ZMO Eskişehir Şube Başkanı Güder: "Tarımsal Destekler Yasal Hedefin Çok Altında"

TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası Eskişehir Şubesi, tarımsal desteklerin yasal hedefin altında kalmasına ilişkin açıklama yaptı.

Haber Giriş Tarihi: 27.10.2026 07:57
Haber Güncellenme Tarihi: 27.10.2026 08:02
www.porsukhaberajansi.com

TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası Eskişehir Şube Yönetim Kurulu Başkanı Selma Güder, tarımsal desteklerin yasal hedefin çok altında kaldığını belirterek, 5488 sayılı Tarım Kanunu’nun 21. maddesinin uygulanması ve tarımsal desteklerin gayrisafi millî hasılanın en az yüzde 1’i düzeyine çıkarılması çağrısında bulundu. Açıklamada, üreticilerin artan maliyetlerle mücadele ettiği, genç çiftçi oranının ise yalnızca yüzde 5 olduğu vurgulandı.

TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası Eskişehir Şubesi, tarımsal desteklerin yasal hedefin altında kalmasına ilişkin açıklama yaptı. Şube Yönetim Kurulu adına açıklamada bulunan Başkan Selma Güder, tarımsal desteklerin artırılması gerektiğini belirterek üreticinin desteklenmesinin ülkenin geleceğine yatırım olduğunu ifade etti.

Açıklamada, 2006 yılında yürürlüğe giren 5488 sayılı Tarım Kanunu’nun 21. maddesinde tarımsal desteklemeler için bütçeden ayrılacak kaynağın gayrisafi millî hasılanın (GSMH) yüzde 1’inden az olamayacağının hükme bağlandığı hatırlatıldı. Buna karşın, 2026 yılı bütçesinde tarımsal destekleme programları için 168 milyar TL kaynak ayrıldığına dikkat çekildi.

Tarımsal Destekler Yasal Hedefin Çok Altında

Açıklamada, 2016 yılında GSYİH’nin yaklaşık yüzde 0,44’ü düzeyinde olan tarımsal desteklerin 2024 yılında yüzde 0,21’e kadar gerilediği, 2026 yılı bütçe ödeneği üzerinden yapılan hesaplamada ise binde 2,2 seviyesinde kaldığı belirtildi. 2026 yılı için yaklaşık 77 trilyon TL düzeyindeki gayrisafi yurt içi hasıla tahmini üzerinden yapılan karşılaştırmada, yüzde 1’lik ölçütün 770 milyar TL’ye karşılık geldiği ifade edildi. Bu hesaplamaya göre bütçeye ayrılan tarımsal destekleme ödeneğinin söz konusu tutarın beşte biri düzeyinde kaldığı vurgulandı.

GSMH ve GSYH’nin farklı göstergeler olduğuna dikkat çekilen açıklamada, ortaya çıkan tablonun tarımsal desteklerin yasal hedeften ne kadar uzak olduğunu gösterdiği kaydedildi.

Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“Bu tablo, yalnızca bütçedeki bir eksiklik değildir; üreticinin üretime devam etme gücünü ve ülkemizin gıda güvencesini doğrudan ilgilendiren yapısal bir sorundur. Üreticilerimiz artan mazot, gübre, tohum, yem, enerji, sulama ve işçilik maliyetleriyle mücadele etmektedir. İklim değişikliğinin neden olduğu kuraklık, don, aşırı yağış ve diğer doğal afetler de üretim risklerini artırmaktadır. Ürününü hangi maliyetle üreteceğini, hasat döneminde hangi fiyattan satacağını öngöremeyen üretici, giderek daha fazla borçlanmakta; bazı üreticiler üretimden çekilme noktasına gelmektedir. Üreticiden daha fazla üretmesi beklenirken, üretimin temel girdileri karşısında yetersiz kalan desteklerle tarımsal üretimin sürdürülebilirliğini sağlamak mümkün değildir. Üreticinin üretimden uzaklaşması, yalnızca çiftçinin gelir kaybı anlamına gelmez. Bu durum; kırsal nüfusun azalması, tarımsal istihdamın daralması, üretim kapasitesinin zayıflaması ve tüketicinin daha pahalı gıdaya erişmesi gibi sonuçları da beraberinde getirir.”

“Tarımsal Destekler Bir Lütuf Değil”

Tarımsal desteklerin üretimin devamlılığı için gerekli bir kamu politikası aracı olduğunun altı çizilen açıklamada, desteklerin miktarının yanı sıra zamanında ödenmesi, öngörülebilir olması, üretim maliyetlerini dikkate alması ve gerçek üreticinin ihtiyaçlarına göre düzenlenmesi gerektiği belirtildi.

Açıklamada şu değerlendirmelere yer verildi: “Tarımsal destekler bir lütuf değil, üretimin devamlılığı için gerekli bir kamu politikası aracıdır. Doğru tasarlanmış destekler; üreticinin gelirini korur, üretim planlamasını güçlendirir, kırsal kalkınmaya katkı sağlar ve ülkenin dışa bağımlılığını azaltır. Ancak desteklerin yalnızca miktarı değil, zamanında ödenmesi, öngörülebilir olması, üretim maliyetlerini dikkate alması ve gerçek üreticinin ihtiyacına göre düzenlenmesi de önemlidir. Tarımsal destekleme politikası, üreticiyi ayakta tutan ve ülkenin üretim kapasitesini koruyan bir anlayışla yeniden ele alınmalıdır.”

Ziraat Mühendisleri Odası’ndan Tarımsal Destekler İçin 6 Talep

TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası Eskişehir Şubesi, tarımsal üretimin sürdürülebilirliğinin sağlanması için taleplerini şöyle sıraladı:

5488 sayılı Tarım Kanunu’nun 21. maddesi uygulanmalı; tarımsal desteklere ayrılan kaynak yasal hedef doğrultusunda artırılmalıdır.

Destekler, üreticinin artan girdi maliyetlerini ve enflasyon karşısındaki kayıplarını dikkate alacak biçimde düzenlenmelidir.

Destekleme ödemeleri üretim takvimine uygun, zamanında ve öngörülebilir biçimde yapılmalıdır.

Küçük ve orta ölçekli üreticiler, genç çiftçiler ve kırsalda üretimi sürdürmeye çalışan kesimler özel olarak desteklenmelidir.

İklim krizine uyum, su ve toprak kaynaklarının korunması, sürdürülebilir üretim ve tarımsal araştırma-yayım faaliyetleri destekleme politikasının temel unsurları olmalıdır.

Üretim planlaması, tarımsal desteklerin planlanması ve uygulanmasında bilimsel veriler, meslek odaları, üretici örgütleri ve kooperatiflerin görüşleri dikkate alınmalıdır.

“Tarımın Geleceği Bitiyor”

Açıklamada, Türkiye’de çiftçilerin yaş ortalamasına ve genç üreticilerin oranına da dikkat çekildi. Çiftçilerin yaş ortalamasının erkeklerde 58, kadınlarda ise 61 olduğu belirtilerek üreticilerin yüzde 35’inin 50-64 yaş aralığında bulunduğu, 18-32 yaş arasındaki genç çiftçilerin oranının ise yalnızca yüzde 5 olduğu ifade edildi.

Açıklamada bu tablonun tarımın geleceği açısından ciddi bir sorun oluşturduğu belirtilerek şu ifadelere yer verildi: “Ülkemizde çiftçilerimizin yaş ortalaması erkeklerde 58, kadınlarda 61. Daha çarpıcı olan ise şu: Üreticilerin %35’i 50-64 yaş arası, 18-32 yaş arası genç çiftçi oranı sadece %5. Bu ne demek? Tarımın geleceği bitiyor! Köyden şehre göçün önlenmesi şarttır. İstihdam, iskân, eğitim, alt yapı hizmetleri gibi imkanların seferber edilmesi gerekliliği, tarımsal desteklerle birlikte bütünsel çalışması önemlidir.”

“Üreticiyi Desteklemek, Ülkenin Geleceğine Yatırımdır”

Tarımsal üretimde yaşanan sorunların yalnızca üreticileri değil, toplumun tamamını etkilediği vurgulanan açıklamada, üretimin gerilemesinin gıda fiyatlarından beslenme koşullarına kadar pek çok alanda sonuç doğurduğu ifade edildi.

Açıklamanın devamında şu ifadeler kullanıldı: “Unutulmamalıdır ki tarımda yaşanan sorunların bedelini yalnızca üretici ödememektedir. Üretimin gerilemesi, gıda fiyatlarından beslenme koşullarına kadar toplumun tamamını etkilemektedir. Bu nedenle tarımsal desteklere ayrılan kaynak, yalnızca bir harcama kalemi olarak değil, toplumun bugünü ve geleceği için yapılan stratejik bir yatırım olarak değerlendirilmelidir. Üreticiyi desteklemek, üretimi desteklemektir. Üretimi desteklemek, gıda güvencesini ve toplumsal refahı korumaktır.

Yetkilileri, tarımsal destekleri yasal hedefe uygun düzeye çıkaracak somut adımları atmaya; üreticiyi borç ve maliyet baskısı altında yalnız bırakmamaya çağırıyoruz. Ülkemizin tarımsal potansiyelini korumak, üreticinin emeğinin karşılığını almasını sağlamak ve gelecek kuşakların gıdaya erişimini güvence altına almak için tarımsal desteklerde yasal hedefin gereği yerine getirilmelidir."