredileriyle geçinmeye çalıştığını vurgulayan Kış, emekliliğin bugün dinlenme değil hayatta kalma mücadelesi anlamına geldiğini söyledi: “Emekli maaşıyla kira ödeyemeyen, faturalarını karşılayamayan, torununa harçlık veremeyen bir kuşak yaratıldı. Bu tablo kader değil; siyasi tercihlerin sonucudur.” Özelleştirdiler, borçlandılar, faizi büyüttüler AKP dönemindeki özelleştirmelere de dikkat çeken Kış, “Telekomu sattılar, limanları sattılar, enerji tesislerini sattılar. Devletin varlıkları elden çıktı ama borç azalmadı. Aksine faiz ödemeleri büyüdü. Çünkü bu satışlar kamuyu güçlendirmek için değil, günü kurtarmak için yapıldı” ifadelerini kullandı. “Bu bir tercih meselesidir” Kış açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “228 milyar dolar bu ülkenin kayıp yıllarıdır. Bu para emekliye, konuta, üretime, istihdama gitseydi bugün kredi kartıyla ayakta durmaya çalışan bir toplum olmazdı. Emekli sadaka istemiyor, hakkını istiyor. Yoksulluk bir kader değil; AKP’nin faiz ve garanti düzeninin sonucudur.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.