SON DAKİKA
Hava Durumu

#Afet

Porsuk Haber Ajansı - Afet haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Afet haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

25 Yıllık İktidarın Eskişehir’e Revası: Yatırım Değil, Bilinçli İhmal! Haber

25 Yıllık İktidarın Eskişehir’e Revası: Yatırım Değil, Bilinçli İhmal!

Cumhuriyet Halk Partisi Eskişehir Milletvekili İbrahim Arslan 2026 Yılı Kamu Yatırım Programı’na ve Eskişehir'in yatırım programlarına yönelik değerlendirmelerde bulundu. Milletvekili Arslan yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi; ''2026 Yılı Kamu Yatırım Programı, Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Ancak açıklanan program, 25 yıldır tek başına ülkeyi yöneten iktidarın Eskişehir’e bakışını bir kez daha tüm çıplaklığıyla ortaya koydu. Yıllardır AKP’li bakanlar, milletvekilleri, parti yöneticileri ve sözcüler tarafından “çözüyoruz, çözeceğiz” denilerek geçiştirilen Eskişehir’in kronik sorunları, 2026 yatırım programında da yok sayıldı. Ortaya çıkan tablo artık teknik bir eksiklik değil; bilinçli bir tercihi ve siyasi bir tutumu işaret etmektedir. Eskişehir’e Yatırım Yok, Oyalama Var 25 yıldır ülkeyi tek başına yöneten bir iktidarın, Eskişehir’in temel altyapı, ulaşım, su, afet ve sağlık ihtiyaçlarını hâlâ “öncelik” olarak görmemesi kabul edilebilir değildir. Bu durum, kaynak yetersizliğiyle değil; iktidarın Eskişehir’e şaşı bakması, kenti adeta cezalandıran bir anlayışla hareket etmesiyle açıklanabilir. 2026 Kamu Yatırım Programı’nda; • Çevre Yolu, • Gemlik Limanı Demiryolu Bağlantısı, • Sakarıbaşı İçme ve Kullanma Suyu, • Kamu binalarının güçlendirilmesi, • Afet riskli alanlar ve kentin depreme dirençli hale getirilmesi, • NTE’ye ilişkin projeler, Eskişehir için tek bir satırla bile yer almamıştır. Bu tablo, Eskişehir’in göz göre göre kaderine terk edildiğini göstermektedir. Yollar Bitmiyor Çünkü Bitirilmek İstenmiyor Yıllardır yapımı sürüncemede bırakılan Eskişehir’in ilçe bağlantı yolları, bu iktidarın kente yönelik yaklaşımının en somut göstergesine dönüşmüştür. Uzun yıllardır yatırım programında bulunan yollar için ayrılan ödenekler, projeleri bitirmeyi değil; sadece kağıt üzerinde yaşatmayı hedeflemektedir. Somut tablo nettir: • 2017 yılında, yani 9 yıl önce yatırım programına alınan, toplam proje tutarı 2 milyar 554 milyon TL olan 85 km’lik Eskişehir–Alpu–Mihalıççık Yolu için 2026 yılında ayrılan ödenek, toplam proje bedelinin yalnızca %11,75’i düzeyindedir. Bu oran, yolun bitirilmesini değil, yıllarca sürüncemede bırakılmasını garanti etmektedir. • 2019 yılında, yani 7 yıl önce yatırım programına giren, toplam proje tutarı 1 milyar 395 milyon TL olan 31 km’lik Eskişehir–Sakarıılıca–Mihalgazi Yolu için ayrılan %14,34’lük ödenek, projenin tamamlanmasına değil, idare edilmesine yöneliktir. • 2020 yılında, yani 6 yıl önce yatırım programına alınan, toplam proje tutarı 1 milyar 617 milyon TL olan 42 km’lik Eskişehir–Sarıcakaya–Nallıhan Yolu için ayrılan %12,37’lik pay, bu yolun 2026 yılında da bitmeyeceğini açıkça göstermektedir. • 2022 yılında yatırım programına alınan ve kamuoyunda “ölüm yolu” olarak anılan, toplam proje tutarı 7 milyar 737 milyon TL olan Eskişehir–Seyitgazi–Kırka Yolu için ayrılan ödenek ise proje bedelinin sadece %4,85’idir. Bu oran, insan hayatının dahi bu iktidarın yatırım öncelikleri arasında yer almadığını açıkça ortaya koymaktadır. Üstelik bu dört yolun tamamında proje maliyetleri 2025 yılına göre %32 oranında artırılmış, ancak bitirmeye yetecek tek bir irade ortaya konulmamıştır. Ayrılan ödenekler; çözüm için değil, sorumluluktan kaçmak ve kamuoyunu oyalamak için belirlenmiştir. Hastane Güçlendirmesi de yine Göstermelik Depreme dayanıksız olduğu raporlarla ortaya konulan ESOGÜ Tıp Fakültesi Hastanesi için ayrılan ödenek de tam anlamıyla göstermeliktir. Proje maliyeti 600 milyon TL’ye çıkarılmasına rağmen, 2026 yılı için ayrılan 60 milyon TL, yalnızca “yapıyoruz” demek için konulmuş bir rakamdır. Yeni hastane binası vaadi ise yatırım programında hiç yoktur. Söz vardır, proje yoktur. Platformlar, Lobiler, Masallar… Gerçek Değişmiyor Tüm bu tabloya rağmen, Eskişehir’de AKP İl Başkanının çağrısıyla oluşturulan ve “Eskişehir’e hizmet için lobi” olarak sunulan platformların hiçbir karşılığının olmadığı da bu yatırım programıyla bir kez daha ortaya çıkmıştır. Sorun; • Platform eksikliği değildir, • Lobi yetersizliği değildir, • Masada kimin olup olmadığı değildir. Sorun, 25 yıldır ülkeyi yöneten bu iktidarın Eskişehir’e kaynak aktarmamakta ısrar etmesidir. Sorun, Eskişehir’in siyasi tercihlerinden dolayı bilinçli biçimde ötelenmesi ve cezalandırılmaya çalışılmasıdır. Bu yatırım programı bir kez daha göstermiştir ki; Eskişehir’in sorunları Ankara’da değil, bu iktidarla çözülememektedir. Eskişehir Bunu Hak Etmiyor Üreten, çalışan, vergisini ödeyen, sanayisiyle, tarımıyla, üniversiteleriyle Türkiye’ye değer katan Eskişehir’in; 25 yıllık tek parti iktidarı tarafından yok sayılmayı, ötelenmeyi ve cezalandırılmayı hak etmediği açıktır. Eskişehir, oyalama siyasetine değil; hak ettiği yatırımlara, adil paylaşıma ve eşit muameleye layıktır.''

Büyükşehir Belediyesi Afet Koordinasyon Merkezi Yükseliyor Haber

Büyükşehir Belediyesi Afet Koordinasyon Merkezi Yükseliyor

Eskişehir Büyükşehir Belediyesi, şehrin afetlere hazırlık kapasitesini artırmak amacıyla 75. Yıl Mahallesi’nde bulunan 100. Yıl Yerleşkesi'nde inşa edilen Afet Koordinasyon Merkezi'nin yapım çalışmalarını hızla sürdürüyor. Merkez, afet anında hızlı, koordineli ve kesintisiz bir operasyon üssü olarak hizmet verecek. Büyükşehir Belediyesi Fen İşleri Dairesi Başkanlığı tarafından yapımı üstlenilen ve Afet İşleri Dairesi Başkanlığı’na bağlı proje, kapsamlı bir yapıda tasarlandı. 5 bin 540 metrekare kapalı alandan oluşan merkezin 4 bin 200 metrekarelik kısmı, lojistik depolama, arama kurtarma araçları ve acil müdahale ekipmanları için ayrıldı. Afet Koordinasyon Merkezi’nin güney cephesinde bulunan idari binada, afet öncesi ve sonrasındaki yönetimin kesintisiz bir biçimde yürütülmesini sağlayacak ofisler, toplantı odaları, haberleşme birimleri, çok amaçlı salon ve teknik hacimler yer alacak. ​Ayrıca olası afet durumlarında hızlı ve güvenli gıda tedariğini sağlamak amacıyla, soğuk hava depoları, kuru gıda depolama, hazırlık, pişirme ve dağıtım bölümlerini kapsayan özel bir altyapı çalışmasına da başlandı. Bu bölümler, gıda ihtiyacına etkin bir şekilde cevap verebilecek. ​Merkez hakkında bilgi veren Mimar Merve Sargın Keskin, “Merkez inşaatı bugün itibarıyla yüzde 80 seviyesine ulaştı. Merkezin bulunduğu 100. Yıl Yerleşkesi, Halk Ekmek Fabrikası'nın da yer aldığı ve afet operasyonları için kritik öneme sahip bir üs haline gelecek.” ifadelerini kullandı. ​İnşaat Mühendisi Doğan Can Gücenmez, Afet Koordinasyon Merkezi'nin yapımında çelik konstrüksiyon tercih edildiğini, ayrıca tesisin 120 dakikaya yangına dayanıklı kaplamasıyla olası deprem ve afet durumlarına karşı güvenli bir yapı olarak inşa edildiği belirtti. Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Afet Koordinasyon Merkezi’nin, 2026 yılının başında hizmete açılması planlanıyor. ​

TAK Ekibi Gönüllüleri Arıyor Haber

TAK Ekibi Gönüllüleri Arıyor

Tepebaşı Arama Kurtarma ekibi TAK, “Sen de bir cana umut olmak, bir yarayı sarmak, bir felaketi dayanışmaya dönüştürmek ister misin?” sloganıyla, vatandaşları afetlere karşı hazırlıklı bir mahalle oluşturmak için gönüllü olmaya davet ediyor. 2022 yılından bu yana Tepebaşı Belediyesi’nin arama kurtarma ekibi olarak çalışmalarını sürdüren TAK, özellikle son dönemdeki yangınlar başta olmak üzere, birçok afette arama kurtarma ekibi olarak görev yaptı. TAK, afetlere müdahale eden ekibe destek olmak amacıyla; dayanışmanın ve birlikte başarmanın gücünü paylaşmak, eğitimler alarak sorumluluk almak isteyen vatandaşları, afete hazırlık çerçevesinde gönüllü olmaya davet ediyor. “Afetler hayatın bir gerçeği, hazırlıklı olmak hayat kurtarır” diyerek çalışmalarını sürdüren TAK ekibine gönüllü olarak katılmak isteyen vatandaşlar; https://tinyurl.com/takgonullusuol linkindeki formu doldurarak başvuru yapabiliyor. Sonrasında TAK gönüllüsü olacak vatandaşlar, afet bilinci, ilk yardım, yangınla mücadele, kriz anında iletişim başlıklarında temel eğitimlerini aldıktan sonra, mahallelerinde TAK ekibi çatısı altında bilgilendirme çalışmalarını yürüterek, afet hazırlığı ve bilinçlendirmede sürecinde aktif rol alacak. Ekibe katılmak isteyen gönüllülerin Tepebaşı’nda ikamet etmesi gerekiyor. Konu için detaylı bilgi almak isteyenler, afetisleri@tepebasi.bel.tr adresine yazarak, ayrıca 444 4426 numaralı Mavi Masa üzerinden Afet İşleri Müdürlüğü’ne ulaşarak bilgi alabiliyor.

ESKİ Personeline Afet Farkındalığı Eğitimi Haber

ESKİ Personeline Afet Farkındalığı Eğitimi

Eskişehir Büyükşehir Belediyesi ile Dorlion Arama Kurtarma Derneği (DAK) iş birliğinde, Eskişehir Su ve Kanalizasyon İdaresi (ESKİ) Genel Müdürlüğü personeline yönelik “Afet Farkındalığı ve Bilinci Eğitimi” düzenlendi. ESKİ Atıksu Arıtma Tesisleri, Kalabak Dolum Tesisleri, Bademlik Yerleşkesi, İçme Suyu Arıtma Tesisleri ve Yunus Emre Halk Çarşısı Yerleşkesi gibi kritik hizmet noktalarında görev yapan personele verilen eğitimler, DAK’ın uzman ekipleri tarafından sahaya yönelik örnekler ve uygulamalı bilgiler eşliğinde aktarıldı. Afet risklerine karşı kurumsal hazırlığın ve personel düzeyinde bilinçlenmenin önemi doğrultusunda düzenlenen eğitimlerde; afet öncesi alınması gereken önlemler, afet anında etkin hareket ve afet sonrasında yapılması gereken ilk müdahaleler detaylı şekilde ele alındı. Temel afet bilinci, tahliye planlaması, ekip içi koordinasyon, acil durumlara etkin müdahale yöntemleri ve kriz anlarında iletişim gibi başlıkların işlendiği eğitim programı sayesinde, ESKİ personelinin bireysel farkındalığı arttırılırken kurumsal reflekslerin de güçlendirilmesi hedeflendi. Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü, afetlere karşı dirençli bir şehir oluşturma çalışmaları kapsamında altyapı yatırımlarının yanı sıra kurumsal insan kaynağını da hazırlıklı hale getirmek için eğitim çalışmalarını sürdürüyor.

“Afet Farkındalığı ve Bilinci” Eğitimleri Sürüyor Haber

“Afet Farkındalığı ve Bilinci” Eğitimleri Sürüyor

Eskişehir Büyükşehir Belediyesi, afetlere karşı hazırlıklı bir toplum oluşturmak amacıyla önemli bir eğitim programını hayata geçirdi. Eğitim programına katılan Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, bu anlamlı iş birliği için, Dorlion Arama Kurtarma Derneği’ne teşekkür plaketi takdim etti. Afet İşleri Dairesi Başkanlığı ile Dorlion Arama Kurtarma Derneği (DAK) arasında imzalanan iş birliği protokolü kapsamında, 3 ay süresince 25 oturumda gerçekleştirilen eğitimlerde, belediyenin tüm birimlerinden toplam bin 398 personele “Afet Farkındalığı ve Bilinci” konularında eğitim verildi. Yüz yüze gerçekleştirilen eğitimlerde katılımcılara; afet ve acil durumlarda hazırlıklı olmanın, doğru planlamanın ve alınacak önlemlerin hayati önem taşıdığı gerçekçi örneklerle aktarıldı. Deprem, sel, heyelan ve çığ gibi afet türlerine karşı bilinçlendirme yapılırken, afet anında doğru hareket tarzları, tahliye yöntemleri, acil durum çantasının içeriği ve toplanma alanlarının önemi detaylı bir şekilde anlatıldı. Eğitimlerde özellikle temel afet bilinci ve bireysel hazırlığın can kurtarıcı rolüne dikkat çekildi. Eğitim programına katılan Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, bu anlamlı iş birliği için Dorlion Arama Kurtarma Derneği’nden Ercan Temel’e teşekkür plaketi takdim etti. Başkan Ünlüce, afetlere karşı bilinçli bireyler ve kurumlar oluşturmanın önemine vurgu yaparak, bu tür çalışmaların devam edeceğini belirtti.

Doğal Afetler Tarımsal Üretimi Tehdit Ediyor! Haber

Doğal Afetler Tarımsal Üretimi Tehdit Ediyor!

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, tarım sektöründe yaşanan doğal afetler ve alınması gereken önlemleri yaptığı basın açıklamasıyla değerlendirdi. İlkbahar yağışlarının kritik eşik olduğuna dikkat çeken Bayraktar, tarımsal kuraklık riskinin kapıda olduğunu söyledi. Şubat ayı sonunda yaşanan don afetinin etkilerinin gün yüzüne çıkmaya başladığını belirten Şemsi Bayraktar, “Çiftçilerimizin zararlarının karşılanması ve banka kredilerinin faizsiz olarak ertelenmesi için Tarım ve Orman Bakanlığı ile Hazine ve Maliye Bakanlığı’na resmi yazılarımızı ilettik” dedi. Bayraktar açıklamasına şu şekilde devam etti; “Tarımsal üretimi tehdit eden birçok unsur olsa da, üretimimize en çok zarar veren, doğal afetler oluyor. Bu afetlerin en başında ise kuraklık yer alıyor. Ülkemiz, 2008, 2014 ve 2021 yıllarında ciddi kuraklıklarla karşı karşıya kaldı, bu durum hem üreticilerimizin gelirlerini hem de gıda arzını tehdit etti. Daha da endişe verici olan ise doğal afetlerin sayısındaki artıştır. 2011 yılında 324 olan doğal afet sayısı, 2024 yılı itibarıyla yaklaşık 4 katına çıkarak 1257’ye ulaştı.” “Son 24 yılın en düşük ocak ayı yağışı görüldü” “2024-2025 tarımsal üretim sezonu başladı, kışlık tahıllar ve bazı baklagillerin ekimi yapıldı. Ancak sezonun daha başında olmamıza rağmen yağışların yetersiz olması, bazı bölgelerimizde kuraklık riskini gündeme getiriyor. Ocak ayında Türkiye genelinde yağışlar, mevsim normallerine göre yüzde 62, bir önceki yılın aynı ayına göre ise yüzde 69 azaldı. 2025 yılı Ocak ayında ise son 24 yılın en düşük yağışı kaydedildi. Bölgesel olarak incelediğimizde durum daha da çarpıcıdır. Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde yağışlar, mevsim normallerine göre yüzde 94 azaldı. Doğu Anadolu Bölgesi’nde yüzde 88, Akdeniz Bölgesi’nde yüzde 76, İç Anadolu Bölgesi’nde yüzde 70, Karadeniz Bölgesi’nde yüzde 36, Ege Bölgesi’nde yüzde 32 ve Marmara Bölgesi’nde yüzde 20 oranında azalma görüldü. Ayrıca, tarım yılının başladığı 1 Ekim 2024’ten 29 Ocak 2025’e kadar olan süreçte, yağışlar normaline göre yüzde 28, geçen yılın aynı dönemine göre ise yüzde 40 azaldı. Tarımsal kuraklık riskini artıran bir diğer faktör ise sıcaklıklardır. Ocak ayı sıcaklık normali 2,9 santigrat derece olmasına rağmen, 2025 yılı Ocak ayında ortalama sıcaklık 5,5 santigrat dereceye yükseldi ve mevsim normallerinin 2,6 derece üzerinde seyretti. Bazı barajlarımızda da su seviyesinin halen yeterli olmadığı gözleniyor, bu durum üreticilerimiz için önemli riskler oluşturuyor. Sulama imkânlarının azalması, ekili alanlarda verim düşüklüğüne neden olabilir.” “İlkbahar aylarında yeteri kadar yağış gelmezse tarımsal kuraklık ile karşı karşıya kalınma ihtimali var” “Şu an içinde bulunduğumuz meteorolojik kuraklık, tarımsal kuraklık için de ciddi bir uyarıdır Ziraat Odalarımızdan aldığımız bilgilere göre, Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde tarımsal kuraklık riski ortaya çıkmıştır. Bu bölge, ülkemiz için stratejik öneme sahip bir tarımsal üretim merkezidir. Ülkemizdeki buğday üretiminin yüzde 22’si, arpa üretiminin ise yüzde 13’ü burada gerçekleştiriliyor. Böylesine kritik bir bölgede yaşanacak kuraklık, çiftçilerimizin gelirlerini büyük ölçüde düşürecek ve ülkemizin gıda arz güvenliğini tehdit edecektir. Sadece Güneydoğu Anadolu değil, ülkemizin diğer bölgelerinde de yer yer kuraklık riski gözlemleniyor. Üstelik yağışlardaki düzensizlik ve yüksek sıcaklıklar, yalnızca kuraklık değil, aynı zamanda bitki hastalıklarının artmasına ve zararlıların çoğalmasına da sebep oluyor. Bundan sonraki süreçte, ilkbahar yağışları kritik bir eşik olarak karşımızda duruyor. Eğer bu aylarda da yeterli yağış gelmezse, tarımsal kuraklık ile karşı karşıya kalma ihtimalimiz oldukça yüksektir. “Yaşadığımız don olayları tarımsal üretimi etkiledi” “Tarımsal üretimi etkileyen tek doğal afet elbette kuraklık değildir. 23 Şubat gecesi başlayan ve sonraki günlerde de devam eden don afeti, Adana, Mersin ve Hatay başta olmak üzere birçok ilimizde üreticilerimize zarar verdi. Şeftali, nektarin, kayısı, erik, patates, soğan, karpuz, muz, avokado, narenciye ve birçok sebze ürünü bu don afetinden etkilendi. Bölgedeki Ziraat Odalarımızdan aldığımız bilgilere göre, çiftçilerimiz don zararı ile ilgili beyanlarını il, ilçe Tarım ve Orman Müdürlüklerine ilettiler. Yetkililerin yerinde tespit çalışmaları devam ediyor ve bu tespitlerin bir an önce tamamlanması gerekiyor. Don afetinden zarar gören bölgemiz, ülkemiz tarımsal üretimi açısından kritik öneme sahiptir. Üstelik bundan yalnızca iki yıl önce, yine Şubat ayında, bu bölge büyük bir deprem felaketi yaşadı. Depremin yaraları tam olarak sarılmadan yaşanan bu afet, çiftçilerimiz için yeni bir darbe oldu. Şubat ayı üretici-market fiyat çalışmamızda, don afetinin fiyatlara etkisini de net bir şekilde gördük. Narenciye, patates, kabak ve patlıcan fiyatları don sebebiyle yükseldi. Önümüzdeki günlerde, don zararına dair tespitler tamamlandığında fiyatlardaki bu yükseliş daha da belirgin hale gelecektir. Özellikle narenciye başta olmak üzere çok yıllık bitkiler, sadece bu yılın ürünleri açısından değil, ağaçların kendisi açısından da büyük zarar gördü. Ağaçların kuruma noktasına gelmesi nedeniyle, derin budama yapılması gerekecektir, bu da çiftçilerimiz için büyük bir maliyet anlamına geliyor. Birliğimiz, yaşanan bu afetin ardından çiftçilerimizin zararlarının karşılanması ve banka kredilerinin faizsiz olarak ertelenmesi için Tarım ve Orman Bakanlığı ile Hazine ve Maliye Bakanlığı’na resmi yazılarını iletti. Yaşadığımız doğal afetler, tarımsal üretimin önündeki en büyük engellerden biri olarak karşımızdadır. Bu yüzden üreticilerimizi desteklemek, doğal afetlere karşı önlemleri artırmak ve tarımsal sürdürülebilirliği sağlamak, hepimizin ortak sorumluluğudur. Unutmayalım ki çiftçimizin emeği, yarınımızın bereketidir.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.