
İYİ Parti Kadın ve Aile Politikalarından Sorumli İl Başkan Yardımcısı Leyla Çam, Türkiye’nin giderek düşen doğurganlık hızı ve demografik risklerine dikkat çekerek bir basın açıklaması yaptı. Açıklanan 2025 resmi verilerinin alarm niteliğinde olduğunu belirten Çam, nüfus sorunlarının sadece doğum sayısıyla açıklanamayacağını; temel meselenin aile kurma ve geleceğe güven duyma krizleri olduğunu vurguladı.
Alarm Veren Demografik Veriler: "Bunlar Birer İstatistik Değil, Geleceğin Uyarısıdır"
Açıklamasına nüfus meselesinin yalnızca rakamlardan ibaret olmadığını, her rakamın arkasında yaşanan bir hayat ve güven sorunu bulunduğunu belirterek başlayan Leyla Çam, kamuoyu ile paylaşılan 2025 yılı resmi istatistiklerini paylaştı:
1,42: Türkiye'nin gerileyen toplam doğurganlık hızı.
895 bin 374: 2025 yılında dünyaya gelen toplam bebek sayısı.
9 milyon 583 bin: 65 yaş ve üzerindeki vatandaş sayısı (Yaşlı nüfus oranı %11.1, çocuk nüfus oranı ise %20.4).
76,8 milyon: Mevcut eğilimlerin devam etmesi halinde yüzyılın sonunda Türkiye nüfusunun gerilemesinin beklenen seviyesi.
Bu tablonun tek başına doğan çocuk sayısıyla açıklanamayacağını belirten Çam, "Nüfus politikası sadece demografi değildir; ekonomi, sosyal devlet, istihdam ve en önemlisi aile politikasıdır. İnsanlar önce çocuk sahibi olmaya değil, önce bir hayat kurmaya karar verir" dedi.
"Mesele Çocuk İstememek Değil, Şartların Her Gün Zorlaşmasıdır"
İnsanların aile kurmayı ve çocuk sahibi olmayı neden ertelediğini sorgulayan Çam, günümüz ekonomik ve sosyal koşullarının aileler üzerinde yarattığı baskıyı şu sözlerle dile getirdi:
"Bugün aile kurma çağındaki vatandaşlarımızın karşısında yüksek konut maliyetleri, hayat pahalılığı, gelir belirsizliği, çocuk bakım giderleri ve kreş ihtiyacı var. Bütün bunların üzerinde yarına ilişkin ciddi bir güvensizlik yaşanıyor. Artık aileler sadece bugünkü gelirini değil; çocuğunun kreşini, okulunu, üniversitesini, ev sahibi olup olamayacağını hesaplıyor. İkinci çocuğu istemedikleri için değil, sahip oldukları imkânı ilk çocuğun geleceğine ayırabilmek için çocuk sayısını artırmıyorlar."
İyi bir eğitim, şiddetten uzak güvenli bir çevre ve dijital dünyanın tehditlerinden korunma kaygılarının da aileleri endişelendirdiğini belirten Çam, asıl sorunun çocuk istememek değil, çocukları belirsizlik içinde büyütme korkusu olduğunu ifade etti.
İktidarın "Aile Yılı" Söylemlerine Sert Eleştiri
Hükümetin 2025 yılını "Aile Yılı" ilan etmesini ve ardından 2026-2035 dönemini kapsayan "Aile ve Nüfus On Yılı" vizyonunu açıklamasına değinen Leyla Çam, artık sloganların değil sonuçların konuşulması gerektiğini vurguladı ve şu soruları yöneltti:
Aile kurmak kolaylaştı mı?
Çocuk yetiştirmenin yükü hafifledi mı?
Kreş hizmetlerine erişim arttı mı?
Kadınların hem çalışma hayatında kalmasını hem de anneliği sürdürmesini sağlayacak imkânlar oluştu mu?
İktidarın görevinin halka sadece "Daha fazla çocuk sahibi olun" demek olmadığını belirten Çam, asıl görevin aile kurmayı kolaylaştıran, çocuk büyütmeyi güvenli kılan güçlü bir devlet politikası uygulamak olduğunun altını çizdi.
İYİ Parti’den Nüfus Geleceğini Kurtaracak 5 Kritik Çözüm Önerisi
Yalnızca eksikleri göstermekle kalmayıp çözüm üretmek için siyaset yaptıklarını belirten Leyla Çam, İYİ Parti'nin demografik geleceği güvence altına alacak vizyonunu beş ana başlıkta paylaştı:
Ekonomik Belirsizliğin Azaltılması: Genç aileler için erişilebilir konut modelleri yaygınlaştırılacak; çocuk sahibi olmayı ekonomik açıdan cezalandıran değil destekleyen bir sistem kurulacak.
Sosyal Devlet Odaklı Bakım Hizmetleri: Kreş hizmetleri ülke genelinde yaygınlaştırılacak; yaşlı ve engelli bakım yükü yalnızca kadınların omuzlarına bırakılmayacak.
Çalışan Anne ve Babalara Destek: Esnek çalışma modelleri geliştirilecek, ebeveyn izinleri güçlendirilecek ve hiçbir kadının annelik ile mesleği arasında seçim yapmak zorunda kalmadığı bir çalışma hayatı inşa edilecek.
Çocuk Güvenliği ve Önleyici Politikalar: Çocukları şiddetten, bağımlılıklardan ve dijital dünyanın risklerinden koruyan güçlü önleyici sosyal politikalar hayata geçirilecek.
Doğumdan Yaşlılığa Kapsamlı Sosyal Güvence: Nüfus politikası sadece doğumla sınırlı tutulmayacak; bireyin doğumundan yaşlılığına kadar uzanan güvenli bir sosyal ekosistem kurulacak.
"Türkiye Çocuk İstiyorsa, Önce Aileye Güven Vermelidir"
Basın açıklamasının sonunda Türkiye’nin önünde iki yol bulunduğunu belirten Leyla Çam, sözlerini şu kararlı mesajla tamamladı:
"Ya bu tabloyu seyredeceğiz.. Ya da cesur, gerçekçi ve insan odaklı politikalarla Türkiye'nin demografik geleceğini yeniden inşa edeceğiz. Biz ikinci yolu seçiyoruz. Çünkü inanıyoruz ki Türkiye'nin nüfus sorunu çözülebilir. Ama bunun yolu insanlara daha fazla çocuk sahibi olmalarını söylemekten değil, insanların aile kurmaya güven duyacağı şartları oluşturmaktan geçer. Türkiye çocuk istiyorsa, önce aileye güven vermelidir."