
DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, İstanbul’dan başlatılan “Gelirde Adalet, Vergide Adalet, Ülkede Adalet” yürüyüşü kapsamında Eskişehir’de Ulus Anıtı’nda basın açıklaması yaptı. İşçi ve emeklilerin yaşadığı ekonomik sorunlara dikkat çeken Çerkezoğlu, ücretlerin artırılması, vergi sisteminin adil hale getirilmesi ve emeklilerin insanca yaşayabileceği bir gelir düzeyine ulaşması çağrısında bulundu. Çerkezoğlu, 2026 yılının ilk dokuz ayında enflasyon, vergi ve kesintiler nedeniyle işçi, emekçi ve emeklilerin cebinden 2 trilyon 254 milyar lira çıktığını öne sürdü.
DİSK’in adalet yürüyüşü Eskişehir’de devam etti
Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, DİSK yöneticileri ve sendika üyeleri, “Vergide Adalet, Gelirde Adalet, Ülkede Adalet” sloganıyla başlattıkları yürüyüş kapsamında Eskişehir’de bir araya geldi. İstanbul’dan başlayan yürüyüşün Eskişehir durağında Ulus Anıtı’nda basın açıklaması gerçekleştirildi.
DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu’nun yaptığı açıklamaya sendika yöneticileri, şube başkanları, temsilciler, DİSK bölge temsilcisi, demokratik kitle örgütlerinin ve siyasi partilerin temsilcileri ile Eskişehirliler katıldı.
Konuşmasına katılımcıları selamlayarak başlayan Çerkezoğlu, “Birleşe birleşe kazanacağız” sloganıyla işçi ve emekçilerin hak mücadelesini büyütme çağrısı yaptı.
DİSK’in uzun süredir gelirde, vergide ve ülkede adalet talebiyle mücadele yürüttüğünü belirten Çerkezoğlu, bu kapsamda yeni bir yürüyüş başlattıklarını ifade etti.
İstanbul’da Kadıköy ve Bakırköy Özgürlük Meydanı’ndan başlayan yürüyüşün Tekirdağ, Edirne ve Bursa’nın ardından Eskişehir’e ulaştığını belirten Çerkezoğlu, programın Çanakkale ve Balıkesir ile devam edeceğini, sonraki hafta ise Aydın ve Antalya’da sürdürüleceğini söyledi. Çerkezoğlu, kasım ayında da şehir şehir, meydan meydan ve iş yeri iş yeri adalet mücadelesini büyütmeyi hedeflediklerini dile getirdi.
“Ülkemiz yoksul olduğu için değil, adaletsiz bölüştüğümüz için geçinemiyoruz”
Türkiye’de işçilerin, emekçilerin, kadınların, gençlerin ve emeklilerin geçim sıkıntısı yaşadığını söyleyen Çerkezoğlu, yüksek enflasyon karşısında ücretlerin her geçen gün eridiğini savundu.
Ücretlerin hedeflenen enflasyon üzerinden belirlenmesinin çalışanların alım gücünü korumaya yetmediğini belirten Çerkezoğlu, vergi kesintilerinin de gelir kaybını artırdığını ifade etti.
Türkiye’deki vergi sisteminin adaletsiz olduğunu dile getiren Çerkezoğlu, çalışanların yılın başında aldıkları ücretleri ilerleyen aylarda aynı şekilde alamadıklarını söyledi. Vergi dilimleri ve kesintiler nedeniyle ücretlerin yıl içinde gerilediğini belirten Çerkezoğlu, işçi ve emekçilerin hem enflasyon hem de vergiler nedeniyle kayba uğradığını kaydetti.
Çerkezoğlu, yaşanan ekonomik sorunların temelinde ülkenin kaynaklarının yetersiz olmasının değil, gelir dağılımındaki adaletsizliğin bulunduğunu savunarak şu ifadeleri kullandı:
“Ülkemiz yoksul olduğu için değil, adaletsiz bölüştüğümüz için geçinemiyoruz.”
DİSK-AR verilerine göre işçi ve emekçilerin kaybı 2 trilyon 254 milyar lira
DİSK Araştırma Merkezi’nin (DİSK-AR) enflasyon, vergiler ve kesintilerin ücretler üzerindeki etkisine ilişkin çalışmalarına değinen Çerkezoğlu, 2026 yılının ilk dokuz ayına ilişkin dikkat çekici rakamlar paylaştı.
Çerkezoğlu, DİSK-AR’ın ekim ayı enflasyon verileri üzerinden yaptığı hesaplamalara göre, 2026 yılının ilk dokuz ayında enflasyon, vergi ve kesintiler nedeniyle işçi, emekçi ve emeklilerin cebinden 2 trilyon 254 milyar lira çıktığını öne sürdü. Bu tutarın sermayeye ve hükümete aktarıldığını savunan Çerkezoğlu, çalışanların gelirlerindeki kaybın boyutuna dikkat çekti.
İşçilerin eylül ayında çalışmalarının en az yarısını enflasyon, vergi ve kesintilerin etkisini karşılamak için harcadığını ifade eden Çerkezoğlu, asgari ücretin daha belirlendiği dönemde açlık sınırının altında kaldığını söyledi.
Asgari ücretin enflasyon karşısında ciddi bir değer kaybına uğradığını belirten Çerkezoğlu, yaptığı açıklamada 28 bin lira olarak ifade ettiği asgari ücretin dokuz aylık süreçte reel olarak yaklaşık 21 bin lira seviyesine gerilediğini ve 6 bin 828 liralık kayıp yaşandığını dile getirdi.
Çerkezoğlu, hayat pahalılığının vatandaşlar tarafından her gün doğrudan hissedildiğini belirterek ekonomik sorunların nedenlerinin doğru tespit edilmesi gerektiğini söyledi.
“Yaşadığımız yoksulluk siyasi tercihlerin sonucu”
Gelir kaybının, açlığın, yoksulluğun ve hayat pahalılığının tesadüf olmadığını savunan Çerkezoğlu, yaşanan tablonun ülkeyi yöneten siyasi iktidarın tercihlerinin sonucu olduğunu ileri sürdü.
Ekonomik sorunların yalnızca ekonomi yönetimindeki değişikliklerle veya bürokratların uygulamalarıyla açıklanamayacağını ifade eden Çerkezoğlu, 25 yıldır ülkeyi yöneten AKP iktidarlarının sınıfsal ve siyasal tercihlerinin mevcut tabloyu ortaya çıkardığını iddia etti.
Gelir dağılımındaki adaletsizliğin çalışanların yaşam koşullarını doğrudan etkilediğini belirten Çerkezoğlu, DİSK’in yürüttüğü mücadelenin yalnızca ücret artışından ibaret olmadığını söyledi.
Çerkezoğlu, hedeflerinin adaletsiz düzenin değiştirilmesi ve emeğin hak ettiği karşılığı aldığı bir Türkiye’nin kurulması olduğunu belirterek, herkesin eşit ve özgür yaşayabildiği bir ülke için mücadele ettiklerini kaydetti.
“İşçi çalışıyor, üretiyor ancak ürettiği değerden payını alamıyor”
Gelirde adalet talebinin temelinde emeğin karşılığını alma hakkının bulunduğunu ifade eden Çerkezoğlu, işçilerin ve emekçilerin ülkenin bütün değerlerini ürettiğini ancak bu zenginlikten yeterli payı alamadığını savundu.
Çalışanların sadaka değil, alın terinin karşılığını istediğini vurgulayan Çerkezoğlu, mevcut ekonomik düzenin zengini daha zengin, yoksulu ise daha yoksul hale getirdiğini öne sürdü.
İşçilerin gelirlerinden alınan payın sermayeye aktarıldığını savunan Çerkezoğlu, ülkedeki ekonomik kaynakların belirli kesimlerin elinde toplandığını ifade etti.
Çerkezoğlu, bir asgari ücretlinin 6 bin yılda çalışarak kazanabileceği bir gelirin, ülkedeki küçük bir azınlık tarafından dört ayda fonlar aracılığıyla elde edilebildiğini ileri sürdü. Bu örnekle gelir dağılımındaki eşitsizliğin boyutunu anlatan Çerkezoğlu, ekonomik ve toplumsal adaletin sağlanması için mevcut düzenin değişmesi gerektiğini söyledi.
DİSK’ten 2027 bütçesine tepki: “Faize ve sermayeye kaynak var, emekçiye yok”
DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, Türkiye Büyük Millet Meclisi Plan ve Bütçe Komisyonuna sunulan 2027 yılı bütçesine de tepki gösterdi.
Bütçenin toplumun tamamının emeğiyle yaratılan kaynaklardan oluştuğunu belirten Çerkezoğlu, bütçe tercihlerinin ülkenin ekonomik ve sosyal önceliklerini ortaya koyduğunu söyledi.
2027 yılı bütçesinde en büyük kaynakların faiz harcamalarına ve sermayeye ayrıldığını savunan Çerkezoğlu, işçiler, emekçiler, kadınlar, gençler ve emekliler söz konusu olduğunda yeterli kaynak bulunmadığını öne sürdü.
Bütçenin yalnızca gelir ve giderlerden oluşan bir belge olmadığını ifade eden Çerkezoğlu, bütçe kaynaklarının nasıl dağıtıldığının gelir dağılımındaki adaleti doğrudan etkilediğini dile getirdi.
Çerkezoğlu, bütçede emekçilerin, emeklilerin ve toplumun farklı kesimlerinin ihtiyaçlarının önceliklendirilmesi gerektiğini belirterek gelirde, vergide ve ülkede adalet taleplerini yineledi.
DİSK’in ilk talebi: Ücretler derhal artırılsın
Çerkezoğlu, açıklamasında DİSK’in gelirde adalet konusunda taleplerini de sıraladı.
Ücretlerin artırılması gerektiğini belirten Çerkezoğlu, başta asgari ücret olmak üzere bütün ücretlerin derhal yükseltilmesini istedi. Asgari ücretin açlık sınırının altında kalmasına son verilmesi gerektiğini ifade eden Çerkezoğlu, ücret belirleme politikasında hedeflenen enflasyonun esas alınmasından vazgeçilmesi çağrısında bulundu.
Çalışanların insanca yaşayabileceği bir ücret düzeyine ulaşmasının zorunlu olduğunu belirten Çerkezoğlu, ücretlerin enflasyon karşısında değerini koruyacak bir sistemin hayata geçirilmesi gerektiğini savundu.
DİSK’in gelirde adalet mücadelesinin yalnızca asgari ücretlileri değil, bütün çalışanları kapsadığını vurgulayan Çerkezoğlu, emekçilerin ürettikleri değerden hak ettikleri payı almaları gerektiğini söyledi.
“Vergi soygununa son verilmeli”
Çerkezoğlu, gelir dağılımındaki adaletin sağlanabilmesi için vergi sisteminin de değiştirilmesi gerektiğini ifade etti.
Dolaylı vergilerin toplumun farklı gelir gruplarını aynı şekilde etkilediğine dikkat çeken Çerkezoğlu, ücretlilerin hem gelir elde ederken hem de kazandıkları parayı harcarken vergi ödediğini belirtti.
Market, pazar ve manav alışverişlerinde alınan vergilerin dar gelirli vatandaşların bütçesi üzerindeki yükünü vurgulayan Çerkezoğlu, yüksek gelirli kişilerle düşük gelirli kişilerin aynı ürünler üzerinden aynı oranda dolaylı vergi ödemesinin adaletsizlik yarattığını savundu.
Sermayenin vergi ödeme koşulları ile ücretlilerin karşı karşıya kaldığı kesintiler arasında eşitsizlik bulunduğunu öne süren Çerkezoğlu, vergi dilimlerinin çalışanların gelirlerini aşındırdığını söyledi.
Birinci vergi diliminin 190 bin lira olduğunu belirten Çerkezoğlu, bu tutarın asgari ücretteki artışlar veya yeniden değerleme oranı dikkate alınarak yükseltilmesi halinde 600 bin liranın üzerine çıkabileceğini savundu.
Vergi sisteminde adaletin sağlanmasını isteyen Çerkezoğlu, ücretlilerin üzerindeki vergi yükünün azaltılması ve vergi dilimlerinin çalışanların gelirlerini koruyacak şekilde düzenlenmesi gerektiğini ifade etti.
DİSK’ten emekliler için insanca yaşam çağrısı
Basın açıklamasında emeklilerin yaşadığı ekonomik sorunlara da geniş yer veren Çerkezoğlu, emeklilikte adaletin ve insanca yaşam koşullarının sağlanmasını istedi.
Emeklilerin toplum için bir yük olarak görülmesine karşı çıkan Çerkezoğlu, milyonlarca emeklinin düşük gelirle yaşamını sürdürmek zorunda kaldığını söyledi.
En düşük emekli aylığının 23 bin 552 lira olduğunu belirten Çerkezoğlu, emeklilerin geçim sıkıntısı nedeniyle çalışmak veya iş aramak zorunda kaldığını savundu.
Çerkezoğlu, 70'li ve 80'li yaşlarındaki emeklilerin dahi geçinebilmek için iskelelerde ve inşaatlarda çalışırken hayatını kaybettiğine dikkat çekerek emeklilikte insanca yaşam mücadelesinin bir onur mücadelesi olduğunu ifade etti.
Emekli olmanın herkes için bir hak olduğunu vurgulayan Çerkezoğlu, emeklilerin ekonomik yük olarak değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi.
Emeklilik sistemindeki adaletsizliklerin giderilmesini isteyen Çerkezoğlu; kademeli emeklilik bekleyenlerin, staj ve çıraklık sigortası nedeniyle mağduriyet yaşadığını belirtenlerin sorunlarının çözülmesi gerektiğini dile getirdi.
Adil bir emeklilik ve sosyal güvenlik sistemi kurulması çağrısında bulunan Çerkezoğlu, emeklilerin yaşamlarının sonuna kadar insanca yaşayabilecekleri bir gelire, sağlık hakkına ve sosyal haklara sahip olması gerektiğini belirtti.
DİSK’in emeklilerin hakları için yürüttüğü mücadeleyi sürdüreceğini ifade eden Çerkezoğlu, çalışanlar ile emeklilerin ortak talepler etrafında birleşmesi gerektiğini kaydetti.
“Demokrasi işçinin ekmeğidir”
DİSK’in adalet mücadelesinin ekonomik taleplerle sınırlı olmadığını belirten Çerkezoğlu, demokrasi, sendikal haklar ve özgürlüklerin de işçi sınıfı açısından hayati öneme sahip olduğunu söyledi.
“Demokrasi işçinin ekmeğidir” ifadesini kullanan Çerkezoğlu, demokrasi olmadan emekçilerin haklarını korumasının mümkün olmadığını savundu.
Demokrasinin yalnızca beş yılda bir sandıkta oy kullanmaktan ibaret olmadığını belirten Çerkezoğlu, toplumun ve özellikle işçi sınıfının hayatın her alanında söz ve karar sahibi olması gerektiğini dile getirdi.
İşçilerin söz ve karar sahibi olabilmesinin temel yollarından birinin sendikalaşma ve örgütlü mücadele olduğunu ifade eden Çerkezoğlu, sendikalaşmanın, toplu sözleşme ve grev haklarının önündeki engellerin kaldırılmasını istedi.
Çerkezoğlu, seçme ve seçilme hakkının korunması gerektiğini belirterek seçilmiş belediye başkanlarının tutuklanmasına ve yerlerine kayyum atanmasına karşı mücadele ettiklerini söyledi.
Basın özgürlüğü ve ifade özgürlüğü vurgusu
Konuşmasında basın özgürlüğüne de değinen Çerkezoğlu, demokrasinin temel unsurlarından birinin ifade özgürlüğü ve halkın haber alma hakkı olduğunu belirtti.
Gazetelerin ve televizyonların kapatılmasına, gazetecilerin gözaltına alınmasına ve tutuklanmasına karşı olduklarını ifade eden Çerkezoğlu, basın özgürlüğünün korunması gerektiğini söyledi.
Demokratik haklara yönelik müdahalelerin yalnızca ifade özgürlüğünü değil, çalışanların kazanılmış haklarını da tehdit ettiğini savunan Çerkezoğlu, temel hak ve özgürlüklerin korunmasının işçi sınıfının ekonomik hakları açısından da önemli olduğunu dile getirdi.
Çerkezoğlu, demokrasiye, seçme ve seçilme hakkına, basın özgürlüğüne ve haber alma hakkına yönelik müdahalelerin çalışanların kıdem tazminatı gibi kazanılmış haklarını da tehlikeye atabileceğini öne sürdü.
Kıdem tazminatı ve esnek çalışma uyarısı
DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, açıklamasında kıdem tazminatı ve esnek çalışma modellerine ilişkin değerlendirmelerde de bulundu.
Hükümetin orta vadeli programlarında yer verilen ve hazırlıklarının yapıldığını söylediği düzenlemelere dikkat çeken Çerkezoğlu, kıdem tazminatı başta olmak üzere çalışanların kazanılmış haklarını ortadan kaldırabilecek yasal değişikliklere karşı mücadele edeceklerini ifade etti.
Esnek çalışma modellerinin daha da yaygınlaştırılmasına yönelik düzenlemelerin çalışanların haklarını olumsuz etkileyebileceğini savunan Çerkezoğlu, işçilerin karar alma süreçlerine katılması ve haklarını koruyabilmesi için demokratik ortamın güçlendirilmesi gerektiğini söyledi.
DİSK’in mücadelesini iş yerlerinden başlayarak ülkenin dört bir yanına yaymayı hedeflediğini belirten Çerkezoğlu, sendikal örgütlenmenin ve dayanışmanın önemini vurguladı.
DİSK’in adalet yürüyüşü farklı kentlerde devam edecek
Eskişehir’de gerçekleştirilen basın açıklamasında işçilerin, emekçilerin ve emeklilerin ekonomik ve sosyal taleplerini yineleyen Çerkezoğlu, İstanbul’dan başlatılan yürüyüşün farklı kentlerde devam edeceğini söyledi.
Yürüyüşün bir sonraki duraklarının Çanakkale ve Balıkesir olacağını, ardından Aydın ve Antalya’da sürdürüleceğini belirten Çerkezoğlu, kasım ayında da kent kent, meydan meydan ve iş yerlerinde çalışmalarına devam edeceklerini ifade etti.
DİSK’in gelir dağılımında adalet, adil bir vergi sistemi, emeklilerin insanca yaşayabileceği gelir düzeyi, sendikal hakların korunması ve demokratik özgürlüklerin güvence altına alınması taleplerini yineleyen Çerkezoğlu, işçi ve emekçileri ortak mücadele etrafında birleşmeye çağırdı.
Çerkezoğlu, açıklamasını adalet mücadelesini Türkiye’nin bütün bölgelerine taşıma kararlılığını vurgulayarak tamamladı.
DİSK’in Eskişehir’den verdiği mesajda; ücretlerin artırılması, vergi yükünün adil dağıtılması, emeklilerin yaşam koşullarının iyileştirilmesi, sendikal hakların korunması ve demokrasinin güçlendirilmesi talepleri öne çıktı.