SON DAKİKA
Hava Durumu

#Adana

Porsuk Haber Ajansı - Adana haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Adana haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Başkan Ünlüce, Büyükşehir Belediye Başkanları Mersin Buluşmasına Katıldı Haber

Başkan Ünlüce, Büyükşehir Belediye Başkanları Mersin Buluşmasına Katıldı

‘Cumhuriyet Halk Partili (CHP) Büyükşehir Belediye Başkanları Mersin Buluşması’, ‘Halk İçin Hep Beraber’ sloganıyla büyükşehir belediye başkanlarının katılımıyla gerçekleşti. Toplantıda belediyelerin 2025 yılı hizmetleri değerlendirilirken; 2026 yılına yönelik çalışmaları kapsamlı şekilde ele alındı. Tutuklu belediye başkanları, yoksullukla mücadele, global ve ulusal siyasetin ülkeye etkisi, belediyelere kayyım atanması, devam eden operasyonlar ve kuraklıkla mücadele de toplantı gündeminde yer aldı. Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) Başkan Vekili ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer’in ev sahipliğinde düzenlenen buluşma; Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Yerel Yönetimler ve Dirençli Kentlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Gökan Zeybek başkanlığında gerçekleşti. Başkan Seçer’in açılış konuşmaları ile başlayan buluşmaya; CHP Yerel Yönetimler ve Dirençli Kentlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Gökan Zeybek, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Nuri Aslan, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, Antalya Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Büşra Özdemir, Adana Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Güngör Geçer, Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanı Candan Yüceer, Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu ve Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce katılım sağladı. Buluşma, saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce toplantıyla ilgili yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi; "CHP Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcımız Gökan Zeybek ve Büyükşehir Belediye Başkanlarımızla Torosların eteklerinde, portakal kokulu Mersin’deyiz. Mersin Büyükşehir Belediye Başkanımız Vahap Seçer’in ev sahipliğinde 2025 yılındaki çalışmalarımızı değerlendirdik, 2026 yılı için görüş alışverişinde bulunduk. Şeffaflığı ilke, halkçılığı pusula edinen yönetim anlayışımızla; kentlerimizi birlikte üreten, birlikte paylaşan ve birlikte güçlenen bir geleceğe taşımaya devam edeceğiz." dedi. Başkan Seçer: “Nüfusun yüzde 60’ını ve Türkiye ekonomisinin 4’te 3’ünü CHP’li belediyeler yönetiyor” Başkan Seçer, açılışta gerçekleştirdiği konuşmasında; başta İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar ve Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek olmak üzere, tutuklu tüm belediye başkanlarına ve siyasilere selamlarını gönderirken; hayatını kaybeden Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Ferdi Zeyrek ile Şehzadeler Belediye Başkanı Gülşah Durbay’ı andı. Mersin Büyükşehir Belediyesi olarak toplantıya ev sahipliği yapmaktan mutluluk duyduklarını ifade eden Seçer, kentin ülke içindeki konumuna değindi. Mersin’in stratejik konumu ve tarihsel sürecini değerlendiren Seçer, kentin Türkiye’de ekonominin en önemli merkezlerinden biri olduğunu vurguladı. Kentin dinamik yapısından söz ederek göçlerle büyüdüğünü belirten Seçer, Mersin’in liman kenti olmasının tarihsel süreçteki önemine değindi. Gerçekleştirilen toplantının geçmiş dönemde de faydalarını gördüklerini dile getiren Seçer, “Bugün burada olma nedenimiz; bir yandan kendi görev ve sorumluluk alanlarımız içerisindeki sorunlarımızı konuşmak, tartışmak ve deneyim paylaşımı yapmak; bir yandan da Türkiye’nin, bölgenin ve dünyanın yaşadığı siyasal çalkantılar içerisindeki durumunu konuşmak. Çünkü her birimizin şehrinin kendine münhasır özelliklerinden dolayı hem iç siyasi gelişmelerden hem dış siyasi gelişmelerden etkilendiğini biliyoruz. Mersin ve komşumuz Adana bu konuda son derece hassas kentler. Orta Doğu’daki ve Kafkaslar’daki her gelişme buraya yansıyabiliyor. Çünkü bizim bölgelerimiz ulusal güvenlik açısından da son derece stratejik lokasyondalar” diyerek kentlerde yaşanan süreçleri bir arada tartışacaklarını belirtti. 2019 yılında yerel seçimlerde ortaya konulan başarıyı hatırlatan Seçer, Ankara ve İstanbul’un ardından Mersin, Adana, Antalya gibi kritik öneme sahip kentlerin de CHP’li belediye başkanları tarafından kazanılarak başarıyla yönetildiğini vurguladı. Tüm bu başarıyla birlikte 2024 yılında birçok yeni belediyenin de kazanıldığını ifade eden Seçer, “Her geçen yıl CHP’li belediye başkanlarının yönettiği nüfus oranını artırdık. Aynı zamanda ekonomik hacim olarak Türkiye’nin en önemli ekonomik döngüsünün olduğu şehirleri yönetmeye başladık. Bu siyaset açısından çok önemli ve değerlidir. Bugün nüfusun yüzde 60’ından fazlasını ve Türkiye ekonomisinin 4’te 3’ünü CHP’li belediyeler yönetiyor” sözlerini kaydetti. “Türkiye’nin geleceğini yerelden kurgulayacağız” Belediye başkanlarının yürüttükleri hizmet ve siyaset ile ülke siyasetine de yön verdiğinin altını çizen Seçer, “Bugün Cumhurbaşkanlığı son derece önemli bir makamsa hatta atanan bakanlar önemli bir makam işgal ediyorlarsa ve alanlarında hizmet etmeye çalışıyorlarsa, belediye başkanları da en az onlar kadar önemli siyasi aktörlerdir. Biz Türkiye’nin geleceğini yerelden kurgulayacağız. Bunun planlamasını yapma zorunluluğumuz var. Bizim görevimiz sadece bir kentin yerele ait olan hizmetlerini yerine getirmek değil; Türkiye’nin içinde bulunduğu siyasi konjonktürden çıkışını, vatandaşın umutlarının diri kalmasını sağlamaktır. Bunu yapabileceğimiz bir çalışma ortamı önümüzde var” diye konuştu. “Ülkenin en temel 2 sorunu: ‘Ekonomi’ ve ‘Adaletsizlik’ ” Ülkenin en temel 2 sorununun ‘Ekonomi’ ve ‘Adaletsizlik’ olduğunu vurgulayan Seçer, vatandaşların da bu adaletsizliğin farkında olduğunu belirterek, “Belediye başkanlarımızın tartışmalı yargı kararlarıyla tutuklu olduğunu, masumiyet karinesinin yok sayıldığını, herhangi bir yargı kararı yokken suçlu muamelesi gördüklerini herkes biliyor. Elbette ki bu süre içerisinde biz belediye başkanları olarak cezaevinde bulunan arkadaşlarımızın yanında olacak, onların yokluğunu aratmayacağız” sözlerini kaydetti. “CHP iktidarın kilidini açacaksa; anahtar belediyelerdir” İktidara giden yolun belediyelerin başarısından geçtiğini ifade ederek tüm baskıların bunun bilincinde olunmasından kaynaklandığını belirten Seçer, “CHP iktidarın kilidini açacaksa; bunun anahtarı belediyelerdir. Bunu iktidar da iyi biliyor. Bu nedenle bizi baskı altına almak, hizmet yapamaz hale getirmek, halk karşısında itibarsızlaştırmak gibi bir politika izlediklerini biliyoruz. Bu sorunun tespiti hepimiz tarafından yapılıyor ama bizim asıl konuşmamız gereken bu işlerin altından nasıl kalkacağımızdır. Tamamen siyasi saiklerle yaratılan sorunlarla uğraşıyoruz, bizim bunu siyasetle çözmemiz lazım. Siyasetle çözmenin en temel ve gerçekçi yolu; iktidar olmak” dedi. İktidara yürümenin bir zorunluluk olduğunu söyleyen Seçer, bu yolda umudun CHP’li belediyeler olduğunu sözlerine ekledi. “İlk seçimlerde partimizi iktidar yapacağız” Belediye başkanları olarak tüm bu sorumluluk ile başarılı olma ve Türkiye’nin geleceğini kurma yolunda en önemli siyasi figürler olduklarını hatırlatan Seçer, CHP tarihinin mücadelelerle geçtiğini hatırlattı. Parti olarak Cumhuriyet’in iradesini ortaya koyduklarını ifade eden Seçer, “Konumumuzun, durumumuzun, zorlukların farkındayız ama gücümüzün de farkındayız. Hep beraber bunu başaracağımızdan en ufak bir endişem yok. Halkta karşılığı olan, halka giden, halkın derdini dinleyen, halkla hemhal olan ve geleceğe umut olan bizleriz. İlk seçimlerde partimizi iktidar yapacağız. Türkiye’nin üzerindeki bu kara bulutları da hep beraber dağıtacağız” sözlerine yer verdi. Zeybek: “Vahap Başkanımız; günü kurtaran değil, geleceği planlayan bir belediyeciliği esas alıyor” CHP Yerel Yönetimlerden ve Dirençli Kentlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Gökan Zeybek konuşmasına; hayatını kaybeden Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Ferdi Zeyrek ile Şehzadeler Belediye Başkanı Gülşah Durbay’ı anarak başladı. Zeybek, Başkan Seçer’in Vekilliği öncülüğünde hizmet eden TBB’yi; belediyeler arasında ayrım yapmadan kamucu bir anlayışla kaynakları etkin ve verimli kullanarak vizyon projelere önderlik etmesi dolayısıyla tebrik etti. Birliğin; kişilere değil, halk iradesine dayalı olarak yönetildiğini kaydeden Zeybek, Mersin’deki belediyecilik anlayışının insanların hafızasına yerleştiğini sözlerine ekleyerek, “Mersin Büyükşehir Belediyesi yalnızca bir hizmet belediyeciliği örneği değil; sosyal adaletin, kapsayıcılığın ve krizlere karşı direncin kurumsallaştığı bir yerel yönetim modelidir. Vahap Başkanımız toplumsal kutuplaşmanın yerine ortak yaşamı; rantın yerine kamu yararını, günü kurtaran değil geleceği planlayan bir belediyeciliği esas alan bir anlayışla ve kararlılıkla başarılı bir belediye süreci yönetmektedir. Sayın Seçer; sosyal destekten tarıma, emeklilerden gençlere kadar her kesimi yöneten bir yerel yönetim pratiğiyle bugün ülkemizde CHP tarafından yönetilmeyen pek çok belediyeye örnek teşkil etmektedir” dedi. “Yargı, siyasetin aparatı haline geldi” İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’na yönelik gerçekleştirilen operasyonlara ve diploma davasına değinen Zeybek, bu durumun yargının siyasallaşması ve siyasetin yargı eliyle dizayn edilmesinin tipik bir örneği olduğunu ifade etti. Zeybek, “Bu bir hukuk davası değil, bu bir korkunun davasıdır. Bu dava Ekrem İmamoğlu’nun milletin kendisine uygun gördüğü Cumhurbaşkanlığı adaylığını engelleme davasıdır. 31 yıllık bir diplomanın iptal edilmesi, yargının siyasetin aparatı haline geldiğini apaçık bir göstergesidir” diye belirtti. “Türkiye’nin 3’te 1’inde demokrasi ayaklar altına alınmıştır” Zeybek, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in millet iradesine sahip çıktığını ve sandık milletin önüne gelene kadar meydanlarda, sokaklarda, alanlarda ve her yerde olmaya devam edeceklerini kaydetti. Esenyurt’u, Şişli’yi, Ovacık’ı, Van’ı, Mardin’i, Batman’ı, pek çok il ve ilçeyi kayyımın yönettiğini belirten Zeybek, belediyeleri halk iradesiyle seçilmişlerin yerine devlet eliyle atanmışların yönetmesini doğru bulmadıklarını sözlerine ekledi. Millet iradesinin yok sayılmasını kabul etmediklerinin altını çizen Zeybek, “Bugün Türkiye’de 28 milyon 819 bin 534 kişinin yaşadığı şehirlerin seçilmiş belediye başkanları görevde değildir. Bu, 103 yıllık Cumhuriyetimizin ve Cumhuriyet’in en önemli kurumlarından olan yerel yönetimler açısından bakıldığı zaman geriye gidişin en tipik örneklerinden biridir. Bugün Türkiye’nin 3’te 1’inde demokrasi ayaklar altına alınmıştır” dedi. Zeybek, CHP’li belediye başkanlarının başarılı performansının ‘CHP belediyeciliğini’ gösterdiğini belirterek, “232 olan belediye sayımızı bir anda 412’ye çıkarıyor olmamızın altındaki temel nokta da millete vermiş olduğumuz sözlerin tutulmasıydı” ifadelerine yer verdi. Zeybek, CHP’nin yerel seçimlerdeki oy oranının yüzde 38’den 48’e, belediyelerin memnuniyet oranının ise yüzde 60’lardan başlayarak yüzde 82’lere kadar çıktığını belirterek, “Bu oranlar bizi fazlasıyla memnun ederken; iktidar kanadını da ciddi biçimiyle endişeye sevk etti. Memnuniyet oranın artması CHP’nin Türkiye genelindeki oy dengesini yukarıya çekiyor olması da iktidarı belli ki çok sıkıştırdı ki ‘Silkeleyin’, ‘Mali anlamda belediyeleri kıskaca alın’ dediler” dedi. “Biz; halkçı belediyecilik anlayışıyla hizmet ediyoruz” CHP’li belediyelerin, yaşanılan tüm engellemelere rağmen halka dokunan hizmetleri hayata geçirdiğinden söz eden Zeybek, kadınından çocuğuna, gencinden yaşlısına, emeklisinden işçisine kadar her kesimden yurttaşın hayatını kolaylaştıracak belediye hizmetlerini hayata geçirdiklerini anlattı. Zeybek, CHP’li belediyeler olarak farklı bir belediyecilik anlayışı içerisinde yurttaşlara hizmet verdiklerini belirterek, iktidarı en çok rahatsız eden çalışmaların da belediyelerin yapmış olduğu sosyal destekler olduğunu dile getirdi. Zeybek, “Bir belediye başkanı; şehrinde yaşayan, ekonomik anlamda açlık sınırının altında bir gelir elde eden ve evine ekmek götüremeyen, evinde sıcak çorba kaynatamayan yurttaşın varlığını bilecek de buna nasıl sessiz kalacak? Bizden bunu nasıl beklersiniz? Bizim halkçı belediyecilik anlayışımızın temelinde; ‘Nerede bir ihtiyaç sahibi varsa bizim belediyelerimiz ve başkanlarımız onların yanında’ anlayışı var” dedi. “Umut Mersin’dedir, Türkiye’dedir” Başkan Seçer’e ve buluşmanın düzenlemesine katkı sunan herkese teşekkürlerini ileten Zeybek, “Seçimlerin hangi tarihte yapılacağı belli değil ama biz 155 bin sandık görevlimizle CHP olarak hazırız ve alandayız. 87 haftadır Türkiye’nin tüm anketlerde açık ara 1. partisiyiz ve ülkeyi yönetme iddiamızı yerel yönetimlerden aldığımız güçle Sayın Genel Başkanımız Özgür Özel’in liderliğinde sürdürme kararlılığındayız. O nedenle umut buradadır, Mersin’dedir, Türkiye’dedir, Silivri, Antalya, Buca ve Çorlu zindanlarındadır. Biz bu umudu yeşerteceğiz, güçlendireceğiz ve büyüteceğiz. Eninde sonunda haklılar ve halktan yana olanlar kazanacak. Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz” diye belirtti. Toplantı açılış konuşmalarının ardından basına kapalı olarak devam etti. Büyükşehir belediye başkanları belediyelerindeki çalışmalar, projeler ve deneyimler ile ilgili karşılıklı görüş alışverişinde bulundular.

13. Uluslararası Adana Portakal Çiçeği Karnavalı Sürüyor Haber

13. Uluslararası Adana Portakal Çiçeği Karnavalı Sürüyor

4-13 Nisan tarihlerinde düzenlenen 13. Uluslararası Adana Portakal Çiçeği Karnavalı sürüyor. Atatürk Caddesi’nde gerçekleştirilen kostümlü kortej renkli görüntülere sahne oldu. Başkan Zeydan Karalar, kortej geçişi sırasında kent dışından gelen misafirleri ve hemşehrilerini selamladı. Kortejin ardından Uğur Mumcu Meydanı’nda gerçekleştirilen Simge konserine de katılım yoğun oldu. ADANA İLKLERİN VE GÜZELLİKLERİN KENTİ Konser öncesinde halka hitap eden Başkan Zeydan Karalar, Adana’nın ilklerin ve güzelliklerin kenti olduğunu söyledi. Adana Portakal Çiçeği Karnavalı’nın halkın karnavalı olduğunu vurgulayan Başkan Zeydan Karalar şunları söyledi: “Adana’nın tanıtımına büyük katkı sağlayan, Adana’yı başka bir lige taşıyan, Adana’nın önemli güzelliklerini, özelliklerini, sıcak kalpli, misafirperver insanını bütün dünyaya tanıtan karnavalımızın fikir babası Ali Haydar Bozkurt’a teşekkürlerimizi, Adanalılar adına kendisine sunuyorum.” ADANA’YA BİR KEZ GELEN ARTIK VAZGEÇEMEZ Adana’nın; kültürün, sanatın, tarımın, ticaretin, sanayinin, eşsiz lezzetlerin, güzel doğanın, tarihin kenti olduğunu ve bu kadar çok özelliği ve güzelliği aynı anda barındıran çok az sayıda şehir bulunduğunu anlatan Başkan Zeydan Karalar şöyle devam etti: “Adana’mız 10 yıl önce bu özellikleriyle, güzellikleriyle tanınmıyordu. Festivallerimiz ve karnavalımız sayesinde Adana bütün dünyada tanınmaya başladı. Ben ‘Adana’ya gelin ciğerimi yiyin. Bir kez gelin yeter, ondan sonra zaten Adana’nın tutkunu olacaksınız, vazgeçemeyeceksiniz. Her yıl gelmek isteyeceksiniz’ dedim. Büyük bir memnuniyetle görüyoruz ki her sene karnavala yüzbinler geliyor. Atatürk Caddesi’ndeki korteje katılan yüzbinlerce insanımız muhteşem kostümlü korteji izledi.” MUSTAFA KEMAL ATATÜRK’E MİNNETTARLIĞIMIZ ARTIYOR Türk Milleti’nin mutluluğa, huzura, kardeşliğe ihtiyacı olduğunu belirten Başkan Zeydan Karalar, “Çevremizde, özellikle güneyimizdeki olaylarda insanların birbirlerini nasıl acımasızca katlettiğini gördükçe, Türkiye Cumhuriyeti’nin Kurucusu Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk’e, Cumhuriyeti sağlam temeller üzerine kurduğu için minnettarlığımız katlanarak artıyor” dedi. ADANA’NIN TANITIMINA KATKI SAĞLAYANLARA TEŞEKKÜR EDİYORUM Konuşmasının son bölümünde katılımcılara teşekkür eden Başkan Zeydan Karalar, “Karnavalımıza katıldığınız ve Adana’yı gittiğiniz her yerde anlattığınız için hepinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum” diye konuştu.

 Adana Altın Koza Film Festivali Büyük Ödül Töreni Yapıldı Haber

 Adana Altın Koza Film Festivali Büyük Ödül Töreni Yapıldı

31. Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali’nin kazananları belli oldu. 28 Eylül gecesi Çukurova Üniversitesi Kongre Merkezi’nde gerçekleşen ve sunuculuğunu Özlem Gürses’in yaptığı gecede, ulusal yarışmalarda ödüller sahiplerini buldu. Jüri başkanlığını Nuri Bilge Ceylan’ın yaptığı ve 16 kategoride ödüllerin dağıtıldığı Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması’nda, Murat Fıratoğlu’nun “Hemme’nin Öldüğü Günlerden Biri” adlı filmi En İyi Film seçilirken, Yılmaz Güney Ödülü de Türker Süer’in “Gecenin Kıyısı” adlı filmine verildi. Adana Büyükşehir Belediyesi ve Festival Onursal Başkanı Zeydan Karalar’ın evsahipliğinde düzenlenen ve 23 Eylül’de başlayan 31. Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali, 28 Eylül Cumartesi akşamı Çukurova Üniversitesi Kongre Merkezi’nde yapılan Büyük Kapanış ve Ödül Töreni ile sona erdi. Sunuculuğunu Özlem Gürses’in yaptığı gecede, ulusal ve uluslararası yarışmalarının ödülleri sahiplerini buldu. “Hemme’nin Öldüğü Günlerden Biri” En İyi FilmUlusal Uzun Metraj Film Yarışması’nda 11 film, 16 kategoride yarıştı. Başkanlığını yönetmen Nuri Bilge Ceylan’ın yaptığı ve oyuncu ve yönetmen Mehmet Aslantuğ, oyuncu Serenay Sarıkaya, yazar ve senarist Nermin Yıldırım, yönetmen ve senarist Mustafa Kara, kurgucu Ayris Alptekin ile yazar, film eleştirmeni, küratör Müge Turan’dan oluşan jüri, Murat Fıratoğlu’nun yönettiği “Hemme’nin Öldüğü Günlerden Biri” adlı filmini En İyi Film seçerken, En İyi Yönetmen Ödülü’nü de “Hiçbir Şey Yerinde Değil” ile Burak Çevik’e verdi.Yarışmada Yılmaz Güney Ödülü, Türker Süer’in “Gecenin Kıyısı” filmine, Jüri Özel Ödülü de  Burak Çevik’in “Hiçbir Şey Yerinde Değil” adlı filmine verildi. Adanalı sinemaseverlerin oylarıyla belirlenen İzleyici Ödülü’nü de Hikmet Kerem Özcan’ın “Hakkı” adlı filmi aldı. En İyi Senaryo Ödülü ise iki film arasında paylaştırıldı ve “Döngü” ile Erkan Tahhuşoğlu’na, “Ölü Mevsim” ile Selen Örcan ve Doğuş Algün’e verildi. Yarışmada, En İyi Müzik Ödülü, “Yeni Şafak Solarken” ile Son Of Philip’in, En İyi Görüntü Yönetmeni Ödülü “Yeni Şafak Solarken” ile Peter Zeitlinger’in, En İyi Sanat Yönetmeni Ödülü, “Hiçbir Şey Yerinde Değil” ile Erim  Gayretli’nin ve En İyi Kurgu Ödülü de “Gecenin Kıyısı” ile Rainer Nigrelli’nin oldu. Kadın Oyuncu ödülleri ‘Ölü Mevsim’eEn İyi Kadın Oyuncu Ödülü, “Ölü Mevsim” adlı filmindeki performanslarıyla Funda Eryiğit ve Ece Yaşar’a verilirken, Yardımcı Rolde En İyi Kadın Oyuncu Ödülü, yine aynı filmdeki rolüyle Nesrin Uçarlar’ın oldu.Erdem Şenocak ve Ahmet Rıfat Şungar’a ‘En İyi Erkek Oyuncu’En İyi Erkek Oyuncu Ödülü, “Ölü Mevsim” ile Erdem Şenocak’a ve “Gecenin Kıyısı” ile Ahmet Rıfat Şungar’ın olurken; Yardımcı Rolde En İyi Erkek Oyuncu Ödülü, “Ölü Mevsim”deki oyunculuğuyla Serkan Ercan’a verildi. Umut veren oyuncular seçildi Yarışmada, Türkan Şoray Umut veren Genç Kadın Oyuncu Ödülü, “Hakkı” filmindeki performansıyla Tuana Almacı’nın, Umut Veren Genç Erkek Oyuncu Ödülü de “Hêvî” (Umut) filmindeki oyunculuğuyla Ömer Akalın’ın oldu. Film-Yön ‘Döngü’ ile ‘Hakkı’ dediİffet Eren Danışman Boz, Murat Şeker ve Tayfur Aydın’dan oluşan Film Yönetmenleri Derneği Jürisi’nin verdiği Film-Yön En İyi Yönetmen Ödülü, “Döngü” filmi ile Erkan Tahhuşoğlu ve “Hakkı” ile Hikmet Kerem Özcan’a sunuldu.SİYAD’ın da en iyisi “Hemme’nin Öldüğü Günlerden Biri”Abbas Bozkurt, Ayça Çiftçi ve Gül Yaşartürk’ten oluşan Sinema Yazarları Derneği (SİYAD) jürisinin verdiği SİYAD Ödülü de Murat Fıratoğlu’nun “Hemme’nin Öldüğü Günlerden Biri” adlı filmine verdi.En İyi Belgesel “Zamanın Kıyısında Sınav”Ulusal Belgesel Film Yarışması’nda 8 film yarıştı ve Yönetmen Eylem Kaftan, yönetmen, senarist ve yapımcı Hakkı Kurtuluş ile yönetmen Serdar Kökçeoğlu’dan oluşan jüri, En İyi Belgesel Film Ödülü’nü İlkay Nişancı’nın “Zamanın Kıyısında Sınav” adlı filmine verdi. Jüri Özel Ödülü de Bahar Bektaş’ın yönettiği “Sürgün Asla Bitmez” adlı filmin oldu.Uluslararasında En İyi Kısa Film, Türkiye’den Uluslararası Kısa Film Yarışması’nda ise toplam 20 kısa film yarıştı. Oyuncu Elit Andaç Çam, yönetmen Najwa Najjar ve yönetmen Nehir Tuna’nın jüriliğinde yapılan değerlendirme sonucu, Türkiye’den Çağıl Bocut’un yönettiği “Her Gün Biraz Daha Kolay”, En İyi Kısa Film Ödülü’nü alırken, Jüri Özel Ödülü de İran’dan Nasrin Mohammadpour’un “21 Hafta Sonra” (21 Weeks Later) adlı filmine verildi. Jüri ayrıca, Türkiye’den Umut Şilan Oğurlu’nun yönettiği “Dilan Hakkında Konuşmalıyız” adlı filmini Mansiyon Ödülü’ne değer gördü. Öğrenci kısalarında en iyiler Türkiye’nin farklı illerinden üniversite öğrencilerinin başvuruları sonucu gerçekleşen Öğrenci Kısa Film Yarışması’na bu yıl 201 başvuru gerçekleşti ve oyuncu Bülent Emrah Parlak, görüntü yönetmeni Meryem Yavuz ve yönetmen Tufan Taştan’ın ön jüriliğinde yapılan değerlendirme sonucu Kurmaca kategorisinde Yaşar Güney Yurdakul’un “Kötü Bir Gün”; Belgesel kategorisinde Yağmur Canpolat ile Berna Oduncu’nun birlikte yönettiği “Yirmili Yaşlarımın Başında”, Deneysel kategorisinde Ayşenur Ateş’in “Taş” ve Canlandırma kategorisinde Enes Kılıç’ın “Topraksız” adlı kısa filmleri 30 bin TL değerindeki En İyi Film Ödülü’nü kazandı. Jüri ayrıca, İsmail Hakkı Koçak’ın yönettiği “220” adlı filmi de Kurmaca dalında Jüri Özel Ödülü’nü değer gördü. En iyi Adana kısası “Zamanın Ustası” Adana’da çekilmiş kısa filmlerin yarıştığı ve müzisyen Canset Özge Can, sinema yazarı ve akademisyen Rıza Oylum ile yönetmen ve akademisyen Serdar Sabuncu jüriliğinde yapılan Adana Kısa Film Yarışması’nda ise Muhittin Yüceli’nin yönettiği “Zamanın Ustası” adlı film, 10 bin TL değerindeki En İyi Film Ödülü’nün sahibi oldu. Şükran Yiğit’e En İyi Uyarlama Senaryo Ödülü Bu yıl ilki yapılan Edebiyat Uyarlaması Uzun Metraj Senaryo Yarışması’nda 7 senaryo, yapımcı Anna Maria Aslanoğlu, yazar Mine Söğüt ve yönetmen Seren Yüce’nin jüriliğinde değerlendirildi ve Şükran Yiğit’in aynı adlı kendi romanından uyarladığı “Burası Radyo Şarampol” adlı projesine En İyi Uyarlama Senaryo Ödülü, Hakan Bıçakçı’nın aynı adlı romanından Barış Kefeli, Hakan Bıçakçı ve Nükhet Taneri’nin senaryosunu yazdığı “Uyku Sersemi” adlı projeye de Jüri Özel Ödülü verildi. YARIŞMALAR & ÖDÜLLER Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması En İyi Film Ödülü (1.500.000 TL): Hemme’nin Öldüğü Günlerden Biri / Murat Fıratoğlu Yılmaz Güney Ödülü (200.000 TL): Gecenin Kıyısı / Türker Süer Jüri Özel Ödülü (150.000 TL): Hiçbir Şey Yerinde Değil / Burak Çevik Adana İzleyici Ödülü (100.000 TL): Hakkı / Hikmet Kerem Özcan En İyi Yönetmen Ödülü (100.000. TL): Burak Çevik / Hiçbir Şey Yerinde Değil En İyi Senaryo Ödülü (100.000 TL): Erkan Tahhuşoğlu / Döngü & Selen Örcan, Doğuş Algün / Ölü Mevsim En İyi Kadın Oyuncu Ödülü (50.000 TL): Funda Eryiğit ve Ece Yaşar / Ölü Mevsim En İyi Erkek Oyuncu Ödülü (50.000 TL): Erdem Şenocak / Ölü Mevsim & Ahmet Rıfat Şungar / Gecenin Kıyısı En İyi Müzik Ödülü (50.000 TL): Son Of Philip / Yeni Şafak Solarken En İyi Görüntü Yönetmeni Ödülü (50.000 TL): Peter Zeitlinger / Yeni Şafak Solarken En İyi Sanat Yönetmeni Ödülü (50.000 TL): Erim Gayretli / Hiçbir Şey Yerinde Değil En İyi Kurgu Ödülü (50.000 TL): Rainer Nigrelli / Gecenin Kıyısı Yardımcı Rolde En İyi Kadın Oyuncu Ödülü (30.000 TL): Nesrin Uçarlar / Ölü Mevsim Yardımcı Rolde En İyi Erkek Oyuncu Ödülü (30.000 TL): Serkan Ercan / Ölü Mevsim Türkan Şoray Umut veren Genç Kadın Oyuncu Ödülü (20.000 TL): Tuana Almacı / Hakkı Umut Veren Genç Erkek Oyuncu Ödülü: Altın Koza Heykeli  20.000 TL): Ömer Akalın / HÊVÎ (Umut) SİYAD En İyi Film Ödülü: Hemme’nin Öldüğü Günlerden Biri / Murat Fıratoğlu Film Yön En İyi Yönetmen Ödülü: Erkan Tahhuşoğlu / Döngü & Hikmet Kerem Özcan / Hakkı Belgesel Film Yarışması En İyi Belgesel Ödülü (150.000 TL): Zamanın Kıyısında Sınav / İlkay Nişancı Jüri Özel Ödülü (75.000 TL): Sürgün Asla Bitmez / Bahar Bektaş Uluslararası Kısa Film Yarışması En İyi Film Ödülü (50.000.TL): Her Gün Biraz Daha Kolay / Çağıl Bocut (Türkiye) Jüri Özel Ödülü (25.000 TL): 21 Hafta Sonra (21 Weeks Later) / Nasrin Mohammadpour (İran) Mansiyon Ödülü: Dilan Hakkında Konuşmalıyız / Umut Şilan Oğurlu (Türkiye) Ulusal Öğrenci Filmleri Yarışması En İyi Belgesel Film (30.000 TL): Yirmili Yaşlarımın Başında / Yağmur Canpolat, Berna Oduncu En İyi Canlandırma Film (30.000 TL): Topraksız / Enes Kılıç En İyi Deneysel Film (30.000 TL): Taş / Ayşenur Ateş En İyi Kurmaca Film (30.000 TL): Kötü Bir Gün / Yaşar Güney Yurdakul Jüri Özel Ödülü – Kurmaca: 220 /  İsmail Hakkı Koçak Adana Kısa Film Yarışması En İyi Film Ödülü (10.000 TL): Zamanın Ustası / Muhittin Yüceli Edebiyat Uyarlaması Uzun Metraj Senaryo Yarışması En İyi Senaryo Ödülü (100.000 TL): Burası Radyo Şarampol / Şükran Yiğit Jüri Özel Ödülü (50.000 TL): Uyku Sersemi / Hakan Bıçakçı, Barış Kefeli, Nükhet Taneri   

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.