Ayşe Kulin Odunpazarı’nda Eskişehirlilerle Buluştu

Odunpazarı Belediyesi’nin düzenlediği söyleşi ve imza gününde Türk edebiyatının usta kalemi Ayşe Kulin, Eskişehirlilerle buluştu.

Haber Giriş Tarihi: 01.11.2026 14:34
Haber Güncellenme Tarihi: 01.11.2026 14:36
www.porsukhaberajansi.com

Odunpazarı Belediyesi’nin düzenlediği söyleşi ve imza gününde Türk edebiyatının usta kalemi Ayşe Kulin, Eskişehirlilerle buluştu. Hasan Polatkan Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen etkinliğe ilgi o kadar yoğundu ki salon katılımcıları almadı. Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç ve çok sayıda Eskişehirlinin katıldığı söyleşide Kulin; Cumhuriyet’in kuruluşundan eğitimde fırsat eşitsizliğine, edebiyatın toplumsal sorumluluğundan kitaplarının yazılış hikâyelerine kadar pek çok konuda düşüncelerini paylaştı. Kulin’in Kurşunlu Külliyesi’ndeki müzelerin tahliye edilmesi tartışmasına ilişkin sözleri ise söyleşinin dikkat çeken başlıklarından biri oldu.

Odunpazarı Belediyesi, kültür ve sanat etkinlikleri kapsamında Türk edebiyatının önemli isimlerinden yazar Ayşe Kulin’i Eskişehirlilerle buluşturdu. Cumhuriyet’in 103’üncü yıl dönümü dolayısıyla gerçekleştirilen söyleşi ve imza günü, edebiyatseverlerin yoğun ilgisiyle karşılandı. Hasan Polatkan Kültür Merkezi’nde düzenlenen etkinlikte salon tamamen dolarken, çok sayıda kişi söyleşiyi ayakta takip etti.

Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç ve Anadolu Üniversitesi eski rektörü Prof. Dr. Engin Ataç’ın da katıldığı programın moderatörlüğünü Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği (ÇYDD) Eskişehir Şube Başkanı Sevgi Akmen yaptı. Samimi bir atmosferde gerçekleşen söyleşide Ayşe Kulin, Cumhuriyet'in tarihsel önemini, çocukluk anılarını ve eserlerinin ardındaki hikâyeleri anlattı.

“KURTULUŞ SAVAŞI BİR MUCİZEDİR”

Cumhuriyet Bayramı'nı çocukluğundaki kutlamalarla bugünü karşılaştırarak değerlendiren Ayşe Kulin, 29 Ekim'i biraz hüzünlenerek yaşadığını söyledi. Çocukluğunda tanık olduğu Cumhuriyet coşkusunun kendisinde özel bir yeri olduğunu belirten Kulin, zamanla insanların sahip oldukları değerlerin kıymetini unutabildiğine dikkat çekti. Cumhuriyet’in hangi koşullarda ve ne büyük fedakârlıklarla kurulduğunun unutulmaması gerektiğini vurgulayan Kulin, Kurtuluş Savaşı’nı bir mucize olarak tanımladı. Kulin, “İşgal altındaki bir ülkenin kazandığı Kurtuluş Savaşı, benim için bir mucizedir. Yorgun askerlerimiz, aç karınlarına, kimi zaman bir tas un çorbasıyla, ayaklarında postalları bile olmadan savaştılar. Ellerinde evlerinden getirdikleri tüfekler, av tüfekleri, gerektiğinde baltalar vardı. Böyle insanüstü bir mücadeleyle savaşı kazandık, bir mucize yarattık ve Cumhuriyet’i kurduk” dedi. Cumhuriyet’in Türk milleti için çok daha özel bir anlam taşıdığını ifade eden Kulin, “Biz onu tırnaklarımızla kazandık. Kanımızla, canımızla, çocuklarımızla kazandık. Neredeyse hiçbir ailede amca, dayı, erkek çocuk kalmadı. Hepsi bu vatan için şehit oldu. Bu nedenle Cumhuriyet’in kıymetini çok iyi bilmemiz gerekiyor” diye konuştu.

HARF DEVRİMİNİ DEDE ANISIYLA ANLATTI

Cumhuriyet’le birlikte Türkiye’nin büyük bir değişim ve dönüşüm yaşadığını belirten Kulin, Osmanlı toplumundan modern Cumhuriyet’e geçişin önemine değindi. Bu dönüşümün en önemli adımlarından biri olan Harf Devrimi’ni ise çocukluğundan unutamadığı bir anısıyla anlattı. Osmanlı İmparatorluğu’nun son maliye nazırlarından olan dedesinin, harflerin değiştirilmesine başlangıçta üzüldüğünü aktaran Kulin, kendisinin okula başladıktan yalnızca üç ay sonra dedesine kendi el yazısıyla bir yılbaşı kartı gönderdiğini söyledi. Dedesinin bu kartı gördükten sonra Harf Devrimi'nin önemini anladığını anlatan Kulin, eski yazıyla okuma yazma öğrenmenin çok daha uzun zaman alacağını, yeni alfabenin çocukların kısa sürede okuryazar olmasını sağladığını ifade etti. Bu anının kendisi için çok değerli olduğunu belirten Kulin, bir insanın başlangıçta karşı çıktığı bir değişikliğin doğruluğunu gördüğünde bunu kabul edebilmesinin de önemli bir erdem olduğunu dile getirdi.

“YAZARLAR TOPLUMSAL SORUNLAR KARŞISINDA SESSİZ KALMAMALI”

Edebiyatın yalnızca hikâye anlatmak olmadığını, aynı zamanda toplumsal sorunlara dikkat çekme sorumluluğu taşıdığını belirten Ayşe Kulin, bazı eserlerini toplumsal olaylardan ve tanık olduğu acılardan etkilenerek kaleme aldığını söyledi. “Gizli Anların Yolcusu” romanının yazılış hikâyesini anlatan Kulin, eşcinsel bireylerin toplumda karşılaştıkları ayrımcılığa ve şiddete dikkat çekmek istediğini ifade etti. İnsanların dünyaya gelirken kimliklerini ve yönelimlerini seçmediğini belirten Kulin, herkesin olduğu gibi kabul edilmesi gerektiğini vurguladı. Yazacağı konuları öncelikle araştırdığını, farklı hayat hikâyelerini dinleyerek eserlerini oluşturduğunu anlatan Kulin, yazarların toplumsal sorunlarda halkı uyarması gerektiğine inandığını söyledi.

“EN SEVEREK YAZDIĞIM KİTAPLARIM FÜREYA VE TÜRKAN SAYLAN”

Söyleşide kitaplarının ortaya çıkış hikâyelerini de paylaşan Ayşe Kulin, en severek yazdığı eserlerin “Füreya” ve “Türkan Saylan” olduğunu söyledi. Türkan Saylan’a büyük hayranlık duyduğunu ifade eden Kulin, onun hekimliği, cüzzam hastalarıyla yürüttüğü mücadele ve özellikle kız çocuklarının eğitimine yönelik çalışmalarıyla çok önemli bir toplumsal sorumluluk üstlendiğini belirtti. Kulin, Türkan Saylan’ı yakından tanımasına vesile olan “Kardelenler” kitabının yazılış sürecini de anlattı. Başlangıçta projeye mesafeli yaklaştığını, ancak Türkan Saylan’ın burs desteğiyle eğitim gören iki kız çocuğuyla tanışmasının kararını değiştirdiğini söyledi. Anadolu’dan gelen bu çocukların yaşadıkları yoksulluğu ve eğitim olanaklarına erişmekte karşılaştıkları güçlükleri kendi ağızlarından dinlediğinde çok etkilendiğini belirten Kulin, bu görüşmenin ardından kitabı yazmayı kabul ettiğini dile getirdi. Kız çocuklarının eğitim hakkına erişmesinin önemini vurgulayan Kulin, Türkiye’de eğitimde fırsat eşitsizliğinin ve toplumsal eşitsizliklerin hâlâ devam ettiğine dikkat çekti. “Biz neden hâlâ bu kadar yoksuluz? Neden bazı bölgelerimizde insanlar böyle koşullarda yaşamak zorunda kalıyor?” sözleriyle toplumsal sorunlara işaret eden Kulin, kız çocuklarının eğitimine yönelik çalışmaların önemini anlattı.

AYŞE KULİN’DEN KURŞUNLU KÜLLİYESİ TEPKİSİ: “MUHTEŞEM ESERLER VAR, ONLARA NE OLACAK?”

Söyleşinin dikkat çeken başlıklarından biri de Eskişehir’in tarihi ve kültürel mirasının önemli merkezlerinden Kurşunlu Külliyesi’nde yaşanan tahliye tartışması oldu. Külliye bünyesindeki müzeleri gezdiğini ve burada sergilenen eserlerden büyük etkilendiğini belirten Ayşe Kulin, müzelerin bir kentin ve toplumun tarihini, kültürünü ve birikimini gelecek kuşaklara taşıyan en önemli mekânlar olduğunu söyledi. Kurşunlu Külliyesi’ndeki müzelerin tahliye edilmesi gündemine tepki gösteren Kulin, kültürel mirasın korunması gerektiğini vurgulayarak şöyle konuştu: “Çok yazık ediyorlar. Çünkü her şehrin tarihi ve kültürel birikimi müzelerinde yaşar. Biz Avrupa’ya gittiğimizde, örneğin İngiltere’de, öncelikle müzeleri ziyaret ederiz. Çünkü orada bir milletin tarihini, eserlerini, fikirlerini ve gelişimini görürsünüz. Şimdi bizim burada bu kadar değerli bir müzemiz varken var olan bir şeyi yok etmek neden? Başka bir binayı boşaltın, içini istediğiniz gibi düzenleyin. Ama bir müzeyi, var olan eserleriyle birlikte nasıl ortadan kaldırabilirsiniz? Bu, var olan bir eseri yok etmek gibi bir şey.” Külliye’deki müzeleri gezerken duygulandığını ifade eden Kulin, eserlerin geleceğinin belirsizliğine dikkat çekti. “Ben o müzeyi gözlerim yaşararak gezdim. Muhteşem eserler var. Peki, onlara ne olacak? Nereye gidecekler? Bu konuda şu ana kadar yapılmış hiçbir açıklama yok. Bu, sağ-sol ya da din meselesi değil. Bu, sanata ve kültüre nasıl baktığınızla ilgili bir mesele. Bir sanatı nasıl yok edersiniz? Maalesef sanatı değersiz gören bir anlayış var. Bunu hiç anlayamıyorum” ifadelerini kullandı.

BAŞKAN KURT: “CUMHURİYET’İN SONSUZA KADAR YAŞAMASI İÇİN MÜCADELEYE HAZIRIZ”

Söyleşinin sonunda sahneye çıkan Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, Ayşe Kulin’e Cumhuriyet ve edebiyat üzerine paylaştığı değerli düşünceler için teşekkür etti. Etkinliğe katılan Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç ve Anadolu Üniversitesi eski rektörü Prof. Dr. Engin Ataç’ı da selamlayan Başkan Kurt, Eskişehir’in Cumhuriyet değerlerini yaşatma konusundaki kararlılığını dile getirdi. Başkan Kurt, “Sevgili Ayşe Kulin, Cumhuriyetimizin 103’üncü yıl dönümünde edebiyat ve Cumhuriyet’le ilgili değerli düşüncelerinizi bizimle paylaştığınız için çok teşekkür ediyorum. Bugün aramızda Tepebaşı Belediye Başkanımız Ahmet Ataç ve Anadolu Üniversitesi Rektörümüz Engin Hoca da bulunuyor. Bütün konuklarımız adına size teşekkür ediyorum. Cumhuriyet’in sonsuza kadar yaşaması için Eskişehir’den her türlü mücadeleyi yapmaya hazırız. Size saygılarımı sunuyorum” dedi.

EDEBİYATSEVERLERDEN İMZA KUYRUĞU

Cumhuriyet, tarih, eğitim, toplumsal eşitlik ve edebiyat üzerine gerçekleşen söyleşi, katılımcıların ilgiyle takip ettiği soru ve değerlendirmelerle devam etti. Programın ardından düzenlenen imza bölümünde Eskişehirliler, kitaplarını imzalatmak ve Ayşe Kulin’le sohbet etmek için uzun kuyruklar oluşturdu.