SON DAKİKA
Hava Durumu

#Akp

Porsuk Haber Ajansı - Akp haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Akp haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

CHP’li Çakırözer: "Bu Kayyum Düzeni Sürdükçe Yabancı Gelmez, Yerli Kaçar!" Haber

CHP’li Çakırözer: "Bu Kayyum Düzeni Sürdükçe Yabancı Gelmez, Yerli Kaçar!"

AKP’nin yurtdışından yatırımcı çekme gerekçesiyle Meclis’e getirdiği vergi indirim ve affı içeren pakete CHP’den tepki geldi. Türkiye’de belediyelerin, şirketlerin kayyum düzeni altında olduğuna dikkat çeken CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, “Ekonomiyi mahveden, milleti açlığa mahkum eden AKP iktidarı ‘Teşvikler vereceğiz, Türkiye'yi cazibe merkezi yapacağız, yabancı yatırımcı çekeceğiz’ diyor. Siyasette ve ekonomide bu kayyım düzeni sürdükçe yatırımcı gelmez. Siz olsanız, mal varlığınıza değil mahkeme kararı, gerekçe dahi gösterilmeden el konacağını bile bile bu ülkeye gelir misiniz?” diye sordu. “Bugün, Türk ekonomisinin en temel sorunu güven krizi!” diyen Çakırözer, “Resmiyette Anayasa'mızda mülkiyet hakkı korunur ama Türkiye'de tam zıddı yaşanıyor. Tam 1.034 şirkette kayyım var. TMSF Türkiye'nin en büyük medya patronu. Türkiye, Mülkiyet Hakları Endeksi'nde 126 ülke arasında 93'üncü sırada! Böyle bir tabloda hangi yatırımcı gelir” dedi. “KAYYUM DÜZENİ SÜRDÜKÇE YATIRIMCI GELMEZ” CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer TBMM’de yaptığı konuşmada Türkiye’de siyasette ve ekonomide var olan kayyum düzenine dikkat çekerek, AKP’nin yabancı yatırımcıyı ülkeye çekmek için Meclis’e getirdiği kanun teklifini eleştirdi. Türk ekonomisinin en temel sorunlardan birinin güven krizi olduğunu söyleyen Çakırözer, “Millet iradesinin ortaya konulduğu belediyelerimizde, müteşebbislerimizin birikimleriyle ortaya çıkan şirketlerimizde bu kayyım düzeni Türkiye'nin ayıbına, bir büyük hukuksuzluğa dönüşmüş durumdadır. Ekonomiyi mahveden, milleti açlığa mahkum eden AKP iktidarı ne diyor? ‘Teşvikler vereceğiz, Türkiye'yi cazibe merkezi yapacağız, yabancı yatırımcı çekeceğiz’ diyorlar. Gelmez! Siyasette ve ekonomide bu kayyım düzeni sürdükçe gelmez. Siz olsanız, mal varlığınıza değil mahkeme kararı, gerekçe dahi gösterilmeden el konacağını bile bile gelir misiniz?” diye sordu. “1034 ŞİRKET KAYYIMDA” “Resmiyette Anayasa'mızda mülkiyet hakkı korunur ama Türkiye'de tam zıddı yaşanıyor” diyen Çakırözer, Türkiye’de kayyum atanan şirket sayılarını açıklayarak şunları söyledi: “Şirketler kişisel ya da siyasi gerekçelerle hedef yapılıyor, yargı süreci tamamlanmadan ekonomik yaptırım uygulanıyor, el konuyor. Akla gelen her işlem yapılıyor ve tüm bunlar istisna değil, yerleşik uygulama hâline gelmiş durumda. Bin 34 şirkette kayyım, 87 şirkete denetim kayyımı, 66 şirkette kısmi kayyım, 127 kişide şahsi mal varlığı kayyımı var. 40-50 milyar liralık bir ciro büyüklüğünden bahsediyoruz. “ “34 TELEVİZYON KANALI TMSF’DE, TELE 1’E ÇÖKTÜNÜZ” “TMSF Türkiye'nin en büyük medya patronu! 34 kanal, 38 radyo, 73 gazete, dergi, 6 haber ajansı kayyımda. Kim yönetiyor, nasıl yönetiliyor belli değil. İşte, Tele1 örneği. Neymiş? Casusluk soruşturmasıymış. Ne meslektaşımız Merdan Yanardağ'a ne dostumuz Necati Özkan'a ne de bu milletin Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu'na casusluk suçlaması yapışmadı, yapışmaz ama el çabukluğuyla ortada mahkeme kararı dahi yokken milyonların izlediği bu kanala resmen çöktünüz. Şimdi de yok pahasına kim bilir hangi yandaşa satıyorsunuz? Resmen yağmalıyorsunuz kanalı.” “KAYYIM ATADIKLARINIZA KANUNLA ZIRH SAĞLADINIZ!” “İşin diğer yanı, bu şirketlere kayyım atadıklarınıza zırh sağladınız! Hiçbir şekilde yargılanamıyorlar, şirketleri doğru mu yönetiyor, kime satıyor, zarar mı ettiriyor asla sorgulanamıyor. Son torba yasayla 2030'a kadar kayyım yetkisi uzatıldı. Mahkeme kararına gerek yok, kuvvetli şüphe olması yetiyor. Sadece özel müteşebbise değil, halka hizmet veren belediyelerimizin iştiraklerine dahi göz diktiniz. Bu yüzden de Türkiye, Mülkiyet Hakları Endeksi'nde 126 ülke arasında 93'üncü sırada; Hukukun Üstünlüğü Endeksi'nde 142 ülke arasında 117'nci sırada.” “MÜLKİYET HAKKI YOKSA YATIRIM, BÜYÜME OLMAZ” Çakırözer, Adalet Bakanı’nın "Yabancıya güven vermemiz lazım" açıklamalarını da eleştirerek, “Günaydın! Biz bunu yıllardır söylüyoruz. Sadece yabancıya değil, kendi milletimize de güven vermeliyiz. Siz ise bunları söyleyenleri yaka paça içeri alanlarsınız. İşte, TÜSİAD Başkanını sırf bunu söyledi diye gözaltına aldıran, yurt dışı çıkış yasağı koyduran başsavcı siz değil miydiniz? Mülkiyet hakkı yoksa, hukuk güvencesi yoksa yatırım da, büyüme de, refah da olamaz” dedi. “TÜRKİYE’NİN İHTİYACI BAĞIMSIZ VE TARAFSIZ YARGI” “Türkiye'nin ihtiyacı, dolarına dolar katacak sıcak paraya teşvik çıkarmak değildir” diyen Çakırözer, “Ülkenin ihtiyacı, hukuk güvenliği, bağımsız, tarafsız yargı ve tam demokrasidir, tek adam yönetimine son vermektir. Bunu da siz yapamazsınız. Adalet, demokrasi ve hürriyet ilkeleri etrafında milletimizle kenetlenen Cumhuriyet Halk Partimiz yapabilir ve yapacaktır” diye konuştu.

CHP’den Sansür Maddesinin Kaldırılması İçin TBMM’ye Teklif Haber

CHP’den Sansür Maddesinin Kaldırılması İçin TBMM’ye Teklif

Türkiye’de gazeteciler bir 3 Mayıs’a daha tutuklama, gözaltı, baskı, sansür ve soruşturmalar altında giriyor. Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi’nde 180 ülke arasında 159’uncu sırada yer alan Türkiye 2026 yılında 163’üncü sıraya geriledi. CHP’li Utku Çakırözer’in kamuoyu ile paylaştığı Nisan ayı Basın Özgürlüğü Raporu da Türkiye’de basın özgürlüğü alanında yaşanan kara tabloyu bir kez daha gözler önüne serdi. Rapora göre gazeteciler Nisan ayında 75 kez hakim karşısına çıktı. Gazetecileri susturmak için son üç yıldır olduğu gibi yine ‘halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma’ suçlaması kullanılırken, CHP sansür aracına dönüşen bu maddenin kaldırılması için TBMM’ye kanun teklifi verdi. Çakırözer, “2022 yılında ‘gazetecileri etkilemeyecek’ denilerek Meclis’ten geçen sansür yasası bugün gazetecilerin tutuklanmasına, soruşturulmasına gerekçe oldu. Alican Uludağ ve İsmail Arı zaten bu maddeden tutuklu. Şimdi bu ay da yeni isimler aynı maddeden yargılandı. Basın özgürlüğünün önündeki temel engellerden biri haline gelen bu sansür düzenlemesinin kaldırılması için teklifimizi verdik. En kısa sürede Meclis gündemine getireceğiz. Basın özgürlüğü olmadan demokrasi, demokrasi olmadan özgür basın var olamaz. Bizler basın özgürlüğü ve halkın haber alma hakkının korunması için mücadelemizi sürdüreceğiz” dedi. YASA SANSÜR KILICINA DÖNÜŞTÜ Çakırözer’in raporuna göre Nisan ayında basın özgürlüğü alanında yaşanan ihlaller şöyle: Gazeteciler haber ve paylaşımları nedeniyle 75 kez hakim önüne çıkmak zorunda kaldı. Soruşturma ve yargılamalarda AKP tarafından üç yıl önce dezenformasyonla mücadele amacıyla çıkarılan ‘halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma (TCK 217/A) maddesi baş rolde yer aldı. Şanlıurfa Kulis TV Genel Yayın Yönetmeni Mehmet Yetim bu suçlamayla ev baskınıyla gözaltına alındıktan sonra tutuklandı. 2024 yılında Halk TV programlarındaki ifadeleri nedeniyle aynı madde gerekçe gösterilerek Timur Soykan 10 ay, Barış Pehlivan ve Murat Ağırel 1 yıl 3'er ay hapis cezasına çarptırıldı. Gazeteci Tolga Şardan, ‘MİT'in Cumhurbaşkanlığı'na sunduğu 'yargı raporu'nda neler var?’ başlıklı yazısı sebebiyle yargılandığı davadan 5 ay hapis cezası aldı. Gazeteci Zafer Arapkirli, yine aynı suçlama ile yargılandığı davalarda sosyal medya paylaşımları nedeniyle 2 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırıldı. AYNI HABERE HEM BERAAT HEM TAZMİNAT Gazeteci Hazal Ocak Cumhuriyet gazetesinde yayımlanan “Damat işi biliyor” başlıklı haberi nedeniyle açılan cezai yargılamada beraat etmesine rağmen, 10 bin TL manevi tazminat ödemeye mahkum edildi. Dicle Fırat Gazeteciler Derneği'nin eski başkanı gazeteci Hakkı Boltan’a başkanlık döneminde yaptığı açıklamalar nedeniyle 1 yıl 2 ay 17 gün hapis cezası verildi. AYM’nin ihlal kararının ardından yeniden görülen davada gazeteci Neşe İdil hakkında 1 yıl 3 ay hapis cezası verilirken, gazeteci Mehmet Üçar’a yine yazıları gerekçe gösterilerek 1 yıl 6 ay 11 gün hapis cezası verildi. ÖDÜLLÜ HABERE İKİNCİ SORUŞTURMA 42 gündür tutuklu gazeteci İsmail Arı hakkında, bir X mesajını yeniden paylaştığı gerekçesiyle bir dava daha açıldı. T24 muhabiri Can Öztürk hakkında ödüller kazanan istismar skandalı haberi nedeniyle ikinci bir soruşturma açıldı. Nefes Gazetesi muhabiri Mahir Bağış’a haberi nedeniyle üç ayrı suçlamayla dava açıldı. Cumhuriyet yazarı Mine Kırıkkanat hakkında sosyal medyada eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na yönelik ifadesi nedeniyle soruşturma başlatıldı. Gazeteci Mehmet Murat Yıldırım, Öznur Değer ile Sol Gazetesi’nden yazar Orhan Gökdemir, muhabir İrem Yıldırım ve Sorumlu Müdür Emre Alım hakkında haberleri nedeniyle soruşturma ve davalar açıldı. Gazeteci Bahadır Özgür’e 4 yıl önce yayımlanan haberi nedeniyle soruşturma açıldı. 1 MAYIS ALANINA GAZETE YASAĞI Sabah muhabiri Lütfü Yalgı, Siverek’ta yaşanan okul saldırısına ilişkin haberi nedeniyle gözaltına alındı. Eski İçişleri Bakanı ve AKP Milletvekili Süleyman Soylu, kendisine Gülistan Doku cinayetiyle ilgili soru soran Now Haber muhabirine fiziki müdahalede bulunarak görüntü almasını engelledi. 1 Mayıs öncesi yapılan operasyonlarda Özgür Gelecek ve Yeni Demokrasi gazetelerinin bürolarına baskın düzenlendi. Ankara Emniyet Müdürlüğü 1 Mayıs gösterilerine BirGün ve Evrensel başta olmak üzere gazete ve dergi girişini yasakladı. TELE 1’E ÖNCE ÇÖKTÜLER, SONRA SATIŞA ÇIKARDILAR Merdan Yanardağ'ın gözaltına alınmasından sonra mahkeme kararı dahi olmadan el konulan TELE 1 kanalı TMSF tarafından 28 milyon TL bedelle satışa çıkarıldı. Halk TV’ye CHP’li Cemal Enginyurt’un Milli Eğitim Bakanı’na yönelik eleştirileri, SZC TV’ye de TİP’li Sera Kadıgil’in yapılan operasyonlarda uyuşturucu baronlarının hedef alınmamasına yönelik eleştirileri nedeniyle RTÜK tarafından para cezaları verildi. AKP’LİLER HAKKINDAKİ İDDİALARA KARARTMA İktidarın keyfi olarak uyguladığı erişim engellemeleri nisan ayında da basın özgürlüğünü kısıtlayan temel unsurlardan biri oldu. Erk Acarer’in X hesabı ile ‘İstanbul Yargılanıyor’ instagram hesabı erişime engellenirken, erişim engeli getirilen bazı haber içerikleri şöyle: “En çok et ithalatının AKP'li ismin hissedar olduğu şirketten yapılmasına ilişkin haber, Epstein belgelerinde İhlas Holding CEO’su Ahmet Mücahid Ören’in yazışmalarının çıkması hakkındaki haberler, Sabah yazarı Hilal Kaplan hakkında 1600’den fazla içeriğe erişim engeli kararı haberleri, tartıştığı doktoru gözaltına aldıran savcı hakkındaki haberler, Çin’de faaliyet gösteren İsviçre merkezli bir firmaya saf bakır yerine kaldırım taşı gönderilerek 36 milyon dolarlık dolandırıcılık yapıldığı iddiası hakkındaki haberler, AKP Antalya İl Başkanının Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne ait bir araziyi düşük kira bedeliyle kullandığı haberleri.” SANSÜR YASASININ KALDIRILMASI İÇİN TEKLİF SUNDU Çakırözer gazetecilerin mesleklerini yapabilmelerinin önündeki en büyük engellerden biri haline sansür yasasının iptali için de TBMM’ye kanun teklifi sunduğunu açıkladı. Teklifte “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” suçunu düzenleyen TCK’nın 217/A maddesinin yürürlükten kaldırılması düzenleniyor. Çakırözer, “2022 yılında ‘gazetecileri asla etkilemeyecek’ denilerek Meclis’ten geçen sansür yasası bugün gazetecilerin tutuklanmasına, soruşturulmasına en temel gerekçe oldu. Alican Uludağ ve İsmail Arı zaten bu maddeden tutuklu. İşte Nisan’da yeni isimler aynı maddeden yargılandı, tutuklandı. Dünya Basın Özgürlüğü Günü’nde çağrımız net: ifade ve basın özgürlüğünün önündeki en büyük engellerden biri olarak görülen Türk Ceza Kanunu’nun 217/A maddesi derhal yürürlükten kaldırılmalı. Gazetecilerin mesleklerini özgürce yapabilmesi ve halkın haber alma hakkı ile ifade ve basın özgürlüğünün korunması sağlanmalıdır. Bu sansür düzenlemesinin kaldırılması için teklifimizi verdik. En kısa sürede Meclis gündemine getireceğiz. Basın özgürlüğü olmadan demokrasi, demokrasi olmadan özgür basın var olamaz. Bizler basın özgürlüğü ve halkın haber alma hakkının korunması için mücadelemizi sürdüreceğiz” dedi. Yasanın yürürlüğe girdiği Ekim 2022’den bu yana yaptıkları haberler nedeniyle en az 83 gazeteciye tam 114 kez ‘halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma’ suçlaması yöneltildi. 54 kez soruşturma, 39 kez dava açıldı.

Çakırözer: ''1 Mayıs Yasakların, Barikatların Değil, Dayanışmanın Günü Olacak!'' Haber

Çakırözer: ''1 Mayıs Yasakların, Barikatların Değil, Dayanışmanın Günü Olacak!''

1 Mayıs İşçi Bayramı öncesinde TBMM’de konuşan CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, “AKP'nin saray düzeyinde 1 Mayıs’ta kutlanacak bayram yok! Çünkü iş yok, geçim yok, adalet yok. Biz, Cumhuriyet Halk Partisi olarak, işçilere üç ayda bir enflasyon oranında zam istiyoruz! Halkın iktidarında emek, alın teri yeniden değer kazanacak. 1 Mayıs, yasakların barikatların değil, dayanışmanın günü olacak” dedi. “YAŞASIN EMEKÇİNİN ONURLU MÜCADELESİ” CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü öncesinde TBMM’de yaptığı konuşmada işçiler, emekçiler için enflasyon oranında zam verilmesi çağrısı yaptı. Çakırözer, TBMM’de yaptığı konuşmada şunları söyledi: “Yarın 1 Mayıs, buradan gasp edilen hakları için Eskişehir'den Ankara'ya 200 kilometre yürüyen, barikata, gaza, gözaltlarına rağmen ölümü göze alarak direnen ve alın terinin karşılığı haklarını söke söke alan Bağımsız Maden İş Sendikası üyesi Doruk Madencilik emekçilerine selam olsun! Ama AKP'nin saray düzeyinde 1 Mayıs’ta kutlanacak bayram yok! Çünkü iş yok, geçim yok, adalet yok. 13 milyon işsiz yarattılar, milyonlarca emekçi de açlık sınırının altında asgari ücrete mahkum, o asgari ücretin alım gücü de dört ayda eridi. Biz, Cumhuriyet Halk Partisi olarak, işçilere üç ayda bir enflasyon oranında zam istiyoruz ama ülkeyi açlığa mahkum eden, emek düşmanı bu AKP bunu yapamaz, biz yapacağız. Halkın iktidarında emek, alın teri yeniden değer kazanacak. 1 Mayıs, yasakların barikatların değil, dayanışmanın günü olacak. Yaşasın 1 Mayıs, yaşasın emekçinin onurlu mücadelesi.”

Eskişehir Halkının İradesi Hiçbir Siyasi Hesapla Gölgelenemez Haber

Eskişehir Halkının İradesi Hiçbir Siyasi Hesapla Gölgelenemez

CHP Eskişehir İl Başkanı Talat Yalaz düzenlediği basın toplantısında Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce’ye yönelik son günlerde yapılan eleştirilere ve soruşturma izni tartışmalarına yanıt verdi. CHP İl Binasında düzenlenen basın toplantısında konuşan İl Başkanı Talat Yalaz şu ifadeleri kullandı; "Eskişehirli hemşehrilerimizin iradesiyle göreve gelen Büyükşehir Belediye Başkanımız Ayşe Ünlüce’ye yönelik yürütülen karalama kampanyalarını ve siyasi müdahale çığırtkanlıklarını en güçlü şekilde reddediyoruz. AKP İl Başkanlığının işaretiyle harekete geçeceği düşünülen bir mekanizmanın, hukuk devleti ilkeleriyle bağdaşması mümkün değildir. 31 Mart 2024 yerel seçimlerinde Eskişehir halkı iradesini tartışmasız biçimde ortaya koymuştur. Sandıkta tecelli eden bu güçlü demokratik tercih; bugün çeşitli yollarla gölgelenmek istenmektedir. Sandıkta kaybedenlerin, başka yollara başvurma çabası; demokratik rekabetin değil, siyasi çaresizliğin itirafıdır. AKP’nin günlerdir siyaset devşirmeye çalıştığı olayın özü şudur. Büyükşehir Belediye Meclisi’nin ESKİ Genel Kurulu sıfatıyla yaptığı toplantıda görüşülen konu; kamuoyuna yansıtıldığı gibi bir “sahtecilik” değil, tamamen teknik ve rutin bir tarife güncellemesidir. Söz konusu düzenleme; su ve atıksu tarifelerini dahi kapsamayan, yalnızca cezai yaptırımlar ve hizmet kalemlerine ilişkin tarifelerin, her yıl olduğu gibi enflasyon oranına göre güncellenmesinden ibarettir. Komisyonun iradesi nettir: 2025 yılı tarifeleri üzerine enflasyon eklenerek 2026 yılı tarifesi belirlenmelidir. Ancak 2025 yerine 2024 yılı tarifesi üzerinden hesaplama yapıldığı ve bu durum genel kurulda fark edilmediği iddia olunmaktadır. Böyle bile olsa karar tüm siyasi partilerin oy birliğiyle kabul edilmiştir. Altını çiziyoruz: Bu karar, yalnızca bir grubun değil, mecliste temsil edilen tüm partilerin ortak iradesiyle alınmıştır. Daha sonrasında da ortada herhangi bir kişisel menfaat, kasıt ya da suç unsuru bulunmamaktadır. Nitekim konu farkedilir edilmez, Sayın Başkan Ayşe ÜNLÜCE duruma derhal müdahale etmiş; 17 Nisan 2026 tarihinde olağanüstü genel kurul toplanmıştır. Bu süreçte: Kamu zararı oluşmamıştır. Herhangi bir kişi ya da zümreye menfaat sağlanmamıştır. Fazla tahsil edildiği iddia olunan tutarlar için de ve iade süreci gerçekleşecektir. Etkilenen kişi sayısı 200 – 300 kişi ile sınırlı olup, konu yalnızca cezai işlem uygulanan dar bir kesimi kapsamaktadır. Tüm bunlara rağmen, olayın “sahtecilik” ve “yolsuzluk” gibi ağır ithamlarla sunulması; iyi niyetle açıklanabilecek bir durum değildir. Bu yaklaşım, açıkça siyasi bir algı operasyonudur. Şayet ortada bir hata varsa dahi, hadi biran hata olduğunu varsaysak dahi unutulmamalıdır ki; binlerce personelin görev yaptığı büyük kamu kurumlarında benzer maddi hatalar her zaman yaşanabilir. Önemli olan, bu hataların şeffaflıkla ve hukuk içinde düzeltilmesidir. Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Başkanı Ayşe ÜNLÜCE’ de tam olarak bunu yapmıştır. hemen bir olağanüstü genel kurul kararı alınarak 17 Nisan 2026 tarihinde yapılan genel kurulda çelişki giderilmiştir. Ya arkadaşlar bir defa meclis çoğunluğu Cumhuriyet Halk Partisinde olduğu için, 5 gün içinde toplanabilecek bir genel kurulla her zaman düzeltmesi mümkün olan bir çelişkiyi neden sahte belge ile düzeltmeye çalışalım. Bunun bir mantığı yok ki. Öte yandan, burada hiç kimsenin menfaati yoktur. Burada, çelişki sebebi ile daha yüksek tarife uygulanarak 200-300 kişiden fazla para alınmışsa bile, bu para kimsenin cebine değil ESKİ’nin yani kamunun kasasına girmiştir. Son yapılan genel kurul kararı uyarınca da alınan tutarlar arasında fark varsa şayet bu paralar hızlıca iade edilecektir. Başkanımız olayı öğrenir öğrenmez, çelişkiyi düzeltmek için ESKİ Genel Kurulunu toplamış, olayla ilgili gerekli incelemeyi ve soruşturmayı başlatmıştır. Kısa süre içinde bu inceleme ve soruşturmanın raporları ortaya çıkınca da gereğini yapmakta hiç tereddüt etmez. Hayatını ve tüm meslek hayatını nokta lekesiz geçirmiş bir kişiye bir ithamda bulunurken biraz vicdanlı olmak gerekir. Siyaseti bu kadar da ayağa düşürmenin kimseye faydası olmaz. O meclis CHP’li ve AKP’li bütün meclis üyelerinin birlikte bu şehre hizmet etme niyetiyle birlikte çalışılması gereken bir meclistir. Oysa mevcut durumda, bir tarafta şehre hizmet için gece gündüz çalışan bir belediye başkanı ve CHP Meclis grubu, diğer tarafta başkanı ve meclisi nasıl engelleriz, nerden açık bulur da buradan siyaset devşiririz diye düşünen bir AKP grubu görüntüsü var. Örneğin bu olayda beklenirdi ki, olabilir AKP grubu bir eskikliği tespit etmiş olabilir. AKP grup başkan vekili hemen basını toplayıp basın açıklaması yapacağı yerde, koşarak adliyeye gideceği yerde Başkanımıza gelip burada bir çelişki var dese, başkanımız onlara teşekkür eder ve gereğini şu anda yaptığı gibi o zaman da hemen yapardı. Siyaset böyle işlemeli. Düşmanca yaklaşımla, siyasi rakibini ilk fırsatta sıkıntıya sokmaya çalışarak halka hizmet olmaz. Ortada ne sahtecilik ne de bir suç vardır. Ne bir lira bir menfaat ne de bir kişinin cebine giren bir delikli kuruş vardır. Kamu zarara uğramamıştır. Fazla tahsilat yapılan kişiler varsa da fazla alınan para ödendiğinde onların da bir zararı olmayacak ve işlem tüm sonuçları ile ortadan kalkacak ve geriye yalnızca AKP’nin kirli siyaseti kalacaktır. Şunu herkes bilmelidir ki: Bu ülkenin temeli adalettir, gücü millettir. Kalıcı olan ne siyasi baskıdır ne de geçici hesaplar; kalıcı olan milletin iradesidir. Bizler Cumhuriyet Halk Partisi olarak; hukukun üstünlüğünü, demokrasiyi ve halkın iradesini savunmaya kararlılıkla devam edeceğiz. Değerli arkadaşlar. Hepimiz yargılanıyoruz. Lütfen bizi doğru anlayın. Biz yargılanmaktan korkmuyoruz. Bizim veremeyeceğimiz hiçbir hesap yoktur. Bizim burada üzüldüğümüz AKP’nin yargıya müdahale çabasıdır. AKP il başkanı dün katıldığı bir program da soru üzerine soruşturma izni çok sürmez verilecek demiştir. Hadsizliğe bakar mısınız. Kararı sen mi vereceksin yargıç mı verecek. Soruşturma iznini bakanlık mı verecek sen mi vereceksin. Tekrar ediyoru. Ayşe başkanın veremeyeceği hesap yoktur. Yargıyı rahat bırakın hepimizi istediğiniz gibi yargılayın. Alnımız açık girer başımız dik çıkarız. Doğru duvar yıkılmaz! Eskişehir halkının iradesi hiçbir siyasi hesapla gölgelenemez. Ayşe Başkanımız yalnız değildir. Eskişehir yalnız değildir. Ve unutulmasın: Sandık geldiğinde; hukuku araçsallaştıranlar değil, hukuku savunanlar kazanacaktır. Milletin vicdanı, en doğru kararı mutlaka verecektir."

Emeklinin Son Umudu Bayram İkramiyesi de Hayal Kırıklığı Oldu! Haber

Emeklinin Son Umudu Bayram İkramiyesi de Hayal Kırıklığı Oldu!

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın emeklinin bayram ikramiyesine ‘zamsız müjde’ duyurusu milyonlarca emekliyi hayal kırıklığına uğratırken, muhalefetin çağrılarına rağmen Meclis emeklinin bayram ikramiyesine zam yapmadan kapandı. Milyonlarca emeklinin bayram ikramiyesine zam yapılmamasına tepki gösteren CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, “AKP bayram öncesi milyonlarca emekliye hayal kırıklığı yaşattı! Emekli aylığını açlık sınırı altında bırakanlar, emeklinin bayram ikramiyesine kuruş zam yapmadılar! Emekli 4 bin lira ile torununa harçlık mı versin, borç mu kapatsın, bayramlık mı alsın, mutfak alışverişi mi yapsın? Emekliye yokluğu, yoksulluğu reva görenlere yazıklar olsun!” dedi. “EN BÜYÜK VEFASIZLIĞI EMEKLİLERİMİZE YAPTILAR” Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, partisinin Grup Toplantısı’nda, “Emeklilerimize bir müjde vermek istiyorum. Bayram ikramiyelerini bayram öncesi hesaplarına yatırıyoruz” şeklindeki zamsız emekli ikramiyesi açıklaması on binlerce emekliyi hayal kırıklığına uğrattı. AKP’nin zamsız ikramiye müjdesine emekliler tepki gösterirken, muhalefetin çağrılarına rağmen Meclis emeklinin bayram ikramiyesine zam yapmadan kapandı. Emeklinin bayram ikramiyesine zam yapılmamasına tepki gösteren CHP’li Utku Çakırözer, AKP iktidarının en büyük vefasızlığı ülkeye yıllarca hizmet vermiş emeklilere yaptığını söyledi. Çakırözer, “Emeklinin son umudu bayram ikramiyesine yapılacak zamdı o da olmadı! Erdoğan’ın müjde diye duyurduğu zamsız ikramiye ile milyonlarca emekli hayal kırıklığı ile bayramı karşılayacak!” dedi. “EMEKLİYE YOKSULLUĞU REVA GÖRENLERE YAZIKLAR OLSUN!” Çakırözer, şu değerlendirmeyi yaptı: “Yıllarca ‘olmaz’ dedikleri emekli ikramiyesi Cumhuriyet Halk Partimiz ısrarlarıyla verilmeye başlandı. Verildiği 2018 yılında bin liralık emekli ikramiyesi ile 3 çeyrek altın alınıyordu. Bugün 4 bin lira çeyrek altının yarısı bile yapmıyor. En düşük emekli maaşı 20 bin lira, ortalama emekli maaşı 24 bin lira, açlık sınırı 32 bin lira! Bundan utanacaklarına zamsız maaşı müjde gibi duruyorlar. Bütün yıl faize 2 trilyon ödeyenler bu paranın yüzde bir buçuğunu bile emekliye vermeyenler bunu müjde diye açıklıyorlar. Emekli 4 bin lira ile torununa harçlık mı versin, borç mu kapatsın, bayramlık mı alsın, mutfak alışverişi mi yapsın? Emekliye yokluğu, yoksulluğu reva görenlere yazıklar olsun!”

Uğur Yıldız: "Ekonomi İyi Masalı Anlatmayın!" Haber

Uğur Yıldız: "Ekonomi İyi Masalı Anlatmayın!"

Cumhuriyet Halk Partisi Odunpazarı Belediye Meclis Üyesi Uğur Yıldız, Eskişehir ekonomisindeki daralmaya dikkat çekerek iktidara yüklendi. Eskişehir Ticaret Odası’nın açıkladığı Ocak 2026 karşılıksız çek verilerini paylaşan Yıldız, karşılıksız çek tutarındaki %156’lık artışın esnaf ve tüccar için kötü bir yılın habercisi olduğunu söyledi. ​Cumhuriyet Halk Partisi Odunpazarı Belediye Meclis Üyesi Uğur Yıldız, 2026 yılına ekonomik krizin gölgesinde giren esnaf ve tüccarın durumuna ilişkin sosyal medya hesabından bir açıklama yaptı. Yıldız, Eskişehir'de ticaretin durma noktasına geldiğini belirtti. ​“Yüzde 156’lık Artış Bir Yıkımdır” ​Yıldız, paylaştığı verilerle 2026 yılının sadece ilk ayında karşılıksız çek tutarının geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre %156 oranında arttığını vurguladı. Yıldız yaptığı paylaşımda şunları söyledi: ​"Eskişehirli esnaf ve tüccar için yıl kötü başladı. 2026 Ocak ayında karşılıksız çek tutarı %156 arttı. Ekonomi yönetiminin başarısızlığına ve nakit krizine bakıp “ekonomi iyi” masalı anlatmayın." dedi. ​“Millet Ekmeğinden, Esnaf İşyerinden Oldu” ​Ekonomi politikalarındaki başarısızlığın faturasının doğrudan vatandaşa ve esnafa kesildiğini ifade eden Uğur Yıldız; "AKP iktidarı yüzünden millet ekmeğinden, esnaf ve tüccar işyerinden oldu." dedi. ​

Emekli Bayramda Torununa Harçlık Veremeyecek Hale Getirildi Haber

Emekli Bayramda Torununa Harçlık Veremeyecek Hale Getirildi

CHP Manisa Milletvekili Bekir Başevirgen, AKP’nin emeklileri harçlık veremedikleri torunlarına bile mahcup hale getirdiğine dikkat çekti. Başevirgen, “Bu ülkenin emeklisi yıllarca çalıştı, prim ödedi, bu ülkeye hizmet etti. Ama bugün geldiğimiz noktada emekli iktidar tarafından bayramda torununa harçlık veremeyecek hale getirildi. İnsanlar çocuklarının, torunlarının yüzüne bakmaya utanıyor. Verilen ikramiye emekli bir çiftin memleketlerine gidip gelebilmeleri için otobüs bileti almalarına bile yetmiyor. Birde dalga geçer gibi Cumhurbaşkanı Erdoğan 4 bin liralık ikramiyeyi erken yatırmayı ‘müjde’ olarak sunuyor. Emeklilerimizin bayramı bayram gibi yaşayabilmeleri için en düşük emekli maaşı en az asgari ücret kadar olmalı ve bayram ikramiyeleri de bir maaş oranına yükseltilmelidir. Çünkü emeklilerimiz sadaka değil, hakkını istiyor” dedi. Milyonlarca emeklinin alım gücünün her geçen gün daha da düştüğüne dikkat çeken CHP Manisa Milletvekili Bekir Başevirgen, 4 bin liralık emekli ikramiyesinin erken yatacak olmasının Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından ‘müjde’ olarak duyurulmasına da tepki gösterdi. Açlık sınırı altında yaşayan emeklilere, bayram ikramiyesi olarak verilecek 4 bin liralının emeklinin hiçbir ihtiyacını karşılamaya yetmeyeceğini ifade eden Başevirgen, konuya ilişkin bir açıklama yaptı. “BAYRAMDA MİSAFİRLERE İKRAMLIK ALABİLMEK ARTIK EMEKLİNİN HAYALLERİNİ SÜSLÜYOR” İktidarın ekonomik krizin yükünü emeklilerin omuzlarına bıraktığını belirten Başevirgen, “Milyonlarca emekli açlık sınırının altındaki maaşlarıyla yaşam mücadelesi veriyor. Buna rağmen iktidar bayram ikramiyesinde bile artış yapmıyor. AKP’nin emekliyi gözden çıkardığı artık saklanamaz bir gerçek. Emeklinin yaşadığı hayat pahalılığını görmezden geldikleri yetmezmiş gibi birde dalga geçer gibi 4 bin liralık ikramiyeyi erken yatırmayı ‘müjde’ olarak sunuyorlar” dedi. Başevirgen, 4 bin liralık ikramiyenin marketlerde, pazarda hiçbir karşılığının kalmadığını vurgulayarak, “Bugün sıradan bir market alışverişi bile binlerce lirayı bulmuş durumda. Bu ikramiyeyle emeklinin bayram alışverişi yapması mümkün değil. Bayramda misafirlere ikramlık alabilmek ise artık emeklinin hayallerini süslüyor” dedi. “EMEKLİLERİMİZ SADAKA DEĞİL, HAKKINI İSTİYOR” Emeklilerin artık bayram harçlığı veremedikleri torunlarına bile mahcup hale geldiğini dile getiren Başevirgen, “Bu ülkenin emeklisi yıllarca çalıştı, prim ödedi, bu ülkeye hizmet etti. Ama bugün geldiğimiz noktada emekli bayramda torununa harçlık veremeyecek hale getirildi. İnsanlar çocuklarının, torunlarının yüzüne bakmaya utanıyor. Verilen ikramiye emekli bir çiftin memleketlerine gidip gelebilmeleri için otobüs bileti almalarına bile yetmiyor. Emeklilerimizin bayramı bayram gibi yaşayabilmeleri için en düşük emekli maaşı en az asgari ücret kadar olmalı ve bayram ikramiyeleri de bir maaş oranına yükseltilmelidir. Çünkü emeklilerimiz sadaka değil, hakkını istiyor” ifadelerini kullandı.

Çakırözer: Emeklimize Bir Asgari Ücret Bayram İkramiyesi Haktır Haber

Çakırözer: Emeklimize Bir Asgari Ücret Bayram İkramiyesi Haktır

Ramazan Bayramı’na sayılı günler kala emeklinin bayram ikramiyesine yapılacak zam da gündem oldu. AKP Grup Başkanvekili Abdullah Güler’in yüksek enflasyon ve hayat pahalılığıyla boğuşan emekliye bayram ikramiyesi için 'kaynak yok' diyerek kapıyı kapatması tepkilere neden oldu. TBMM’de çağrıda bulunan CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, “AKP’nin kara düzeninde saraya, yandaşa, lükse, şatafata kaynak var ama emekliye yok! Emeklimize bayramda bir asgari ücret ikramiye haktır! Ya bu hakkı verin ya da veremeyecekseniz getirin sandığı milletin önüne yok saydığınız o emekliler size hak ettiğiniz dersi versin” dedi. “KAYNAK YOK” ÇIKIŞINA TEPKİ CHP’nin vaadi olarak ilk kez 2018 yılında hayata geçen bayram ikramiyesi, her yıl belirli oranda arttırılırken, AKP’nin ‘kaynak yok’ diyerek emeklinin bayram ikramiyesine zam yapılmayacağını açıklaması milyonlarca emekliyi hüsrana uğrattı. Türkiye genelinde emekliler meydanlarda hakkını isterken, muhalefet milletvekilleri emeklinin bayram ikramiyesi zammı için TBMM’de çağrıda bulunuyor. AKP’li Abdullah Güler’in emeklinin bayram ikramiyesi için ‘kaynak yok’ açıklamasına tepki gösteren CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, TBMM’de söz alarak bayram ikramiyelerinin en az asgari ücret tutarına çıkarılması çağrısını yaptı. “YANDAŞA, ŞATAFATA VAR, EMEKLİNİN BAYRAM İKRAMİYESİNE YOK” “AKP’nin kara düzeninde saraya, yandaşa, lükse, şatafata kaynak var ama emekliye yok” diye Çakırözer şunları söyledi: “Sözde yüksek gelirli ülke olmuşuz ama hazine tamtakır. Emeklinin bayram ikramiyesine zam verecek bir kuruş yok. 17 milyon emekli geçinemiyor. İnsanca yaşam için meydanlarda, 81 ilde yüzbinlerce imza toplandı ama bu sorumsuz iktidar emeklinin çığlığını duymuyor. Bu ülkenin her karışında alın teri olan emeklilerimiz için Cumhuriyet Halk Partisi olarak talebimiz net: Emeklimize bayramda 1 asgari ücret ikramiye haktır. Ya bu hakkı verin ya da veremeyecekseniz bırakın. Getirin sandığı milletin önüne, getirin ki yok saydığınız o emekliler size hak ettiğiniz dersi versin.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.