
Zafer Partisi Sivil Toplum ile İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Av. Özcan Pehlivanoğlu, Eskişehir’de düzenlediği basın toplantısında fon skandalı, hukuk sistemi, terörle mücadele, güvenlik sorunları, Beylikova’daki nadir toprak elementleri ve Türkiye’nin dış politikası hakkında açıklamalarda bulundu. Pehlivanoğlu, Zafer Partisi’nin önümüzdeki seçimlerde önemli bir başarı elde edeceğini savunarak vatandaşlara sandık çağrısı yaptı.
Zafer Partisi Sivil Toplum ile İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Av. Özcan Pehlivanoğlu, çeşitli ziyaretlerde bulunmak ve bir konferansa katılmak üzere Eskişehir’e geldi. Zafer Partisi Eskişehir İl Başkanı Hasan Demir ile birlikte basın toplantısı düzenleyen Pehlivanoğlu, Türkiye’nin siyasi ve ekonomik gündemine ilişkin değerlendirmelerini kamuoyuyla paylaştı.
Eskişehir’de sivil toplum kuruluşlarını ziyaret edeceklerini, vatandaşlarla bir araya geleceklerini ve parti teşkilatlarıyla çeşitli çalışmalar gerçekleştireceklerini belirten Pehlivanoğlu, basının halkın haber alma hakkı açısından önemli bir görev üstlendiğini ifade etti.
“Halkın haber alma özgürlüğünün kısıtlandığını düşünüyoruz”
Basın mensuplarıyla bir araya gelmekten memnuniyet duyduğunu belirten Özcan Pehlivanoğlu, Türkiye’de basın özgürlüğüne ilişkin yaşanan gelişmelerden endişe duyduklarını söyledi. Gazetecilerin tutuklanması, cezaevine gönderilmesi ve haklarında soruşturmalar yürütülmesini eleştiren Pehlivanoğlu, bu gelişmelerin halkın haber alma özgürlüğünü kısıtladığını savundu. Türkiye’nin içinde bulunduğu koşulların kendilerini üzdüğünü dile getiren Pehlivanoğlu, daha özgür, güvenli ve huzurlu bir ortamda değerlendirmelerini yapmak istediklerini ancak mevcut durumun buna imkân vermediğini ifade etti.
Zafer Partisi olarak Türkiye genelinde vatandaşlarla buluşmaya devam ettiklerini belirten Pehlivanoğlu, Genel Başkan Ümit Özdağ başta olmak üzere parti yönetiminin ve teşkilatların sahada çalışmalarını sürdürdüğünü söyledi. Vatandaşların sorunlarını dinlediklerini ve partinin bu sorunlara yönelik çözüm önerilerini anlattıklarını kaydetti.
“Zafer Partisi seçimlerde sürpriz yapacak”
Önümüzdeki seçimlere ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Pehlivanoğlu, Zafer Partisi’nin seçimlerde önemli bir başarı elde edeceğine inandığını belirtti. Partinin oy oranı ve seçim barajına ilişkin farklı değerlendirmeler yapıldığını hatırlatan Pehlivanoğlu, gençlerden, kadınlardan ve toplumun farklı kesimlerinden aldıkları tepkilerin kendilerine umut verdiğini söyledi. Zafer Partisi’nin önümüzdeki dönemde iktidarda veya yürütmenin bir parçası olabilecek bir konuma ulaşabileceğini savunan Pehlivanoğlu, partinin çalışmalarını halkla buluşarak sürdürmeye devam edeceğini ifade etti.
Fon skandalı ve yatırımcıların mağduriyeti gündemde
Türkiye’nin gündemindeki önemli konulardan birinin fon meselesi olduğunu belirten Pehlivanoğlu, fon mağdurlarının yaşadığı hak kayıplarının giderilmesi gerektiğini söyledi. Küçük yatırımcıların mağduriyetlerinin unutulmaması gerektiğini ifade eden Pehlivanoğlu, konunun kamuoyunun gündeminde tutulması, sorumluların ortaya çıkarılması ve yargılanması gerektiğini savundu. Fon skandalına ilişkin iddiaların yeterince araştırılmadığını düşündüklerini belirten Pehlivanoğlu, Türkiye’de bazı olayların zaman içerisinde kamuoyunun gündeminden düşürüldüğünü ileri sürdü. Yaşananların yalnızca yatırımcıları değil, ülke ekonomisini de etkileyebileceğini dile getiren Pehlivanoğlu, sorumluların hesap vermesi gerektiğini söyledi.
Pehlivanoğlu, böylesine büyük bir olayın ardından siyasi sorumluların istifa etmesinin bekleneceğini ifade ederek, Türkiye’de bu yönde bir gelişme yaşanmadığını savundu. Zafer Partisi olarak fon meselesini gündemde tutacaklarını belirten Pehlivanoğlu, “Zafer Partisi iktidarında mutlaka bu işin üzerine gidip bu fon skandalının sorumlularının ortaya çıkarılmasını ve cezalandırılmasını sağlayacağız” dedi.
“Türkiye’nin en önemli sorunlarından biri hukuksuzluk”
Basın toplantısında hukuk sistemine ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Pehlivanoğlu, Türkiye’nin en önemli sorunlarının başında hukuksuzluğun ve adaletsizliğin geldiğini ileri sürdü. Yargı organlarının muhalefet üzerinde baskı aracı olarak kullanıldığını savunan Pehlivanoğlu, belediyelere yönelik operasyonlar, belediye başkanları ve bürokratlar hakkında yürütülen işlemler üzerinden eleştirilerde bulundu. Hukukun herkes için gerekli olduğunu ve yargının tarafsız, bağımsız ve objektif biçimde işlemesi gerektiğini vurgulayan Pehlivanoğlu, iktidara muhalif olan siyasi partilerin ve isimlerin farklı uygulamalarla karşı karşıya kaldığını iddia etti. Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ’ın gündeme getirdiği “düşman ceza hukuku” kavramına da değinen Pehlivanoğlu, Türkiye’nin adaletin eşit biçimde uygulandığı bir hukuk devleti olması gerektiğini ifade etti.
Çerçeve yasaya ve çözüm sürecine tepki gösterdi
Pehlivanoğlu, Türkiye’deki hukuk tartışmalarıyla bağlantılı olarak gündeme gelen çerçeve yasa ve çözüm süreci konusunda da açıklamalarda bulundu. Söz konusu yasanın hukuka, yasalara ve Anayasa’ya aykırı olduğunu savunan Pehlivanoğlu, terör örgütü PKK’ya yönelik olası düzenlemeler ve temaslarla ilgili eleştirilerini dile getirdi. İmralı’daki koşullar ve PKK yöneticilerinin Abdullah Öcalan ile görüştürüldüğüne ilişkin iddialara değinen Pehlivanoğlu, bu konularda kamuoyuna açıklama yapılması gerektiğini savundu. Anayasa’nın eşitlik ilkesine dikkat çeken Pehlivanoğlu, belirli kişi veya gruplara yönelik olası af düzenlemelerinin başka suç grupları tarafından da talep edilebileceğini ileri sürdü. Bu tür düzenlemelerin hukuki sonuçlarının değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.
Türkiye’nin terörle mücadele geçmişine ve şehitlerin hatırasına dikkat çeken Pehlivanoğlu, terörle müzakere yerine terörle mücadelenin sürdürülmesi gerektiğini ifade etti.Zafer Partisi’nin bu konudaki tutumunun terör örgütlerinin tamamen etkisiz hâle getirilmesi yönünde olduğunu belirten Pehlivanoğlu, Türkiye’nin güvenliği ve geleceği açısından bu yaklaşımın önemli olduğunu söyledi.
PKK’nın uyuşturucu ve yasa dışı bahis gelirlerine ilişkin iddialar
PKK’nın uyuşturucu ticareti ve yasa dışı bahis faaliyetleriyle bağlantılı olduğunu savunan Pehlivanoğlu, Türkiye’de uyuşturucu bağımlılığı ve yasa dışı ekonomik faaliyetlerin önemli bir sorun oluşturduğunu dile getirdi. Uyuşturucu bağımlılığının yalnızca bağımlı bireyleri değil, ailelerini ve toplumun geniş kesimlerini etkilediğini belirten Pehlivanoğlu, bu sorunla mücadelede kararlı adımlar atılması gerektiğini söyledi. Çerçeve yasaya ilişkin eleştirilerini sürdüren Pehlivanoğlu, Cumhuriyet Halk Partisi ve diğer muhalefet partilerinin tutumunu da eleştirdi. Söz konusu düzenlemenin terör örgütünün meşruiyet kazanmasına yol açabileceğini öne süren Pehlivanoğlu, muhalefet partilerine Cumhuriyet’in temel ilkeleri doğrultusunda hareket etme çağrısında bulundu. Pehlivanoğlu, CHP’nin çerçeve yasaya karşı Anayasa Mahkemesi’ne başvurmasını beklediklerini ancak bu yönde bir adım atılmadığını savundu.
Çerçeve yasaya oy veren 467 milletvekilinin, vatandaşlara neden bu yönde oy kullandıklarını açıklaması gerektiğini belirten Pehlivanoğlu, yasanın Türkiye’nin geleceği açısından önemli sonuçlar doğurabileceğini ileri sürdü.
Kadına yönelik şiddet ve asayiş sorunlarına dikkat çekti
Türkiye’deki güvenlik sorunlarına da değinen Pehlivanoğlu, kadın cinayetleri, çocuklara yönelik şiddet ve silahlı saldırılar konusunda endişelerini dile getirdi. İzmir’in Menemen ilçesinde bir avukatın polis nişanlısı tarafından öldürüldüğünü belirten Pehlivanoğlu, yaşanan olayın toplumdaki güvenlik sorunlarını yeniden gündeme getirdiğini söyledi.
Kadınların şiddete, darp ve tacize maruz kalmasını kabul etmediklerini ifade eden Pehlivanoğlu, insanların birbirlerine yönelik şiddetinin önlenmesi için gerekli tedbirlerin alınması gerektiğini vurguladı. Devletin vatandaşların güvenliğini sağlama sorumluluğu bulunduğunu belirten Pehlivanoğlu, İçişleri Bakanlığı başta olmak üzere ilgili kurum ve kuruluşlara çağrıda bulunarak güvenlik konusunda daha etkili önlemler alınmasını istedi.
Mekke Anlaşması ve Bedir Mutabakatı değerlendirmesi
Pehlivanoğlu, Türkiye’nin dış politikası ve bölgesel gelişmeler kapsamında Mekke Anlaşması ve Bedir Mutabakatı olarak adlandırdığı anlaşma ve mutabakatlara ilişkin görüşlerini de paylaştı. Mekke ve Bedir isimlerinin İslam tarihi açısından taşıdığı öneme dikkat çeken Pehlivanoğlu, bu isimlerin söz konusu anlaşmalarda kullanılmasını eleştirdi. Bu tercihin kamuoyunun algısını etkilemeye yönelik olduğunu düşündüklerini belirtti. Söz konusu anlaşma ve mutabakatların Türkiye’ye fayda sağlamayacağını savunan Pehlivanoğlu, bunların arkasında ABD ve İsrail’in çıkarlarının bulunduğunu ileri sürdü. Türkiye’nin bölgesel gelişmeler nedeniyle askerî bir çatışmanın parçası hâline getirilmesine karşı olduklarını ifade eden Pehlivanoğlu, Türk askerinin Yemen’e veya Türkiye dışındaki başka bölgelere gönderilmesini kabul etmediklerini söyledi.
İran ile Türkiye arasındaki tarihsel komşuluk ilişkilerine de değinen Pehlivanoğlu, iki ülke halkının dost ve kardeş olduğunu belirterek Türk askerinin İran’a karşı yürütülecek bir savaşta kullanılmasına karşı olduklarını dile getirdi.
Eskişehir Beylikova’daki nadir toprak elementleri için koruma çağrısı
Basın toplantısının Eskişehir açısından öne çıkan başlıklarından biri de Beylikova’daki nadir toprak elementleri ve doğal kaynaklar oldu. Türkiye’nin yer altı ve yer üstü zenginliklerinin korunması gerektiğini belirten Pehlivanoğlu, usulsüz maden arama ruhsatları nedeniyle doğal kaynakların ve çevrenin zarar gördüğünü savundu. Akbelen, Artvin, Rize, Eskişehir, Erzincan İliç, Kazdağları, Bayramiç, Giresun ve Tirebolu gibi bölgelerde çevrenin korunmasına yönelik çalışmalara destek verdiklerini belirten Pehlivanoğlu, doğal alanların gelecek nesillere aktarılması gerektiğini söyledi.
Beylikova’da bulunan nadir toprak elementlerinin önemine özel olarak dikkat çeken Pehlivanoğlu, Türkiye’nin doğal kaynakları hakkında geçmişten bu yana çeşitli araştırmalar yapıldığını ve yabancı ülkelerin bu kaynaklara ilgi gösterdiğini ileri sürdü. 1960’lı yıllarda Türkiye’ye gelen barış gönüllülerinin ülkenin doğal, kültürel ve sosyolojik özelliklerini kayıt altına aldığını iddia eden Pehlivanoğlu, bu çalışmaların Türkiye üzerindeki planlarla bağlantılı olduğunu savundu. Beylikova’daki nadir toprak elementlerinin başta Eskişehirliler olmak üzere Türk milletinin ortak zenginliği olduğunu ifade eden Pehlivanoğlu, bölgedeki kaynakların korunması için vatandaşları ve sivil toplum kuruluşlarını duyarlı olmaya çağırdı. Zafer Partisi’nin de doğal kaynakların korunması yönünde yürütülecek çalışmalara destek vereceğini belirten Pehlivanoğlu, Eskişehir halkının bu konudaki mücadelesine katkı sağlayacaklarını söyledi.
“Sandıkta bu iktidarı hep birlikte gönderelim”
Türkiye’nin yoğun ve sürekli değişen bir gündemle karşı karşıya olduğunu belirten Pehlivanoğlu, vatandaşların yaşanan gelişmelere rağmen dirençlerini koruduğunu ifade etti. Toplumun ekonomik, siyasi ve sosyal sorunlar karşısında zorlandığını savunan Pehlivanoğlu, vatandaşlara birlik ve dayanışma çağrısı yaptı. Önümüzdeki seçimlere işaret eden Pehlivanoğlu, iktidarın demokratik yollarla değişmesi gerektiğini belirterek vatandaşları sandıkta tercihlerini ortaya koymaya davet etti.
Türkiye’nin daha huzurlu, mutlu ve refah içerisinde yaşayan bir ülke hâline gelmesi gerektiğini ifade eden Pehlivanoğlu, konuşmasının sonunda sığınmacı politikası ve yurt dışındaki Türk gençlerinin ülkeye dönüşü konusundaki görüşlerini de paylaştı. Türkiye’de sığınma koşullarının ortadan kalktığını düşündükleri kişilerin ülkelerine gönderilmesi gerektiğini savunan Pehlivanoğlu, dünyanın farklı ülkelerine giden yetişmiş ve nitelikli Türk gençlerinin ise Türkiye’ye geri kazandırılması gerektiğini söyledi.
Pehlivanoğlu, Zafer Partisi’nin hedefinin Türkiye’nin geleceğine ilişkin sorunların çözülmesi, ülkenin güvenliğinin sağlanması ve vatandaşların daha huzurlu bir yaşam sürmesi olduğunu belirterek açıklamalarını tamamladı.