SON DAKİKA
Hava Durumu

#Ahpadi

Porsuk Haber Ajansı - Ahpadi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ahpadi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İmralı Tutanakları, Sansürsüz Yayınlansın! Haber

İmralı Tutanakları, Sansürsüz Yayınlansın!

AHPADİ Derneği, TBMM'de kurulan Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu tarafından Terörsüz Türkiye kapsamında yapılan İmralı ziyaretine tepki gösterdi. AHPADİ Dernek başkanı Avukat Mehmet Ektaş düzenlediği basın toplantısında şu ifadelere yer verdi; ''Terörsüz Türkiye hedefiyle başlatıldığı iddia edilen sürecin, terörü bitirmeye değil Türkiye Cumhuriyetinin kimliğini yok etmeye evrileceğini söylemiştik. Türk Milletini sürece ikna etmeye çalışanlar, süreçte hiç bir müzakere olmayacağını, biz perde arkasında Türkiye üzerine pazarlıklar yapıldığını iddia etmiştik. Türk Milletini sürece ikna etmeye çalışanlar, PKK’nın silahları bıraktığını, biz PKK’nın şov yaptığını, silahlarını bırakmadığını, nefes kazandığını belirtmiştik. Türk Milletini sürece ikna etmeye çalışanlar, sürecin PYD/SDG dahil KCK’ya dahil tüm bileşenleri kapsadığını söylemişlerdi, biz sadece PKK üzerinden oyalamaya yönelik göstermelik adımlar atıldığını işaret etmiştik. Ne yazık ki, bir yılı aşkın süredir Türkiye’nin gündeminin önüne geçen süreç bizi haklı çıkardı. Başta teröristbaşı, arkasında DEM, onlardan aldıkları onayla PKK ve diğerleri, Ülkemizle pazarlık yapmaya ve tehdit etmeye devam ettiler. Gelinen noktada, PKK’nın silah bırakmadığı da ortaya çıktı. Teröristbaşının talebiyle kurulan Korsan Komisyon büyük hataydı. Ancak, o yanlıştan dönülmesini beklerken Türk Milletini teröristbaşının ayağına götürecek kadar şuursuz yeni bir adım geldi. Hepimizin yakından takip ettiği gibi, yaptıklarının utanç verici olduğunu bilen üç kişi, gizlenerek gittikleri İmralı’da teöristbaşıyla görüşme yaptı. Görüşme öncesinde, görüşmeye ilişkin bilgilerin komisyonla ve kamuoyuyla paylaşılacağı ifade ediliyordu. Gerçekten de, heyette yer alanlar, eğer ki teöristbaşından istedikleri, bekledikleri, temenni ettikleri sözleri duymuş olsalardı, eminiz ki daha adadan ilk limana indiklerinde düğün bayram, davul zurna görüşme içeriklerini açıklarlar, gururlu fotoğraflar paylaşırlardı. Ancak, biz teröristbaşıyla görüşme acizliğine düşen AKP’li ve MHP’li şahısların suskunluğundan, korkaklığından, teröristbaşıyla yaptıkları görüşmede, Milletin huzurunda vaat ettikleri gelişmeleri destekleyecek hiç bir söz duyamadıkları, aksine sürecin Türkiye için tam bir fiyaskoya dönüşeceğine olanak verecek sözlere ve tehditlere muhatap olduklarını anlıyoruz. DEMPKK’lı Koçyiğit’in açıklamalarından teröristbaşının bir kez daha Sevr’i istediğini, PKK’nın çatı yapılanması KCK’nın elebaşı terörist Hozat’ın açıklamalarından da taleplerinin yerine getirilmemesi durumunda bir kez daha Türkiye Cumhuriyetini yıkacakları tehdidinde bulunduğunu anlıyoruz. Hozat’ın bu aşağılık tehditlerine karşı, iktidar ve muhalefet çevresinden en küçük tepki gelmemesini, görmezden, duymazdan, anlamazdan gelinmesini de ibretle izliyoruz. Heyette yer alan AKP ve MHP’li şahıslara soruyoruz: Teröristbaşına, silah bırakma çağrısının başta PYD YPG olmak üzere tüm silahlı çeteleri kapsayıp kapsamdığını sordunuz mu? Ne cevap aldınız! Teröristbaşına, Türkiye Cumhuriyeti başta olmak üzere bölge ülkelerinin toprak bütünlüklerine göz diken KCK yapılanmasının dağıtılıp dağıtılmayacağını sordunuz mu? Ne cevap aldınız! Teröristbaşına, yaklaşık 45 yıldır neden olduğu kan, gözyaşı, bebek, öğretmen, polis, asker, mühendis ölümleri nedeniyle pişman olup olmadığını sordunuz mu? Ne cevap aldınız! Teröristbaşına, neden olduğu acılar, işlediği insanlık suçlarından dolayı af dileyip dilemeyeceğini sordunuz mu? Ne cevap aldınız! Biliyoruz ki, heyette yer alan AKP ve MHP’li şahıslar bu sorulara cevap vermeyeceklerdir. Ve hatta yapılan görüşmede teröristbaşının sözlerini çarpıtıp, bebek katilinden bir barış güvercini çıkarma çabalarına devam edeceklerdir. Terör örgütü yöneticilerinin, siyasi ayağı DEMPKK’lıların bildiği hiç bir bilginin Milletten saklanması kabul edilemez. Son görüşmeye ait İmralı tutanaklarının açıklanmaması, milletten gizlenmesi, içeriğinin toplumu kaygılandıran ve eleştirileri haklı kılacak bilgilerden oluştuğunu düşündürmektedir. O nedenle bizler, egemen Milletin fertleri olarak gerçekleri görmek, duymak ve kendimiz yorumlamak istiyoruz. Bizler, teröristbaşıyla yapılan son görüşmede konuşulanların tamamının sansürsüz yayınlanmasını istiyoruz. Millet biziz, öğrenmek bizim hakkımız. Hakkımızın takipçisiyiz. İlelebet payidar olacak Türk Devleri, PKK başta olmak üzere her tür şer yapısını bitirecek kuvvet ve dirayettedir. Bu duygu ve düşüncelerimizi, siz değerli yurttaşlarımızın takdirine sunuyoruz.''

Sırada Zorunlu Eğitim Süresi mi Var? Haber

Sırada Zorunlu Eğitim Süresi mi Var?

AHPADİ Derneği tarafından son günlerde tartışmaya açılan 12 yıllık zorunlu eğitimin süresinin tartışılması ile ilgili bir basın açıklaması yapıldı. AHPADİ Derneği Başkanı Avukat Mehmet Ektaş yaptığı basın açıklamasında şu ifadelere yer verdi; "2025-2025 Eğitim ve Öğretim Dönemi, eğitimin uzun yıllardır üzerine eklenerek birikmiş ve kronikleşmiş sorunlarıyla birlikte yarın başlıyor. Tüm çocuklarımıza, gençlerimize ve saygıdeğer öğretmenlerimize başarılar diliyoruz. Ancak, Liseye, Üniversiteye giriş için yapılan sıralamacı sınav sistemlerinde ortaya çıkan negatif net sayıları, PİSA gibi Uluslararası yarışmalarda elde edilen olumsuz sonuçlar, Dünyanın eğitim sistemlerinin karşılaştırıldığı endekslerdeki yerlerimiz, ve tabi ki bilim ve teknolojiye olan düşük performnaslarımız eğitim ve öğretim sistemimizdeki kötü durumu ve her geçen gün daha da artan kötüleşmeyi kör gözümüze sokuyor. Zaten, Ülkemizde ki Milli Eğitim Sisteminin çıktıları arasında eğitim ve kültürleme yoluyla sorumlu, bilinçli yurttaş yetiştirme hedefinden uzun yıllrdır vaz geçilmişti, ancak öğretimi de mumla arar hale geldik. Bizler, Hükümetlerden Laik Hukuk Devriminin en önemli direği olan eğitimin sorunlarına odaklanmasını beklerken, ne yazık ki iş başına gelen hükümetler ve Milli Eğitim Bakanlığı Laik ve bilimsel eğitimi hedef alıyorlar. İmamların, ders vermek amacıyla okullara sokulması, Müfredatlarda yapılan değişikliklerle bilimsel eğitim sürelerinin azaltılarak doğmaya dayalı derslerin sürelerinin arttırılması, Seçmeli din ve kültürü derslerinin zorunlu seçmeli hale getirilerek dayatılması, Kız liselerinin sayılarının arttırılması, Kamuoyuna yansıyan bir çok okulda, kız ve erkek öğrencilerin sınıflarda aynı sıralara oturmalarının engellenmesi, Kamuoyuna yansıyan bir çok okulda erkek ve kız öğrencilerinin kantin ve ortak kullanım alanlarının ayrıştırılması, Meslek Lisesi niteliğinde olan İmam Hatip Liselerinin Anadolu İmam Hatip Liselerine dönüştürülmesi, Puanı nedeniyle seçme yapmak istemeyen öğrencilerin İmam Hatip Liselerine zorunlu kayıtlarının yapılması, Ana dilde eğitim hakkı safsatısıyla Milletin birliğini hedef alan ve çocuklarımızı önce ayrıştırmayı ve ardından birbirine yabancılaştırmayı hedef alan çalışmalar, Özellikle Güneydoğuda bir çok Belediye tarafından açılan ve Türkçe dışında eğitim veren kreşlere göz yumulması, Açık öğretim Liseleri gibi bir çok saldırıyla karşı karşıya kalıyoruz ve mücadele ediyoruz. Şimdi bunlara bir yenisi daha eklendi. Soy ismi Tekin olan ancak davranışlarıyla eğitim alanında pek de tekin sayılmayacak söylem ve uygulamalara imza atan Milli Eğitim Bakanı, "12 yıllık zorunlu eğitimin kısalması için bir kamuoyu oluştuğunu, 12 yıllık zorunlu eğitimin tartışılması gerektiğini, 12 yıllık zorunlu eğitimin süresinin azaltılması yönünde revizyonu yapmayı planladıklarını belirtti." Milli Eğitim Bakanının söyledikleri doğru değildir. Türk Milletinin 12 yıllık zorunlu eğitimin süresinin kısaltılması yönünde hiç bir talebi yoktur. Bakanın oluştuğunu iddia ettiği kamuoyu, olsa olsa laik ve bilimsel eğitimden rahatsız olan, kendilerine cahil ve yönlendirilmeye uygun taban oluşturmaya çalışan din tacirlerinin, tarikatçıların, cemaatçilerin, medresecilerin, çocuk emeğini sömürmeyi hedefleyen kapitalist düzen savunucularının ve suç örgütlerinin kamuoyu olabilir. Ülkemiz, zaten çocuk suç oranlarının artmasının üzüntüsünü yaşamaktadır. Bunun başlıca nedeni, açık lise gibi oluşumlarla çocukların okul dışına itilmeleri, iyi bir yurttaşlık eğitimi almamaları, yoksulluk içinde yaşamalarıdır. 12 Yıllık zorunlu eğitimin kısaltılması, okul yaşamından koparılan çocuklarımızı tarikat ve cemaatlerin kucağına atacak, onların açtığı derneklerdeki kurslara ve yasadışı medreslere devamları sağlanarak o yapılara mürit kazandırmaya yönelik bir adoımdır. Bu adım aynı zamanda, çocukları kullanan başta uyuşturucu baronları olmak üzere yasadışı işler yapan çetelere adam kazandıracaktır. Bu adım, nerdeyse eleman bulamayn ve kökleri kazınmış terör örgütlerine kan verecektir. Bu adım, çocuk işçi sayısını artıracak, çocuk emeğinin daha fazla sömürülmesine çanak tutacaktır. Bu adım, çocuk istismarını yaygınlaştıracaktır. Bu adım, Milli Eğitimin Anayasa da ve Kanunda belirtilmiş, Cumhuriyete, Atatürk İlke ve Devrimlaerrine bağlı iyi yurttaş yetiştirme hedefine darbe vuracaktır. Bu konuyu gündeme taşıyan Bakan Tekin’i şiddetle kınıyoruz. Cumhuriyeti korumanın, Laik Hukuk Devrimini korumak olduğu bilinciyle bu adımlara karşı mücadelemizi sürdüreceğimizi ifade ediyor, kamuoyunu saygıyla selamlıyoruz."

İhtiyacımız, Yeniden Atatürkçü Cumhuriyet Haber

İhtiyacımız, Yeniden Atatürkçü Cumhuriyet

Kısa adı AHPADİ olan Adaletin Hukuku ve Parlamenter Demokrasi İdeali Derneği tarafından düzenlenen, Prof. Dr. Gökhan Çapoğlu’nun konuk olarak katıldığı “Atatürk Cumhuriyetini Yeniden Kurmak” ana sözlü söyleşi, Taşbaşı Kültür Merkezinde gerçekleştirildi. Söyleşi programına; Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Hasan Ünal, Eskişehir Barosu Başkanı Barış Günaydın, 15. Dönem Cumhuriyet Halk Partisi Eskişehir Milletvekili Murat Kahyaoğlu, 21. Dönem MHP Eskişehir Milletvekili ATA Partisi Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Arabacı , Demokrat Parti Eskişehir İl Başkanı Hüseyin Özcan, ATA Partisi Eskişehir İl Başkanı Emrah Ekiz , ATA Partisi Genel Başkan Yardımcısı Zehra Kıraç, Cumhuriyet Halk Partisi Tepebaşı İlçe Başkan Yardımcısı Tuncay Delli, Atatürkçü Düşünce Derneği Eskişehir Şube Başkanı Cihan Taşar, Memleket Sevdalıları Derneği Genel Başkanı İbrahim Şavlukbaş, Memleket Sevdalıları Derneği Eskişehir Şube Başkanı Güler Yılmaz, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği Eskişehir Şube Başkanı Sevgi Akmen, Sivrihisarlılar Eğitim Kültür ve Dayanışma Derneği Başkanı İsmail Arslan, Yazı Dükkanı Akademik Etkinlikler Derneği adına Şevket Yılmaztürk, Eskişehir Kültür Sanat Derneği Başkanı Gazi Durusu, Akköylüler Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Başkanı Mehmet Doğan ile birlikte çok sayıda vatandaş katıldı. Aynı Cinsten Olan Kuvvetler, Ortak Amaç Yolunda Birleşmelidirler Söyleşi programının açılış konuşmasını AHPADİ Başkanı Mehmet Ektaş yaptı. Kendilerinin Cumhuriyetin 101. yılını çoşkuyla kutlamaya, birilerinin ise Atatürk milliyetçiliğine, ilke ve devrimlerine bağlı, laik, demokratik, sosyal, hukuk devleti olan üniter Türkiye Cumhuriyetin sona erdiğini açıklamaya hazırlandığını ibret ve esefle takip ettikleri bu günlerde gerçekleşen programa Cumhuriyetçilerin, Atatürkçülerin, Millet ve Memleket Sevdalıların katılımlarının ve duruşlarının önemine dikkat çeken Ektaş, Atatürk’ün “Memleketin ve devrimin, içeriden ve dışarıdan gelebilecek tehlikelere karşı korunması için, bütün milliyetçi ve cumhuriyetçi kuvvetlerin bir yerde toplanması gerekir. Aynı cinsten olan kuvvetler, ortak amaç yolunda birleşmelidir” sözünü işaret etti. Söyleşinin konuğu Prof. Dr. Çapoğlu’nun anlatımıyla devam eden programda Çapoğlu; ülkenin Atatürk’ün ölümünden sonra O’nun ilke ve devrimlerinden hızla uzaklaştığını vurguladıktan sonra “Atatürk döneminde dünya tarihinde ender görülen bir toplumsal dönüşüm ve gelişme hamlesine tanık olunmuştur. Atatürk’ün ölümüyle başlayan süreçte Cumhuriyet karşıtlarıyla uzlaşma başlamış, devrimler duraklamış ve kaçınılmaz olarak geriye dönüş başlamıştır” diyerek bir gerçeği kamuoyu ile paylaştı Prof. Dr. Çapoğlu, Atatürk’ün  Tam Bağımsızlık hedefiyle şekillenen kurucu ve başlangıç ilkelerinin Milliyetçilik, Laiklik ve Halkçılık ilkeleri olduğunu, tam bağımsızlık için milliyetçilik, laiklik ve halkçılık ilkelerine sahip çıkılmasının önemli rolü olduğunu söyledikten sonra “Atatürk’ün cumhuriyet düşüncesini evrensel yapan ve günümüzde geçerliliğini daha da arttıran, bu unsurların niteliğidir. Bu unsurlar; özgür birey, sorumlu toplum ve şeffaf devlet anlayışıdır” dedi. Çapoğlu “Atatürk’ün önderliğindeki 1923-1938 yılları arasında en büyük özelliğinin, devrimci ve kurumsallaşmacı bir yaklaşımla Cumhuriyet’in sağlam temellere oturtulmaya çalışılması olduğunu vurguladı. Ana hedefin ise %80’i kırsal alanda yaşayan, okuryazar oranının %5’lerde olduğu, toprak ağalığının ve dini cemaatlerin egemen olduğu bir biat toplumundan, özgür bireylerin oluşturduğu sorumlu bir topluma geçiş mücadelesi olduğunu ifade etti. Prof. Dr. Çapoğlu, Atatürk Cumhuriyeti’nin üç temel unsurunun özgür birey, sorumlu toplum ve şeffaf devlet olduğu ve tam bağımsızlık, laiklik ve halkçılık ilkelerine sadık kalınmadığı müddetçe bu üç unsurun gelişemeyeceği ve kalıcı olamayacağı” gerçeğini de vurguladı. “Nutuk, Atatürk’ün Karşı Devrimcilere Meydan Okumasıdır.” Nutuk’un, Atatürk’ün karşı devrimcilerle hesaplaştığı, onlara meydan okuduğu bir söylev olduğu belirten Çapoğlu, Atatürk’ün vefatı ve çok partili hayata geçişten sonra partilerin ve yöneticilerinin yaptığı hatalar, iktidar için verdikleri tavizler, dış baskı gruplarının destekledikleri iç yapılanmaların çabaları sonucunda Cumhuriyetin temel değerlerinden uzaklaşıldığını, bunun ekonomik, sosyal, kültürel, siyasal, eğitim, adalet başta olmak üzere bir çok alanda gerilemeye yol açtığını söyledi. Çapoğlu konuşmasını, Atatürk Cumhuriyetini Yeniden kurmak için birlikte hareket edilmesi umuduyla tamamladı. Çapoğlu'nun konuşmasının ardından söz alan katılımcılar da, Ülkenin siyasal İslamcı ve bölücü yapılar ile emperyalist ülkelerin tehdidi altında olduğunu, bu tehdidin büyüdüğünü, mutlaka Atatürkçü, Cumhuriyetçi bir iktidar yolunun açılması gerektiğini söylediler. Program, Prof. Dr. Çapoğlu’na günün anısına hazırlanan plaket sunumunun ardından, “Atatürk Cumhuriyetini Yeniden Kurmak” isimli eserini imzalaması ile sona erdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.