SON DAKİKA
Hava Durumu

#Adaletsizlik

Porsuk Haber Ajansı - Adaletsizlik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Adaletsizlik haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Genç Sağlık - Sen'den Tepki: "Belirsizlik Mesaisi Yaşatılıyor" Haber

Genç Sağlık - Sen'den Tepki: "Belirsizlik Mesaisi Yaşatılıyor"

Genç Sağlık-Sen Eskişehir Şube Başkanı Tolga Çınar, sağlık çalışanlarının çalışma düzeni, yönetim anlayışı ve liyakat tartışmalarına ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Şube Başkanı Çınar, sağlık çalışanlarının sürekli belirsizlik içerisinde görev yaptığını savunarak mevcut sistemin çalışanlar üzerinde ciddi baskı oluşturduğunu ifade etti. Sağlık çalışanlarının adeta “hazır kıta” mantığıyla çalıştırıldığını belirten Çınar, “Mantık şu; ‘Hasta yoksa eve git, hasta çıkarsa geri gel.’ Yani sağlık çalışanı personel değil, sanki çağırınca gelen moto kurye gibi görülüyor.” dedi. Çalışanların sürekli alarm halinde yaşadığını dile getiren Çınar, plansız çalışma düzeninin hem motivasyonu hem de iş barışını olumsuz etkilediğini söyledi. Açıklamasında ironik ifadeler de kullanan Çınar, “Tam pijamayı giymişsin, çayı koymuşsun, telefon çalıyor; ‘Hasta geldi, yarın nöbete geliyorsun.’ Yakında herhalde konum açtırıp ‘Size en yakın hasta yönlendirildi’ diye mesaj atacaklar.” ifadelerini kullandı. Liyakat vurgusu yapan Çınar, sağlık kurumlarında yönetici atamalarına yönelik eleştirilerde de bulundu. Bazı yöneticilerin çalışanı dinlemek yerine üst yönetime “şirin görünmeye” çalıştığını öne süren Çınar, bu anlayışın kurumlarda mobbing ve adaletsizlik ortamını beslediğini savundu. Liyakatsiz yönetici görünce şaşıranlar oluyor.” diyen Çınar, “Adam CV ile değil çevreyle yükselmiş. Çalışanı dinleyen değil, yukarıya iyi görünen ödüllendiriliyor. Sonra mobbing neden var, adalet neden yok diye soruluyor.” şeklinde konuştu. Sendika kimliği ile yöneticilik kimliğinin birbirine karıştırıldığını da iddia eden Çınar, yöneticilerin tarafsız olması gerektiğini belirterek şu ifadeleri kullandı: “Sendikacı kimliği ile yönetici kimliğini ayırmayan kimseden yönetici olmasını bekleyemeyiz. Ya sendika kimliğini bırakıp yönetici olsunlar, ya da yönetici kimliğini bırakıp sahaya insinler.”

Anahtar Parti’den İktidara "Kredi" Tepkisi: Eskişehir Neden Üvey Evlat Muamelesi Görüyor? Haber

Anahtar Parti’den İktidara "Kredi" Tepkisi: Eskişehir Neden Üvey Evlat Muamelesi Görüyor?

Anahtar Parti Eskişehir İl Başkanı Çağlar Ölce, kentsel dönüşüm kredisi kapsamına Eskişehir’in alınmamasına sert tepki gösterdi. Ölce, "Eskişehir'in altından fay hattı geçiyor, 5 bin bina risk altında ama destek paketinde şehrimizin adı yok. İktidar temsilcileri neden sessiz?" dedi. ​Anahtar Parti Eskişehir İl Başkanı Çağlar Ölce, kentsel dönüşüm ve deprem hazırlığı konusunda Eskişehir’in karşı karşıya kaldığı adaletsizliği gündeme taşıdı. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından açıklanan Dünya Bankası finansmanlı düşük faizli kredi desteğinin Eskişehir’i kapsamamasına tepki gösteren Ölce, iktidar milletvekillerini göreve çağırdı. ​"Kentsel Dönüşüm Olmadan Trafik ve Otopark Sorunu Çözülmez" ​Eskişehir halkının en büyük talebinin kentsel dönüşüm olduğunu belirten Çağlar Ölce düzenlediği basın toplantısında şu ifadelere yer verdi; "Eskişehir halkıyla her görüştüğümüzde karşımıza çıkan en büyük sorunlardan biri kentsel dönüşüm oluyor. Vatandaş açık açık söylüyor. “Kentsel dönüşüm olmadan trafik de çözülmez, otopark da çözülmez, deprem korkusu da bitmez” diyor. Çünkü insanlar riskli binalarda yaşamak istemiyor. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum geçtiğimiz Nisan ayında çok önemli bir kredi desteği açıkladı. Kentsel dönüşüm kapsamında vatandaşlara Dünya Bankası finansmanıyla ilk yıl ödemesiz, 180 ay vadeli, yüzde 0,69 faiz oranıyla 3 milyon TL’ye kadar kredi desteği verileceği duyuruldu. Bu gerçekten vatandaş açısından önemli bir fırsat. Ancak burada çok büyük bir adaletsizlik var. Başvurular 6 Nisan itibarıyla başladı. Biz bu açıklamayı yapmak için özellikle 1 ay bekledik. Belki Eskişehir için bir girişim yapılır diye bekledik. Belki iktidar temsilcileri ses çıkarır diye bekledik. Ama ne yazık ki tek bir ciddi açıklama duymadık. Çünkü bu destekten sadece İstanbul, Tekirdağ, Kocaeli, Sakarya, Manisa ve İzmir faydalanabiliyor. Peki Eskişehir neden yok? İstanbul var. İzmir var. Kocaeli var. Sakarya var. Manisa var. Tekirdağ var. Peki Eskişehir neden yok? Bursa neden yok? Her gün deprem haberleriyle gündeme gelen Balıkesir neden yok? Bunun cevabını bilen de yok, açıklayan da yok. Anahtar Parti Eskişehir İl Başkanlığı olarak açık açık soruyoruz. Eskişehir deprem riski taşımıyor mu? Eskişehir’in altından fay hattı geçmiyor mu? Biz yanıt verelim. 1956 yılında 6.4'lük deprem üreten, İnönü’den başlayıp kent merkezine kadar uzanan diri fay hattı bilimsel bir gerçek. Bunu herkes biliyor. AK Parti Eskişehir Milletvekili Nebi Hatipoğlu hemen hemen her açıklamasında Eskişehir’in deprem riski taşıdığını söylüyor. Belediyeleri sürekli kentsel dönüşüm konusunda eleştiriyor. AK Parti Eskişehir İl Başkanı Sayın Gürhan Albayrak da sürekli “depreme dayanıklı binalar yapılmalı” diyor. Biz de aynı şeyi söylüyoruz. Eskişehir’in depreme dayanıklı hale gelmesi gerekiyor. Bu kadar basit. Bu kadar net. Madem ortada bu kadar büyük bir risk var, o zaman Eskişehir neden bu kredi desteğinin dışında bırakıldı? İnşaat Mühendisleri Odası Eskişehir Şubesi geçtiğimiz aylarda çok çarpıcı bir açıklama yaptı. Kentte 5 bin binanın büyük risk altında olduğu ifade edildi. Yerel basın bu gerçeği sürekli gündeme taşıyor. Son olarak Şube Başkanı Sayın Oytun Gökten de “Eskişehir'de deprem riski var ama Eskişehir halkına kredi desteği yok. Gelin Eskişehir’i yeniden inşa edelim” çağrısında bulundu. Ben de bir inşaat mühendisiyim. Sayın Oytun Gökten’in bu açıklamalarına sonuna kadar katılıyorum. Ama görüyoruz ki iktidar temsilcileri bu konuda sessiz kalmayı tercih ediyor. Çünkü anlaşılan deprem meselesini sadece siyasi malzeme olarak görüyorlar. Gerçekten merak ediyoruz. Günlerdir neden tek bir net açıklama yapmıyorsunuz? Neden Eskişehir’in bu finansman paketine dahil edilmesi için mücadele etmiyorsunuz? Eğer deprem riski konusunda gerçekten samimiyseniz, o zaman çıkıp Eskişehir’in hakkını savunacaksınız. Ankara’nın kapısını çalacaksınız. Bu şehrin bu destekten yararlanması için mücadele edeceksiniz. Eskişehir halkı artık laf değil, somut adım istiyor. Net açıklama yapan ve çaba gösteren insanlar görmek istiyor. Soruyoruz. Eskişehir neden bu destek kapsamına alınmadı? Bu konuda hangi girişimlerde bulundunuz? Ve en önemlisi, Eskişehir halkına sessiz kalmanızın hesabını nasıl vereceksiniz? Biz Anahtar Parti olarak deprem gerçeğinin farkındayız. Eskişehir'in güçlü bir depreme hazır olmadığını da görüyoruz. İktidara gelir gelmez bu konuda bilimden yardım alarak harekete geçeceğiz. Projelerimizi hazırlıyoruz. Seçim takvimi başladığında Eskişehir halkına nefes aldıracak projelerimizi tek tek açıklayacağız. Kimse bizi hazırlıksız zannetmesin. Kentsel dönüşüm ile beraber hem trafik hem de otopark sorununu da çözeceğiz. Söz veriyoruz." dedi.

Emekliler Hak Etmediği Bir Hayatı Yaşıyor Haber

Emekliler Hak Etmediği Bir Hayatı Yaşıyor

Türkiye Emekliler Derneği (TÜED) Eskişehir Şube Başkanı Muhsin Dilbaz, en düşük emekli maaşının 20 bin liraya yükseltilmesine ilişkin değerlendirmelerde bulunarak, düzenlemenin emeklilerin yaşadığı derin yoksulluğu çözmekten uzak olduğunu söyledi. Türkiye’de emeklilerin ekonomik koşullar nedeniyle her geçen gün daha ağır bir yaşam mücadelesi verdiğini vurgulayan Dilbaz, artan hayat pahalılığı, barınma krizi, kira fiyatları ve gıda maliyetleri karşısında açıklanan rakamın gerçeklikle bağdaşmadığını ifade etti. “BU RAKAM GEÇİM SAĞLAMAZ” En düşük emekli maaşının 20 bin lira olarak belirlenmesinin emekliler arasında ciddi bir öfke yarattığını belirten Dilbaz, “Bu ülkede yıllarca prim ödemiş, uzun süre çalışmış, alın teriyle ülkenin kalkınmasına katkı sunmuş insanlar var. Buna rağmen emekliler, hak ettikleri bir yaşamdan çok uzak bir tabloya mahkûm ediliyor” dedi. “SORUN SADECE RAKAM DEĞİL, ADALETSİZLİK” Emekliler arasındaki gelir eşitsizliğine dikkat çeken Dilbaz, sorunun yalnızca maaşın düşük olması olmadığını vurgulayarak, “Neden hâlâ ‘en düşük emekli maaşı’ diye bir kavram konuşuluyor? İnsanların ödediği primlerin karşılığı neden tam olarak verilmiyor? Bu adaletsizlik daha ne kadar sürecek?” diye sordu. “EMEKLİLER HAK ETMEDİĞİ BİR YAŞAMI YAŞIYOR” Mevcut ekonomik düzenin emeklileri hak etmedikleri bir hayata zorladığını ifade eden Dilbaz, “20 bin lira, bugünkü şartlarda bir geçim ücreti değildir. Emekliler temel ihtiyaçlarını bile karşılamakta zorlanıyor. Bu öfkeyi dindirmek, bu yarayı kapatmak kolay değil” şeklinde konuştu.

Başkan Ünlüce, Büyükşehir Belediye Başkanları Mersin Buluşmasına Katıldı Haber

Başkan Ünlüce, Büyükşehir Belediye Başkanları Mersin Buluşmasına Katıldı

‘Cumhuriyet Halk Partili (CHP) Büyükşehir Belediye Başkanları Mersin Buluşması’, ‘Halk İçin Hep Beraber’ sloganıyla büyükşehir belediye başkanlarının katılımıyla gerçekleşti. Toplantıda belediyelerin 2025 yılı hizmetleri değerlendirilirken; 2026 yılına yönelik çalışmaları kapsamlı şekilde ele alındı. Tutuklu belediye başkanları, yoksullukla mücadele, global ve ulusal siyasetin ülkeye etkisi, belediyelere kayyım atanması, devam eden operasyonlar ve kuraklıkla mücadele de toplantı gündeminde yer aldı. Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) Başkan Vekili ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer’in ev sahipliğinde düzenlenen buluşma; Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Yerel Yönetimler ve Dirençli Kentlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Gökan Zeybek başkanlığında gerçekleşti. Başkan Seçer’in açılış konuşmaları ile başlayan buluşmaya; CHP Yerel Yönetimler ve Dirençli Kentlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Gökan Zeybek, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Nuri Aslan, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, Antalya Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Büşra Özdemir, Adana Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Güngör Geçer, Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanı Candan Yüceer, Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu ve Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce katılım sağladı. Buluşma, saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce toplantıyla ilgili yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi; "CHP Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcımız Gökan Zeybek ve Büyükşehir Belediye Başkanlarımızla Torosların eteklerinde, portakal kokulu Mersin’deyiz. Mersin Büyükşehir Belediye Başkanımız Vahap Seçer’in ev sahipliğinde 2025 yılındaki çalışmalarımızı değerlendirdik, 2026 yılı için görüş alışverişinde bulunduk. Şeffaflığı ilke, halkçılığı pusula edinen yönetim anlayışımızla; kentlerimizi birlikte üreten, birlikte paylaşan ve birlikte güçlenen bir geleceğe taşımaya devam edeceğiz." dedi. Başkan Seçer: “Nüfusun yüzde 60’ını ve Türkiye ekonomisinin 4’te 3’ünü CHP’li belediyeler yönetiyor” Başkan Seçer, açılışta gerçekleştirdiği konuşmasında; başta İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar ve Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek olmak üzere, tutuklu tüm belediye başkanlarına ve siyasilere selamlarını gönderirken; hayatını kaybeden Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Ferdi Zeyrek ile Şehzadeler Belediye Başkanı Gülşah Durbay’ı andı. Mersin Büyükşehir Belediyesi olarak toplantıya ev sahipliği yapmaktan mutluluk duyduklarını ifade eden Seçer, kentin ülke içindeki konumuna değindi. Mersin’in stratejik konumu ve tarihsel sürecini değerlendiren Seçer, kentin Türkiye’de ekonominin en önemli merkezlerinden biri olduğunu vurguladı. Kentin dinamik yapısından söz ederek göçlerle büyüdüğünü belirten Seçer, Mersin’in liman kenti olmasının tarihsel süreçteki önemine değindi. Gerçekleştirilen toplantının geçmiş dönemde de faydalarını gördüklerini dile getiren Seçer, “Bugün burada olma nedenimiz; bir yandan kendi görev ve sorumluluk alanlarımız içerisindeki sorunlarımızı konuşmak, tartışmak ve deneyim paylaşımı yapmak; bir yandan da Türkiye’nin, bölgenin ve dünyanın yaşadığı siyasal çalkantılar içerisindeki durumunu konuşmak. Çünkü her birimizin şehrinin kendine münhasır özelliklerinden dolayı hem iç siyasi gelişmelerden hem dış siyasi gelişmelerden etkilendiğini biliyoruz. Mersin ve komşumuz Adana bu konuda son derece hassas kentler. Orta Doğu’daki ve Kafkaslar’daki her gelişme buraya yansıyabiliyor. Çünkü bizim bölgelerimiz ulusal güvenlik açısından da son derece stratejik lokasyondalar” diyerek kentlerde yaşanan süreçleri bir arada tartışacaklarını belirtti. 2019 yılında yerel seçimlerde ortaya konulan başarıyı hatırlatan Seçer, Ankara ve İstanbul’un ardından Mersin, Adana, Antalya gibi kritik öneme sahip kentlerin de CHP’li belediye başkanları tarafından kazanılarak başarıyla yönetildiğini vurguladı. Tüm bu başarıyla birlikte 2024 yılında birçok yeni belediyenin de kazanıldığını ifade eden Seçer, “Her geçen yıl CHP’li belediye başkanlarının yönettiği nüfus oranını artırdık. Aynı zamanda ekonomik hacim olarak Türkiye’nin en önemli ekonomik döngüsünün olduğu şehirleri yönetmeye başladık. Bu siyaset açısından çok önemli ve değerlidir. Bugün nüfusun yüzde 60’ından fazlasını ve Türkiye ekonomisinin 4’te 3’ünü CHP’li belediyeler yönetiyor” sözlerini kaydetti. “Türkiye’nin geleceğini yerelden kurgulayacağız” Belediye başkanlarının yürüttükleri hizmet ve siyaset ile ülke siyasetine de yön verdiğinin altını çizen Seçer, “Bugün Cumhurbaşkanlığı son derece önemli bir makamsa hatta atanan bakanlar önemli bir makam işgal ediyorlarsa ve alanlarında hizmet etmeye çalışıyorlarsa, belediye başkanları da en az onlar kadar önemli siyasi aktörlerdir. Biz Türkiye’nin geleceğini yerelden kurgulayacağız. Bunun planlamasını yapma zorunluluğumuz var. Bizim görevimiz sadece bir kentin yerele ait olan hizmetlerini yerine getirmek değil; Türkiye’nin içinde bulunduğu siyasi konjonktürden çıkışını, vatandaşın umutlarının diri kalmasını sağlamaktır. Bunu yapabileceğimiz bir çalışma ortamı önümüzde var” diye konuştu. “Ülkenin en temel 2 sorunu: ‘Ekonomi’ ve ‘Adaletsizlik’ ” Ülkenin en temel 2 sorununun ‘Ekonomi’ ve ‘Adaletsizlik’ olduğunu vurgulayan Seçer, vatandaşların da bu adaletsizliğin farkında olduğunu belirterek, “Belediye başkanlarımızın tartışmalı yargı kararlarıyla tutuklu olduğunu, masumiyet karinesinin yok sayıldığını, herhangi bir yargı kararı yokken suçlu muamelesi gördüklerini herkes biliyor. Elbette ki bu süre içerisinde biz belediye başkanları olarak cezaevinde bulunan arkadaşlarımızın yanında olacak, onların yokluğunu aratmayacağız” sözlerini kaydetti. “CHP iktidarın kilidini açacaksa; anahtar belediyelerdir” İktidara giden yolun belediyelerin başarısından geçtiğini ifade ederek tüm baskıların bunun bilincinde olunmasından kaynaklandığını belirten Seçer, “CHP iktidarın kilidini açacaksa; bunun anahtarı belediyelerdir. Bunu iktidar da iyi biliyor. Bu nedenle bizi baskı altına almak, hizmet yapamaz hale getirmek, halk karşısında itibarsızlaştırmak gibi bir politika izlediklerini biliyoruz. Bu sorunun tespiti hepimiz tarafından yapılıyor ama bizim asıl konuşmamız gereken bu işlerin altından nasıl kalkacağımızdır. Tamamen siyasi saiklerle yaratılan sorunlarla uğraşıyoruz, bizim bunu siyasetle çözmemiz lazım. Siyasetle çözmenin en temel ve gerçekçi yolu; iktidar olmak” dedi. İktidara yürümenin bir zorunluluk olduğunu söyleyen Seçer, bu yolda umudun CHP’li belediyeler olduğunu sözlerine ekledi. “İlk seçimlerde partimizi iktidar yapacağız” Belediye başkanları olarak tüm bu sorumluluk ile başarılı olma ve Türkiye’nin geleceğini kurma yolunda en önemli siyasi figürler olduklarını hatırlatan Seçer, CHP tarihinin mücadelelerle geçtiğini hatırlattı. Parti olarak Cumhuriyet’in iradesini ortaya koyduklarını ifade eden Seçer, “Konumumuzun, durumumuzun, zorlukların farkındayız ama gücümüzün de farkındayız. Hep beraber bunu başaracağımızdan en ufak bir endişem yok. Halkta karşılığı olan, halka giden, halkın derdini dinleyen, halkla hemhal olan ve geleceğe umut olan bizleriz. İlk seçimlerde partimizi iktidar yapacağız. Türkiye’nin üzerindeki bu kara bulutları da hep beraber dağıtacağız” sözlerine yer verdi. Zeybek: “Vahap Başkanımız; günü kurtaran değil, geleceği planlayan bir belediyeciliği esas alıyor” CHP Yerel Yönetimlerden ve Dirençli Kentlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Gökan Zeybek konuşmasına; hayatını kaybeden Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Ferdi Zeyrek ile Şehzadeler Belediye Başkanı Gülşah Durbay’ı anarak başladı. Zeybek, Başkan Seçer’in Vekilliği öncülüğünde hizmet eden TBB’yi; belediyeler arasında ayrım yapmadan kamucu bir anlayışla kaynakları etkin ve verimli kullanarak vizyon projelere önderlik etmesi dolayısıyla tebrik etti. Birliğin; kişilere değil, halk iradesine dayalı olarak yönetildiğini kaydeden Zeybek, Mersin’deki belediyecilik anlayışının insanların hafızasına yerleştiğini sözlerine ekleyerek, “Mersin Büyükşehir Belediyesi yalnızca bir hizmet belediyeciliği örneği değil; sosyal adaletin, kapsayıcılığın ve krizlere karşı direncin kurumsallaştığı bir yerel yönetim modelidir. Vahap Başkanımız toplumsal kutuplaşmanın yerine ortak yaşamı; rantın yerine kamu yararını, günü kurtaran değil geleceği planlayan bir belediyeciliği esas alan bir anlayışla ve kararlılıkla başarılı bir belediye süreci yönetmektedir. Sayın Seçer; sosyal destekten tarıma, emeklilerden gençlere kadar her kesimi yöneten bir yerel yönetim pratiğiyle bugün ülkemizde CHP tarafından yönetilmeyen pek çok belediyeye örnek teşkil etmektedir” dedi. “Yargı, siyasetin aparatı haline geldi” İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’na yönelik gerçekleştirilen operasyonlara ve diploma davasına değinen Zeybek, bu durumun yargının siyasallaşması ve siyasetin yargı eliyle dizayn edilmesinin tipik bir örneği olduğunu ifade etti. Zeybek, “Bu bir hukuk davası değil, bu bir korkunun davasıdır. Bu dava Ekrem İmamoğlu’nun milletin kendisine uygun gördüğü Cumhurbaşkanlığı adaylığını engelleme davasıdır. 31 yıllık bir diplomanın iptal edilmesi, yargının siyasetin aparatı haline geldiğini apaçık bir göstergesidir” diye belirtti. “Türkiye’nin 3’te 1’inde demokrasi ayaklar altına alınmıştır” Zeybek, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in millet iradesine sahip çıktığını ve sandık milletin önüne gelene kadar meydanlarda, sokaklarda, alanlarda ve her yerde olmaya devam edeceklerini kaydetti. Esenyurt’u, Şişli’yi, Ovacık’ı, Van’ı, Mardin’i, Batman’ı, pek çok il ve ilçeyi kayyımın yönettiğini belirten Zeybek, belediyeleri halk iradesiyle seçilmişlerin yerine devlet eliyle atanmışların yönetmesini doğru bulmadıklarını sözlerine ekledi. Millet iradesinin yok sayılmasını kabul etmediklerinin altını çizen Zeybek, “Bugün Türkiye’de 28 milyon 819 bin 534 kişinin yaşadığı şehirlerin seçilmiş belediye başkanları görevde değildir. Bu, 103 yıllık Cumhuriyetimizin ve Cumhuriyet’in en önemli kurumlarından olan yerel yönetimler açısından bakıldığı zaman geriye gidişin en tipik örneklerinden biridir. Bugün Türkiye’nin 3’te 1’inde demokrasi ayaklar altına alınmıştır” dedi. Zeybek, CHP’li belediye başkanlarının başarılı performansının ‘CHP belediyeciliğini’ gösterdiğini belirterek, “232 olan belediye sayımızı bir anda 412’ye çıkarıyor olmamızın altındaki temel nokta da millete vermiş olduğumuz sözlerin tutulmasıydı” ifadelerine yer verdi. Zeybek, CHP’nin yerel seçimlerdeki oy oranının yüzde 38’den 48’e, belediyelerin memnuniyet oranının ise yüzde 60’lardan başlayarak yüzde 82’lere kadar çıktığını belirterek, “Bu oranlar bizi fazlasıyla memnun ederken; iktidar kanadını da ciddi biçimiyle endişeye sevk etti. Memnuniyet oranın artması CHP’nin Türkiye genelindeki oy dengesini yukarıya çekiyor olması da iktidarı belli ki çok sıkıştırdı ki ‘Silkeleyin’, ‘Mali anlamda belediyeleri kıskaca alın’ dediler” dedi. “Biz; halkçı belediyecilik anlayışıyla hizmet ediyoruz” CHP’li belediyelerin, yaşanılan tüm engellemelere rağmen halka dokunan hizmetleri hayata geçirdiğinden söz eden Zeybek, kadınından çocuğuna, gencinden yaşlısına, emeklisinden işçisine kadar her kesimden yurttaşın hayatını kolaylaştıracak belediye hizmetlerini hayata geçirdiklerini anlattı. Zeybek, CHP’li belediyeler olarak farklı bir belediyecilik anlayışı içerisinde yurttaşlara hizmet verdiklerini belirterek, iktidarı en çok rahatsız eden çalışmaların da belediyelerin yapmış olduğu sosyal destekler olduğunu dile getirdi. Zeybek, “Bir belediye başkanı; şehrinde yaşayan, ekonomik anlamda açlık sınırının altında bir gelir elde eden ve evine ekmek götüremeyen, evinde sıcak çorba kaynatamayan yurttaşın varlığını bilecek de buna nasıl sessiz kalacak? Bizden bunu nasıl beklersiniz? Bizim halkçı belediyecilik anlayışımızın temelinde; ‘Nerede bir ihtiyaç sahibi varsa bizim belediyelerimiz ve başkanlarımız onların yanında’ anlayışı var” dedi. “Umut Mersin’dedir, Türkiye’dedir” Başkan Seçer’e ve buluşmanın düzenlemesine katkı sunan herkese teşekkürlerini ileten Zeybek, “Seçimlerin hangi tarihte yapılacağı belli değil ama biz 155 bin sandık görevlimizle CHP olarak hazırız ve alandayız. 87 haftadır Türkiye’nin tüm anketlerde açık ara 1. partisiyiz ve ülkeyi yönetme iddiamızı yerel yönetimlerden aldığımız güçle Sayın Genel Başkanımız Özgür Özel’in liderliğinde sürdürme kararlılığındayız. O nedenle umut buradadır, Mersin’dedir, Türkiye’dedir, Silivri, Antalya, Buca ve Çorlu zindanlarındadır. Biz bu umudu yeşerteceğiz, güçlendireceğiz ve büyüteceğiz. Eninde sonunda haklılar ve halktan yana olanlar kazanacak. Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz” diye belirtti. Toplantı açılış konuşmalarının ardından basına kapalı olarak devam etti. Büyükşehir belediye başkanları belediyelerindeki çalışmalar, projeler ve deneyimler ile ilgili karşılıklı görüş alışverişinde bulundular.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.