SON DAKİKA
Hava Durumu

#Acele Kamulaştırma

Porsuk Haber Ajansı - Acele Kamulaştırma haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Acele Kamulaştırma haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Alpu Ovasında Bir Hukuk Zaferi Daha! Haber

Alpu Ovasında Bir Hukuk Zaferi Daha!

Eskişehir Büyükşehir Belediyesi’nin Alpu Termik Santrali projesine karşı yürüttüğü hukuk mücadelesinde bir büyük kazanım daha elde edildi. Bursa Bölge İdare Mahkemesi, Danıştay'ın bozma kararına uyarak, verimli tarım arazilerinin enerji üretim alanı olarak kullanılmasına izin veren işlemleri iptal etti. Eskişehir ili, Tepebaşı ilçesi sınırlarında yer alan Sepetçi ve Margı mahallelerindeki tarım arazilerinin; Alpu Termik Santrali, ek tesisleri ve kül depolama sahası olarak kullanılmasına yönelik verilen "tarım dışı kullanım" izinlerine karşı açılan davada karar verildi. Mahkeme, bölgenin tarımsal bütünlüğünün korunmasına hükmetti. DANIŞTAY’IN "BOZMA" KARARI SÜRECİ BELİRLEDİ Daha önce Eskişehir 2. İdare Mahkemesi tarafından reddedilen ve ardından istinaf başvurusu da olumsuz sonuçlanan dava, belediyenin ısrarlı takibi sonucu Danıştay'a taşınmıştı. Danıştay Onuncu Dairesi'nin 25 Eylül 2025 tarihli bozma kararı, sürecin seyrini değiştirdi. Bursa Bölge İdare Mahkemesi Altıncı İdari Dava Dairesi, Danıştay’ın bu kararına uyarak dosyayı yeniden inceledi ve ilk derece mahkemesinin ret kararını kaldırarak söz konusu idari işlemlerin iptaline oybirliğiyle karar verdi. "ÇED OLUMLU" KARARI OLMAYAN PROJE UYGULANAMAZ Mahkeme kararında, projenin en temel dayanaklarından biri olan "ÇED Olumlu" kararının daha önce yargı yoluyla iptal edildiği ve bu iptalin kesinleştiği hatırlatıldı. Çevre Kanunu ve ilgili yönetmelikler uyarınca; hukuken geçerli bir ÇED kararı bulunmayan bir projenin hayata geçirilemeyeceği, dolayısıyla bu projeye istinaden verilen tarım dışı kullanım izinlerinin de uygulama kabiliyetinin kalmadığı vurgulandı. BÜYÜK OVA KORUMA ALANI VURGUSU Kararın gerekçesinde; söz konusu alanın büyük bir kısmının "Alpu Büyük Ova Koruma Alanı" içerisinde kaldığı, termik santral gibi kirletici tesislerin bölgedeki tarımsal bütünlüğü bozacağı ve insan sağlığı üzerinde olumsuz etkiler yaratacağı, projenin; Özelleştirme Kararı, Çevre Düzeni Planı değişikliği ve acele kamulaştırma gibi diğer tüm ayaklarının da yargı kararlarıyla iptal edilmiş olması nedeniyle projenin gerçekleştirilmesinde kamu yararı bulunmadığı belirtildi. “KENTİMİZİ VE GELECEĞİMİZİ SAVUNACAĞIZ” Konuyla ilgili sosyal medya hesabından açıklama yapan Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, “Alpu Ovası’nı korumak için yürüttüğümüz hukuk mücadelesinde bir önemli kazanım daha elde ettik. Bursa Bölge İdare Mahkemesi, verimli tarım arazilerinin termik santral enerji üretim alanı olarak kullanılmasına izin veren işlemleri iptal ederek; Beyazaltın ve Kozlubel mahallelerimizdeki tarım alanlarının korunmasına hükmetti. Alpu Büyük Ova Koruma Alanı’nda tarımın, doğanın ve yaşamın yanında durmaya, kentimizin geleceğini kararlılıkla savunmaya devam edeceğiz.” dedi.

CHP'li Kış: ''Bu Düzenleme CHP’li Belediyeleri Hedef Alıyor'' Haber

CHP'li Kış: ''Bu Düzenleme CHP’li Belediyeleri Hedef Alıyor''

CHP Mersin Milletvekili ve TBMM Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonu Üyesi Gülcan Kış, komisyonda görüşülen Tapu Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı KHK’de Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’ne sert eleştiriler yöneltti. Kış, konut, çevre, mülkiyet, denetim ve yerel yönetimlere ilişkin birçok başlığın aynı torba içinde düzenlenmesini “merkeziyetçi, sorumluluktan kaçan ve seçilmiş iradeyi zayıflatan bir siyasi tercih”olarak niteledi. Komisyondaki konuşmasında torba yasa pratiğinin artık bir istisna değil, kalıcı bir yönetim yöntemi haline geldiğini vurgulayan Kış, “Her torba yasada yetki Ankara’da toplanıyor, sorumluluk belirsizleştiriliyor. Yerel yönetimlerin, yurttaşın ve seçilmiş iradenin alanı sistematik biçimde daraltılıyor” dedi. Acele kamulaştırma istisna olmaktan çıkarılıyor Teklifte sosyal konut ve yeni yerleşim alanları gerekçesiyle acele kamulaştırmanın olağan bir uygulamaya dönüştürüldüğüne dikkat çeken Kış, acele kamulaştırmanın ancak savaş, afet ve zorunlu hallerde başvurulabilecek istisnai bir yöntem olduğunu hatırlattı. “500 bin konut vaadine yetişmek için olağanüstü yetkileri olağan hale getiriyorsunuz” diyen Kış, mülkiyet hakkının idari takvimlere ve siyasi hedeflere göre askıya alınamayacağını vurguladı. TOKİ’ye miras yetkisi: Hukuk değil tahsilat esas alınıyor Teklifte TOKİ’ye verilen yetkilerin de ciddi sakıncalar içerdiğini belirten Kış, mirasçılık gibi yargısal güvence gerektiren bir alanda idarenin tek taraflı yetkilendirilmesini eleştirdi. TOKİ’nin doğrudan alacaklı konumda olduğuna işaret eden Kış, “Yargı denetimi zayıflatılıyor; hukuk devleti ilkesi yerine tahsilat öncelikli bir anlayış getiriliyor” değerlendirmesinde bulundu. Kartalkaya uyarısı: Yetki var, sorumluluk yok Yangın güvenliği ve denetim başlıklarında getirilen düzenlemelere de değinen Kış, Kartalkaya’daki yangın faciasını hatırlatarak, “Yetkinin parçalandığı, sorumluluğun belirsizleştiği bir sistemde herkes yetkili oluyor ama kimse hesap vermiyor” dedi. Kış, can güvenliği gibi hayati bir konuda hesap verebilirliğin ortadan kaldırılmasının kabul edilemez olduğunu vurguladı. Deprem gerçeği ve jeoloji mühendisleri Teklifin deprem gerçeğiyle bağdaşmadığını da belirten Kış, zemin ve temel etütlerine ilişkin düzenlemelerin jeoloji mühendislerini ve mevcut bilimsel denetim sistemini dışladığını söyledi. “Depremlerde binlerce can kaybetmiş bir ülkede yapılması gereken bilimi ve mühendisliği güçlendirmektir; bu düzenleme ise meslek alanlarını tasfiye ediyor” diyen Kış, bu yaklaşımın yapı güvenliğini ve kamu yararını riske attığını ifade etti. “Asıl niyet 17’nci maddede açıkça görülüyor” Teklifin geneline ilişkin değerlendirmelerinin ardından 17’nci maddeye özel vurgu yapan Kış, bu maddenin teknik değil, doğrudan siyasi bir düzenleme olduğunu söyledi. 17’nci maddeyle belediyelerin ve belediye şirketlerinin şirket kurma, ortak olma, kooperatif kurma ve hisse edinme faaliyetlerinin Cumhurbaşkanı iznine bağlandığını hatırlatan Kış, “Bu bir denetim düzenlemesi değildir; açık bir izin rejimidir” dedi. Mevcut mevzuatta belediyelerin şirket kurma yetkisinin açıkça tanımlı olduğunu belirten Kış, daha önce yargı tarafından reddedilen bir uygulamanın bu kez kanun yoluyla geri getirilmeye çalışıldığını ifade etti. “Kriteri olmayan, sınırı olmayan bu yetki keyfiliğe ve siyasallaşmaya açıktır” diye konuştu. “Bu düzenleme CHP’li belediyeleri hedef alıyor” 17’nci maddenin fiiliyatta hangi sonuçları doğuracağına da dikkat çeken Kış, “Hangi belediyeye izin verilecek, hangisine verilmeyecek? Bunun ölçütü kanunda yok” diyerek düzenlemenin sınırsız takdir yetkisi yarattığını vurguladı. CHP’li belediyelerin kadın kooperatifleri, üretici birlikleri ve sosyal projelerle yurttaşın hayatına doğrudan dokunduğunu hatırlatan Kış, “Bu madde, sandıkta kaybedilen belediyeleri masada Saray iznine bağlama girişimidir” dedi. “Torba yasayla ülke yönetilmez” Konuşmasının sonunda teklifin bütününe karşı olduklarını net bir dille ifade eden Kış, “Biz denetime karşı değiliz; ancak sınırı, kriteri ve hukuki güvencesi olmayan bir izin rejimine karşıyız. Yerel yönetimleri adım adım işlevsizleştiren bu anlayışı kabul etmiyoruz” ifadelerini kullandı. Kış, Cumhuriyet Halk Partisi olarak mülkiyet hakkını, can güvenliğini, meslek alanlarını ve seçilmiş iradeyisavunmaya devam edeceklerini belirterek, “Bu torba yasa bu haliyle geçemez” dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.