SON DAKİKA
Hava Durumu

#Açıköğretim Fakültesi

Porsuk Haber Ajansı - Açıköğretim Fakültesi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Açıköğretim Fakültesi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Anadolu Üniversitesi Mikro Yeterlilikler Ekosistemini Tanıttı Haber

Anadolu Üniversitesi Mikro Yeterlilikler Ekosistemini Tanıttı

Anadolu Üniversitesi tarafından yükseköğretimde esnek ve yaşam boyu öğrenmeyi destekleyen Mikro Yeterlilikler ekosisteminin tanıtımına yönelik lansman programı düzenlendi. Anadolu Üniversitesi Öğrenci Merkezi Yunus Emre Salonunda düzenlenen ve "Eğitimine Sen Yön Ver Mikro Yeterlilikler" projesinin tanıtımının gerçekleştirildiği programa Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel’in yanı sıra Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Yusuf Özkay ve Prof. Dr. Serpil Koçdar, Rektör Danışmanı ve İletişim Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Barış Kılınç ve Rektör Danışmanı Prof. Dr. Mustafa Bostancı ile çok sayıda davetli katılım gösterdi. Rektör Adıgüzel: “Bilgiye ulaşma biçimleri değişiyor” Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel konuşmasının başlangıcında yükseköğretimde yaşanan dönüşüme dikkat çekerek bilgiye erişim ve öğrenme biçimlerinin köklü şekilde değiştiğini vurguladı. Rektör Adıgüzel iş dünyasının da bu dönüşüme paralel olarak hızla değiştiğini ifade ederek şunları söyledi: “Bugün yükseköğretimin geleceği açısından son derece önemli bir adımın heyecanını birlikte yaşıyoruz artık bilgiye ulaşma biçimleri değişiyor. Klasik yöntemlerin dışında, sınıf içinde ve dışında yeni öğrenme modelleri hızla hayatımıza giriyor. Meslekler dönüşüyor iş dünyasının beklentileri her geçen gün çeşitleniyor. Bu yeni dönemde gençlerimizin yalnızca diplomaya değil, bireysel becerilerini görünür kılan yeni kazanımlara da ihtiyacı var. Bugün lansmanını yaptığımız mikro yeterlilikler tam da bu ihtiyaca güçlü ve yenilikçi bir cevap veriyor.” “Mikro yeterlilikler öğrencilerimizin istihdam edilebilirliğini artıran tamamlayıcı bir yapı sunuyor” Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel konuşmasının devamında geleneksel diploma yapısının artık tek başına yeterli olmadığını belirterek, iş dünyasında beceri ve uzmanlaşmanın öne çıktığını ifade etti. Mikro yeterliliklerin bu boşluğu dolduracağını vurgulayan Prof. Dr. Adıgüzel şu ifadeleri kullandı: “Geleneksel sistemde yetkinlik büyük ölçüde diploma ile temsil ediliyordu ancak bugün artık iş görüşmelerinde sadece ‘hangi bölümden mezunsunuz’ sorusu yeterli olmuyor. Aynı diplomaya sahip binlerce aday arasından sizi farklılaştıracak olan şey hangi alanlarda derinleştiğiniz ve hangi becerileri kazandığınızdır. Mikro yeterlilikler tam da bu noktada devreye giriyor ve öğrencilerimizin istihdam edilebilirliğini artıran tamamlayıcı bir yapı sunuyor. Diplomalar bize hangi bölümden mezun olduğumuzu gösterebilir ancak neye hâkim olduğumuzu ve hangi yetkinliklere sahip olduğumuzu her zaman tam olarak ortaya koymaz.” “Öğrencilerimiz kendi yetkinlik portföylerini kendileri oluşturacak” Rektör Adıgüzel, Anadolu Üniversitesinde hayata geçirilecek mikro yeterlilik ekosistemi, dijital dönüşüm ve Açıköğretim Fakültesi üzerinden yaşam boyu öğrenme yaklaşımına da değindi. Yeni sistemle birlikte öğrencilerin kısa süreli ve ölçülebilir öğrenme deneyimleriyle kendi yetkinlik portföylerini oluşturacağını belirten Adıgüzel, şunları kaydetti: “Anadolu Üniversitesinde hayata geçireceğimiz mikro yeterlilik modeliyle kısa süreli, hedef odaklı ve ölçülebilir öğrenme deneyimlerini mümkün kılıyoruz. Öğrencilerimiz artık kendi yetkinlik portföylerini kendileri oluşturacak. Yapay zekâ ile ilişkilendirilmiş dersler ve sektör odaklı içeriklerle öğrencilerimizi iş dünyasına daha eğitim sürecindeyken hazırlıyoruz. Bu sistemle birlikte transkriptler sadece ders ve notların yer aldığı belgeler olmaktan çıkacak, somut becerileri de gösteren bir yapıya dönüşecek. Dijital rozetler ve dijital cüzdanlar sayesinde kazanılan yetkinlikler uluslararası düzeyde doğrulanabilir hale gelecek. Bu çalışma Türk yükseköğretimi açısından önemli bir dönüşümün başlangıcıdır ve YÖK desteğiyle yürüttüğümüz mikro yeterlilik projesi ilerleyen süreçte sistemin daha geniş ölçekte uygulanmasına zemin hazırlayacaktır.” Uzmanlar Mikro Yeterlilik sisteminin işleyişini anlattı Rektör Adıgüzel’in açılış konuşmasının ardından Mikro Yeterlilikler ekosistemine ilişkin sunumlar, Doç. Dr. Hakan Altınpulluk, Dr. Öğr. Üyesi Mesut Aydemir ve Arş. Gör. Nedime Selin Çöpgeven tarafından gerçekleştirildi. Doç. Dr. Hakan Altınpulluk, uzaktan eğitim sürecini başarıyla tamamlayan öğrencilerin dijital rozet alabileceğini, daha sonraki süreçlerde transkriptte AKTS kredisi karşılıklarını alabilmesi ve diploma ekinde gösterilebilmesi için ise gözetimli yüz yüze sınavların gerçekleştirileceğini ifade etti. Dr. Öğr. Üyesi Mesut Aydemir ise sınavların Anadolu Üniversitesinin Açıköğretim Fakültesi altyapısı sayesinde Türkiye genelindeki sınav merkezlerinde yapılmasının planlandığını belirtti. Mikro yeterliliklerin iş dünyasındaki yerine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Dr. Öğr. Üyesi Aydemir, dijital rozetlerin bireylerin sahip oldukları bilgi ve becerileri görünür kıldığını vurgularken Doç Dr. Altınpulluk Avrupa’da yaygınlaşan bu uygulamaların Türkiye’de de giderek önem kazandığını ifade etti. Arş. Gör. Nedime Selin Çöpgeven ise programın ilk aşamada Anadolu Üniversitesi ön lisans ve lisans öğrencilerine yönelik olarak hazırlandığını belirtirken ilerleyen dönemlerde kapsamının genişletilmesinin hedeflendiğini söyledi. Çöpgeven, ayrıca öğrencilerin sistem üzerinden eğitimlere başlayabileceklerini ve dersleri başarıyla tamamlayanların doğrulanabilir dijital rozet elde edebileceklerini kaydetti. Soru-cevap bölümünde mikro yeterliliklerin yükseköğretimde daha esnek ve bireyselleştirilmiş öğrenme modellerinin gelişimine katkı sağlayabileceği değerlendirildi. Programda devamında Mikro Yeterlilikler ekosistemine katkı sunan akademisyenlere de teşekkür belgeleri verildi. Belgeler, Rektör Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Serpil Koçdar, Rektör Danışmanı ve İletişim Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Barış Kılınç ile Rektör Danışmanı Prof. Dr. Mustafa Bostancı tarafından takdim edildi. Mikro Yeterliliklerle öğrencilere yeni kariyer fırsatları Anadolu Üniversitesi, öğrencilerin iş dünyasında ihtiyaç duyduğu becerileri kazanmasını desteklemek amacıyla Mikro Yeterlilik Programları’nı hayata geçiriyor. Belirli alanlarda kısa süreli eğitimler sunan program, öğrencilerin kazandıkları yetkinlikleri dijital rozetlerle belgeliyor ve bu kazanımların AKTS karşılığıyla transkriptlere işlenmesine imkân tanıyor. Öğrenciler kariyer hedefleri doğrultusunda kendi öğrenme rotalarını oluşturabilirken “Veri Okuryazarlığı”, “Yapay Zekâ Destekli Akademik Yazım”, “Siber Güvenlik Farkındalığı” ve “Ruh Sağlığı Okuryazarlığı” gibi alanlarda mikro yeterlilikler elde edebiliyor. Sistem sayesinde öğrenciler, uygun koşullarda seçmeli ders yükümlülüklerinin bir kısmını karşılayarak 24 AKTS’ye kadar muafiyet kazanabiliyor ve erken mezuniyet fırsatından yararlanabiliyor. Güvenli dijital cüzdan altyapısıyla desteklenen program, öğrencilerin kazandıkları yetkinlikleri doğrulanabilir dijital rozetler aracılığıyla profesyonel ağlarda paylaşabilmelerine olanak sağlıyor. Anadolu Üniversitesi tarafından geliştirilen sistem, yükseköğretimde beceri odaklı, esnek ve yaşam boyu öğrenmeyi destekleyen yeni bir eğitim modelinin önemli bir adımı olarak öne çıkıyor. Kaynak: Anadolu Üniversitesi Haber Ajansı(AnaHaber) anahaber.anadolu.edu.tr

Prof. Dr. Nilgün Özdamar Yapay Zeka Konusunda Bir Başarıya İmza Attı Haber

Prof. Dr. Nilgün Özdamar Yapay Zeka Konusunda Bir Başarıya İmza Attı

Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nilgün Özdamar, yapay zekâ alanında kadın liderliğini desteklemeyi amaçlayan uluslararası Rising Woman Leaders in AI – Yapay Zekâda Yükselen Kadın Liderler Programına seçilerek önemli bir başarıya imza attı. British Council tarafından desteklenen ve Henley Business School liderliğinde yürütülen program, Koç Üniversitesi, Thames Valley AI Hub (TVAI), Moka United ve Orta Doğu Teknik Üniversitesi Kadın ve Toplumsal Cinsiyet Çalışmaları Bölümü iş birliğiyle gerçekleştiriliyor. “Uluslararası bir mentor–liderlik programında yer almak büyük bir motivasyon kaynağı” Programın içeriğine ilişkin bilgi veren Prof. Dr. Özdamar, şunları aktardı: “Program kapsamında İngiltere’den alanında uzman mentorlarla eşleştiriliyor; liderlik, iletişim, proje geliştirme ve strateji gibi konularda eğitim alıyoruz. Türkiye’den yaklaşık 15 kadın seçildi ve katılımcılar farklı disiplinlerden akademisyenler ile profesyonellerden oluşuyor. Program Nisan 2026’ya kadar sürecek. Şu anda iletişim becerileri ve profesyonel yazım üzerine eğitimlere başladık; önümüzdeki haftalarda mentor eşleşmeleri gerçekleştirilecek.” “Yapay zekâ tabanlı video içerikleri ve AI üniversite modeli dikkat çekti.” Programa kabul sürecine ilişkin konuşan Prof. Dr. Özdamar programa kabul sürecini şu sözlerle anlattı: “Uzun süredir YouTube’da yapay zekâ tabanlı video içerikleri üretiyorum. Bir konferans için hazırladığım videoyu daha etkileyici hâle getirmek istememle başlayan bu süreç zamanla kendi avatarımı oluşturduğum, sesimi klonlayarak entegre ettiğim ve farklı yapay zekâ araçlarını bir araya getirdiğim bir yapıya dönüştü. Bugün farklı temalarda AI destekli eğitim videoları ve farkındalık içerikleri hazırlıyorum. Tüm bu çalışmaların yanı sıra, Haziran’da Litvanya’da tamamladığım yapay zekâ tabanlı üniversite modeli üzerine yüksek lisans tezim de mülakat sürecinde büyük ilgi gördü ve programa kabul edilmemde önemli bir rol oynadı” “Hedefim, üniversitelerde dijital dönüşümü yapay zekâ ile bütüncül bir modele dönüştürmek” Kabul edildiği projeler ve gelecekte yapacağı çalışmalar hakkında bilgi veren Özdamar şunları ifade etti: “Program kapsamında, yapay zekâ tabanlı video içerik üretim sürecimi ileri bir aşamaya taşımayı ve farklı generatif yapay zekâ tasarım araçlarını stratejik ve karşılaştırmalı bir yaklaşımla analiz ederek yeni nesil öğrenme materyalleri geliştirmeyi hedefliyorum. Bu doğrultuda yakın dönemde AI destekli mini dersler ve mikro-öğrenme modülleri tasarlamayı planlıyorum. Aynı zamanda, toplumsal fayda üretmeyi amaçlayan projelerime de devam ediyorum. Örneğin, şu sıralar 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Günü kapsamında yapay zekâ destekli bir şarkı ve farkındalık videosu üzerinde çalışıyorum. Bunun yanı sıra, kadına yönelik şiddete dikkat çekmek amacıyla öğrencilerimle birlikte geliştirdiğimiz AI destekli afiş tasarımlarından oluşan bir sergi hazırlığı yürütüyoruz. Kısaca özetlemek gerekirse, tüm bu çalışmalarımın ortak paydasını yapay zekânın dönüştürücü gücünü hem kurumsal hem toplumsal bağlamda görünür kılmak oluşturuyor. Araştırma çabalarım ise yükseköğretimde dijital dönüşümün AI temelli modellerle nasıl sürdürülebilir, ölçülebilir ve yenilikçi biçimde uygulanabileceğine odaklanmaktadır.” “Kadınların yapay zekâ alanında daha görünür olması kritik önemde” Kadınların yapay zekâ alanındaki varlığına dikkat çeken Prof. Dr. Özdamar yapay zekâ alanında kadın liderlerin artmasını neden önemli bulduğunu şu sözlerle aktardı: “Yapay zekâ alanında önemli katkılar sunan çok sayıda güçlü kadın olmasına rağmen, bu katkıların görünürlüğü hâlâ hak ettiği düzeyde değildir. Oysa teknoloji tarihine baktığımızda, bilgisayar biliminin temellerini atan Ada Lovelace ve ilk elektronik bilgisayar ENIAC’ı programlayan altı kadın matematikçi gibi öncü isimler, bu alanın gelişiminde kritik roller üstlenmişlerdir. Günümüzde de Fei-Fei Li, Joy Buolamwini, Timnit Gebru gibi araştırmacılar yapay zekâda etik, adalet, insan-merkezlilik ve bilimsel yenilik bağlamında çığır açıcı çalışmalar yürütmektedir. Buna rağmen kadınların yapay zekâ ekosistemindeki görünürlüğünün sınırlı olması, kapsayıcı ve eşitlikçi bir teknoloji geleceği için önemli bir sorundur. Bu nedenle Yapay Zekâda Yükselen Kadın Liderler Programı, kadın liderliğini ulusal ve uluslararası ölçekte güçlendirmeyi ve yeni kuşak kadın araştırmacıların önünü açmayı amaçlayan önemli bir adımdır. Bu dönüşümde aktif rol almak ve kadınların görünürlüğünü artırmak benim için çok değerli.” Kaynak: AnaHaber

Anadolu’da “Burada Değişime Açık Öğretim Var” Lansmanı Düzenlendi Haber

Anadolu’da “Burada Değişime Açık Öğretim Var” Lansmanı Düzenlendi

Anadolu Üniversitesi, 14 Temmuz 2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanı kararıyla, Açıköğretim Sistemi’ndeki önemli bir yapısal dönüşümü resmî olarak başlattı. Bu karara göre, daha önce ayrı ayrı idari yapılanmalarla faaliyet gösteren İktisat ve İşletme Fakülteleri, artık “Açıköğretim Fakültesi” olarak tek çatı altında birleşti. Söz konusu birleşmeye ilişkin detaylar, Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel tarafından düzenlenen lansman toplantısında kamuoyuyla paylaşıldı. Anadolu Üniversitesi Akademik Yemekhane’de gerçekleştirilen, ulusal ve Eskişehir yerel basınının davet edildiği lansmana; Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Köksal Büyük, Rektör Danışmanı Prof. Dr. Barış Kılınç, Açıköğretim Fakültesi Dekan Yardımcıları Doç. Dr. Hasan Uçar ve Dr. Öğr. Üyesi Erdem Erdoğdu katılım gösterdi. Lansmanın açılış konuşmaları öncesinde, Anadolu Üniversitesi Kurumsal İletişim Koordinatörlüğü tarafından tamamı yapay zekâ uygulamalarıyla hazırlanan “Değişime Açık Öğretim” kampanyasının reklam filmi katılımcılara izletildi. Rektör Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel: “Açıköğretim sisteminde daha etkin ve sürdürülebilir bir yönetim anlayışını hedefliyoruz” Rektör Adıgüzel, lansmanın açılış konuşmasında, İktisat ve İşletme Fakültelerinin Açıköğretim Sistemine dahil edilmesi sürecinde, daha etkin ve sürdürülebilir bir yönetim anlayışını hedeflediklerini vurguladı ve şunları söyledi: “Anadolu Üniversitesi artık Eskişehir’e sığmayacak kadar büyük, Türkiye’ye sığmayacak kadar güçlü bir yapıya sahip. Yüzlerce ülkeden binlerce öğrencimizin bulunduğu küresel bir kampüsüz ve bu sayı her geçen gün artıyor. Biz de bu sistemi her yıl AR-GE birimimizle geliştiriyor, her adımda kamuoyunu sizlerin aracılığıyla bilgilendirmeye özen gösteriyoruz. Eğitimin tümünü dijitalleştirirken kitap basımında ısrar etseydik, sadece yüzde 2’lik bir talep için 60 milyon kitabı israf etmiş olacaktık. Bu nedenle büyük bir dönüşüm başlattık. Büroların kapatılması kolay bir karar değildi. Ancak süreç içerisinde 700 milyon liralık maliyetin sürdürülemez olduğunu gördük. Dijital ortamda yapılan işlemler için bu kadar büyük bir masrafı sürdürmek doğru değildi. Kimseyi mağdur etmeden, tüm çalışanlarımızı bulundukları illerdeki kurumlara geçiş yapmalarını sağlıyoruz. Bu bizim en büyük hassasiyetimizdi. AÖF bürolarındaki işlerin merkezileştirilmesiyle birlikte kitap dağıtımı ve diğer süreçler artık dijital ortamda yürütülüyor. Eğer değişimi reddedip sistemi olduğu gibi bıraksaydık, çökmeye mahkûm olurduk. Artık sanayi devrimi değil, dijital devrim çağındayız. Öğrencilerimizin yüzde 70’i sistemde ikinci üniversite kapsamında yer alıyor. Böyle bir dönüşüm yaşanırken eski programlara ısrar etmek mümkün değil. Kapatılan 10 program, tüm sistemin sadece yüzde 5’ini oluşturuyordu; ancak bu dersler için her biri 16 farklı formatta materyal üretmek ciddi kaynak gerektiriyordu. Biz değişime ayak uydurmak değil, değişimi yönetmek istiyoruz.” Prof. Dr. Adıgüzel: “Anadolu Üniversitesi, açık ve uzaktan öğrenmede ilk üçte yer alıyor” Prof. Dr. Adıgüzel konuşmasına şöyle devam etti: “Anadolu Üniversitesi, açık ve uzaktan öğrenmede Avrupa’da birinci dünyada ilk üçte yer alıyor. Sistem artık yalnızca diploma veren değil, yetkinlik kazandıran ve çift diploma sunan bir yapıya dönüşüyor. Bu kapsamda, bu yıl uluslararası öğrenci sayımızı yüzde yüz artırmayı hedefliyoruz. 12 farklı ülke için yerel dillerde özel sayfalar hazırlıyoruz. Türk Dili ve Kültürü Programımızı dünyaya açtık ve bu yenilik, gittiğimiz her kurumda büyük heyecanla karşılanıyor. Yapay zekâ ve dijital teknolojilere dayalı bir eğitim modeline geçiyoruz. Bu kapsamda Bilişim Teknolojileri Yüksekokulu’nu kurduk ve öğrenci almaya başlıyoruz. Anadolu Üniversitesi, dijital iletişim, animasyon ve yapay zekâ gibi alanlarda öncü üniversitelerden biri olma yolunda ilerliyor. Ülkemiz adına yaptığımız bu önemli adımları daha da perçinlemek istiyoruz. Bu yıl, Anadolu Üniversitesi örgün öğretime kaydolan her bir öğrencimiz adına bir fidan dikeceğiz. Yaklaşık 3.500 öğrenci alımıyla birlikte, Eskişehir’deki ormanlık alanlarda en az 3.500 fidanı toprakla buluşturmuş olacağız. Eskişehir’e okumaya gelen her bir öğrencimizin burada bir ağacı olacak.” Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Köksal Büyük: “Açıköğretim herkese hayalini kurduğu alanda eğitim alma olanağı sağlıyor” Lansmanda konuşan Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Köksal Büyük, Açıköğretim Sisteminde başlatılan dijitalleşme süreciyle, öğrenci deneyimini daha erişilebilir, hızlı ve verimli hâle getirdiklerini ifade etti. Açıköğretim Fakültesi’nin 40 yıl içerisindeki dönüşümünü detaylarıyla aktaran Prof. Dr. Büyük, yürütülen dijital dönüşüm sürecinin hem teknik altyapı hem de öğrenci memnuniyeti açısından büyük kazanımlar sağladığını vurguladı ve şunları söyledi: “Dijitalleşme öncesinde yılda 16 milyon kitap basılıyordu. Bu kitapların yüzde 40’ı öğrenciler tarafından teslim alınır, yüzde 60’ı ise hiç alınmazdı. ‘Kitabın kapağını açıyorum’ diyenler yüzde 10, gerçekten okuyanlar ise sadece yüzde 5’ti. Bu nedenle basılı kitapların yerini artık dört farklı dijital formatta sunulan kaynaklar aldı. Kayıt dönemlerinde bankalarda ve bürolarda oluşan uzun kuyruklar, dijital çözümlerle ortadan kalktı. Sınav süreçlerinde kullanılan kimlik ve belgeler de dijital ortama taşındı. Ayrıca e-Kampüs platformu üzerinden özet bilgiler, çıkmış sınav soruları, video anlatımlar gibi 26 farklı içerik sunularak öğrencilerin istedikleri an ders çalışabilmeleri sağlandı. Açıköğretim, örgün öğretimden farklı değil. Gençler bazen tercihlerinde kararsız kalabiliyor; Açıköğretim, onlara sevdikleri ve hayalini kurdukları başka bir alanda da eğitim alma fırsatı sunuyor.” 1982’de kurulan Açıköğretim Sistemi’nin zamanla dönüşerek 1993’te İşletme ve İktisat Fakültelerini de bünyesine kattığını hatırlatan Prof. Dr. Büyük, bundan böyle diplomalarda “Açıköğretim Fakültesi” ibaresinin yer alacağını belirtti. Lansmanda ayrıca, Açıköğretim Fakültesi Dekan Yardımcıları Doç. Dr. Hasan Uçar ve Dr. Öğr. Üyesi Erdem Erdoğdu, Açıköğretim, İktisat ve İşletme Fakültelerinin “Açıköğretim Fakültesi” adı altında tek çatı altında birleştirilmesi konulu bir sunum gerçekleştirdiler.

Anadolu Üniversitesi 7'den 77'ye Mezunlarını Uğurladı Haber

Anadolu Üniversitesi 7'den 77'ye Mezunlarını Uğurladı

Anadolu Üniversitesi, 2024-2025 Akademik Yılı Açıköğretim Sistemi mezunlarını uğurladı. Mezuniyet törenine, Açıköğretim Sistemi mezunlarının yanı sıra Anadolu Üniversitesi Tazelenme Üniversitesi ve Çocuk Üniversitesi mezunları da katılarak mezuniyet sevincini paylaştı. 15 Haziran Pazar günü Anadolu Üniversitesi Yunus Emre Kapalı Spor Salonunda gerçekleştirilen törende, Açıköğretim Fakültesi, İktisat Fakültesi ve İşletme Fakültesi öğrencileri mezuniyet heyecanını yaşadı. Törene; Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, Eşi Oya Adıgüzel, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Yusuf Özkay, Prof. Dr. Serpil Koçdar, Prof. Dr. Köksal Büyük, Rektör Danışmanı ve İletişim Bilimleri Fakültesi Dekan Vekili Prof. Dr. Barış Kılınç, Açıköğretim Fakültesi Dekan Vekili Prof. Dr. Aras Bozkurt, İşletme Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Bayram Zafer Erdoğan, İktisat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Aslı Avşar, senato üyeleri, dekan yardımcıları, öğretim üyeleri ve öğrencilerin aileleri katıldı. Rektör Prof. Dr. Adıgüzel: “Bu anlamlı günde üç kuşak bir aradayız” Törenin açılış konuşmasını gerçekleştiren Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel şunları söyledi: “Bugün, Türkiye’nin en köklü ve güçlü üniversitelerinden biri olan Anadolu Üniversitesi’nin mezuniyet töreninin ilk gününde birlikteyiz. Bu anlamlı günde üç kuşak bir aradayız: Akademik heyecanı erken yaşta tadan Çocuk Üniversitesi mezunlarımız, ‘Öğrenmenin yaşı yoktur’ diyen 60 yaş üstü Tazelenme Üniversitesi mezunlarımız ve Açıköğretim Sisteminin mezunlarımız. Bugün burada Açıköğretim Fakültesi, İktisat Fakültesi ve İşletme Fakültesi’nin, yaklaşık 60 bin öğrencisinden seçilen temsilcileri bizimle. Hepinizi gönülden kutluyorum. Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Sistemi 43 yılda dört buçuk milyona yakın mezun verdi. Bu sistem sadece Türkiye’de değil, dünyada da uzaktan eğitimin öncülerindendir. 81 ilden ve 50'ye yakın ülkeden binlerce öğrenciye ulaşan bu sistem, çağdaş teknolojileri kullanarak yükseköğretimi mekândan ve zamandan bağımsız hâle getirmiştir. Bugün, aramızda ikinci üniversitesini tamamlayan pek çok kişi bulunuyor. Anadolu Üniversitesi, Avrupa’nın en büyük, dünyanın ise üçüncü büyük üniversitesidir. Yenilikçi öğretim sistemleriyle örnek teşkil etmektedir.” Rektör Adıgüzel: “Aldığınız diplomaların hayatınıza başarı ve mutluluk getirmesini diliyorum” “Sizlerle bir müjde de paylaşmak istiyorum.” diyerek konuşmasına devam eden Rektör Adıgüzel; “Açıköğretim Sisteminde şu anda 51 farklı program bulunmakta. Mezun olduğunuz program dışında yeni bir programa kayıt yaptırarak tekrar mezun olabilirsiniz. Bu yıl ilk kez, yurt dışında yaşayan Türklere ve uluslararası öğrencilere yönelik Türk Dili ve Kültürü Programı açılıyor. Bu program, Türkçeyi akademik düzeyde öğrenmek isteyenlere büyük bir fırsat sunacak. Sevgili mezunlarımız, bu başarı yolculuğunuzda en büyük destekçiniz olan ailelerinizi içtenlikle kutluyorum. Bu vesileyle Babalar Günü’nü de kutluyor, özellikle kadınların ve annelerimizin desteğini takdirle anıyorum. Bugün, sizinle birlikte bu gururu paylaşan en önemli paydaşlardan biri de kıymetli hocalarımız. Kendilerine de güçlü bir alkış rica ediyorum. Çocuk Üniversitesi, Tazelenme Üniversitesi ve Açıköğretim Sistemi mezunlarını aynı çatı altında görmek benim için büyük bir gurur kaynağı. Aldığınız diplomaların hayatınıza başarı ve mutluluk getirmesini diliyor, hepinizi sevgi ve saygıyla selamlıyorum.” Prof. Dr. Büyük: “Her mezuniyette bu coşkuyu hep birlikte yaşıyoruz” Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Sisteminden Sorumlu Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Köksal Büyük ise Açıköğretim Sistemi Önlisans Programlarının mezuniyet töreninin açılış konuşmasında şunları söyledi: “Değerli hocalarım, sevgili öğrenciler, her mezuniyette bu coşkuyu hep birlikte yaşıyoruz. Çünkü biz, Açıköğretim Sistemi çatısı altında büyük bir aileyiz. Aramızdaki bu güçlü bağ, sistemin en değerli yönlerinden biri. Online derslerimde ‘sevgili öğrencilerim’ demiyorum; çünkü çoğunuzla yaşıtız, hatta benden büyük olanlar da var. Bu da ders ortamımıza samimi bir hava katıyor. Bugün sizlere içtenlikle kendi hikâyemden bahsetmek istiyorum. Eskişehir'e 17 yaşında geldim. Şu an 52 yaşındayım. Yaklaşık yarım asırdır öğrenciyim. Hem akademik hem de yaşam anlamında öğrenmeye devam ediyorum. Bugüne dek Açıköğretim Sisteminden iki ön lisans, bir lisans olmak üzere üç diploma aldım. Bu süreçte rektör yardımcısı oldum. Hedefim, üç diploma daha almak. Çünkü eğitim hiç bitmeyen bir yolculuk. Sizlerden de bir ricam var: Eğitim burada bitmesin. Ön lisans mezunu olarak Dikey Geçiş Sınavı'na girin ve dört yıllık lisansınızı tamamlayın. Bu aile birlikte öğrenmeye devam etsin. Sizlerin gözlerindeki mutluluğu görmek bizleri gururlandırıyor. Hepinizi yürekten tebrik ediyorum.” Şahinkaya: “Sosyoloji Bölümü’nden dereceyle mezun olmaktan onur duyuyorum” Mezun öğrenciler adına konuşan ve Açıköğretim Fakültesi Sosyoloji Bölümü’nü dereceyle bitiren Gonca Şahinkaya şu ifadeleri kullandı: “Anadolu Üniversitesi’nin bizlere sunduğu uzaktan eğitim programlarından biri olan Sosyoloji Bölümü’nden dereceyle mezun olmaktan onur duyuyorum. Üniversitemizin sunduğu kapsamlı ve zengin içerikler sayesinde karşılaştığımız her yeni ders bizlere yeni kapılar açarak dünyayı sorgulamayı, toplumun görmezden gelinen seslerini duymayı ve görünmeyen toplumsal yapıları fark etmeyi sağladı. Eğitimimiz üzerinde emeği geçen tüm Anadolu Üniversitesi öğretim üyelerine teşekkür ediyorum.” Çakır: “Dijital eğitimin öncüsü olan Anadolu Üniversitesi ailesine teşekkür ediyorum” İktisat Fakültesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü’nü dereceyle bitiren Tufan Çakır konuşmasında şunları söyledi: “Bugünün benim için ayrı bir anlamı daha var. Şu an aranızda, Gümüşhane Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü’nde görev yapan bir profesör olarak bulunuyorum. Yıllar sonra yeniden öğrenci sıralarına dönmek, farklı bir disiplinin bakış açısını edinmek benim için oldukça kıymetli ve öğretici bir deneyim oldu. Sosyal bilimler alanında kazandığım bu perspektif, mesleki ve kişisel gelişimime önemli katkılar sağladı. Bu vesileyle; sayın rektörümüze, dekanımıza, bizlere rehberlik eden tüm değerli hocalarımıza ve açıköğretim ile dijital eğitimin öncüsü olan Anadolu Üniversitesi ailesine içten teşekkürlerimi sunuyorum.” Pars: “Anadolu Üniversitesi’ne sonsuz teşekkürler” İşletme Fakültesi İşletme Bölümü’nü dereceyle bitiren Esra Pars ise konuşmasında şunları söyledi: “Çeşitli sebeplerle eğitimini örgün olarak sürdürememiş ben ve benim gibi olan tüm arkadaşlarıma ışık olan Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi ailesine sonsuz teşekkür ederim. Sevgili mezun arkadaşlarım, yolunuz açık olsun; kendinizden ve hayallerinizden vazgeçmeyin. Hepinize başarı, mutluluk ve sağlık dolu bir gelecek diliyorum. Mezuniyetimiz kutlu olsun.” Kayın: “23 yıl sonra tekrar mezuniyet sevinci yaşıyorum” Son olarak, Açıköğretim Fakültesi Engelli Bakımı ve Rehabilitasyon Bölümü’nü dereceyle bitiren Özlem Kayın duygularını şöyle ifade etti: “Bundan 23 yıl önce üniversiteden mezun olmuştum. 23 yıl sonra tekrar mezuniyet sevinci yaşıyorum. Bana bu sevinci tekrar yaşatan Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi’nin tüm hocalarına ve çalışanlarına gönülden teşekkür ediyorum.” Konuşmaların ardından Açıköğretim Sisteminden dereceyle mezun olan öğrenciler ile Tazelenme Üniversitesi ve Çocuk Üniversitesi öğrencileri, mezuniyet belgelerini Rektör Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, rektör yardımcıları ve öğretim üyelerinin elinden aldı. Geri sayımın ardından tüm öğrenciler, mezuniyet coşkusunu keplerini havaya fırlatarak kutladı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.